<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Forum Sitesi - Erkekçe Forum]]></title>
		<link>https://forumistan.net/</link>
		<description><![CDATA[Forum Sitesi - https://forumistan.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:20:18 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Rock Müzik]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-rock-m%C3%BCzik.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 Nov 2024 10:45:44 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=193">Sosyalistler</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-rock-m%C3%BCzik.html</guid>
			<description><![CDATA[Rock Müzik Dinleyen Erkekler<br />
<br />
Rock müzik takılan erkeklerin kendilerine ait bi dünyaları vardır.Diğer tarz takılan insanları kendilerinden farklı görürler.Bir çok yenilik getirmişlerdir küpegöz kalemisaç uzatma ve bunun gibi bi sürü şeyler.Bunlar kendilerini diğerlerinden farklı göstermektedirler.Deri rockçıların sembol kıyafet giyimidir ama bu sonradan günümüzde siyah renkli veya aşırı renk karışımı kıyafetlere dönmüştür.Rockçıların en büyük sembol giyimlerinden biri de convers ayakkabısıdırbunun dışında dar paça siyah kot pantolonda onlara ait bir giyim tarzıdır.Rock dinleyipte ayrı tarz takılan bi sürü insan vardır çünkü rockın bi sürü çeşidi vardır.Dünyada rocksoft rockhard rockmetalheavy metal bunun dışında birde Türkiye'ye özel anadolu rock vardır ve bu tarz takılanların arasında inanılmaz fark tarzı vardır soft rock ile hard rock dinleyen arasındaki tarz farktı uzaktan bile bakıldığında anlaşılır.Anadolu rock dinleyenler daha çok duygusal olan erkeklerdir.Rock takılan erkekler ise içindeki duyguları şiddet ve stres atmak amaçlı dinlemektedirler.Rock takılanların iyi olduğu gibi kötü yanlarıda vardır bunlarda din kurallarına uymamalarıiçkiyi daha kolay ve yaygın hale getirmeleriesrar uyuşturucu ortamını arttırma ve hiç bir şekilde namus kaygısı olmamaları ama tabi ki bu yazılanları her rock dinleyen yapıyor diye birşey yoktur ama inkar da edilemez.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Rock Müzik Dinleyen Erkekler<br />
<br />
Rock müzik takılan erkeklerin kendilerine ait bi dünyaları vardır.Diğer tarz takılan insanları kendilerinden farklı görürler.Bir çok yenilik getirmişlerdir küpegöz kalemisaç uzatma ve bunun gibi bi sürü şeyler.Bunlar kendilerini diğerlerinden farklı göstermektedirler.Deri rockçıların sembol kıyafet giyimidir ama bu sonradan günümüzde siyah renkli veya aşırı renk karışımı kıyafetlere dönmüştür.Rockçıların en büyük sembol giyimlerinden biri de convers ayakkabısıdırbunun dışında dar paça siyah kot pantolonda onlara ait bir giyim tarzıdır.Rock dinleyipte ayrı tarz takılan bi sürü insan vardır çünkü rockın bi sürü çeşidi vardır.Dünyada rocksoft rockhard rockmetalheavy metal bunun dışında birde Türkiye'ye özel anadolu rock vardır ve bu tarz takılanların arasında inanılmaz fark tarzı vardır soft rock ile hard rock dinleyen arasındaki tarz farktı uzaktan bile bakıldığında anlaşılır.Anadolu rock dinleyenler daha çok duygusal olan erkeklerdir.Rock takılan erkekler ise içindeki duyguları şiddet ve stres atmak amaçlı dinlemektedirler.Rock takılanların iyi olduğu gibi kötü yanlarıda vardır bunlarda din kurallarına uymamalarıiçkiyi daha kolay ve yaygın hale getirmeleriesrar uyuşturucu ortamını arttırma ve hiç bir şekilde namus kaygısı olmamaları ama tabi ki bu yazılanları her rock dinleyen yapıyor diye birşey yoktur ama inkar da edilemez.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aslolan iç güzelliktir.]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-aslolan-ic-g%C3%BCzelliktir.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 Nov 2024 10:45:15 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=193">Sosyalistler</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-aslolan-ic-g%C3%BCzelliktir.html</guid>
			<description><![CDATA[Erkekler Diyormuş ki… “Aslolan iç güzelliktir..”<br />
<br />
Erkekler Diyormuş ki… “Aslolan iç güzelliktir..”<br />
Bu soruyu çevrenizdeki erkeklere sorduğunuzda genellikle o klasik cevabı alırsınız “Erkekler dış güzelliğe değil iç güzelliğe önem verir”. Oysa gerçekte öyle midir gerçekten erkekler bir kadını gördükleri anda iç güzelliği hemen fark edebiliyor mu? Hayır. Aslına bakılırsa bir erkek gördüğü bir kadında ilk olarak elbetteki fiziksel görünümünden etkileniyor. Ancak bu etkiyi artırabilmesi için de beş duyu organının iletimleri ile algılamaları son derece etkilidir. İlk olarak görme duyusu algılıyor. Sonrasında ise koku alma dokunma tat alma işitme duyuları faaliyete geçiyor. Dokunma ve tat alma duyularının algılamaları tabiiki ileri safhalarda karar vermede etkilidir. Sonuçta bakımlı bir kadın güzeldir ve tüm erkeklerin de ilk dikkatini çekense kadının dış güzelliğidir.<br />
<br />
Güzellik kavramı belki kişiden kişiye göre değişir. Bu durumda bir kadın dikkat çekici güzellikte değilse doğal olarak erkeklerin görme duyusuna hitap etmeyecektir. Böylece duyu organları sıralamasında koku alma duyusu devreye girecek ve kadının temizliği ile kullandığı parfüm tende yoğunlaşacağından erkeğin libidosu yükselecektir. Kadının parfüm kokusu erkeklerin cinsel dürtülerini uyarması ile erkek kadına yaklaşacak ve koku alma duyusu işlevini tamamlayacaktır.<br />
<br />
Bu aşamada erkek kadını ilk anda görür beğenir ve yaklaşır. Yalnızca seksi parfüm kokusu dahi bir erkeğin libidosunu yükseltmeye yeter aslında. Sonrasındaki duyu organı dokunma duyusu devrededir artık. Erkeklerin belki de en başarılı ve gereği gibi çalışan duyu organı dokunma duyusu işlevselliğini hızlandırır. Böylece erkek beğendiği kadına yaklaşır dokunmak ve ten teması sağlamak ister. Daha da ileri giderek cinsel birliktelik kurmak erkeklerin en çok hoşlandığı aşamalardır.<br />
<br />
Bu aşamaları geçen erkeğin sıradaki duyu organı tat alma duyusudur. Yaşadıklarından ten temasından ve cinsel birlikteliğinden çok memnundur ve oldukça tat almaktadır. Erkek mutlu oldukça ve yaşadığı mutluluklardan aldığı tadı kadına yansıtır. Kadından da duygularının karşılıksız olmadığını işittiği an işitme duyusu da işlevini tamamlamıştır. Sonunda erkeğin beş duyu organının işlevselliği ile erkek beş duyusuna da hitap eden kadını bulmuştur.<br />
<br />
Gelinen noktada sistem başa döner ve uygulama aynı sırayla yolu takip eder. Kadın duygularıyla hareket ettiğinden geldikleri duruma dair ilişkisini sorgulamaya başlar ve yaşadığı ilişkiden erkeğinden emin olmak için sorular sormaya başlar. Erkekse bu noktada ilk olarak işitme duyusunu kaybeder ve duymaz…<br />
<br />
Kadın erkeğin dinlemediğini umursamadığı anlar ve paniğe kapılır. Kadının sevilmediği yönündeki endişesi ve korkusu hırçınlaşmasına sebep olur ve erkeğin sıradaki tat alma duyu organı da bu sayede biter. Zira erkek kadının “beni sevmiyor musun neden dinlemiyorsun” türünden baskıcı ve sert tavırlarından tat almamaya başlar. Kadın tüm hırçınlıklarına sebep olan endişelerinin boş olduğunu kendince test etmeye çalışır ve sonuçta cinsel birlikteliklerini kullanmaya başlar.<br />
<br />
Erkeğin dokunma duyu organıda yitirdiği işitme ve tat alma duyu organları gibi işlevselliğini kaybetmiştir. Kadın artık yanında somurtan duymayan konuşmayan hiçbirşeyden tat almayan dokunmayan ve sarılmayan bir erkekle yan yanadır. Nasıldı o ilk zamanlar… kadın daha yanına gelmeden kokusunu duyan bir erkekti. Oysa şimdi yanıbaşındayken kokusunu almayan varlığının farkında olmayan son derece ilgisiz bir erkek.<br />
<br />
Artık erkek koku alma duygusunu da yitirmiştir. Nihayetinde kadın erkeğin başka kadınları beğendiğini gözlediğini ve yanındayken erkeğin kendisi yokmuş gibi davrandığını fark edecektir. Son olarak erkek kadına karşı görme duyu organını da kaybetmiştir ve yanındaki kadını görmez çünkü başka kadınları görme çabasıyla eylemlere başlamıştır.<br />
<br />
Ve sonuç…<br />
<br />
- Kadınlar kalp organlarının götürdüğü yöne erkeklerse cinselliğinin götürdüğü yöne gider.<br />
<br />
- Kadınlar duygularıyla hareket ederken erkekler libidolarıyla hareket ediyor.<br />
<br />
- Kadınlar kendilerini anlamaya çalışan erkeklerden hoşlanırken erkekler kendilerini anlamak için uğraşmayan ve anlamaya çalışmayan kadınlardan hoşlanırlar.<br />
<br />
- Kadınlar konuşan ilgilenen ve önemseyen erkeklerden hoşlanıyor erkeklerse çok konuşmayan çok soru sormayan hatta sorgulamayan kadınlardan hoşlanıyor.<br />
<br />
- Son olarak kadınlar sevdiği ve kendisini seven erkekle cinselliği yaşamaktan hoşlanıyorsa da erkekler sevsin ya da sevmesin cinsellikten zevk alacağı ya da aldığı kadından hoşlanıyor.<br />
<br />
İki farklı kutup ve bu döngü kadın erkek var olduğu sürece aynı şekilde devam edecektir….]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkekler Diyormuş ki… “Aslolan iç güzelliktir..”<br />
<br />
Erkekler Diyormuş ki… “Aslolan iç güzelliktir..”<br />
Bu soruyu çevrenizdeki erkeklere sorduğunuzda genellikle o klasik cevabı alırsınız “Erkekler dış güzelliğe değil iç güzelliğe önem verir”. Oysa gerçekte öyle midir gerçekten erkekler bir kadını gördükleri anda iç güzelliği hemen fark edebiliyor mu? Hayır. Aslına bakılırsa bir erkek gördüğü bir kadında ilk olarak elbetteki fiziksel görünümünden etkileniyor. Ancak bu etkiyi artırabilmesi için de beş duyu organının iletimleri ile algılamaları son derece etkilidir. İlk olarak görme duyusu algılıyor. Sonrasında ise koku alma dokunma tat alma işitme duyuları faaliyete geçiyor. Dokunma ve tat alma duyularının algılamaları tabiiki ileri safhalarda karar vermede etkilidir. Sonuçta bakımlı bir kadın güzeldir ve tüm erkeklerin de ilk dikkatini çekense kadının dış güzelliğidir.<br />
<br />
Güzellik kavramı belki kişiden kişiye göre değişir. Bu durumda bir kadın dikkat çekici güzellikte değilse doğal olarak erkeklerin görme duyusuna hitap etmeyecektir. Böylece duyu organları sıralamasında koku alma duyusu devreye girecek ve kadının temizliği ile kullandığı parfüm tende yoğunlaşacağından erkeğin libidosu yükselecektir. Kadının parfüm kokusu erkeklerin cinsel dürtülerini uyarması ile erkek kadına yaklaşacak ve koku alma duyusu işlevini tamamlayacaktır.<br />
<br />
Bu aşamada erkek kadını ilk anda görür beğenir ve yaklaşır. Yalnızca seksi parfüm kokusu dahi bir erkeğin libidosunu yükseltmeye yeter aslında. Sonrasındaki duyu organı dokunma duyusu devrededir artık. Erkeklerin belki de en başarılı ve gereği gibi çalışan duyu organı dokunma duyusu işlevselliğini hızlandırır. Böylece erkek beğendiği kadına yaklaşır dokunmak ve ten teması sağlamak ister. Daha da ileri giderek cinsel birliktelik kurmak erkeklerin en çok hoşlandığı aşamalardır.<br />
<br />
Bu aşamaları geçen erkeğin sıradaki duyu organı tat alma duyusudur. Yaşadıklarından ten temasından ve cinsel birlikteliğinden çok memnundur ve oldukça tat almaktadır. Erkek mutlu oldukça ve yaşadığı mutluluklardan aldığı tadı kadına yansıtır. Kadından da duygularının karşılıksız olmadığını işittiği an işitme duyusu da işlevini tamamlamıştır. Sonunda erkeğin beş duyu organının işlevselliği ile erkek beş duyusuna da hitap eden kadını bulmuştur.<br />
<br />
Gelinen noktada sistem başa döner ve uygulama aynı sırayla yolu takip eder. Kadın duygularıyla hareket ettiğinden geldikleri duruma dair ilişkisini sorgulamaya başlar ve yaşadığı ilişkiden erkeğinden emin olmak için sorular sormaya başlar. Erkekse bu noktada ilk olarak işitme duyusunu kaybeder ve duymaz…<br />
