<

Anasayfa

Sohbet

Üyelerimiz

İletişim


Subject İnformation
Author AzZe Replies 0
Share Views 8
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YILMAZ GÜNEY (oyuncu)
#1
YILMAZ GÜNEY (oyuncu)


TÜRK  sinema oyuncusu ve yönetmeni, 1931 yılında Adana'da doğdu. Adana lisesini bitirdi. Çeşitli dergilerde "Yılmaz Pütün" imzasıyla hikâyeler yayınladı. Film yönetmen yardımcılığı yaptı.
1958' de "Bu Vatanın Çocukları" filmiyle oyunculuğa başladı :  "Alageyik (1958)",  "Hudutların Kanunu (1966)",  "İnce Cumali (1967)",  "Kızılırmak-Karakoyun (1967)" adlı filmlerde rol aldı.

"Seyyid Han (1968)",  "Aç Kurtlar (1969)",  "Bir Çirkin Adam (1970)",  "Umut (1970)"  rol aldığı ve yönettiği filmleri idi.  1966' da yayınlanmış "Boynu Bükükler" adlı bir romanı vardır.

"Umut" adlı filmiyle, Adana Film şenliğinde Altın Koza ödülünü aldı (1970).  "Acı" ve "Ağıt" adlı filmleri ertesi yıl yine aynı şenlikte ödüllendirildi (1971).


[Resim: yılmaz%20g.JPG]



"Baba" adlı filminden sonra, "Zavallılar"ı yönetirken sol eylemlere karıştığı gerekçesiyle tutuklandı. Filmi Âtıf Yılmaz tamamladı. Aftan istifade ederek serbest bırakıldıktan sonra, "Arkadaş (1974)" filmini yaptı.

Aynı yıl Adana'da "Endişe" adlı filmi çevirirken, cinayet sanığı olarak tutuklandı. Yardımcısı Şerif Gören tarafından bitirilen film Antalya Film festivalinde Altın Portakal ödülünü aldı (1975).

"Boynu Bükük Öldüler" adlı romanıyla Orhan Kemal roman ödülünü kazandı (1972).  Ayrıca;  "Salpa" ve "Sanık" adlı iki roman yazdı (1975).

1976' da "Selimiye Mektupları" adlı eseri yayınlandı ve senaryosunu yazdığı bazı filmler kitap haline getirildi. "Bir Gün Mutlaka (1976)" filmi yasaklanan Yılmaz Pütün (Güney), 1984' de Paris'de (Fransa) vefat etti.

[Resim: IMG_5302.jpeg]



Yılmaz Güney: Türk Sinemasının Çirkin Kralı
Giriş
Yılmaz Güney, Türk sinemasının en güçlü ve en tartışmalı figürlerinden biridir. 1937’de Adana’nın Yenice köyünde doğan Güney, işçi sınıfının içinden gelen bir sanatçı olarak, sinemada toplumsal gerçekçiliğin öncüsü kabul edilir. Oyuncu, yönetmen, senarist ve yazar kimliğiyle yalnızca Türkiye’de değil, dünya çapında da büyük bir etki bırakmıştır. Cannes Film Festivali’nde Yol filmiyle aldığı Altın Palmiye Ödülü, onun uluslararası arenada tanınmasını sağlamıştır.

Erken Yaşam ve Eğitim
Yılmaz Güney’in doğum adı Yılmaz Pütün’dür. Çocukluğu pamuk tarlalarında çalışarak geçti. Küçük yaşta edebiyata ve sinemaya ilgi duymaya başladı. Lise yıllarında yazdığı bir hikâye nedeniyle “komünizm propagandası” suçlamasıyla yargılandı ve hapis cezası aldı. Bu olay, onun hayatında sanat ile siyaset arasındaki gerilimin başlangıcı oldu.

Sinema Kariyerinin Başlangıcı
1959’da Atıf Yılmaz ile tanışması, Güney’in sinema yolculuğunun dönüm noktasıdır. Önce senaryo asistanlığı yaptı, ardından oyunculuğa adım attı. Halkın içinden gelen sert mizacı ve karizmatik duruşu sayesinde kısa sürede “Çirkin Kral” lakabını aldı. Bu unvan, onun sinemadaki anti-kahraman kimliğini pekiştirdi.

Önemli Filmleri ve Yönetmenlik Başarıları
Umut (1970): Türkiye sinemasında toplumsal gerçekçiliğin zirvesi. Fakir bir arabacının umutsuz yaşamını anlatır.

Arkadaş (1974): Dostluk, sınıf çatışması ve ideolojik farklılıkları işler.

Sürü (1978): Kürt kültürü ve göç temasını derin bir şekilde ele alır.

Yol (1981): Cannes’da Altın Palmiye kazanan film, Türkiye’deki siyasi baskıları ve özgürlük arayışını anlatır.

Duvar (1983): Fransa’da sürgünde çektiği son filmi, hapishane yaşamını ve çocuk mahkûmların dramını işler.

Politik Mücadele ve Sürgün
Yılmaz Güney, sanatını her zaman halkın sorunlarına adadı. Bu nedenle devletle sık sık karşı karşıya geldi. Defalarca hapse girdi; 1974’te bir yargıcı öldürmekle suçlanıp hüküm giydi. 1980 darbesi sonrası Fransa’ya sürgüne gitti ve burada Kürt Enstitüsü’nün kurucuları arasında yer aldı.

Ödüller ve Etkisi
Altın Palmiye (1982, Cannes Film Festivali) – Yol filmiyle.

Türk sinemasında toplumsal gerçekçiliğin öncüsü oldu.

Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Fatih Akın gibi yönetmenler üzerinde derin etkiler bıraktı.

Ölüm ve Miras



[Resim: 333696-9375580.jpg]


Yılmaz Güney, 9 Eylül 1984’te Paris’te mide kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. 47 yaşında hayata veda eden Güney, ardında onlarca film, senaryo ve edebi eser bıraktı. Mezarı Paris’teki Père Lachaise Mezarlığı’ndadır. Bugün hâlâ “halkın sanatçısı” olarak anılmakta ve sineması yeni kuşaklara ilham vermektedir.

[Resim: cf6a1161698d610bfceb11904e35fdc0.jpg]


[Resim: image-w856.jpg]
Cevapla




Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi