Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
Alüminyum Alaşımlarının Kaynağı
ALÜMİNYUM VE ALAŞIMLARININ KAYNAĞI
Alüminyum ve alaşımları günümüzde yaşamımıza girmiş yaşamın ayrılmaz bir malzemesi haline gelmiştir.Hafifliği,iyi ısı ve elektrik iletkenliği ve korozyona karşı dayanıklılığı nedeniyle;gıda endüstrisi,kimya endüstrisi,otomotiv ve gemi endüstrisi, makine ve cihaz yapımı ile mimari ve inşaat yapımında geniş çapta bir kullanma alanına sahiptir. Çeşitli endüstri dallarında kullanılan başlıca alüminyum ve alaşımları Tablo-1’de gösterilmiştir.Bu alaşımların günümüzde birleştirilmesi %50 nispetinde kaynakla yapılmaktadır.
ENDÜSTRİDEKİ KULLANMA ALANLARI
MALZEME
OTOMOTİV
MAKİNE YAPIMI
CİHAZ YAPIMI
İNŞAAT VE MİMARİ
Al 99,9...Al 99,5
-
-
XX
-
Al Mn
-
-
XX
XXX
Al Mg Mn
XX
X
XX
XX
Al Mg 3
XX
-
XX
XX
Al Mg 4,5 Mn
XXX
XX
XXX
-
Al Mg Si 0,5
X
X
-
XX
Al Mg Si 1
XX
XX
-
XX
Al Zn Mg 1
XXX
XXX
-
X
Tablo-1: Çeşitli endüstri kollarında kullanılan başlıca alüminyum ve alaşımları
Alüminyum ve alaşımlşarını cıvata ve perçinleme yoluyla birleştirme dışında kullanılan birleştirme yöntemleri;kaynak,lehimleme ve yapıştırmadır.Bugün bu yöntemler çeşitli endüstri kollarında geniş çapta kullanılmakta,bazen de lehimleme,yapıştırma ve nokta kaynağı birlikte kombine edilmektedir.
Alüminyum ve alaşımlarının kaynağı,normal çeliğin kaynağına nazardan birçok farklılıklar gösterir.Çeliğin kaynağına göre daha zor ve sorunludur.Bunun için malzemeyi ve özelliklerini (fiziksel ve metalurjik) çok iyi tanımak ve ona göre önlemler almak gerekir.
Alüminyum ve alaşımlarının kaynak kabiliyetine aşağıdaki etkenler tesir eder.Bunlar sırasıyla;
a- Saf alüminyum 658 ° C gibi düşük bir sıcaklıkta ergimesine rağmen,yüzeyimdeki oksit tabakası (Al 2 O 3 ) 2050 ° C gibi yüksek bir sıcaklıkta ergir
Alüminyumun oksijene karşı ilgisi fazla olduğundan,yüzeyinde hemen 0,1 mikron kalınlığında Al 2 O 3 oluşur ve bu oksit tabakası aynı zamanda yüzeye kimyasal bileşiklere karşı bir dayanıklılık kazandırır.Fakat bu tabakanın mevcudiyeti alüminyum ve alaşımlarının kaynağını zorlaştırır.Kaynak yapılırken yüzeyde bulunan Al 2 O 3 tabakasının ergitilmesine çalışılırken (2050 ° C), bundan çok daha düşük sıcaklıkta ergiyen alüminyum dökülür ve kaynak çubuğundan düşen damlalar kaynak yapılacak esas metal ile birleşemez.Onun için kaynaktan önce bu tabakanın oluşmaması için önlemler almak gerekir.
b- Alüminyum ve alaşımları yüksek bir ısı iletim katsayısına sahiptir.Bunun için kaynak yerinde ısı yoğunluğunu sağlamak için daha fazla ısı girdisine ihtiyaç vardır.Diğer taraftan,alüminyum ve alaşımlarında,çeliğe nazaran daha geniş bir bölge ısının tesiri altındadır.Şekil-1’de alüminyum ile çeliğin kaynağındaki isotermler gösterilmektedir.Ayrıca saf alüminyumda yüksek ısı iletimi dolayısıyla ergimiş kaynak banyosu soğuyup çabuk katılaştığından,dikişte gözenekler oluşur.
Şekil-2:Alüminyum ve çeliğin TIG kaynağında ısının yayılışı (isotermler)
c- Yüksek elektrik iletkenliği nedeniyle elektrik direnç kaynağında sorunlar ortaya çıkmaktadır. (Q=R.l 2 .t)
d- Yüksek ısıl genleşmeden ötürü,kaynak sırasında meydana gelen distorsyonlar (çarpılmalar ve kendini çekmeler) büyük olur.Dolayısııyla gerekli önlemler alınmadığı zaman,gerilme çatlakları oluşur.Alüminyum ve alaşımları ile %0,15 karbonlu çeliğin fiziksel özellikleri karşılaştırmalı olarak Tablo-2’de gösterilmektedir.
Malzeme
Yoğunluk (g/cm 3 )
Ergime Noktası ( ° C)
Elektrik İletkenliği (m/ W mm 2 )
Isı İletkenliği (J/cmsK)
Isıl Genleşme (m/mmK)
Saf Al
2,7
658
35
2,2
2,4x10-5
Al Mg 5
2,63
520-630
16,5
1,2
2,35x10-5
Al Mg Si
2,7
600-640
31
1,8
2,3x10-5
%0,15 C’lu
2,8
530-645
18,5
1,6
2,4x10-5
Çelik
7,85
1510
9,3
0,5
1,1x10-5
Tablo-2: Alüminyum ve alaşımlarının fiziksel özelliklerinin %0,15 karbonlu çelikle karşılaştırılması
e- Alüminyum ve alaşımları doğal sert,soğuk olarak sertleştirilmiş veya ayrışma sertleşmesine tabi tutulmuş bulunur.Bunların kaynak kabiliyeti de farklılıklar gösterir. Tablo-3’te başlıca alüminyum alaşımlarının kaynak kabiliyetleri görülmektedir.
Kaynağa Uygunluğun Değerlendirilmesi
Alaşımlar
Düşünceler
Çatlaksız
Saf Alüminyum
Yüksek ısı iletimi nedeniyle gözenek oluşumu eğilimi vardır.
Çok iyi kaynak kabiliyeti
Al Mg Mn
Yüksek mukavemet söz konusu değildir.
İyi kaynak kabiliyeti
Al Mg 3 Al Mg 5
Konstrüksiyonda kullanılır.
Al Mg +,5 Mn
Al Mg S (yumuşak)
Al Zn 4,5 Mg 1
Sertleştirilmiş durumda kaynaklanır.Kaynaktan sonra soğuk olarak sertleşir.İlave kaynak malzemesi olarak: S-Al Si 5,Kalın kesitlerde: S-Al Mg 5, S-Al Mg 4,5 Mn S-Al Zn3 Mg4 (sertleştirilmiş)
Al Mg S (sertleştirilmiş)
Genellikle soğuk sertleştirilmiş durumda kaynaklanır.Arkasından sıcak olarak bekletilir.İlave kaynak malzemesi olarak S-Al Si 5, S-Al Mg 4,5 Nn
Çatlama hassasiyeti
AlCu Mg
AlZnMg Cu
Kaynak yapılamayanlar
Talaş kaldırma kabiliyetlerini iyileştirmek için kurşun katılan alaşımlar,basınçlı dökümler
Tablo-3: Alüminyum ve alaşımlarının kaynak kabiliyeti
f- AlMn,AlSi,AlCu ve AlMg gibi katılaşma entervali geniş olan alaşımlarda sıcak çatlamanın oluşumu eğilimi vardır.Sıcak Çatlaklar genellikle solidüs çizgisinin (eğrisinin) üzerinde ve katılaşma aralığında meydana gelir.Bunun için bu alaşımlarda,katılaşma aralığı dar olan alaşım grupları seçilmelidir.Ayrıca çatlamaya karşı hassas olmayan ilave kaynak malzemesinin (tel veya elektrod) kullanılması gerekir.
g- Gerilme çatlakları da kuvvetli kendini çekmeler sonucu solidüs eğrisinin altında meydana gelir.Bu çatlaklar,uygun bir konstrüktif şekillendirme,kaynak sonrası ısıl işlemler, kaynak yöntemi ve tekniği uygulanarak önlenir.
Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
Demir
DEMİR METALİNİN ÖZELLİKLERİ Arı halde gümüşsü beyaz renkli bir metal olan demir (Fe), dünyada ki metaller içinde en bol bulunanların ikincisi, elementler arasında ise dördüncüsüdür. Yeryüzünün çekirdeği, büyük miktarda metal demirden yapılmıştır. Ancak, yeryüzü kabuğunda demir, öteki maddelerle tepkimeye girmiş durumdadır. Arı durumda çok seyrek bulunur: Yalnızca bazı göktaşlarında ve bazaltlı kayalarda.
Tüm bitkilerin, hayvanların ve insanların, yaşamak için demire ihtiyaçları vardır. İnsanlarda en büyük demir yüzdesi, kırmızı kan hücrelerinde bulunur. Hemoglobinin temel bölümlerinden birini oluşturur. Kasalarda ve dokularda, küçük miktarlar halinde bulunur.
Demirin kimyasal simgesi olan Fe, latince “demir” anlamına gelen ferrum’ dan türetilmiştir. Demirin atom numarası 26, atom ağırlığı 55,85 ve özgül ağırlığı 7,86’ dır.
Demir, küçük iğnelerden dev yapılara kadar, binlerce işlenmiş ürünün ana maddesidir. Kükürt ve oksijen gibi metallerle kolayca birleşir. Başka herhangi bir metalden çok daha büyük miktarlarda, alaşımlarda kullanılır. En yararlı ve ucuz metallerden biri olan çelik, demire küçük bir miktar karbon katılmasıyla elde edilir.
Topaz, turkuvaz ve lal taşı dahil, çeşitli değerli taşların kapsamında deri vardır.
DEMİR FİLİZLERİ
Demir, yer kabuğunda büyük miktarlarda bulunan birçok yükseltgenmiş minerallerden ergitilir. Bu mineraller arasında hematit, magnetit, limonit ve karbonat sideriti sayabiliriz.
Hematit (Fe 2 O 3 ), yüzde 70 demir, yüzde 30 oksijen kapsayan bir filizdir. Adı, kan kırmızısı renginden ötürü yunanca “kan” sözcüğünden türetilmiştir. Hematit, bazen eşkenar paralel yüzlü biçiminde, bazen bir gül yapraklarına benzeyen ince tabakalar halinde, bazen de boya maddesi olarak kullanılan ve topraklı kırmızı bakır filizi diye adlandırılan bir toz halinde bulunur.
Magnetit (Fe 3 O 4 ), adını magnetit özelliklerinden alan ve yüzde 72 demir kapsayan en zengin demir filizidir. Eşkenar paralel yüzlü ve sekiz yüzlü sistemlerde billurlaşır. Magnetit su ve çözelti halindeki gazların kimyasal olarak aşındırmaya uğrattığı olivin ve biyotit gibi kayaların değişiminden de oluşur.
Limonit filizi, dünya demir üretiminde oldukça önemli bir yüzde oluşturur. Her bir limonit örneğinde ki demir yüzdesi, bulunan su molekülleri sayısına bağlıdır. Öteki demir filizlerinin değişimiyle oluşan limonit çoğunlukla demirli su çözeltileri yataklarındadır. Demir bakterisi adıyla bilinen küçük organizmaların hareketi de büyük miktarlarda limonit yatakları oluşumuna yol açmaktadır. Avrupa’ daki en büyük yataklar olan Alsace-Lorraine yatakları böyle oluşmuştur.
Siderit, FeCO 3 formülüyle gösterilen ve yüzde 43 demir kapsayan bir demir II karbonattır. Billurları eşkenar paralel yüzlüdür. Siderit değişimi uğramadığı sürece beyazdır; ama yükseltgenliğinde (oksitlendiğinde), rengi sarı ile ya da kahverengiyle dönüşür. Siderit, çeşitli türlerde tortul kayalarda birleşme ya da kayaların kimyasal değişmeleri sonucu oluşur.
Mika, formülü FeO(OH) olan bir demir hidroksittir. Limonit ile birlikte bulunur. İğne biçiminde billurlar ya da tabakalar halinde rastlanır.
Prittien de (demir disülfür, FeS 2 büyük miktarlarda demir çıkarılır. Prit, kavurma denilen bir süreçle, kükürt dioksit yapmak için bol hava ile yakılır. Kükürt dioksit, daha sonra, demir çıkarılmasına elverişli olan sülfürik asit ve demir oksitler oluşturmadan kullanılır.
DEMİR YATAKLARI
A.B.D. en büyük demir üreticisidir. Hemen her eyalette demir bulunur. Ancak, en önemli yataklar Michigan, Minnessota ve Wisconsin’ deki hematit filizleridir. Dünya yüzeyindeki insan yapısı en geniş delik, Minnessota’ da Hibbing yakınlarındadır ve bir de demir madeni yüzünden açılmıştır. Lorraine’ deki büyük limonit yatakları, Fransa için zengin ve ekonomik bir demir kaynağı oluşturur. Rusya’ daki başlıca yataklar Urallar’ da Perm’ de ve Ukrayna’ da dır. Britanya’ da demir filizi yatakları, Midlands ve Kuzey İngiltere kömür havzaları arasında yer alır. İsveç, Almanya, İspanya, Lüksemburg, Kanada ve Hindistan’ da geniş yataklar vardır. Son yıllarda Afrika’ da da geniş demir yatakları ortaya çıkarılmıştır.
Birçok demir filizi yatağının geçmişi, bir yükselme ve düşüş öyküsüdür: Birçoğu, yüzyıllarca işletildikten sonra bırakılmış, ötekiler,yüzyıllarca ilgi çekmedikten sonra gün ışığına çıkarılmıştır. Geçmişte çıkarma teknikleri, yüksek nitelikli metalin yalnızca çok arı haldeki filizlerden çıkarılmasına olanak sağlayacak düzeydeydi
Bugün metal işleme tekniklerindeki gelişme nedeniyle bir yatağın kazanç getirici sayılabilmesi için büyük olması ve açık tavanlı madenciliğe elverişli olması gerekir.
DEMİR BİLEŞİKLERİ
Demirin başlıca bileşiklerindeki yükseltgenme sayıları +2 ve +3’ tür. Havada oksijenle demir oksit oluşturacak biçimde bileşir. Oldukça kararsız olan bu bileşiğin demir (III) oksit denilen ferrik oksit’ e (Fe 2 O 3 ) dönüşme eğilimi vardır. Ferrik oksit, demirin havası bol bir ortamda yakılmasıyla elde edilir. Ferro sülfür’ ü (FeS) de kapsayan sülfürleri, hidrojen sülfürün (H 2 S) amonyaklı ortamda demir tuzları ile etkileşiminden oluşur.
Demirin sülfürik asitte çözünmesiyle, soluk yeşil renkli ferrosülfat [Fe 2 (SO 4 ) 3 ] oluşur. Ferrosülfat hava ile temas ettiğinde hızla, kahverengi ferrik sülfata dönüşür. Demir hidroklorik asit (HCI) ile birleşince, susuz halde beyaz renkli, dört hidrojenli haldeyse yeşil renkli ferro klorür (FeCI 2 ) oluşur. Demir klorla tepkiyince yer yer yeşile çalan ve siyahımsı-kırmızı renkli bir bileşik olan ferrik klorür oluşur.
TEDAVİDE KULLANILIŞI
Demirin tıptaki en önemli kullanım yeri, hipokromik kansızlıkların tedavisindedir. Demir eksikliği durumu, hemoglobin oluşumunu engeller ve kırmızı kan hücrelerinin öteki işlevlerini yerine getirmesini de güçleştirir. Çok sayıdaki demir bileşiklerinden herhangi biri tedavide kullanılabilir. İnorganik tuzlar da, bu konuda aynı derecede etkilidirler.
Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
Mol Kavrami
Atom Kütlesi
Maddeyi oluşturan tanecikler (atomlar, moleküller, iyonlar) en hassas terazilerle bile tartılamayacak kadar hafiftir. Bu nedenle madde miktarını karşılaştırmada bunların gerçek kütleleri kullanılamaz. Ancak karşılaştırma yoluyla bir atomun diğer bir atomdan kaç kat ağır ya da hafif olduğu belirlenebilir. Bilim adamları karbonun doğada en çok bulunan atomunu (C-12 izotopu) karşılaştırma atomu olarak seçmişler ve diğer atomların kütlelerinin karşılaştırma atomunun kütlesinin kaç katı olduğunu gösteren bir kütle birim sistemi geliştirmişlerdir. Bu sistemde C-12 izotopunun kütlesi 12,0000 kabul edilmiş ve bunun 1/12 sine 1 atomik kütle birimi (akb) denilmiştir. Buna göre karbonun atom kütlesi 12 akb dir. Karbon atomundan 12 kez hafif olan hidrojenin atom kütlesi 1 akb, 2 kat ağır olan magnezyumun atom kütlesi 24 akb dir.
Atomların C-12 atomunun kütlesine göre belirlenen kütlelerine bağıl atom kütlesi denir. Elementlerin bağıl atom kütleleri birimsiz olarak da verilebilir. C:12, Mg:24, O:16, Ag:108 gibi.
Molekül Kütlesi
Bir bileşiğin bir molekülünü oluşturan atomların bağıl kütleleri toplamına bileşiğin molekül kütlesi denir. Örneğin; suyun molekül kütlesi 2 tane H ve 1 tane O atomunun bağıl kütleleri toplamına eşittir.
H2O nun molekül kütlesi = 2x1 +1x16 = 18 akb
Formül Kütlesi
İyonik bileşiklerin en basit birimi molekül değil iyonlardır. Bu nedenle iyonik bileşikler için molekül kütlesi terimi çok doğru değildir. Bunun yerine tüm bileşikler için molekül kütlesi yerine formül kütlesi terimini kullanmak daha doğrudur.