<br />
Kadın erkeğin dinlemediğini umursamadığı anlar ve paniğe kapılır. Kadının sevilmediği yönündeki endişesi ve korkusu hırçınlaşmasına sebep olur ve erkeğin sıradaki tat alma duyu organı da bu sayede biter. Zira erkek kadının “beni sevmiyor musun neden dinlemiyorsun” türünden baskıcı ve sert tavırlarından tat almamaya başlar. Kadın tüm hırçınlıklarına sebep olan endişelerinin boş olduğunu kendince test etmeye çalışır ve sonuçta cinsel birlikteliklerini kullanmaya başlar.<br />
<br />
Erkeğin dokunma duyu organıda yitirdiği işitme ve tat alma duyu organları gibi işlevselliğini kaybetmiştir. Kadın artık yanında somurtan duymayan konuşmayan hiçbirşeyden tat almayan dokunmayan ve sarılmayan bir erkekle yan yanadır. Nasıldı o ilk zamanlar… kadın daha yanına gelmeden kokusunu duyan bir erkekti. Oysa şimdi yanıbaşındayken kokusunu almayan varlığının farkında olmayan son derece ilgisiz bir erkek.<br />
<br />
Artık erkek koku alma duygusunu da yitirmiştir. Nihayetinde kadın erkeğin başka kadınları beğendiğini gözlediğini ve yanındayken erkeğin kendisi yokmuş gibi davrandığını fark edecektir. Son olarak erkek kadına karşı görme duyu organını da kaybetmiştir ve yanındaki kadını görmez çünkü başka kadınları görme çabasıyla eylemlere başlamıştır.<br />
<br />
Ve sonuç…<br />
<br />
- Kadınlar kalp organlarının götürdüğü yöne erkeklerse cinselliğinin götürdüğü yöne gider.<br />
<br />
- Kadınlar duygularıyla hareket ederken erkekler libidolarıyla hareket ediyor.<br />
<br />
- Kadınlar kendilerini anlamaya çalışan erkeklerden hoşlanırken erkekler kendilerini anlamak için uğraşmayan ve anlamaya çalışmayan kadınlardan hoşlanırlar.<br />
<br />
- Kadınlar konuşan ilgilenen ve önemseyen erkeklerden hoşlanıyor erkeklerse çok konuşmayan çok soru sormayan hatta sorgulamayan kadınlardan hoşlanıyor.<br />
<br />
- Son olarak kadınlar sevdiği ve kendisini seven erkekle cinselliği yaşamaktan hoşlanıyorsa da erkekler sevsin ya da sevmesin cinsellikten zevk alacağı ya da aldığı kadından hoşlanıyor.<br />
<br />
İki farklı kutup ve bu döngü kadın erkek var olduğu sürece aynı şekilde devam edecektir….]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkeklerin 10 beklentisi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-erkeklerin-10-beklentisi-8363.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:40:44 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-erkeklerin-10-beklentisi-8363.html</guid>
			<description><![CDATA[Erkeklerin 10 beklentisi<br />
<br />
Erkeklerin kadınlardan 10 beklentisi nedir diye sorduğumuzda gelen cevap. Erkeklerin kadınlardan 10 beklentisi nedir diye sorduğumuzda ilk sıraya "cinsellik" oturdu. Kadınlar öncelikle sadık bir eş istiyor.<br />
<br />
<br />
Erkeğin Kadından 10 Beklentisi<br />
<br />
Erkeklerin ise ilk önceliği "Cinsellik". Yine de sadakat erkeklerin sıralamasında çok gerilerde yer almıyor, sadece ikinci sırada. Her ne kadar sıralar değişse de erkeklerle kadınların ortak beklentileri aynı aslında:<br />
<br />
Erkeklerin beklentisi: Sevgi, anlayış, ilgi, hoşgörü, huzur, güven. Erkeklerin kadınlardan 10 beklentisini uzmanlar anlatıyor:<br />
<br />
ERKEKLER DOYUMLU BİR CİNSEL HAYAT İSTER<br />
<br />
Sanılanın aksine erkeklerin beklentilerinde büyük çoğunluğunda cinsel performans kaygısı mevcuttur. Bu kaygıyı yatıştıran kadınlarla daha fazla birlikte olma eğilimindedirler. Gerek cinsel kimlik algısı gerek cinsel istek ve fonsiyonlarındaki karmaşa cinselliği erkeğin en zayıf alanı haline getirir. Evlilik ilişkiler nedeniyle biten evliliklerde buzdağının görünmeyen kısmı cinselliktir.<br />
<br />
Erkeklerin Evlilikten Beklentileri Nelerdir ?<br />
SADAKAT OLMAZSA OLMAZLARIDIR<br />
<br />
Kadının toplumsal yerinin ülkemizde hala geri planda olması erkeğin aldatmasını affedilmesi gereken bir kaçamak haline getirmişken kadının aldatması ise cinnet veya cinayet sebebi olur. Bir kez dahi olsa aldatılmış bir erkeğin kadınlara güveni oldukça düşer. Yıllar önce boşandığı karısının bile başka bir erkekle birlikte olmasını aldatmak sayan zihniyetler vardır.<br />
<br />
SEVİLMEK KİŞİSEL BİR İHTİYAÇTIR<br />
<br />
Erkekler sevilmek ister. Erkeklerdeki sevilme ihtiyacı anne sevgisinin tezahürüdür. "Erkekler annesine benzeyen kadınlarla evlenirler" kabullenmesi sevilme ihtiyacının karmaşık psikolojik süreçlerle doyurulmasından ortaya çıkmıştır.<br />
<br />
TAKDİR EDİLMEK MUTLU EDER<br />
<br />
Erkekler oldukça basit bir psikolojiye sahiptir. Takdire şayan şeyler yapmasa da takdir görme isteği mevcuttur. Evdeki ufak tamiratları yapması veya özel günleri hatırlaması takdir görmesi için yeterli bir davranıştır.<br />
<br />
BEĞENİLMEYİ ARZU EDERLER<br />
<br />
Kadınlar kadar olmasa da erkekler de beğenilmek isterler. Kimisi yakışıklılığı ile kimisi karizması ile kimisi cömertliği ile kimisi de yarattığı iyi baba-iyi eş imajı ile beğenilmek ister. Beğenilen erkeklerin eşleri ilişkilerine daha fazla sahip çıkar. Ancak kadınların bu noktada erkeği şımartmamaya dikkat etmesi gerekir. Egosu aşırı şişmiş bir erkek serseri mayın gibidir.<br />
<br />
İLGİ GÖRMEK KEYİF VERİR<br />
<br />
Daha çok kadınlara has bir beklenti gibi görünse de erkekler de kadınlardan ilgi görmeyi beklerler. Erkekler, tanışma ve flört gibi dönemlerde erkeğe yüklenen ilgi gösterme yükümlülüğünü ilişkinin ilerleyen dönemlerinde erkekler de beklerler. Merak edilmek, küçük hediyeler almak, çeşitli yükümlülüklerine yardım teklifi almak ilgi gördüklerini düşünmelerine yeter.<br />
<br />
SEVGİ İLİŞKİDE ANAHTAR ROL OYNAR<br />
<br />
Sadece kadın erkek ilişkilerinde değil her türlü ilişkide saygı anahtar rolü oynar. Kültürel yapımız erkeğe aile reisi rolünü biçtiğinden erkeğin saygı beklentisi oldukça artar. Erkekler genelde ilişkide patron rolünü benimsemeye çalışır. Şüphesiz ki bu rol saygıyı hak eder.<br />
<br />
HUZUR ARARLAR<br />
<br />
'Dırdır' kelimesi kadınla özdeşleşmiştir. Kadın-erkek tartışmalarının çoğu erkeklerin maçlara, oyun konsollarına, internete veya kağıt oyunlarına harcadığı zamandan kaynaklanır. Erkek bu zamanı huzurlu bir şekilde geçirmek ister. Kadınların çoğunun bu zamana tahammülü yoktur. Bazen de erkek kendi başına kalmak isteyebilir. Ev hanımlarına veya yoğun çalışmayan kadınlara göre erkek daha fazla insanlarla iletişim halindedir. Bu nedenle huzur arayışı daha fazla artar.<br />
<br />
HOŞGÖRÜ BEKLERLER<br />
<br />
Erkekler hoşgörü gösterilmesi gereken hataları daha fazla yaparlar. Kastedilen bu hoşgörünün düzeyi zaman zaman kaçamak aldatmalara da hoşgörü gösterilmesi düzeyine çıksa da hoşgörülü kadın erkeğin gözünde hep bir adım öndedir.<br />
<br />
GÜVENİLMEK İSTER<br />
<br />
Erkekler cinsiyetleri gereği "potansiyel aldatan" damgası yerler. Tarihsel ve kültürel süreç tabi ki bu damgalanmayı haklı çıkarmıştır. Bu yüzden aldatan da aldatmayan da kendisine güvenilmek ister. Güvenilen erkek hareketlerinde daha rahat, kendine daha güvenli, daha huzurlu ve mutludur. Tüm ilişkilerin saygıyla yol alabileceğini söyleyen Psikiyatr Dr. Sabri Burhanoğlu, "Kadının karşısındaki erkeğe duyduğu saygı aynı zamanda kendine ve ilişkisine duyduğu saygıyı gösterir" diyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkeklerin 10 beklentisi<br />
<br />
Erkeklerin kadınlardan 10 beklentisi nedir diye sorduğumuzda gelen cevap. Erkeklerin kadınlardan 10 beklentisi nedir diye sorduğumuzda ilk sıraya "cinsellik" oturdu. Kadınlar öncelikle sadık bir eş istiyor.<br />
<br />
<br />
Erkeğin Kadından 10 Beklentisi<br />
<br />
Erkeklerin ise ilk önceliği "Cinsellik". Yine de sadakat erkeklerin sıralamasında çok gerilerde yer almıyor, sadece ikinci sırada. Her ne kadar sıralar değişse de erkeklerle kadınların ortak beklentileri aynı aslında:<br />
<br />
Erkeklerin beklentisi: Sevgi, anlayış, ilgi, hoşgörü, huzur, güven. Erkeklerin kadınlardan 10 beklentisini uzmanlar anlatıyor:<br />
<br />
ERKEKLER DOYUMLU BİR CİNSEL HAYAT İSTER<br />
<br />
Sanılanın aksine erkeklerin beklentilerinde büyük çoğunluğunda cinsel performans kaygısı mevcuttur. Bu kaygıyı yatıştıran kadınlarla daha fazla birlikte olma eğilimindedirler. Gerek cinsel kimlik algısı gerek cinsel istek ve fonsiyonlarındaki karmaşa cinselliği erkeğin en zayıf alanı haline getirir. Evlilik ilişkiler nedeniyle biten evliliklerde buzdağının görünmeyen kısmı cinselliktir.<br />
<br />
Erkeklerin Evlilikten Beklentileri Nelerdir ?<br />
SADAKAT OLMAZSA OLMAZLARIDIR<br />
<br />
Kadının toplumsal yerinin ülkemizde hala geri planda olması erkeğin aldatmasını affedilmesi gereken bir kaçamak haline getirmişken kadının aldatması ise cinnet veya cinayet sebebi olur. Bir kez dahi olsa aldatılmış bir erkeğin kadınlara güveni oldukça düşer. Yıllar önce boşandığı karısının bile başka bir erkekle birlikte olmasını aldatmak sayan zihniyetler vardır.<br />
<br />
SEVİLMEK KİŞİSEL BİR İHTİYAÇTIR<br />
<br />
Erkekler sevilmek ister. Erkeklerdeki sevilme ihtiyacı anne sevgisinin tezahürüdür. "Erkekler annesine benzeyen kadınlarla evlenirler" kabullenmesi sevilme ihtiyacının karmaşık psikolojik süreçlerle doyurulmasından ortaya çıkmıştır.<br />
<br />
TAKDİR EDİLMEK MUTLU EDER<br />
<br />
Erkekler oldukça basit bir psikolojiye sahiptir. Takdire şayan şeyler yapmasa da takdir görme isteği mevcuttur. Evdeki ufak tamiratları yapması veya özel günleri hatırlaması takdir görmesi için yeterli bir davranıştır.<br />
<br />
BEĞENİLMEYİ ARZU EDERLER<br />
<br />
Kadınlar kadar olmasa da erkekler de beğenilmek isterler. Kimisi yakışıklılığı ile kimisi karizması ile kimisi cömertliği ile kimisi de yarattığı iyi baba-iyi eş imajı ile beğenilmek ister. Beğenilen erkeklerin eşleri ilişkilerine daha fazla sahip çıkar. Ancak kadınların bu noktada erkeği şımartmamaya dikkat etmesi gerekir. Egosu aşırı şişmiş bir erkek serseri mayın gibidir.<br />
<br />
İLGİ GÖRMEK KEYİF VERİR<br />
<br />
Daha çok kadınlara has bir beklenti gibi görünse de erkekler de kadınlardan ilgi görmeyi beklerler. Erkekler, tanışma ve flört gibi dönemlerde erkeğe yüklenen ilgi gösterme yükümlülüğünü ilişkinin ilerleyen dönemlerinde erkekler de beklerler. Merak edilmek, küçük hediyeler almak, çeşitli yükümlülüklerine yardım teklifi almak ilgi gördüklerini düşünmelerine yeter.<br />
<br />
SEVGİ İLİŞKİDE ANAHTAR ROL OYNAR<br />
<br />
Sadece kadın erkek ilişkilerinde değil her türlü ilişkide saygı anahtar rolü oynar. Kültürel yapımız erkeğe aile reisi rolünü biçtiğinden erkeğin saygı beklentisi oldukça artar. Erkekler genelde ilişkide patron rolünü benimsemeye çalışır. Şüphesiz ki bu rol saygıyı hak eder.<br />
<br />
HUZUR ARARLAR<br />
<br />
'Dırdır' kelimesi kadınla özdeşleşmiştir. Kadın-erkek tartışmalarının çoğu erkeklerin maçlara, oyun konsollarına, internete veya kağıt oyunlarına harcadığı zamandan kaynaklanır. Erkek bu zamanı huzurlu bir şekilde geçirmek ister. Kadınların çoğunun bu zamana tahammülü yoktur. Bazen de erkek kendi başına kalmak isteyebilir. Ev hanımlarına veya yoğun çalışmayan kadınlara göre erkek daha fazla insanlarla iletişim halindedir. Bu nedenle huzur arayışı daha fazla artar.<br />
<br />
HOŞGÖRÜ BEKLERLER<br />
<br />
Erkekler hoşgörü gösterilmesi gereken hataları daha fazla yaparlar. Kastedilen bu hoşgörünün düzeyi zaman zaman kaçamak aldatmalara da hoşgörü gösterilmesi düzeyine çıksa da hoşgörülü kadın erkeğin gözünde hep bir adım öndedir.<br />
<br />
GÜVENİLMEK İSTER<br />
<br />
Erkekler cinsiyetleri gereği "potansiyel aldatan" damgası yerler. Tarihsel ve kültürel süreç tabi ki bu damgalanmayı haklı çıkarmıştır. Bu yüzden aldatan da aldatmayan da kendisine güvenilmek ister. Güvenilen erkek hareketlerinde daha rahat, kendine daha güvenli, daha huzurlu ve mutludur. Tüm ilişkilerin saygıyla yol alabileceğini söyleyen Psikiyatr Dr. Sabri Burhanoğlu, "Kadının karşısındaki erkeğe duyduğu saygı aynı zamanda kendine ve ilişkisine duyduğu saygıyı gösterir" diyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkeklerin Sevdiği 'Kadınsal Davranışlar']]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-erkeklerin-sevdigi-kadinsal-davranislar.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:40:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-erkeklerin-sevdigi-kadinsal-davranislar.html</guid>
			<description><![CDATA[Erkeklerin Sevdiği 'Kadınsal Davranışlar'<br />
<br />
Erkeklerin Sevdiği 'Kadınsal Davranışlar'<br />
<br />
<br />
1- Her ne kadar dudak parlatıcılarının yapışkanlığından şikâyet etseler de, ıslak görünümlü parlak dudaklar erkekleri cezbeder.<br />
<br />
2- Çoğu erkek kadınların çantalarında taşıdıklarıyla dalga geçse de her duruma yönelik eşya taşımaları onları çok etkiler.<br />
<br />
3- Erkeklerin çoğu evlerinde düzensizdir. Evlerini düzene sokan kadınlar erkekler için vazgeçilmezdir.<br />
<br />
4- Bahaneye gerek duymadan sadece aklınızdan geçtiği için telefon etmeniz, kendi içlerinde itiraf edemeseler bile erkekler için etkileyicidir. Bu, onu düşündüğünüzü belli edecek özgüvene ve samimiyete sahip olduğunuz anlamına gelir.<br />
<br />
5- Kadınların yumuşak ve mis kokulu elleri erkekler için vazgeçilmezler arasındadır. Ellerinizin her zaman bakımlı ve mis kokulu olmasına dikkat edin.<br />
<br />
6- Kadınların koruyucusu gibi hissetmek erkekler için gurur verici bir davranış olduğundan, etkileyicidir.<br />
<br />
7- Bakım için tonlarca para döktüğünüzden yakınsalar bile, kadının bakımlı olması erkekleri etkileyen en önemli faktörlerin başında gelir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
8- Kadınların eşyalarına gösterdikleri özen, erkeklerin gözünde sadakat ve özveri simgesidir. İlişkinize gösterdiğiniz özveriyle ne kadar sadık ve güvenilir olduğunuzu anlamasını sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
9- Kadınların bakımlı olmalarına dikkat ettikleri kadar, sade ve doğal olmalarına da dikkat ederler. Abartılı makyajlar veya giysiler, sade ve doğal haliniz kadar onları etkilemeyecektir.<br />
<br />
10- Yaşantısının her alanında başarılı, ne istediğini bilen ve yardım sever kadınlar erkekleri cezbeder.<br />
<br />
11- Çocuklarla iyi anlaşan ve onları seven kadınlar erkekleri etkiler.<br />
<br />
12- Birçok erkek, gömleğini veya tişörtünü kadınların üzerinde görmekten çok hoşlanır.<br />
<br />
13- Bazı erkekler, kadınların tırnaklarına özenle oje sürmesinin çok estetik ve etkileyici olduğunu düşünür.<br />
<br />
14- Özel eşyalarını emanet ederek onlara duyduğu güveni belli eden kadınlar, erkekleri etkiler.<br />
<br />
15- Her ne kadar kokulu mumlardan, ambiyanstan anlamıyor gibi gözükseler de birçok erkek böyle şeyleri baştan çıkartıcı bulur.<br />
<br />
16- Bazen, erkeklerin kadınlarla kasten inatlaştıklarını unutmamak gerekir. Kimisi inatlaşan kadınları çok çekici bulurken, kimisi de çocuk gibi küsen kadınları çok şirin bulur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
17- Bacakları ve kalçayı her ne kadar çekici gösterse de çok yüksek topuklar sanıldığının aksine erkeklerin ilgisini fazla çekmiyor; özellikle de üzerlerinde durmakta zorlanıyorsanız.<br />
<br />
18- Erkeklerin kalbine giden yol, boğazlarından geçer. Özenerek hazırladığınız yemekler, onlar için vazgeçilmez olmanızı sağlayabilir.<br />
<br />
19- Eleştirmelerine rağmen kadınların duygusallıklarını yansıtabilmeleri onlar için önemlidir çünkü hiçbir erkek duygularını rahatça ifade edemez.<br />
<br />
20-Giyimlerinden, yemeklerine kadar onlara özen gösteren kadınlar erkekler için etkileyicidir. Bu, ilişkilerine ne kadar özen gösterdiklerinin bir işaretidir.<br />
<br />
21- Cinsel hayatınızda bastan çıkarıcı olsanız bile, erkeklerin aslında şehvetin habercilerinden (imalı bakışlar ve sözler gibi...) etkilendiklerini unutmayın.<br />
<br />
22- Erkeklerin zevklerine ve alışkanlıklarına anlayış gösteren kadınlar, onlar için daha vazgeçilmezdir.<br />
<br />
23- Birçok erkek, kadınları banyo yaparken izlemekten keyif aldığı gibi, onları banyo yaparken düşünmenin bile çok cezbedici olduğunu itiraf ediyor.<br />
<br />
24- Hatırlamaları için erkekleri zorlamadığınız sürece özel anlarınıza dair tarihleri es geçmemeniz onlar için etkileyicidir.<br />
<br />
25- Kadınların uzun sürede hazırlanmaları erkekler için işkencedir ancak kadınları soyunurken izlemeye bayılırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
26- Arkadaşlarının ve başkalarının yanında söylemediğiniz sürece, özel hitaplarla ona seslenmeniz erkekleri çok etkiler.<br />
<br />
27- Her ne kadar kadınların ilgi alanlarından anlamasalar da, kadınların bu konulardaki sağduyusu birçok erkek için etkileyicidir.<br />
<br />
28- İşte bir klasik: Erkeklerin çoğu ilk bakışta kadınların kalçalarından etkilenir.<br />
<br />
29- Birçok erkek romantizmi yaşarken müziğin etkileyici olduğunu düşünür.<br />
<br />
30- Bir erkek bir kadından gerçekten hoşlanıyor veya onu seviyorsa, onu uyurken izlemenin tarifsiz bir duygu olduğunu düşünür.<br />
<br />
31- Beklenmedik sürprizler erkekler için her zaman etkileyicidir.<br />
<br />
32- Evde temizlik veya yemek yaparken bile onların gözünde çekici olduğunuzu biliyor muydunuz? Sebebi gayet açık, doğal halinizlesiniz.<br />
<br />
33- Erkeklerin her söylediğini dikkatle dinleyen kadınlara bayılırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
34- Sürprizler karşısında kadınların yüzünde beliren çocuksu tebessümler ve gözlerinin parıldaması erkekler için vazgeçilmezdir.<br />
<br />
35- Onları her ortamda iyi temsil eden kadınlara daha çok bağlanıyorlar.<br />
<br />
36- Bazı erkekler kadınların onları elleriyle beslemelerinden çok hoşlanırlar, onlara göre bu yakınlığın göstergesidir.<br />
<br />
37- İhtiyaç duyduktan anlarda onları yalnız bırakmayan ve desteğini esirgemeyen kadınlar erkekler için vazgeçilmezdir.<br />
<br />
38- Onlar için özenle seçtiğiniz iç çamaşırları baştan çıkarıcıdır.<br />
<br />
39- Rahatlıkla her şeyi paylaşabildikleri, konuşabildikleri kadınları daha etkileyici bulurlar.<br />
<br />
40- Erkekler hastalıkları boyunca yanlarından ayrılmayan kadınları severler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkeklerin Sevdiği 'Kadınsal Davranışlar'<br />
<br />
Erkeklerin Sevdiği 'Kadınsal Davranışlar'<br />
<br />
<br />
1- Her ne kadar dudak parlatıcılarının yapışkanlığından şikâyet etseler de, ıslak görünümlü parlak dudaklar erkekleri cezbeder.<br />
<br />
2- Çoğu erkek kadınların çantalarında taşıdıklarıyla dalga geçse de her duruma yönelik eşya taşımaları onları çok etkiler.<br />
<br />
3- Erkeklerin çoğu evlerinde düzensizdir. Evlerini düzene sokan kadınlar erkekler için vazgeçilmezdir.<br />
<br />
4- Bahaneye gerek duymadan sadece aklınızdan geçtiği için telefon etmeniz, kendi içlerinde itiraf edemeseler bile erkekler için etkileyicidir. Bu, onu düşündüğünüzü belli edecek özgüvene ve samimiyete sahip olduğunuz anlamına gelir.<br />
<br />
5- Kadınların yumuşak ve mis kokulu elleri erkekler için vazgeçilmezler arasındadır. Ellerinizin her zaman bakımlı ve mis kokulu olmasına dikkat edin.<br />
<br />
6- Kadınların koruyucusu gibi hissetmek erkekler için gurur verici bir davranış olduğundan, etkileyicidir.<br />
<br />
7- Bakım için tonlarca para döktüğünüzden yakınsalar bile, kadının bakımlı olması erkekleri etkileyen en önemli faktörlerin başında gelir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
8- Kadınların eşyalarına gösterdikleri özen, erkeklerin gözünde sadakat ve özveri simgesidir. İlişkinize gösterdiğiniz özveriyle ne kadar sadık ve güvenilir olduğunuzu anlamasını sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
9- Kadınların bakımlı olmalarına dikkat ettikleri kadar, sade ve doğal olmalarına da dikkat ederler. Abartılı makyajlar veya giysiler, sade ve doğal haliniz kadar onları etkilemeyecektir.<br />
<br />
10- Yaşantısının her alanında başarılı, ne istediğini bilen ve yardım sever kadınlar erkekleri cezbeder.<br />
<br />
11- Çocuklarla iyi anlaşan ve onları seven kadınlar erkekleri etkiler.<br />
<br />
12- Birçok erkek, gömleğini veya tişörtünü kadınların üzerinde görmekten çok hoşlanır.<br />
<br />
13- Bazı erkekler, kadınların tırnaklarına özenle oje sürmesinin çok estetik ve etkileyici olduğunu düşünür.<br />
<br />
14- Özel eşyalarını emanet ederek onlara duyduğu güveni belli eden kadınlar, erkekleri etkiler.<br />
<br />
15- Her ne kadar kokulu mumlardan, ambiyanstan anlamıyor gibi gözükseler de birçok erkek böyle şeyleri baştan çıkartıcı bulur.<br />
<br />
16- Bazen, erkeklerin kadınlarla kasten inatlaştıklarını unutmamak gerekir. Kimisi inatlaşan kadınları çok çekici bulurken, kimisi de çocuk gibi küsen kadınları çok şirin bulur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
17- Bacakları ve kalçayı her ne kadar çekici gösterse de çok yüksek topuklar sanıldığının aksine erkeklerin ilgisini fazla çekmiyor; özellikle de üzerlerinde durmakta zorlanıyorsanız.<br />
<br />
18- Erkeklerin kalbine giden yol, boğazlarından geçer. Özenerek hazırladığınız yemekler, onlar için vazgeçilmez olmanızı sağlayabilir.<br />
<br />
19- Eleştirmelerine rağmen kadınların duygusallıklarını yansıtabilmeleri onlar için önemlidir çünkü hiçbir erkek duygularını rahatça ifade edemez.<br />
<br />
20-Giyimlerinden, yemeklerine kadar onlara özen gösteren kadınlar erkekler için etkileyicidir. Bu, ilişkilerine ne kadar özen gösterdiklerinin bir işaretidir.<br />
<br />
21- Cinsel hayatınızda bastan çıkarıcı olsanız bile, erkeklerin aslında şehvetin habercilerinden (imalı bakışlar ve sözler gibi...) etkilendiklerini unutmayın.<br />
<br />
22- Erkeklerin zevklerine ve alışkanlıklarına anlayış gösteren kadınlar, onlar için daha vazgeçilmezdir.<br />
<br />
23- Birçok erkek, kadınları banyo yaparken izlemekten keyif aldığı gibi, onları banyo yaparken düşünmenin bile çok cezbedici olduğunu itiraf ediyor.<br />
<br />
24- Hatırlamaları için erkekleri zorlamadığınız sürece özel anlarınıza dair tarihleri es geçmemeniz onlar için etkileyicidir.<br />
<br />
25- Kadınların uzun sürede hazırlanmaları erkekler için işkencedir ancak kadınları soyunurken izlemeye bayılırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
26- Arkadaşlarının ve başkalarının yanında söylemediğiniz sürece, özel hitaplarla ona seslenmeniz erkekleri çok etkiler.<br />
<br />
27- Her ne kadar kadınların ilgi alanlarından anlamasalar da, kadınların bu konulardaki sağduyusu birçok erkek için etkileyicidir.<br />
<br />
28- İşte bir klasik: Erkeklerin çoğu ilk bakışta kadınların kalçalarından etkilenir.<br />
<br />
29- Birçok erkek romantizmi yaşarken müziğin etkileyici olduğunu düşünür.<br />