KNO3 ün formül (molekül) kütlesi = 1x39 + 1x14 + 3x16 = 101 akb
Mol ve Avogadro Sayısı
İtalyan bilim adamı Avogadro C-12 atomunun atom kütlesine eşit gram miktarında (12,0000 g) 6,02x1023 tane atom bulunduğunu saptamıştır. 6,02x1023 sayısına Avogadro sayısı denir ve NA ile gösterilir.
Daha sonra tüm elementlerin bağıl atom kütlesine eşit gram miktarlarında 6,02x1023 tane atomun bulunduğu saptanmıştır.
12 g C = 6,02x1023 tane C atomu
16 g O = 6,02x1023 tane O atomu
6,02x1023 sayısının maddenin içerdiği tanecik sayısını ölçmede kullanışlı olduğunu gören kimyacılar bu sayıyı mol olarak adlandırmışlardır. Mol, deste, düzine gibi bir sayma birimidir. Herhangi bir maddenin Avogadro sayısı (6,02x1023) kadar taneciğine 1 mol denir.
6,02x1023 tane C atomu = 1 mol C atomu
6,02x1023 tane H2O molekülü = 1 mol su molekülü
Mol Kütlesi
Bir elementin 1 mol atomunun gram olarak kütlesine o elementin mol kütlesi (ya da 1 atom-gramı) denir. Mol kütlesi MK ile gösterilir, birimi g/mol dür. Bir elementin mol kütlesi, sayıca o elementin atom kütlesine eşittir. Örneğin; sodyumun bağıl atom kütlesi 23, sodyumun mol kütlesi 23 g/mol dür.
6,02x1023 tane H atomu = 1 mol H atomu = 1g [ MK(H)=1g/mol]
Bir bileşiğin 1 mol molekülünün gram olarak kütlesine o bileşiğin mol kütlesi (ya da 1 molekül gramı) denir. Bir bileşiğin mol kütlesi, o bileşiğin molekül kütlesinin gram olarak değerine eşittir. Örneğin; suyun molekül kütlesi 18 (akb), mol kütlesi 18 g/mol dür.
6,02x1023 tane CO2 molekülü = 1 mol CO2 molekülü = 44 g [ MK(CO2)= 44 g/mol]
Bir elementin mol kütlesi, bu elementin 6,02x1023 atomunun kütlesine eşittir. Bu elementin bir tek atomunun kütlesine gerçek atom kütlesi denir. Bir elementin gerçek atom kütlesi mol kütlesinin Avogadro sayısına bölünmesiyle bulunur.
Örneğin; demirin mol kütlesi 56 gramdır. Demir atomunun gerçek kütlesi; 56/6,02x1023=9,3x10-23 gramdır.
Benzer şekilde bir molekülün gerçek kütlesi, mol kütlesinin Avogadro sayısına bölünmesiyle hesaplanır. Örneğin; su molekülünün kütlesi; 18/6,02x1023 ≈ 3x10-23 gramdır.
Kütle – akb İlişkisi
C atomunun mol kütlesi 12,0000 g olduğuna göre, bir C atomunun kütlesi; 12/NA gramdır. C atomu kütlesinin 1/12 si 1 akb dir. O halde 1 akb nin gram olarak eşdeğeri; 12/(NA x12) =1/ NA dır. Buna göre;
Molar Hacim
Bir maddenin 1 mol ünün hacmine molar hacim denir. Katılar ve sıvıların molar hacimleri maddeden maddeye değişir. Ancak aynı koşullarda bütün gazların molar hacimleri birbirine eşittir.Sıcaklığın 0°C (273 K), basıncın 1 atm olduğu koşullara normal koşullar; sıcaklığın 25 °C (298 K), basıncın 1 atm olduğu koşullara oda koşulları denir. Bütün gazların molar hacimleri, normal koşullar altında (NKA) 22,4 litre, oda koşullarında 24,5 litredir.
Buraya kadar öğrendiklerimizi birkaç gaz için şöyle özetlenebilir.
6,02x1023 H2 molekülü = 1 mol H2 molekülü = 2 g = 22,4 L (NKA)
6,02x1023 CH4 molekülü = 1 mol CH4 molekülü = 64 g = 22,4 L (NKA)
6,02x1023 SO2 molekülü = 1 mol SO2 molekülü = 64 g = 22,4 L (NKA)
Aynı koşullarda gazların molar hacimlerinin eşit olması, hacimleri eşit olan gazların mol sayılarının eşit olması demektir. Başka bir deyişle aynı koşullarda bulunan iki gazın hacimleri oranı, gazların mol sayıları oranına eşittir.
Not: Soy gazların dışındaki gaz halinde bulunan elementler (H2, O2, N2, Cl2…) doğada çift atomlu moleküller halinde bulunur. Bu nedenle oksijen gazının formülü O değil O2, hidrojen gazının formülü H2 dir.
Formül Türleri
Bileşiklerin formüllerle gösterildiğini biliyorsunuz. Kimyada üç tür formül vardır. Bunlar basit formül, molekül formülü ve yapı formülüdür. Basit formül: Bir bileşiği oluşturan atomların türlerini ve sayıca birleşme oranlarını gösteren formüldür. Basit formüle kaba formül veya ampirik formül de denir.
Molekül formülü: Bir bileşiğin bir molekülünü oluşturan atomların türlerini ve gerçek sayılarını gösteren formüldür. Örneğin; benzen molekülü 6C, 6 H atomundan oluşur ve molekül formülü C6H6 dır. Benzende C ve H atomlarının birleşme oranı 6/6 ya da 1/1 dir. C6H6, atomların birleşme oranını gösterecek şekilde (CH) yazılarak bileşiğin basit formülü elde edilebilir. C2H4 ve C3H6 bileşiklerinin basit formülleri aynı olup CH2 dir.
(Basit formül) x n = Molekül formülü (n = 1, 2, 3, 4, 5, 6, …)
Örneğin; benzen için; (CH) x n = C6H6 oluğundan n=6 dır.
Yapı formülü: Bileşiği oluşturan atomların birleşme şekillerini gösteren formüldür. Örneğin; suyun basit ve molekül formülleri H2O, yapı formülü H – O – H tır. Yapı formülü bileşik hakkında en ayrıntılı bilgiyi veren formüldür.
Bir bileşikteki atomların cinsi, bağıl birleşme oranları ve bileşiğin kütlece yüzde bileşimi basit formül, molekül formülü veya yapı formülü yardımıyla bulunabilir. Ancak bileşiğin mol kütlesi, molekül formülü veya yapı formülü yardımıyla hesaplanabilir.
Bileşiklerin Yüzde Bileşimi
Bir bileşiğin 100 gramında bulunan elementlerin kütlelerine, bileşikteki elementlerin kütlece yüzdeleri denir. Örneğin; 100 g CaCO3 bileşiğinde 40 g Ca, 12 g C ve 48 g O vardır. Bileşikteki elementlerin kütlece yüzdeleri; %40 Ca, %12 C ve %48 O dur.
1. X in atom kütlesi Y nin atom kütlesinin iki katıdır.
Buna göre XY2 bileşiği için,
I. Molekül kütlesi
II. Bileşikteki X in kütlece yüzdesi
III. NK daki hacmi
niceliklerinden hangileri hesaplanabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III
2. Atomik kütle birimi (akb) için verilen,
I. Bir tane hidrojen atomunun kütlesi 1 akb dir.
II. Bir akb nin gram cinsinden değeri 1/N dir.
III. Bir tane karbon atomunun kütlesinin 12/N sidir.
ifadelerinden hangileri doğrudur? ( C:12 H: 1 N: Avogadro sayısı)
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III
3. Gaz halindeki 1 tane X2 molekülünün kütlesi m gramdır.
Buna göre, işleminin sonucu aşağıdakilerden hangisini verir?
(N: Avogadro sayısı)
A) Bir mol X2 gazının kütlesidir.
B) Bir mol X2 gazının NK daki hacmidir.
C) X2 gazının N K daki öz hacmidir.
D) Bir mol X2 gazının atom sayıdır.
E) Bir mol X atomunun kütlesidir.
4. Normal koşullarda 11,2 L hacim kaplayan O2 gazının atom sayısına eşit sayıda atom içeren CH4 gazına ilişkin,
I. 0,25 mol dür.
II. 0,8 mol H atomu içerir.
III. 3,2 gramdır.
yargılarından hangileri doğrudur? (C:12 H:1)
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
5. Bir tane XO2 molekülünün kütlesi m gramdır.
Buna göre 1 mol O atomu içeren XO2 bileşiği kaç gramdır?
(N: Avogadro sayısı)
A) m . N B) C) D) E) 2 m.N
6. Normal koşullardaki hacmi ve kütlesi bilinen Cx Hy gazı ile ilgili,
I. Atomlar arası molce birleşme oranı nedir?
II. Mol kütlesi kaçtır?
III. 1 molekülün kütlesi kaç gramdır?
sorularından hangileri cevaplanabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I ve II
7. Azot elementlerinin atom kütlesi 14, Avogadro sayısı N ise;
I. 1 tane azot atomu gramdır.
II. 1 tane azot molekülü 28 gramdır.
III. 1 mol azot atomu normal şartlarda 22,4 litredir.
yargılarından hangileri doğrudur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I, II ve III
8. Avogadro sayısı 6,02 . 1023 yerine, 6, 02 .1024 alınsaydı oksijen elementinin,
I. 1 tane atomunun kütlesi
II. 1 mol atomunun kütlesi
III. 1 mol molekülünün kütlesi
niceliklerinden hangilerinin değeri 10 kat artardı?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I, II ve III
9. Bir tane N atomunun kütlesi için;
I. 14 gramdır.
II. 14 akb dir.
III.
yargılarından hangileri doğrudur? (N : 14)
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I, II ve III
10. Avogadro sayısı ile ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) 6,02.1023 tür.
B) 1 atom gram Co taki atom sayısına eşittir.
C) 1 molekül gram CO2 deki molekül sayısına eşittir.
D) NK da 11,2 L hacim kaplayan H2 gazındaki atom sayısına eşittir.
E) NK da 22,4 L hacim kaplayan O2 deki atom sayısına eşittir.
< Sayfa 2 >
11. N tane karbon atomunun kütlesi aşağıdaki işlemlerden hangisi ile bulunur? (C: 12)
A) B) 12 x N C)
D) E)
12. . 2 mol K2 CO3 bileşiğine ilişkin,
I. Molekül sayısı
II. Mol – atom sayısı
III. Atom sayısı
nicelikleri, aşağıdaki bağıntılardan hangisinde doğru gösterilmiştir?
(N: Avogadro sayısı)
I II III
A) 2 N 2 x6xN 2 x 6
B) 2x6 2 N 2x6xN
C) 2N 2x6 2x6xN
D) 2 2x6xN 2x6
E) 2 2x6 2x6xN
13. C elementinin bağıl atom kütlesini hesaplayabilmek için,
I. CO2 nin kütlesi
II. CO2 nin NK daki hacmi
III. O2 gazının molekül kütlesi
niceliklerinden en az hangilerinin bilinmesi gerekir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
14. Hidrojen atomunun kütlesi 1, Avogadro sayısı N olduğuna göre, değeri
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bir H2 molekülünün kütlesi
B) Bir H atomunun kütlesi
C) Bir gram H2 deki atom sayısı
D) Bir gram H2 deki molekül sayısı
E) Bir mol H2 deki molekül sayısı
15.
I. 6,02.1022 tane O2 molekülü
II. 16 g. O2 gazı
III. 1, 204 . 1023 tane atom içeren O2 gazı
Yukarıdaki O2 gazlarının aynı koşullarda hacimleri arasında nasıl bir bağıntı vardır? (O:16)
A) II > III > I B) II > I > III C) III > I > II D) II > I = III E) I = III > II
16. Normal koşullarda 11,2 litresi 14 gram olan X gazı için;
I. 1 gramında tane atom vardır.
II. 1 molekülün kütlesi gramdır.
III. Öz kütlesi 1,25 gr/L dir.
yargılarından hangileri doğrudur? (N = Avogadro sayısı)
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
17. 1 mol MgSO4 bileşiği n mol kristal suyu içermektedir (MgSO4 .nH2O). Bileşikteki n ’i bulabilmek için,
I. MgSO4 un molekül kütlesi
II. H2O nun molekül kütlesi
III. H2O nun bileşikteki kütlece yüzdesi
verilerinden hangileri bilinmelidir?