<br />
30- Bir erkek bir kadından gerçekten hoşlanıyor veya onu seviyorsa, onu uyurken izlemenin tarifsiz bir duygu olduğunu düşünür.<br />
<br />
31- Beklenmedik sürprizler erkekler için her zaman etkileyicidir.<br />
<br />
32- Evde temizlik veya yemek yaparken bile onların gözünde çekici olduğunuzu biliyor muydunuz? Sebebi gayet açık, doğal halinizlesiniz.<br />
<br />
33- Erkeklerin her söylediğini dikkatle dinleyen kadınlara bayılırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
34- Sürprizler karşısında kadınların yüzünde beliren çocuksu tebessümler ve gözlerinin parıldaması erkekler için vazgeçilmezdir.<br />
<br />
35- Onları her ortamda iyi temsil eden kadınlara daha çok bağlanıyorlar.<br />
<br />
36- Bazı erkekler kadınların onları elleriyle beslemelerinden çok hoşlanırlar, onlara göre bu yakınlığın göstergesidir.<br />
<br />
37- İhtiyaç duyduktan anlarda onları yalnız bırakmayan ve desteğini esirgemeyen kadınlar erkekler için vazgeçilmezdir.<br />
<br />
38- Onlar için özenle seçtiğiniz iç çamaşırları baştan çıkarıcıdır.<br />
<br />
39- Rahatlıkla her şeyi paylaşabildikleri, konuşabildikleri kadınları daha etkileyici bulurlar.<br />
<br />
40- Erkekler hastalıkları boyunca yanlarından ayrılmayan kadınları severler.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kadın ruhundan anlayan erkeğin 7 özelliği]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-kadin-ruhundan-anlayan-erkegin-7-ozelligi.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:39:33 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-kadin-ruhundan-anlayan-erkegin-7-ozelligi.html</guid>
			<description><![CDATA[Kadın ruhundan anlayan erkeğin 7 özelliği<br />
<br />
1) ÖZEL GÜNLERİ<br />
<br />
UNUTMAZ Kadın ruhundan anlayan erkeklerin en önemli özelliği önemli özelliklerinden biri özel günleri unutmamalarıdır. Evlilik yıl dönümü, doğum günü gibi kadınlar için anlam içeren günleri unutmazlar. Bugünlerde küçük süprizlerle günü kutlayabilirler.<br />
<br />
2) GÜVEN VERİR<br />
<br />
Karşısındaki insanın ona güvenebilceğini gösterir, gereksiz şüphelere düşürmez.<br />
<br />
3) DİNLER VE ANLAMAYA ÇALIŞIR<br />
<br />
Kadınların en çok yakındığı konulardan biri erkeklerin onu dinlemediği ve anlamadığıdır. Kadın ruhundan anlayan bir erkek karşısındakinin sorunlarını dinler, onunla paylaşır ve yakınlık gösterir.<br />
<br />
4) İLTİFAT EDER<br />
<br />
Kadınlar erkeklere göre estetik daha fazla estetik kaygılara sahiptir. Bu yüzden iltifat duymak, övülmek ve güzelliğinden bahsedilmesini ister.<br />
<br />
5) ROMANTİK OLUR<br />
<br />
Sadece kavga ettikten sonra elinde çiçeklerle gelmez, günlük rutin hayatındada romantikdir.<br />
<br />
6) ZAMAN AYIRIR<br />
<br />
Kadınların en çok istediklerinden biri ilgi görmektir. Kadın ruhundan anlayan bir erkek karşısındakine zaman ayırır "Akşama maç var." gibi cümlelerden uzak durur.<br />
<br />
7) HEDİYE ALMAYI BİLİR<br />
<br />
Kadın ruhundan anlayan bir erkek ne hediye alması gerektiğini bilir, sadece hediye almak için almaz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kadın ruhundan anlayan erkeğin 7 özelliği<br />
<br />
1) ÖZEL GÜNLERİ<br />
<br />
UNUTMAZ Kadın ruhundan anlayan erkeklerin en önemli özelliği önemli özelliklerinden biri özel günleri unutmamalarıdır. Evlilik yıl dönümü, doğum günü gibi kadınlar için anlam içeren günleri unutmazlar. Bugünlerde küçük süprizlerle günü kutlayabilirler.<br />
<br />
2) GÜVEN VERİR<br />
<br />
Karşısındaki insanın ona güvenebilceğini gösterir, gereksiz şüphelere düşürmez.<br />
<br />
3) DİNLER VE ANLAMAYA ÇALIŞIR<br />
<br />
Kadınların en çok yakındığı konulardan biri erkeklerin onu dinlemediği ve anlamadığıdır. Kadın ruhundan anlayan bir erkek karşısındakinin sorunlarını dinler, onunla paylaşır ve yakınlık gösterir.<br />
<br />
4) İLTİFAT EDER<br />
<br />
Kadınlar erkeklere göre estetik daha fazla estetik kaygılara sahiptir. Bu yüzden iltifat duymak, övülmek ve güzelliğinden bahsedilmesini ister.<br />
<br />
5) ROMANTİK OLUR<br />
<br />
Sadece kavga ettikten sonra elinde çiçeklerle gelmez, günlük rutin hayatındada romantikdir.<br />
<br />
6) ZAMAN AYIRIR<br />
<br />
Kadınların en çok istediklerinden biri ilgi görmektir. Kadın ruhundan anlayan bir erkek karşısındakine zaman ayırır "Akşama maç var." gibi cümlelerden uzak durur.<br />
<br />
7) HEDİYE ALMAYI BİLİR<br />
<br />
Kadın ruhundan anlayan bir erkek ne hediye alması gerektiğini bilir, sadece hediye almak için almaz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkekler anlattı, biz yazdık; ideal kadının 10 özelliği]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-erkekler-anlatti-biz-yazdik-ideal-kadinin-10-ozelligi.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:38:41 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-erkekler-anlatti-biz-yazdik-ideal-kadinin-10-ozelligi.html</guid>
			<description><![CDATA[Erkekler anlattı, biz yazdık; ideal kadının 10 özelliği<br />
<br />
Güzellik algısı gün geçmiyor ki, kabuk değiştirmesin.Sanılanın aksine tek tip bir kusursuz kadın imgesi yok. Her erkek, kendi iç dünyasında farklı bir ideal kadın algısı oluşturmuş. Elbette her erkek için “güzel kadın” tanımı farklıdır. Ancak bu tanımda, ideal kadın algısı için birçok erkeğin hemfikir olduğu özellikler de var. Hiç üşenmedim, birbiri ile farklı meslek gruplarından 10 erkeği karşıma alıp tek tek sordum. İşte 2016 yılında, erkeklerin zihnindeki ideal kadın algısını tarif eden 10 özellik.<br />
<br />
1-ERKEKLER GÜLÜMSEYEN KADIN İSTİYOR<br />
<br />
Kadın dünyasında cool görünmenin daha çekici olduğuna dair bir inanış var. Oysa ki erkekler, kesinlikle gülümseyen kadınları daha sempatik ve çekici buluyor. Özellikle sık sık depresyona giren, melankolik ve olayları dramatize eden ruh hallerinin erkekleri sizden kaçıracağını önemle hatırlatırız. Gülümsemek ve mutlu olmak kendini sevmekle başlıyor. Birçok erkeğin mutlu kadınlarla birlikte olmasının altında yatan neden; özgüvene olan hayranlık ve kadının sahip olduğu mutluluk ve pozitif enerjiden bir nebze olsun faydalanabilmek.<br />
<br />
2-ZAYIFLIK SANILDIĞI KADAR ÇEKİCİ DEĞİL<br />
<br />
Kadınların ömrü diyet ve spor arasında mekik dokumakla geçe dursun, birçok erkek 90-60-90 gibi kusursuz bir vücut yerine, daha kıvrımlı bir bedenin çok daha seksi olduğunu düşünüyor. Elbette kıvrımlı vücut ayrımını yapabilmek çok önemli. Üst koldan sarkan yağları, fırlamış bir göbeği ve orantısızca büyük bir popoyu kast etmiyoruz. Bizim kast ettiğimiz Scarlet Johansson tarzı balık etli bir vücut. İlle de 36 beden olmak için çabalamanıza gerek yok. İnce ve kaslı bacaklar, minicik bir popo yerine daha yuvarlak hatlarınızla gönül rahatlığı ile salınabilirsiniz. Tabi tek bir şartla; o şahane özgüveniniz hep sizinle olmalı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
3-KOKUNUZ İMZANIZ GİBİ<br />
<br />
Ajda Pekkan ve Kenan Doğulu boşuna mı söylediler o şarkıyı? “Kalabalık içinden nefis kokun gelir, seni gören yıldızlar anlar ışık nedir” Gerçekten de kullandığınız parfüm şarkılara konu olacak kadar önemli. Bazen sevdiğiniz adamın tarzına uygun bir koku seçersiniz, bazen de sizin kokunuz karşınızdaki adamın en beğendiği koku oluverir. Ama siz siz olun, sık sık parfüm değiştirmekten vaz geçin. Erkekleri hem psikolojik, hem de fiziksel olarak aynı anda uyaran duyulardan birisi de koku alma. Yani eğer onda kimlikleşmiş bir kokunuz varsa, bu fark edilme ve akılda kalma yüzdesini arttırıyor. Erkekler çoğunlukla şekerli ve floral kokular yerine biraz baharatlı, fresh, pudra ya da belirgin notalar içeren baştan çıkarıcı kokuları daha seksi buluyor. Bu yüzden de ideal kadının özelliklerine imza gibi kişisel bir iz bırakan koku maddesini ekliyorlar.<br />
<br />
4-ERKEĞİN KALBİNE GİDEN YOL, BİR ŞEKİLDE MUTLAKA MİDEDEN GEÇİYOR<br />
<br />
Hiçbir erkek yoktur ki, yemeğe kayıtsız kalmasın. Bu yüzden erkekler ideal kadın özelliklerine mutlaka iyi yemek yapmasını, ya da en azından iyi yemekten anlamasını bekliyorlar. Elbette ki her akşam portakallı ördek pişirmeniz gerekmiyor ama kaşarlı tost yiyerek ömür geçmeyeceğini de bilmeniz gerekir.<br />
<br />
5-ÖZGÜVEN ÖNEMLİ!<br />
<br />
Bir kadın olarak en önemli aksesuarınız özgüven. Bu erkeklerin dünyasında da değişmiyor. Ne kadar kusursuz fiziğe ve dış güzelliğe sahip olursanız olun, eğer silik ve güvensiz bir kadınsanız erkeklerin gözündeki ideal kadın tanımına yerleşemiyorsunuz. Erkeklerin büyük bir kısmı kadınlar üzerinde güç ve hakimiyet kurmak istiyor evet, ama karşılarında da sağlam duruşu olan ve kendini iyi ifade eden bir kadının olmasını istiyor. Bu yüzden sahip olduğunuz özgüven her zaman fiziksel özelliklerinizin önüne geçiyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
6-FEMİNEN DETAYLAR<br />
<br />
Birçok erkek feminen görüntüsünden taviz vermeyen, kadınsılığını spor ayakkabı giyerken bile yansıtabilen kadınları, ideal kadın tanımında üst sıralara taşıyor. Elbette haftanın her günü yüksek topuklu ayakkabılar, jartiyer ve kırmızı rujla gezinmek mümkün değil. Ancak erkeklerin ideal kadın algısında yüksek bir feminen çizgi var. Bu kimi zaman konuşmanızda, kimi zaman dokunuşunuzda bile olsa, tarzınızın içinde mutlaka feminenlik olması önemli. Bakımlı saçlar, ojeli tırnaklar, g-string, dar ve seksi jean pantolonlar, uyurken bile hafif silik göz makyajı hatta spor yaparken giydiğiniz tayt bile bu feminen detayların bir parçası olabilir. Ona erkek olanın kim olduğunu hissettirmek gerekiyor.<br />
<br />
7-CİNSELLİKTE TABULAR YIKILMALI<br />
<br />
Hiç kuşkusuz erkek ve kadın dünyasında cinsellik çok farklı algılanıyor. Erkeklerin bir çoğunun yaşadığı fastfood tarzındaki fastseks’e karşın, kadınlar cinselliğe daha duygusal yaklaştığı için hem fiziksel hem de psikolojik bir doyum alıyor. Erkeklere göre kadınların yatakta istedikleri gibi davranmamaları için hiçbir neden yok. Çekinceleri bir kenara bırakın. Söz konusu cinsellik olduğunda, erkeklerin ideal kadın tanımına “yatakta olmak istediği gibi olan” kadınlar giriyor. İstediğiniz gibi giyinmeli, istediğiniz gibi davranmalı ve içinizden ve kalbinizden geçen şeyleri söylemelisiniz.<br />
<br />
8-KISKANMAMAK ELDE Mİ?<br />
<br />
Konu kıskançlığa gelince, birçok erkek kıskanmayan ve kendisini kontrol etmeyen bir kadını hayal ediyor. Bu durumda ortaya çıkması muhtemel 2 durum var. Ya birlikte olduğunuz kadının size sonsuz bir güveni olması lazım, ya da siz iplerin sıkı olmasını sevmediğiniz için karşı tarafın aşırı rahat olması. Kıskanmayan bir kadın olmaz. Ancak sağlıklı bir ilişki ve birliktelik için erkeklerin aşırı baskı istemedikleri ortada. Kıskançlığın sonu şüpheyi, şüphenin sonu da güvensizliği doğurduğu için erkekler en baştan kıskanç kadından kaçıyor. Siz en iyisi onu kıskandığınızı küçük ve rahatsız etmeyen tavırlarla belli edin ve yersiz tartışmalara zemin hazırlamayın.<br />
<br />
<br />
9-SAHİPLENEN KADINLAR BİR ADIM ÖNDE<br />
<br />
Sahiplenici tavır derken onu annesi gibi sahiplenerek bir ömür mutlu yaşayacağınızı düşünmeyin sakın. Fakat kadın gibi sahiplenerek bazı durumlarda ipleri eline alan kadınlar, erkekler tarafından artı puan kazanıyor. Karşınızdaki erkeği iyisi ve kötüsüyle sahiplenin, değiştirmeye çalışmayın. Onu değiştirmeye çalıştığınızda agresifleşecek ve size karşı koyacaktır. Değiştirmek yerine ılımlı bir orta yol bulun. Hayatındaki küçük detayları bilin ve yaşamını kolaylaştırabilecek şeyleri planlayın. İlişkilerde her ne kadar sahiplenici algısı erkekler üzerinde yoğunlaşmış olsa da, erkekler de birlikte oldukları kadın tarafından sahiplenilmek istiyor.<br />