A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III
18. İki bileşiğin basit formülleri aynıdır. Bu bileşikler için;
I. Molekül formülleri aynıdır.
II. Kütlece yüzde bileşimleri aynıdır.
III. Bileşikteki elementlerin kütlece birleşme oranları aynıdır.
yargılarından hangileri doğrudur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
19. 2m g XY2 ve m g X2Y4 gazları için;
I. Aynı koşulardaki hacimleri
II. Aynı koşullardaki öz kütleleri
III. İçerdikleri toplam atom sayıları
değerlerinden hangileri farklıdır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
20. XY2 ve Z2Y bileşiklerinin eşit kütlelerinin içerdikleri atom sayıları aynıdır.
Buna göre bu bileşiklerin;
I. Mol kütleleri
II. Eşit kütlelerindeki mol sayıları
III. Kütlece yüzde bileşimleri
niceliklerinden hangileri kesinlikle doğrudur?
A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
Atom Çekirdeğinin Keşfi
Atom çekirdeğinin varlığı üzerine ilk çalışma radyoaktifliğin keşfinden sonra elde edilen α ışınlarının bir altın yaprak üzerine düşürülmeleri ile Rutherford tarafından yapılmıştır. Bu çalışma Greiger-Marsten ve Chadwick tarafından birbirinden bağımsız yapılmış ve teori doğrulanmıştır. Rutherford ve çalışma arkadaşları α ışınlarını ince bir altın yapraktan geçimi şekildeki şeması görülen düzeneği kullanarak incelemişlerdir. Bir kurşun blok üzerine açılan ince bin delik üzerine yerleştirilen radyum parçasından elde edilen α ışını demeti altın levha üzerine düşürülmüştür. Altın yaprağı geçen ışınımlar O noktası etrafında birlikte dönebilen bir flüoresans levha ve mikroskop yardımıyla gözlenmiştir. 6.10-5 cm kalınlığındaki altın levha havayı geçirmemektedir. α ışınlarının hava molekülleri içindeki etkisini önlemek içinde sistem vakumlanmıştır.
Altın atomlarının α parçacıklarına göre çok daha büyük olması düşüncesiyle bu ışınlar için altın yaprağın bir set oluşturacağı her ne kadar akla gelebilirse de deneyde bunun tersine olarak α ışınlarının büyük bir kısmının levhayı geçerek yoluna devam ettikleri, küçük bir kısmının da saçılmaya uğradığı deneyle gözlenmiştir. Altından başka diğer maddelerde de aynı deneyler yapılmış ve ışınımların saçılmaya uğrayan kısmının maddenin kalınlığı ile orantılı olduğu bulunmuştur. Bu deneyde Rutherford’un çıkardığı sonuç şudur: Atomların kütleleri son derece küçük boyutlu çekirdeklerde toplanmıştır. Elektriksel boşama olaylarında elektronlar atomdan kopartılarak pozitif iyonlar oluştuğuna göre; elektronlar atomun dış kısmını meydana getirirler. Elektronların atomun dış kısmına tutunabilmeleri için de çekirdeğin pozitif yüklü olması gerekir. Dolayısıyla çekirdeğin bu pozitif yükü onu kuşatan elektronların toplam negatif yüküne eşittir. Elektronlara etki eden Coulomb kuvveti ile evrensel çekim kuvvetinin matematiksel ifadeleri birbirine benzediğine göre çekirdek yada etrafındaki güneş sistemine benzemelidir. Bu düşünceye göre elektronlar çekirdeğin etrafında dönmektedirler. α ışınlarının büyük bir kesiri yaklaşık 2000 atom kalınlığındaki bir altın levhayı geçtiğine göre çekirdeğin çapı atomun çapı yanında çok küçüktür. Güneş ve yıldızlar arasında olduğu gibi çekirdek ve elektronlar arasında büyük bir boşluk vardır. Bu sebeple bir α parçacığının dorudan doğruya çekirdeğe çarpma ihtimali çok azdır. Buna karşın elektronlara çarpma ihtimali daha büyüktür.Ancak elektronların kütlesi α parçacıklarının kütlesinden çk küçük olduğundan böyle bir çarpışmada α parçacıklarının doğrultusu ve hızı değişmez. Fakat elektronları yörüngelerinden çıkartabilirler. Çekirdek ve α ışınlarının her ikisi de (+) oldukları için α ışınları çekirdek tarafından itilir. Bir α taneciği çekirdeğe ne kadar çok yaklaşırsa doğrultusu o kadar değişir. İşte saçılmanın sebebi budur.
Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
Kimya Sözlüğü ( A,B,C,D,E,F,H,I,i,J,K,L,M ) harfleri
Bağıl atom kütlesi. Standart kabül edilen bir elementin kütlesine göre kıyaslanarak bulunan atom kütlesi
Bağlanma enerjisi. Bir atomun çekirdeğindeki proton ve nötron gibi atom altı taneciklerini bir arada tutan enerjidir.
Barometre. Açık hava basıncını ölçmek için kullanılan düzenek
Basınç. Birim yüzeye uygulanan kuvvet
Baz. Suda çözünürken çözeltiye hidroksit (OH–) iyonları veren madde.
Bazik oksit. Suda çözündüğünde bazik çözelti oluşturan ya da asit ve asit oksitlerle reaksiyona girerek tuz oluşturan metal oksitidir.
Belirleyici madde. Kimyasal reaksiyonda artan madde karşısında tamamen tükenen madde.
Beta parçacığı. Radyoaktif bir elementin çekirdeğindeki bir nötronun bir protona dönüşmesi ile açığa çıkan elektron
Bileşik. İki ya da daha fazla cins elementin belirli oranlarda birleşmesinden oluşan saf madde.
Bileşik oksit. Aynı katyonun farklı iki değerlik aldığı oksitlerinin biraraya gelmiş hali. Örneğin; Fe3O4, (FeO.Fe2O3)
Bilimsel Yöntem. Bilimin gelişmesini sağlayan gözlem, deney ve kanunların ve kuramların formüle edilmesi etkinliklerinin bütünü.
Birinci iyonlaşma enerjisi. Gaz halindeki bir atomdan en gevşek tutulan elektronun uzaklaştırılması için gereken minimum enerjidir.
Bombardıman. Bir atom çekirdeğine herhangi bir nükleer taneciğin gönderilmesi.
Boyle kanunu. Sabit sıcaklıktaki bir miktar gazın hacmi ile basıncı ters orantılıdır.
Bozunma serisi. Radyoaktif bir izotopun basamak basamak çeşitli ışımalar yaparak bozunması ve sonunda kararlı bir izotopa dönüşmesi
Buharlaşma. Ortalama kinetik enerjisi fazla olan moleküllerin, sıvı fazdan gaz fazına geçmeleri.
Bunzen beki. Tasarımı alman bilim adamı Robert Bunzen tarafından yapılan ısıtma aygıtı.
Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
Bağıl atom kütlesi. Standart kabül edilen bir elementin kütlesine göre kıyaslanarak bulunan atom kütlesi
Bağlanma enerjisi. Bir atomun çekirdeğindeki proton ve nötron gibi atom altı taneciklerini bir arada tutan enerjidir.
Barometre. Açık hava basıncını ölçmek için kullanılan düzenek
Basınç. Birim yüzeye uygulanan kuvvet
Baz. Suda çözünürken çözeltiye hidroksit (OH–) iyonları veren madde.
Bazik oksit. Suda çözündüğünde bazik çözelti oluşturan ya da asit ve asit oksitlerle reaksiyona girerek tuz oluşturan metal oksitidir.
Belirleyici madde. Kimyasal reaksiyonda artan madde karşısında tamamen tükenen madde.
Beta parçacığı. Radyoaktif bir elementin çekirdeğindeki bir nötronun bir protona dönüşmesi ile açığa çıkan elektron
Bileşik. İki ya da daha fazla cins elementin belirli oranlarda birleşmesinden oluşan saf madde.
Bileşik oksit. Aynı katyonun farklı iki değerlik aldığı oksitlerinin biraraya gelmiş hali. Örneğin; Fe3O4, (FeO.Fe2O3)
Bilimsel Yöntem. Bilimin gelişmesini sağlayan gözlem, deney ve kanunların ve kuramların formüle edilmesi etkinliklerinin bütünü.
Birinci iyonlaşma enerjisi. Gaz halindeki bir atomdan en gevşek tutulan elektronun uzaklaştırılması için gereken minimum enerjidir.
Bombardıman. Bir atom çekirdeğine herhangi bir nükleer taneciğin gönderilmesi.
Boyle kanunu. Sabit sıcaklıktaki bir miktar gazın hacmi ile basıncı ters orantılıdır.
Bozunma serisi. Radyoaktif bir izotopun basamak basamak çeşitli ışımalar yaparak bozunması ve sonunda kararlı bir izotopa dönüşmesi
Buharlaşma. Ortalama kinetik enerjisi fazla olan moleküllerin, sıvı fazdan gaz fazına geçmeleri.
Bunzen beki. Tasarımı alman bilim adamı Robert Bunzen tarafından yapılan ısıtma aygıtı.
Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
Celsius sıcaklık cetveli. Buzun erime noktasını 0°C ve suyun kaynama noktasını 100°C olarak kabul eden sıcaklık cetveli.
Charles kanunu. Sabit basınç altında bir miktar gazın, hacmi ile mutlak sıcaklığı doğru orantılıdır.
Coulomb kuvvetleri. Aynı yüklü tanecikler arasında itme kuvveti veya zıt yüklü tanecikler arasında çekme kuvveti Coulomb kuvvetleri olarak adlandırılır.
Çekirdek. Atomun merkezinde proton, nötron gibi benzer atom altı parçacıklar içeren, oldukça küçük ve yoğun, pozitif (+) yüklü bölge.
Çekirdek eşitliği. Radyoaktif bir reaksiyondaki değişiklikleri gösteren denklem.
Çekirdek reaksiyonu. Bir atomun çekirdeğinde meydana gelen değişmeler, Radyoaktif veya nükleer reaksiyonlar olarak da bilinir.
Çizgi spektrumu. Gaz veya gaz halindeki bir maddeden gelen ışıklar bir prizmadan geçirilirse elde edilen görünür renkler arasında boşluklar vardır. Bu tür devamlı olmayan spektrumlara çizgi spektrumu denir.
Çökelme. Bir çözeltide iki tuzun etkileşimi veya sıcaklık değişiminin çözünürlüğe etkisi sonucu çözünmeyen katı bir bileşiğin oluşması.
Çökelme reaksiyonu. Sonucunda çökelti oluşan reaksiyonlardır.
Çözelti. İki veya daha fazla maddeden oluşmuş homojen karışım.
Çözücü. Bir çözeltinin en fazla miktardaki bileşeni veya çözeltiye fiziksel halini veren bileşendir.
Çözünen. Bir çözeltinin miktar olarak az bulunan bileşenleri
Çözünürlük. Belirli bir sıcaklıkta sabit hacimdeki bir çözücüde doymuş bir çözelti elde etmek için çözünen maddenin miktarı.
Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
Dalga. Bir ortamda enerji taşıyan eğilim.
Dalga boyu. Birbirini takip eden iki dalga tepesi yada çukuru arasındaki uzaklık.
Dalton atom modeli. Atom maddenin en küçük yapıtaşı olup daha küçük parçalara bölünemez içi dolu bir küredir.
Dalton kanunu. Birbirleriyle reaksiyon vermeyen gazların oluşturduğu karışımın basıncı, karışımda bulunan gazların kısmi basınçları toplamına eşittir.
Damıtma. Bir sıvıyı buharlaştırıp, oluşan buharını yoğunlaştırarak ayrıştırma işlemi.
d–bloku. Periyodik tablonun d–orbitallerinin dolmakta olduğu elementleri içeren bölümü.