<br />
10-İDEAL KADIN = KUSURSUZ TAMAMLAYICI<br />
<br />
Erkeklerin “İdeal Kadın” tanımındaki maddelerden en çok dikkat çeken detay ise kusursuz bir tamamlayıcı olmaları. Erkek birlikte olduğu kadınla kusursuz bir tamamlayış istiyor. Yani dışarıda iyi bir resim oluşturmak, baş başa kalındığında saatlerce konuşabilmek, yatakta zirveye çıkan bir tensel uyum, aile ilişkilerinde ortak bir bakış açısı ve sosyal hayatın iyi bir eşlikçisi olabilmek ideal kadın tanımının en önemli ayağı. Sadece cinsel bir uyum yeterli değil. Aynı şekilde cinselliğin olmadığı fakat diğer her şeyin mükemmel olduğu bir ilişki de bir gün bitmeye mahkum. Erkeklerin ideal kadın tanımlarında cinsellikten sosyal hayata, iş çevresinden aile ortamına kadar her konuda uyum gösteren kadınlar listenin zirvesini zorluyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkekler anlattı, biz yazdık; ideal kadının 10 özelliği<br />
<br />
Güzellik algısı gün geçmiyor ki, kabuk değiştirmesin.Sanılanın aksine tek tip bir kusursuz kadın imgesi yok. Her erkek, kendi iç dünyasında farklı bir ideal kadın algısı oluşturmuş. Elbette her erkek için “güzel kadın” tanımı farklıdır. Ancak bu tanımda, ideal kadın algısı için birçok erkeğin hemfikir olduğu özellikler de var. Hiç üşenmedim, birbiri ile farklı meslek gruplarından 10 erkeği karşıma alıp tek tek sordum. İşte 2016 yılında, erkeklerin zihnindeki ideal kadın algısını tarif eden 10 özellik.<br />
<br />
1-ERKEKLER GÜLÜMSEYEN KADIN İSTİYOR<br />
<br />
Kadın dünyasında cool görünmenin daha çekici olduğuna dair bir inanış var. Oysa ki erkekler, kesinlikle gülümseyen kadınları daha sempatik ve çekici buluyor. Özellikle sık sık depresyona giren, melankolik ve olayları dramatize eden ruh hallerinin erkekleri sizden kaçıracağını önemle hatırlatırız. Gülümsemek ve mutlu olmak kendini sevmekle başlıyor. Birçok erkeğin mutlu kadınlarla birlikte olmasının altında yatan neden; özgüvene olan hayranlık ve kadının sahip olduğu mutluluk ve pozitif enerjiden bir nebze olsun faydalanabilmek.<br />
<br />
2-ZAYIFLIK SANILDIĞI KADAR ÇEKİCİ DEĞİL<br />
<br />
Kadınların ömrü diyet ve spor arasında mekik dokumakla geçe dursun, birçok erkek 90-60-90 gibi kusursuz bir vücut yerine, daha kıvrımlı bir bedenin çok daha seksi olduğunu düşünüyor. Elbette kıvrımlı vücut ayrımını yapabilmek çok önemli. Üst koldan sarkan yağları, fırlamış bir göbeği ve orantısızca büyük bir popoyu kast etmiyoruz. Bizim kast ettiğimiz Scarlet Johansson tarzı balık etli bir vücut. İlle de 36 beden olmak için çabalamanıza gerek yok. İnce ve kaslı bacaklar, minicik bir popo yerine daha yuvarlak hatlarınızla gönül rahatlığı ile salınabilirsiniz. Tabi tek bir şartla; o şahane özgüveniniz hep sizinle olmalı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
3-KOKUNUZ İMZANIZ GİBİ<br />
<br />
Ajda Pekkan ve Kenan Doğulu boşuna mı söylediler o şarkıyı? “Kalabalık içinden nefis kokun gelir, seni gören yıldızlar anlar ışık nedir” Gerçekten de kullandığınız parfüm şarkılara konu olacak kadar önemli. Bazen sevdiğiniz adamın tarzına uygun bir koku seçersiniz, bazen de sizin kokunuz karşınızdaki adamın en beğendiği koku oluverir. Ama siz siz olun, sık sık parfüm değiştirmekten vaz geçin. Erkekleri hem psikolojik, hem de fiziksel olarak aynı anda uyaran duyulardan birisi de koku alma. Yani eğer onda kimlikleşmiş bir kokunuz varsa, bu fark edilme ve akılda kalma yüzdesini arttırıyor. Erkekler çoğunlukla şekerli ve floral kokular yerine biraz baharatlı, fresh, pudra ya da belirgin notalar içeren baştan çıkarıcı kokuları daha seksi buluyor. Bu yüzden de ideal kadının özelliklerine imza gibi kişisel bir iz bırakan koku maddesini ekliyorlar.<br />
<br />
4-ERKEĞİN KALBİNE GİDEN YOL, BİR ŞEKİLDE MUTLAKA MİDEDEN GEÇİYOR<br />
<br />
Hiçbir erkek yoktur ki, yemeğe kayıtsız kalmasın. Bu yüzden erkekler ideal kadın özelliklerine mutlaka iyi yemek yapmasını, ya da en azından iyi yemekten anlamasını bekliyorlar. Elbette ki her akşam portakallı ördek pişirmeniz gerekmiyor ama kaşarlı tost yiyerek ömür geçmeyeceğini de bilmeniz gerekir.<br />
<br />
5-ÖZGÜVEN ÖNEMLİ!<br />
<br />
Bir kadın olarak en önemli aksesuarınız özgüven. Bu erkeklerin dünyasında da değişmiyor. Ne kadar kusursuz fiziğe ve dış güzelliğe sahip olursanız olun, eğer silik ve güvensiz bir kadınsanız erkeklerin gözündeki ideal kadın tanımına yerleşemiyorsunuz. Erkeklerin büyük bir kısmı kadınlar üzerinde güç ve hakimiyet kurmak istiyor evet, ama karşılarında da sağlam duruşu olan ve kendini iyi ifade eden bir kadının olmasını istiyor. Bu yüzden sahip olduğunuz özgüven her zaman fiziksel özelliklerinizin önüne geçiyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
6-FEMİNEN DETAYLAR<br />
<br />
Birçok erkek feminen görüntüsünden taviz vermeyen, kadınsılığını spor ayakkabı giyerken bile yansıtabilen kadınları, ideal kadın tanımında üst sıralara taşıyor. Elbette haftanın her günü yüksek topuklu ayakkabılar, jartiyer ve kırmızı rujla gezinmek mümkün değil. Ancak erkeklerin ideal kadın algısında yüksek bir feminen çizgi var. Bu kimi zaman konuşmanızda, kimi zaman dokunuşunuzda bile olsa, tarzınızın içinde mutlaka feminenlik olması önemli. Bakımlı saçlar, ojeli tırnaklar, g-string, dar ve seksi jean pantolonlar, uyurken bile hafif silik göz makyajı hatta spor yaparken giydiğiniz tayt bile bu feminen detayların bir parçası olabilir. Ona erkek olanın kim olduğunu hissettirmek gerekiyor.<br />
<br />
7-CİNSELLİKTE TABULAR YIKILMALI<br />
<br />
Hiç kuşkusuz erkek ve kadın dünyasında cinsellik çok farklı algılanıyor. Erkeklerin bir çoğunun yaşadığı fastfood tarzındaki fastseks’e karşın, kadınlar cinselliğe daha duygusal yaklaştığı için hem fiziksel hem de psikolojik bir doyum alıyor. Erkeklere göre kadınların yatakta istedikleri gibi davranmamaları için hiçbir neden yok. Çekinceleri bir kenara bırakın. Söz konusu cinsellik olduğunda, erkeklerin ideal kadın tanımına “yatakta olmak istediği gibi olan” kadınlar giriyor. İstediğiniz gibi giyinmeli, istediğiniz gibi davranmalı ve içinizden ve kalbinizden geçen şeyleri söylemelisiniz.<br />
<br />
8-KISKANMAMAK ELDE Mİ?<br />
<br />
Konu kıskançlığa gelince, birçok erkek kıskanmayan ve kendisini kontrol etmeyen bir kadını hayal ediyor. Bu durumda ortaya çıkması muhtemel 2 durum var. Ya birlikte olduğunuz kadının size sonsuz bir güveni olması lazım, ya da siz iplerin sıkı olmasını sevmediğiniz için karşı tarafın aşırı rahat olması. Kıskanmayan bir kadın olmaz. Ancak sağlıklı bir ilişki ve birliktelik için erkeklerin aşırı baskı istemedikleri ortada. Kıskançlığın sonu şüpheyi, şüphenin sonu da güvensizliği doğurduğu için erkekler en baştan kıskanç kadından kaçıyor. Siz en iyisi onu kıskandığınızı küçük ve rahatsız etmeyen tavırlarla belli edin ve yersiz tartışmalara zemin hazırlamayın.<br />
<br />
<br />
9-SAHİPLENEN KADINLAR BİR ADIM ÖNDE<br />
<br />
Sahiplenici tavır derken onu annesi gibi sahiplenerek bir ömür mutlu yaşayacağınızı düşünmeyin sakın. Fakat kadın gibi sahiplenerek bazı durumlarda ipleri eline alan kadınlar, erkekler tarafından artı puan kazanıyor. Karşınızdaki erkeği iyisi ve kötüsüyle sahiplenin, değiştirmeye çalışmayın. Onu değiştirmeye çalıştığınızda agresifleşecek ve size karşı koyacaktır. Değiştirmek yerine ılımlı bir orta yol bulun. Hayatındaki küçük detayları bilin ve yaşamını kolaylaştırabilecek şeyleri planlayın. İlişkilerde her ne kadar sahiplenici algısı erkekler üzerinde yoğunlaşmış olsa da, erkekler de birlikte oldukları kadın tarafından sahiplenilmek istiyor.<br />
<br />
10-İDEAL KADIN = KUSURSUZ TAMAMLAYICI<br />
<br />
Erkeklerin “İdeal Kadın” tanımındaki maddelerden en çok dikkat çeken detay ise kusursuz bir tamamlayıcı olmaları. Erkek birlikte olduğu kadınla kusursuz bir tamamlayış istiyor. Yani dışarıda iyi bir resim oluşturmak, baş başa kalındığında saatlerce konuşabilmek, yatakta zirveye çıkan bir tensel uyum, aile ilişkilerinde ortak bir bakış açısı ve sosyal hayatın iyi bir eşlikçisi olabilmek ideal kadın tanımının en önemli ayağı. Sadece cinsel bir uyum yeterli değil. Aynı şekilde cinselliğin olmadığı fakat diğer her şeyin mükemmel olduğu bir ilişki de bir gün bitmeye mahkum. Erkeklerin ideal kadın tanımlarında cinsellikten sosyal hayata, iş çevresinden aile ortamına kadar her konuda uyum gösteren kadınlar listenin zirvesini zorluyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İyi Baba Olmanın 11 Yolu]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-iyi-baba-olmanin-11-yolu.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:37:10 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-iyi-baba-olmanin-11-yolu.html</guid>
			<description><![CDATA[İyi Baba Olmanın 11 Yolu<br />
<br />
Nasıl İyi Bir Baba Olabilirsiniz?<br />
<br />
1. Çocuğunuzu Dinleyin ve Anlayın<br />
<br />
Sağlıklı bir baba-çocuk ilişkisi için babanın çocuğu saygıyla dinlemesi, anlamaya çalışması ve onunla ilgilenmesi çok önemlidir.<br />
<br />
2. Bırakın Çocuğunuz Ruhsal Açıdan Büyüsün<br />
<br />
İleriki yıllarda problem yaşamamaları için gerektiğinde sorumluluk vermelisiniz. Bir işin sorumluluğunu aldıklarında da çocuğu takdir etmelidir. Sorumluluk verirken olası sonuçlarını anlatmalı, bunları yerine getirdiği takdirde de isteklerine izin vermelidir.<br />
<br />
3. Sizden Korkmasın<br />
<br />
Korkuya dayalı bir ilişki kurmamalıdır. Bu durumda çocuklarda yalan söyleme davranışında ciddi artışlar olacaktır. Çocuk yanlış bir şey yaptığında, bunun yanlış olduğunu bildiği için çekinmelidir, sizden korktuğu için değil .<br />
<br />
4. Asla Şiddet Kullanmayın<br />
<br />
Dayak, küfür, hakaret gibi fiziksel ve duygusal şiddetten kaçınmalıdır. Aksi halde çocuğunuzun olumsuz davranışları giderek artar ve sonunda kontrol edilemez bir hale gelir.<br />
<br />
5. Kurallarınız Tutarlı Olsun<br />
<br />
Kurallarınızdan hiçbir koşulda vazgeçmemelisiniz, bugün hayır dediğiniz şey yarın evet olmamamlı. Özellikle küçük yaştaki çocukların sınırlarını bilmeleri için yönlendirilmeye ve tutarlı kurallara ihtiyaçları vardır.<br />
<br />
6. Her İstediğini Yapmayın<br />
<br />
Çocuğun her istediği yapılmamalıdır. Her istediği yapılan çocuk doyumsuzlaşır ve zaman içinde hiçbir şeyden memnun olmamaya başlar.<br />
<br />
7. Sorumluluğu Paylaşın<br />
<br />
Çocukların sorumluluklarını tek başınıza üstlenmeyin, anneyle de paylaşın.<br />
<br />
8. Çocuğunuzla Kaliteli Zaman Geçirin<br />
<br />
Baba da çocuklarıyla özellikle de erkek çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmelidir, bu cinsel kimlik oluşumu açısından çok önemlidir. Bu kız çocuklarıyla ilgilenmeyecek anlamına gelmez, sadece bir babanın kızıyla geçireceği vakit daha farklıdır diyebiliriz. Sonuç olarak kız çocuklarla ayrı, erkek çocuklarıyla ayrı zaman geçirmelidir.<br />
<br />
9. Çocuğunuzla Arkadaş Olmayın<br />
<br />
Yanlış anlaşılmasın, çocuğunuzla tabii ki oyunlar oynayacaksınız, bazen siz de çocuklaşacaksınız. Ancak bu onun arkadaşı olduğunuz anlamına gelmemeli, aradaki farkı çok iyi değerlendirmek gerekir. Samimi-sıcak olmalı, anacak aradaki mesafeyi hep korumalısınız. Çünkü çocuk, cinsiyet, yaş ayırt etmeksizin bir babaya ihtiyaç duyar.<br />