Değerlik elektronları. En büyük baş kuvant um sayısına sahip elektron tabakasında bulunan elektronlar.
Denkleştirilmiş denklem. Aynı tip atomların, denklemin her iki tarafında da aynı sayıda bulunduğu eşitlik.
Devamlı spektrum. Beyaz ışık bütün renkleri içerdiğinden bir prizmadan geçirilirse elde edilen renkler sürekli olur, yani birinin bitmek üzere olduğu anda öbürü başlar. Renkler sınır bölgelerde iç içe girmiş devamlı bantlar halindedir. Bu tür spektrumlara devamlı spektrumlar denir.
Derişik çözelti. Göreceli olarak çok miktarda çözücü içeren çözelti.
Derişim. Bir maddenin belirli miktardaki bir çözücü veya bir çözeltinin içindeki göreceli miktarı.
Dializ. Bir çözelti içerisindeki küçük iyon veya moleküllerin yarı geçirgen bir zardan geçmesi ve büyük iyon veya moleküllerin geçmemesi işlemi.
Difüzyon. Bir gazın havada veya başka bir gaz içinde yayılması.
Doğal radyoaktiflik. Atom numarası 83’ten büyük olan elementlerin kendiliğinden çeşitli ışımalar yaparak yeni elementlere dönüşmesi
Donma. Sıvı haldeki bir maddenin katı hale geçmesi
Doymamış çözelti. Belirli bir sıcaklıkta doymuş halden daha az çözücü içeren çözelti.
Doymuş çözelti. Belirli bir sıcaklıkta çözebileceği maksimum çözüneni içeren çözelti.
Dublet. Atomların bileşik oluştururken elektron alarak ya da vererek en dış enerji seviyelerindeki toplam elektron sayısının helyum gibi 2 olması hâlidir.
Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
Efüzyon. Gaz moleküllerinin küçük bir delik aracılığıyla bir kaptan, daha düşük basınçlı ortama yayılması.
Ekzotermik reaksiyonlar. Dışarıya ısı vererek gerçekleşen reaksiyonlardır.
Elektrolit. Sulu çözeltisi elektrik akımını ileten madde.
Elektrolit çözelti. Elektrik akımını ileten çözelti.
Elektrolit olmayan çözelti. Elektrik akımını iletmeyen çözelti.
Elektroliz. Bir maddenin sıvılaştırılmış halinde ya da elektrolit çözeltisinde, elektrik akımı yardımı ile kendi bileşinlerine ayrıştırılması
Elektron. Çekirdeğin etrafındaki ihtimali orbitallerde hareket ettiğine inanılan 1/1840 akb’lik bir kütleye sahip negatif (–) yüklü parçacıktır.
Elektron dağılımı. Elementlerin atomlarında bulunan elektronların, atomik orbitallerine düzenli bir şekilde yerleşimi
Elektronegatiflik. Bir molekül içerisindeki atomun elektronları kendine doğru göreceli çekme kabiliyeti.
Elektromanyetik spektrum. Elementler katı yada gaz halinde iken dışarıdan yeterli miktarda alırlarak, belli dalga boyırında ışıma yapmaları.
Elektron ilgisi. Nötr bir atoma (gaz fazında) bir elektron eklenmesiyle meydana gelen ısı değişimi. Bir atomun elektron alma eğiliminin ölçüsü.
Elektron yakalama. Çekirdeğe en yakın bir enerji seviyesinden bir elektronun çekirdek tarafından yakalanmasıyla oluşan radyoaktif bozunma şekli
Element. Kimyasal metodlarla daha basit parçacıklara ayrılamayan, aynı cins atomlardan meydana gelen en basit yapıdaki madde.
Endotermik reaksiyon. Dışarıdan ısı alarak gerçekleşen reaksiyonlardır.
Enerji seviyesi. Çekirdek etrafında aynı enerjideki elektronların bulunduğu yörüngelerdir.
Erime noktası. Katı hâldeki maddenin sıvı hâle geçtiği sıcaklık noktası.
Yorumları: 1,794
Konuları: 794
Kayıt Tarihi: Feb 2023
Teşekkür Puanı:
Nerden: Afyon
Cinsiyet: Undisclosed
f – bloku. Periyodik tabloda f orbitallerinin dolmakta olduğu elementlerin oluşturduğu küme.
Fahrenheit sıcaklık cetveli. Buzun 32°F da eridiğini ve suyun 212 °F da kaynadığını kabul eden sıcaklık cetveli.
Frekans. Belirli bir noktada birim zamanda (saniyede) geçen dalga sayısıdır.
Fiziksel değişme. Maddenin fiziksel halinde meydana gelen değişmedir.
Fiziksel özellik. Erime noktası, kaynama noktası, renk, özkütle gibi maddenin iç yapısıyla ilgili olmayan özelliklerdir.
Fizyon (Bölünme) reaksiyonu. Ağır bir çekirdeğin daha küçük çekirdeklere dönüşmesi. Bu sırada bir kaç nötron ile çok büyük miktarda enerji açığa çıkar.
Flüoresans. Bir maddenin kısa dalga boylu radyasyon ile uyarılması sonucu ışık yayması. Uyarıcı ortamdan uzaklaştırıldığında ışık yayma işlemi durur.
Formül. Bileşikteki elementlerin sembollerini ve bu bileşiğin bir molekülündeki atomların kaçar tane olduğunu gösteren sayıları içeren basit ifadedir.
Formül–gram. Bir mol iyonik bağlı bileşiğin kütlesidir.
Fosforesans. Bir maddenin uyarılması sonucu ortamdan uyarıcı kaldırılsa da bir süre daha ışıma yapması.
Fotoelektrik olay. Bir metal üzerine düşürülen ışığın, metal yüzeyinden elektron koparması olayına denir.
Foton. Işık taneciğ. Işık ışınının enerjisi bu fotonlar içinde yoğunlaşmıştır.
Füzyon (Birleşme) reaksiyonu. Küçük atom çekirdeklerinin birleşerek daha büyük çekirdekler oluşturmasıdır.
|