<br />
10. Çocuklarınızı Birbiriyle Karşılaştırmayın<br />
<br />
Çocuğun gelişimine katkıda bulunmak için, onlardaki farklı yönlerinin farkında olup, geliştirmeleri için destek verin, ancak asla birbirleriyle karşılaştırmayın. “Bak kardeşine, bak abine” gibi sözler yaralayıcı olabildiği gibi, hiçbir işe de yaramaz.<br />
<br />
11. Çocuğunuzla İnatlaşmayın<br />
<br />
Özellikle 2 yaş döneminde öfke çocukların kontrol edebileceği düzeyde değildir. 2 yaşa kadar dikkatini başka yöne çekmek en doğru yöntemdir. Daha sonraki yıllarda, inatlaşmalarda çocuk kendini ispat etmek için yanlış davranışlar içerisine girebilir. (evden kaçma, okula gitmeme, madde kullanımı vs.) o zaman da hep anlayışlı olmak, olumsuz davranışın sebebine odaklanarak çözmek gerekir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İyi Baba Olmanın 11 Yolu<br />
<br />
Nasıl İyi Bir Baba Olabilirsiniz?<br />
<br />
1. Çocuğunuzu Dinleyin ve Anlayın<br />
<br />
Sağlıklı bir baba-çocuk ilişkisi için babanın çocuğu saygıyla dinlemesi, anlamaya çalışması ve onunla ilgilenmesi çok önemlidir.<br />
<br />
2. Bırakın Çocuğunuz Ruhsal Açıdan Büyüsün<br />
<br />
İleriki yıllarda problem yaşamamaları için gerektiğinde sorumluluk vermelisiniz. Bir işin sorumluluğunu aldıklarında da çocuğu takdir etmelidir. Sorumluluk verirken olası sonuçlarını anlatmalı, bunları yerine getirdiği takdirde de isteklerine izin vermelidir.<br />
<br />
3. Sizden Korkmasın<br />
<br />
Korkuya dayalı bir ilişki kurmamalıdır. Bu durumda çocuklarda yalan söyleme davranışında ciddi artışlar olacaktır. Çocuk yanlış bir şey yaptığında, bunun yanlış olduğunu bildiği için çekinmelidir, sizden korktuğu için değil .<br />
<br />
4. Asla Şiddet Kullanmayın<br />
<br />
Dayak, küfür, hakaret gibi fiziksel ve duygusal şiddetten kaçınmalıdır. Aksi halde çocuğunuzun olumsuz davranışları giderek artar ve sonunda kontrol edilemez bir hale gelir.<br />
<br />
5. Kurallarınız Tutarlı Olsun<br />
<br />
Kurallarınızdan hiçbir koşulda vazgeçmemelisiniz, bugün hayır dediğiniz şey yarın evet olmamamlı. Özellikle küçük yaştaki çocukların sınırlarını bilmeleri için yönlendirilmeye ve tutarlı kurallara ihtiyaçları vardır.<br />
<br />
6. Her İstediğini Yapmayın<br />
<br />
Çocuğun her istediği yapılmamalıdır. Her istediği yapılan çocuk doyumsuzlaşır ve zaman içinde hiçbir şeyden memnun olmamaya başlar.<br />
<br />
7. Sorumluluğu Paylaşın<br />
<br />
Çocukların sorumluluklarını tek başınıza üstlenmeyin, anneyle de paylaşın.<br />
<br />
8. Çocuğunuzla Kaliteli Zaman Geçirin<br />
<br />
Baba da çocuklarıyla özellikle de erkek çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmelidir, bu cinsel kimlik oluşumu açısından çok önemlidir. Bu kız çocuklarıyla ilgilenmeyecek anlamına gelmez, sadece bir babanın kızıyla geçireceği vakit daha farklıdır diyebiliriz. Sonuç olarak kız çocuklarla ayrı, erkek çocuklarıyla ayrı zaman geçirmelidir.<br />
<br />
9. Çocuğunuzla Arkadaş Olmayın<br />
<br />
Yanlış anlaşılmasın, çocuğunuzla tabii ki oyunlar oynayacaksınız, bazen siz de çocuklaşacaksınız. Ancak bu onun arkadaşı olduğunuz anlamına gelmemeli, aradaki farkı çok iyi değerlendirmek gerekir. Samimi-sıcak olmalı, anacak aradaki mesafeyi hep korumalısınız. Çünkü çocuk, cinsiyet, yaş ayırt etmeksizin bir babaya ihtiyaç duyar.<br />
<br />
10. Çocuklarınızı Birbiriyle Karşılaştırmayın<br />
<br />
Çocuğun gelişimine katkıda bulunmak için, onlardaki farklı yönlerinin farkında olup, geliştirmeleri için destek verin, ancak asla birbirleriyle karşılaştırmayın. “Bak kardeşine, bak abine” gibi sözler yaralayıcı olabildiği gibi, hiçbir işe de yaramaz.<br />
<br />
11. Çocuğunuzla İnatlaşmayın<br />
<br />
Özellikle 2 yaş döneminde öfke çocukların kontrol edebileceği düzeyde değildir. 2 yaşa kadar dikkatini başka yöne çekmek en doğru yöntemdir. Daha sonraki yıllarda, inatlaşmalarda çocuk kendini ispat etmek için yanlış davranışlar içerisine girebilir. (evden kaçma, okula gitmeme, madde kullanımı vs.) o zaman da hep anlayışlı olmak, olumsuz davranışın sebebine odaklanarak çözmek gerekir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bir Erkeğin Seçeneği Değil Önceliği Olmanın 6 Yolu]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-bir-erkegin-secenegi-degil-onceligi-olmanin-6-yolu.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:36:31 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-bir-erkegin-secenegi-degil-onceligi-olmanin-6-yolu.html</guid>
			<description><![CDATA[Bir Erkeğin Seçeneği Değil Önceliği Olmanın 6 Yolu<br />
<br />
Herkese merhaba, öyle bir dönem yaşıyoruz ki herkes sınırsız alternatifi olduğunu düşünüyor. Sosyal medya ile büyük bir hızla binlerce insana ulaşabiliyor olmak, belki büyük bir gelişme ancak ilişkilere ve evliliğe olumlu katkılarını olduğunu söylemek neredeyse imkansız.<br />
İşte bu sebeple; çok sayıda seçenekleri olduğunu düşünen insanlar, ciddi ilişki yaşayabilecekleri birisiyle karşılaştıklarında bunun değerini fark etmeden ellerindeki fırsatı kaçırıyorlar.<br />
<br />
Öncelik olmak için yapmanız gerekenleri size aşağıda maddeler halinde aktarıyorum:<br />
<br />
1) Sen diyalog başlatma; ona yokluğunu hissettir. Yeni tanıştığınız bir adam var ve ona sürekli mesaj atarak kendinize bağlamaya çalışıyorsunuz; son derece sakıncalı bir yöntem olduğunu söylememe gerek var mı? Önemli olan ona sürekli mesaj atmak değil, o size mesaj attığında ilgisini çekecek cevaplar vermek ve gizemli kadın imajını onun gözünde yaratabilmek. “Ben bu adamdan çok hoşlandım, onu kaçırmamam lazım!” diyerek sürekli mesaj atan kadınların başarılı olduklarına pek şahit olmadım; tam tersine “adama hiç ihtiyacı yokmuş gibi davranan” kadınlar daha başarılı oluyorlar. Soğuk veya ilgisiz davranın demiyorum, sadece o mesaj atmadıkça adım atmayın diyorum. Bu durumda erkek sizi merak edebilir ve özellikle de her zaman değindiğim üzere, “cepte olmadığını” görür. Sürekli diyalog başlatan ve yoklayan kadın erkeğin gözünde “cepte olan” kadındır. O yazdığında yaz ve sıcak davran, yazmıyorsa sessiz kal. Sabır meselesi. Zor olduğunu biliyorum. Dokuz yıldır kadınlarla bireysel çalışmalar yapıyorum ve bu konuda ne kadar zorlandığınızı gayet iyi biliyorum.<br />
<br />
2) “Müsait değilim papatyam” demeyi öğren. Papatyam tabiri artık benimle özdeşleşmiş bir hitap, kanalımda hep kullanıyorum ve kadınlar bu tabire keyifle gülüyorlar, dolayısıyla adama elbette böyle hitap etmek zorunda değilsiniz. Şaka bir yana, önemli olan her zaman müsait olmamanızdır. Mesela arayıp sormayan bir adam, Çarşamba akşamı iş çıkışında “haydi görüşelim” dedi ve siz de hemen “tamam ben hazırım!” diye cevap verdiniz; çok büyük bir hata yaptınız! Müsait olsanız bile aslında müsait olmayın. Bu adam kaç gündür nerede? Aniden ortaya çıkıp sana ıslık çaldığında gitmek zorunda değilsin. Tam tersine, seni önceden araması gerektiğini, tabiri caizse randevu alması gerektiğini görsün, acele etme ve ona başka işlerin olduğunu söyle. Senin, onun dışında gelişen bir hayatın olduğunu bilsin. Aksi halde kendini Brad Pitt falan zannediyor ve sonra bana başvurduğunuzda ben de birtakım taktiklerle bu adamların havasını indirmeye çalışıyorum. Biraz da beni düşünün ne olur!<br />
<br />
3) Gizemli ol, her şeyini anlatma. Biz erkekler biliriz ki kadınlar konuşmayı ve anlatmayı severler. Dün akşam yaptıkları makarnayı saatlerce anlatabilirler. Kadının yapısında bilgi paylaşımı ve dolayısıyla muazzam network faaliyetleri vardır. Ancak, yeni tanıştığınız bir adama teyzenizin evindeki vazoyu veya yazlıktaki televizyonu anlatmanıza gerek yok. Neden mi? Çünkü erkeği size doğru çeken husus, sizi gizemli bulmasıdır. Eğer sizi gizemli bulmuyorsa ve sizinle ilgili her şeyi açıkça biliyorsa bu durumda sizden yavaş adımlarla uzaklaşmasına şaşırmayın. Onun gözünde hala gizemini koruyan bir başka kadına doğru yönelirken sizi artık “seçenekler” listesine almış olacaktır. Hayatınızda gizemli noktalar kalsın, her şeyi ona anlatmayın.<br />
<br />
4) Onun ayağına gitme. Bak bu nokta oldukça enteresan. Arıyor ve sana “bana gel” diyor, sen hemen tıpış tıpış gidiyorsun. “Şuraya gel” diyor, gidiyorsun; “buraya gel” gidiyorsun. Adam sürekli koordinat veriyor ve sen haritadan açıp ayağına gidiyorsun. Adam açısından hiçbir anlamı yoktur zira böyle bir kadın erkeğe çekici gelmez. Şunu yapmanızı öneriyorum: “canım ben çok geldim, biraz da sana bana doğru gel, ya da orta noktada buluşalım!” Bir tarzınız olduğunu görsün; çünkü bir tarzı olan kadının önünde ekmek kuyruğu birikecektir, erkekler tarzı olan kadınlara bayılırlar.<br />
<br />
5) Tüm dikkatini ona verme, önce sen varsın. Uzun süreli yalnızlıktan sonra karşısına çıkan erkeğe bayılan ve yalnızlık süresince içinde biriken yoğun sevme ve sevilme ihtiyacını adama aktarmaya çalışan kadınlar her zaman kaybettiklerini gördüm. Bu kadınlar maalesef verdikleri ilgi ve sevginin karşılığını alamazlar ve bana sorarlar: “Ben her şeyi doğru yapmama rağmen neden ilişkilerimde adamlar benden kaçıyorlar?” Cevabı gayet basit: Erkeklerin aradıkları bu değildir. Erkek, avcı ruha sahiptir ve her ne kadar yanında onu seven ve yeri geldiğinde ilgi gösteren bir kadın istese de tüm hayatını kendine adamış bir kadın bir süre sonra erkeği sıkmaya başlar zira erkek ruhundaki avcıya hitap etmez. Bunun yolu kendi özel alanınız korumanızdır. Asla arkadaşlarınızdan uzaklaşmayın ve kendinize ait faaliyetler bulun, hobilerinizi yapın ve asla ona bağımlı olmayın. Bağımlısı olduğunuz adamın seçeneği olursunuz. Maalesef.<br />
<br />
6) Son madde şu şekilde: Her an gidebileceğini ona göster; özgür ruhunu hissettir. Bunu nasıl uygularsın? Bir adama ne yaparsa yapsın katlanmak ve onu kaybetmemek için sürekli alttan almak elbette yapılabilecek en büyük hatadır. Maalesef ülkemizde buna maddi anlamda mecbur olan kadın sayısı oldukça fazla; elbette onları da anlıyorum. Gidecek başka bir yeri olmayan kadınlar maalesef kötü davranışları alttan almak zorunda kalıyorlar. Güçlü toplumlar güçlü kadınlar üzerine kuruludur; zaten modern toplumların hepsinde devlet kadına muazzam ölçülerde sahip çıkar, yaratıcılık ve üretkenlik sadece kadınlar ile mümkündür.<br />
<br />
Bir ilişkidesiniz ve erkek arkadaşınıza kırmızı çizgilerinizi söylediniz. En baştan hoşlanmadığınız davranışları ona ilettiniz ancak bunlara kesinlikle saygı göstermiyor ve size kötü davranıyor. Arkanıza bakmadan uzaklaşın, bu konuda tereddüt etmeyin; çünkü en başta size kötü davranan bir adamın sonradan güzel davranmaya başlaması neredeyse imkansızdır. “Bu kadın beni anında bırakabiliyor, bana bağımlı değil” diyen bir erkeğin size bakış açısı çok farklı olacaktır. İşte o zaman öncelik olursunuz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bir Erkeğin Seçeneği Değil Önceliği Olmanın 6 Yolu<br />
<br />
Herkese merhaba, öyle bir dönem yaşıyoruz ki herkes sınırsız alternatifi olduğunu düşünüyor. Sosyal medya ile büyük bir hızla binlerce insana ulaşabiliyor olmak, belki büyük bir gelişme ancak ilişkilere ve evliliğe olumlu katkılarını olduğunu söylemek neredeyse imkansız.<br />
İşte bu sebeple; çok sayıda seçenekleri olduğunu düşünen insanlar, ciddi ilişki yaşayabilecekleri birisiyle karşılaştıklarında bunun değerini fark etmeden ellerindeki fırsatı kaçırıyorlar.<br />
<br />
Öncelik olmak için yapmanız gerekenleri size aşağıda maddeler halinde aktarıyorum:<br />
<br />
1) Sen diyalog başlatma; ona yokluğunu hissettir. Yeni tanıştığınız bir adam var ve ona sürekli mesaj atarak kendinize bağlamaya çalışıyorsunuz; son derece sakıncalı bir yöntem olduğunu söylememe gerek var mı? Önemli olan ona sürekli mesaj atmak değil, o size mesaj attığında ilgisini çekecek cevaplar vermek ve gizemli kadın imajını onun gözünde yaratabilmek. “Ben bu adamdan çok hoşlandım, onu kaçırmamam lazım!” diyerek sürekli mesaj atan kadınların başarılı olduklarına pek şahit olmadım; tam tersine “adama hiç ihtiyacı yokmuş gibi davranan” kadınlar daha başarılı oluyorlar. Soğuk veya ilgisiz davranın demiyorum, sadece o mesaj atmadıkça adım atmayın diyorum. Bu durumda erkek sizi merak edebilir ve özellikle de her zaman değindiğim üzere, “cepte olmadığını” görür. Sürekli diyalog başlatan ve yoklayan kadın erkeğin gözünde “cepte olan” kadındır. O yazdığında yaz ve sıcak davran, yazmıyorsa sessiz kal. Sabır meselesi. Zor olduğunu biliyorum. Dokuz yıldır kadınlarla bireysel çalışmalar yapıyorum ve bu konuda ne kadar zorlandığınızı gayet iyi biliyorum.<br />
<br />
2) “Müsait değilim papatyam” demeyi öğren. Papatyam tabiri artık benimle özdeşleşmiş bir hitap, kanalımda hep kullanıyorum ve kadınlar bu tabire keyifle gülüyorlar, dolayısıyla adama elbette böyle hitap etmek zorunda değilsiniz. Şaka bir yana, önemli olan her zaman müsait olmamanızdır. Mesela arayıp sormayan bir adam, Çarşamba akşamı iş çıkışında “haydi görüşelim” dedi ve siz de hemen “tamam ben hazırım!” diye cevap verdiniz; çok büyük bir hata yaptınız! Müsait olsanız bile aslında müsait olmayın. Bu adam kaç gündür nerede? Aniden ortaya çıkıp sana ıslık çaldığında gitmek zorunda değilsin. Tam tersine, seni önceden araması gerektiğini, tabiri caizse randevu alması gerektiğini görsün, acele etme ve ona başka işlerin olduğunu söyle. Senin, onun dışında gelişen bir hayatın olduğunu bilsin. Aksi halde kendini Brad Pitt falan zannediyor ve sonra bana başvurduğunuzda ben de birtakım taktiklerle bu adamların havasını indirmeye çalışıyorum. Biraz da beni düşünün ne olur!<br />
<br />
3) Gizemli ol, her şeyini anlatma. Biz erkekler biliriz ki kadınlar konuşmayı ve anlatmayı severler. Dün akşam yaptıkları makarnayı saatlerce anlatabilirler. Kadının yapısında bilgi paylaşımı ve dolayısıyla muazzam network faaliyetleri vardır. Ancak, yeni tanıştığınız bir adama teyzenizin evindeki vazoyu veya yazlıktaki televizyonu anlatmanıza gerek yok. Neden mi? Çünkü erkeği size doğru çeken husus, sizi gizemli bulmasıdır. Eğer sizi gizemli bulmuyorsa ve sizinle ilgili her şeyi açıkça biliyorsa bu durumda sizden yavaş adımlarla uzaklaşmasına şaşırmayın. Onun gözünde hala gizemini koruyan bir başka kadına doğru yönelirken sizi artık “seçenekler” listesine almış olacaktır. Hayatınızda gizemli noktalar kalsın, her şeyi ona anlatmayın.<br />
<br />
4) Onun ayağına gitme. Bak bu nokta oldukça enteresan. Arıyor ve sana “bana gel” diyor, sen hemen tıpış tıpış gidiyorsun. “Şuraya gel” diyor, gidiyorsun; “buraya gel” gidiyorsun. Adam sürekli koordinat veriyor ve sen haritadan açıp ayağına gidiyorsun. Adam açısından hiçbir anlamı yoktur zira böyle bir kadın erkeğe çekici gelmez. Şunu yapmanızı öneriyorum: “canım ben çok geldim, biraz da sana bana doğru gel, ya da orta noktada buluşalım!” Bir tarzınız olduğunu görsün; çünkü bir tarzı olan kadının önünde ekmek kuyruğu birikecektir, erkekler tarzı olan kadınlara bayılırlar.<br />
<br />
5) Tüm dikkatini ona verme, önce sen varsın. Uzun süreli yalnızlıktan sonra karşısına çıkan erkeğe bayılan ve yalnızlık süresince içinde biriken yoğun sevme ve sevilme ihtiyacını adama aktarmaya çalışan kadınlar her zaman kaybettiklerini gördüm. Bu kadınlar maalesef verdikleri ilgi ve sevginin karşılığını alamazlar ve bana sorarlar: “Ben her şeyi doğru yapmama rağmen neden ilişkilerimde adamlar benden kaçıyorlar?” Cevabı gayet basit: Erkeklerin aradıkları bu değildir. Erkek, avcı ruha sahiptir ve her ne kadar yanında onu seven ve yeri geldiğinde ilgi gösteren bir kadın istese de tüm hayatını kendine adamış bir kadın bir süre sonra erkeği sıkmaya başlar zira erkek ruhundaki avcıya hitap etmez. Bunun yolu kendi özel alanınız korumanızdır. Asla arkadaşlarınızdan uzaklaşmayın ve kendinize ait faaliyetler bulun, hobilerinizi yapın ve asla ona bağımlı olmayın. Bağımlısı olduğunuz adamın seçeneği olursunuz. Maalesef.<br />
<br />
6) Son madde şu şekilde: Her an gidebileceğini ona göster; özgür ruhunu hissettir. Bunu nasıl uygularsın? Bir adama ne yaparsa yapsın katlanmak ve onu kaybetmemek için sürekli alttan almak elbette yapılabilecek en büyük hatadır. Maalesef ülkemizde buna maddi anlamda mecbur olan kadın sayısı oldukça fazla; elbette onları da anlıyorum. Gidecek başka bir yeri olmayan kadınlar maalesef kötü davranışları alttan almak zorunda kalıyorlar. Güçlü toplumlar güçlü kadınlar üzerine kuruludur; zaten modern toplumların hepsinde devlet kadına muazzam ölçülerde sahip çıkar, yaratıcılık ve üretkenlik sadece kadınlar ile mümkündür.<br />
<br />
Bir ilişkidesiniz ve erkek arkadaşınıza kırmızı çizgilerinizi söylediniz. En baştan hoşlanmadığınız davranışları ona ilettiniz ancak bunlara kesinlikle saygı göstermiyor ve size kötü davranıyor. Arkanıza bakmadan uzaklaşın, bu konuda tereddüt etmeyin; çünkü en başta size kötü davranan bir adamın sonradan güzel davranmaya başlaması neredeyse imkansızdır. “Bu kadın beni anında bırakabiliyor, bana bağımlı değil” diyen bir erkeğin size bakış açısı çok farklı olacaktır. İşte o zaman öncelik olursunuz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[bir iş seçebiliyorsan çok iyi.]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-bir-is-secebiliyorsan-cok-iyi.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:36:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-bir-is-secebiliyorsan-cok-iyi.html</guid>
			<description><![CDATA[nuttuğun bir iş seçebiliyorsan çok iyi.<br />
<br />
Birçok erkek işten korkmaya şartlanmış. Tüm bu çabayı vermek zor görünüyor. Bu erkekler kayda değer bir şey başarmadıkları halde değerli ve kazanan olduklarına inandırılmışlar. Ama yetişkin olduğunda anlıyorsun ki dünya sana sert davranacak. Ancak sen kendine sert davranmaya başlarsan, bu sefer dünya sana daha kolay bir yer haline gelecek. Aslında sen kendinin en büyük eleştirmeni ve yargıcısın. Kendine bir şeyler kat, daha iyi versiyonun ol ve sonra çalışmanın ganimetlerinin keyfini çıkar. Git ve paranla bir şeyler al, çocukken otobüs durağında hayranlıkla baktığın arabayı al mesela. Bu kadar basit.<br />
<br />
Erkeklerin mücadeleci olmadığından konuşuyoruz ama birçok erkek güvenli şeylerde öyleler aslında. Mesela online oyunlarda mücadeleciler. Genelde kimse ağırlığın altında terlemeyi sevmez, ama burada güçlenme sürecinin kendisini sevmeyi öğrenmen gerekiyor. Dövüş sporu yaparken alacağın bir yumruğun canını yakması ama bunun aslında seni geliştireceğini bildiğin için süreci sevmen gibi. Canını acıtsa da! Peki, sevdiğin şeyi nereden bulacaksın? Bir şeyler denemeye başlamalısın. İyi yaptığın bir şeyi bul, sonra onu öğretmeye başla. İşte yeni bir işin oldu.<br />
<br />
Sen kendine sert davrandıkça hayatın kolaylaşacak. Kendinde bu gelişim ateşini sürekli beslediğin ve kendi kendini yargıladığın sürece diğer insanların ne düşündüğünü umursamak zorunda değilsin. Bırak insanlar yorumlarda ağlasınlar. Bu sızlanan insanlara dönüp bakarak kendi kendine “geride bıraktığım tüm şu aptallara bak” diyebilirsin. Çünkü artık kendini başarılı insanlarla karşılaştırmaya başlamışsındır. Kendini sevmeyen, kendine acıyan insanlar sürüsüyle değil.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[nuttuğun bir iş seçebiliyorsan çok iyi.<br />
<br />
Birçok erkek işten korkmaya şartlanmış. Tüm bu çabayı vermek zor görünüyor. Bu erkekler kayda değer bir şey başarmadıkları halde değerli ve kazanan olduklarına inandırılmışlar. Ama yetişkin olduğunda anlıyorsun ki dünya sana sert davranacak. Ancak sen kendine sert davranmaya başlarsan, bu sefer dünya sana daha kolay bir yer haline gelecek. Aslında sen kendinin en büyük eleştirmeni ve yargıcısın. Kendine bir şeyler kat, daha iyi versiyonun ol ve sonra çalışmanın ganimetlerinin keyfini çıkar. Git ve paranla bir şeyler al, çocukken otobüs durağında hayranlıkla baktığın arabayı al mesela. Bu kadar basit.<br />
<br />
Erkeklerin mücadeleci olmadığından konuşuyoruz ama birçok erkek güvenli şeylerde öyleler aslında. Mesela online oyunlarda mücadeleciler. Genelde kimse ağırlığın altında terlemeyi sevmez, ama burada güçlenme sürecinin kendisini sevmeyi öğrenmen gerekiyor. Dövüş sporu yaparken alacağın bir yumruğun canını yakması ama bunun aslında seni geliştireceğini bildiğin için süreci sevmen gibi. Canını acıtsa da! Peki, sevdiğin şeyi nereden bulacaksın? Bir şeyler denemeye başlamalısın. İyi yaptığın bir şeyi bul, sonra onu öğretmeye başla. İşte yeni bir işin oldu.<br />
<br />
Sen kendine sert davrandıkça hayatın kolaylaşacak. Kendinde bu gelişim ateşini sürekli beslediğin ve kendi kendini yargıladığın sürece diğer insanların ne düşündüğünü umursamak zorunda değilsin. Bırak insanlar yorumlarda ağlasınlar. Bu sızlanan insanlara dönüp bakarak kendi kendine “geride bıraktığım tüm şu aptallara bak” diyebilirsin. Çünkü artık kendini başarılı insanlarla karşılaştırmaya başlamışsındır. Kendini sevmeyen, kendine acıyan insanlar sürüsüyle değil.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkeklerde Uyku Sağlığı]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-erkeklerde-uyku-sagligi.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:35:22 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-erkeklerde-uyku-sagligi.html</guid>
			<description><![CDATA[Erkeklerde Uyku Sağlığı<br />
<br />
Uyku, genel sağlık ve zindelik için hayati önem taşır. Yetişkin erkeklerin her gece 7-8 saat uykuya ihtiyacı vardır. Yeterli ve kaliteli uyku, erkeklerin aşağıdakiler gibi birçok sağlık sorunundan korunmasına yardımcı olur:<br />
<br />
Kalp hastalıkları: Uyku apnesi gibi uyku bozuklukları kalp hastalıkları riskini artırır. Yeterli uyku, kalp ve damar sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlar.<br />
<br />
Diyabet: Uyku eksikliği, insülin direncine ve diyabet gelişme riskine yol açabilir.<br />
Obezite: Yetersiz uyku, iştahı düzenleyen hormonları etkileyerek kilo alımına neden olabilir.<br />
<br />
Depresyon ve anksiyete: Uyku eksikliği, ruh hali ve duygusal dengeyi olumsuz etkileyerek depresyon ve anksiyete riskini artırır.<br />
<br />
Bilişsel işlevler: Yeterli uyku, hafıza, konsantrasyon ve öğrenme gibi bilişsel işlevlerin optimal şekilde çalışmasını sağlar.<br />
<br />
Erkeklerde Uyku Bozuklukları:<br />
<br />
Uyku apnesi: Erkeklerde en yaygın uyku bozukluğu olan uyku apnesi, solunumun sık sık durması ve başlaması ile karakterizedir. Uyku apnesi, horlama, gündüz uyku hali ve yorgunluk gibi belirtilere neden olabilir.<br />
<br />
Huzursuz bacak sendromu: Bacaklarda karıncalanma ve huzursuzluk hissi yaratan bu sendrom, uykuya dalmayı zorlaştırabilir.<br />
<br />
Vardiyalı çalışma uyku bozukluğu: Vardiyalı çalışan erkeklerde, uyku-uyanıklık döngüsünün bozulması nedeniyle uykuya dalma ve uykuda kalma zorluğu görülebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkeklerde Uyku Sağlığı<br />
<br />
Uyku, genel sağlık ve zindelik için hayati önem taşır. Yetişkin erkeklerin her gece 7-8 saat uykuya ihtiyacı vardır. Yeterli ve kaliteli uyku, erkeklerin aşağıdakiler gibi birçok sağlık sorunundan korunmasına yardımcı olur:<br />
<br />
Kalp hastalıkları: Uyku apnesi gibi uyku bozuklukları kalp hastalıkları riskini artırır. Yeterli uyku, kalp ve damar sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlar.<br />
<br />
Diyabet: Uyku eksikliği, insülin direncine ve diyabet gelişme riskine yol açabilir.<br />
Obezite: Yetersiz uyku, iştahı düzenleyen hormonları etkileyerek kilo alımına neden olabilir.<br />
<br />
Depresyon ve anksiyete: Uyku eksikliği, ruh hali ve duygusal dengeyi olumsuz etkileyerek depresyon ve anksiyete riskini artırır.<br />
<br />
Bilişsel işlevler: Yeterli uyku, hafıza, konsantrasyon ve öğrenme gibi bilişsel işlevlerin optimal şekilde çalışmasını sağlar.<br />
<br />
Erkeklerde Uyku Bozuklukları:<br />
<br />
Uyku apnesi: Erkeklerde en yaygın uyku bozukluğu olan uyku apnesi, solunumun sık sık durması ve başlaması ile karakterizedir. Uyku apnesi, horlama, gündüz uyku hali ve yorgunluk gibi belirtilere neden olabilir.<br />
<br />
Huzursuz bacak sendromu: Bacaklarda karıncalanma ve huzursuzluk hissi yaratan bu sendrom, uykuya dalmayı zorlaştırabilir.<br />
<br />
Vardiyalı çalışma uyku bozukluğu: Vardiyalı çalışan erkeklerde, uyku-uyanıklık döngüsünün bozulması nedeniyle uykuya dalma ve uykuda kalma zorluğu görülebilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Saç dökülmesi sorunu olanlar dikkat, bu yöntemi denemeden geçmeyin]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sac-dok%C3%BClmesi-sorunu-olanlar-dikkat-bu-yontemi-denemeden-gecmeyin.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:34:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sac-dok%C3%BClmesi-sorunu-olanlar-dikkat-bu-yontemi-denemeden-gecmeyin.html</guid>
			<description><![CDATA[Saç dökülmesi sorunu olanlar dikkat, bu yöntemi denemeden geçmeyin<br />
<br />
Dünya çapında 56 milyon kişinin saç dökülmesi sorunuyla mücadele ettiği açıklandı. Yayımlanan verilere göre 35 milyon erkek ve 21 milyon kadın, yoğun saç dökülmesi sorunu yaşıyor. Kel kalma korkusu yaşayan bireyler hem sağlık hem de estetik açıdan tedirgin olabiliyor. İşte saç dökülmesinin önüne geçmek için dikkat etmeniz gerekenler...<br />
<br />
Bu resim yeniden boyutlandırıldı. Resmin tamamını görmek için bu çubuğa tıklayın. Orijinal görselin boyutu 728x410'tir.<br />
<br />
<br />
Saç dökülmesi sorunu çok sayıda vatandaşı olumsuz yönde etkiliyor. Genetik yapı da dahil olmak üzere; yetersiz beslenme, aşırı boya ve stres gibi faktörler saç dökülmesini tetikleyen unsurlar arasında yer alıyor. Öte yandan doğal ve besleyici kürler ile saç dökülmesini önlemek de mümkün.<br />
<br />
SAÇ DÖKÜLMESİ SORUNU İÇİN MUCİZEVİ FORMÜL!<br />
İşte saç dökülmesinden muzdarip olanlar için mucizevi soğan kürü formülü:<br />
<br />
İki tane soğanı doğrayın ve bir tencereye koyun.<br />
<br />
Üzerlerini geçecek kadar su ekleyin ve yaklaşık 10 dakika kaynatın.<br />
<br />
Kaynayan soğan suyunu saç diplerinize masaj yaparak uygulayın.<br />
<br />
Saçlarınızı bir bone veya havlu ile örtün ve yaklaşık 2 saat bekleyin.<br />
<br />
Ardından saçlarınızı yıkayarak kürü çıkartın.<br />
<br />
Soğan, saçın uzamasını hızlandırmak ve beslemek için uzun seneler boyunca kullanılan doğal bir bileşendir.<br />
<br />
İçerdiği kükürt, saçın ana yapı taşı olan keratin üretimi için önemlidir. Kükürt aynı zamanda saç köklerinin güçlenmesine ve saçın kırılma ve hasara daha az eğilimli olmasına yardımcı olur.<br />
<br />
Öte yandan soğan kafa derisi enfeksiyonlarıyla mücadelede etkili olabilecek özelliklere de sahiptir.<br />
<br />
Bilindiği üzere soğan suyu alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu sebeple bu kürü yapmadan önce cildinizde bir test yapmanız önerilir.<br />
<br />
BUNLARI YAPARAK SAÇ DÖKÜLMESİ SORUNUNUN ÖNÜNE GEÇİN<br />
Hem beslenmede hem de saç bakım rutininizde gerçekleştirebileceğiniz bazı değişiklikler ile saç dökülmesi sorun un önüne geçebilirsiniz.<br />
<br />
Vitamin eksikliği saç dökülmesine neden olabilir. Uzmanlar kan değerlerinize baktırıp gerekli takviyeleri almanız konusunda uyarıyor.<br />
<br />
İşte eksik olduğunda saç dökülmesine neden olabilen vitaminler:<br />
<br />
A vitamini<br />
B vitamini<br />
C vitamini<br />
D vitamini<br />
E vitamini<br />
Uzmanlar saçların sağlıklı olması için düzenli bir şekilde yıkanması gerektiğini belirtiyor.<br />
<br />
SAÇLARINIZI HAFTADA 3 KEZ YIKAYIN<br />
Saçlarınızı haftada 3 kez saç dökülmesini engelleyecek nitelikte şampuanla yıkayın.<br />
<br />
O ÜRÜNLERİ KULLANMAMAYA ÖZEN GÖSTERİN!<br />
Mümkün olduğunca saç şekillendiricisi, sprey gibi kimyasallar kullanmamaya çalışın. Saçlarınızı kibarca şekillendirin.<br />
<br />
STRES FAKTÖRÜNÜ GÖZ ARDI ETMEYİN<br />
Saç dökülmesi, dış faktörlerin yanı sıra iç faktörlerden de kaynaklıdır. Hem psikolojik hem de fizyolojik nedenlerden dolayı saç dökülmesi yaşanabilir. Stres seviyesini koruyarak saç dökülmesinin önüne geçebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Saç dökülmesi sorunu olanlar dikkat, bu yöntemi denemeden geçmeyin<br />
<br />
Dünya çapında 56 milyon kişinin saç dökülmesi sorunuyla mücadele ettiği açıklandı. Yayımlanan verilere göre 35 milyon erkek ve 21 milyon kadın, yoğun saç dökülmesi sorunu yaşıyor. Kel kalma korkusu yaşayan bireyler hem sağlık hem de estetik açıdan tedirgin olabiliyor. İşte saç dökülmesinin önüne geçmek için dikkat etmeniz gerekenler...<br />
<br />
Bu resim yeniden boyutlandırıldı. Resmin tamamını görmek için bu çubuğa tıklayın. Orijinal görselin boyutu 728x410'tir.<br />
<br />
<br />
Saç dökülmesi sorunu çok sayıda vatandaşı olumsuz yönde etkiliyor. Genetik yapı da dahil olmak üzere; yetersiz beslenme, aşırı boya ve stres gibi faktörler saç dökülmesini tetikleyen unsurlar arasında yer alıyor. Öte yandan doğal ve besleyici kürler ile saç dökülmesini önlemek de mümkün.<br />
<br />
SAÇ DÖKÜLMESİ SORUNU İÇİN MUCİZEVİ FORMÜL!<br />
İşte saç dökülmesinden muzdarip olanlar için mucizevi soğan kürü formülü:<br />
<br />
İki tane soğanı doğrayın ve bir tencereye koyun.<br />
<br />
Üzerlerini geçecek kadar su ekleyin ve yaklaşık 10 dakika kaynatın.<br />
<br />
Kaynayan soğan suyunu saç diplerinize masaj yaparak uygulayın.<br />
<br />
Saçlarınızı bir bone veya havlu ile örtün ve yaklaşık 2 saat bekleyin.<br />
<br />
Ardından saçlarınızı yıkayarak kürü çıkartın.<br />
<br />
Soğan, saçın uzamasını hızlandırmak ve beslemek için uzun seneler boyunca kullanılan doğal bir bileşendir.<br />
<br />
İçerdiği kükürt, saçın ana yapı taşı olan keratin üretimi için önemlidir. Kükürt aynı zamanda saç köklerinin güçlenmesine ve saçın kırılma ve hasara daha az eğilimli olmasına yardımcı olur.<br />
<br />
Öte yandan soğan kafa derisi enfeksiyonlarıyla mücadelede etkili olabilecek özelliklere de sahiptir.<br />
<br />
Bilindiği üzere soğan suyu alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu sebeple bu kürü yapmadan önce cildinizde bir test yapmanız önerilir.<br />
<br />
BUNLARI YAPARAK SAÇ DÖKÜLMESİ SORUNUNUN ÖNÜNE GEÇİN<br />
Hem beslenmede hem de saç bakım rutininizde gerçekleştirebileceğiniz bazı değişiklikler ile saç dökülmesi sorun un önüne geçebilirsiniz.<br />
<br />
Vitamin eksikliği saç dökülmesine neden olabilir. Uzmanlar kan değerlerinize baktırıp gerekli takviyeleri almanız konusunda uyarıyor.<br />
<br />
İşte eksik olduğunda saç dökülmesine neden olabilen vitaminler:<br />
<br />
A vitamini<br />
B vitamini<br />
C vitamini<br />
D vitamini<br />
E vitamini<br />
Uzmanlar saçların sağlıklı olması için düzenli bir şekilde yıkanması gerektiğini belirtiyor.<br />
<br />
SAÇLARINIZI HAFTADA 3 KEZ YIKAYIN<br />
Saçlarınızı haftada 3 kez saç dökülmesini engelleyecek nitelikte şampuanla yıkayın.<br />
<br />
O ÜRÜNLERİ KULLANMAMAYA ÖZEN GÖSTERİN!<br />
Mümkün olduğunca saç şekillendiricisi, sprey gibi kimyasallar kullanmamaya çalışın. Saçlarınızı kibarca şekillendirin.<br />
<br />
STRES FAKTÖRÜNÜ GÖZ ARDI ETMEYİN<br />
Saç dökülmesi, dış faktörlerin yanı sıra iç faktörlerden de kaynaklıdır. Hem psikolojik hem de fizyolojik nedenlerden dolayı saç dökülmesi yaşanabilir. Stres seviyesini koruyarak saç dökülmesinin önüne geçebilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Testosteron nedir? Testosteron nasıl üretilir?]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-testosteron-nedir-testosteron-nasil-%C3%BCretilir.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:34:18 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-testosteron-nedir-testosteron-nasil-%C3%BCretilir.html</guid>
			<description><![CDATA[Testosteron nedir? Testosteron nasıl üretilir?<br />
<br />
Testosteron, erkeklerde birincil seks hormonudur ve tipik olarak erkek olarak kabul edilen birçok fiziksel özelliğin gelişmesinden sorumludur. Kadınlar bu hormonu çok daha küçük miktarlarda üretirler. Androjenler olarak bilinen hormon sınıfının bir parçası olan testosteron, beynin tabanına yakın bir yerde bulunan hipofiz bezi tarafından uyarıldıktan sonra testisler tarafından üretilir. Çok az bir kısmı da böbreküstü bezlerinden salgılanır. Diğer işlevlerin yanı sıra, testosteron bir erkeğin testislerine (veya bir kadının yumurtalıklarına) cinsel istek duygularını harekete geçiren sinyaller gönderir.<br />
<br />
Total testosteron testi nedir?<br />
Total testosteron testi, vücutta bulunan testosteronların tümünü ölçen testtir. Proteinlere bağlı olan ve dolaşımdaki serbest testosteron miktarının toplamını gösterir. Total testosteron testi bu alandaki en yaygın test türüdür. Bu test, cinsel dürtü (libido), kemik kütlesi, yağ dağılımı, kas kütlesi, kırmızı kan hücrelerinin ve sperm üretiminin düzenlenmesinden sorumlu faktörlerden biri olan vücuttaki toplam testosteron seviyesinin ölçülmesini sağlar.<br />
<br />
Testosteron nasıl artırılır?<br />
Testosteron eksikliğinde kullanılan testosteron ilaçları dışında doğal yollar ile de normal testosteron düzeyini korumak mümkün olabilmektedir. Diyabet hastalarında düşük testosterona sahip olma olasılığı, normal popülasyona göre iki kat artmaktadır. Bu nedenle diyabet hastalarının daha fazla dikkat etmeleri gerekir. Testosteron hormonunu artırmak için yapılması gerekenler şunlardır;<br />
<br />
Düzenli egzersiz yapmak ( kardiyo ve ağırlık kaldırma)<br />
Dengeli beslenmek<br />
İdeal vücut ağırlığına gelmek ve onu korumak<br />
Düzenli ve yeterli uyku düzenine sahip olmak<br />
Sigarayı bırakmak<br />
Stresten uzak durmak<br />
Aşırı alkol alımından kaçınmak<br />
Testosteron ve diğer hormon düzeylerini normal aralıkta tutmak<br />
Testosteron eksikliği nedir?<br />
Testosteron; kas kütlesi, kemik gücü, saç büyümesi ve cinsel işlev için önemlidir. Düşük testosteron; düşük enerji, zayıf konsantrasyon, depresyon, düşük libido ve erektil disfonksiyon gibi semptomlara neden olabilir. Testosteron eksikliği, düşük testosteron ve bu semptomlardan bir veya daha fazlasına sahip olma durumudur. Testosteron eksikliği 50'li yaşlarındaki erkeklerin yaklaşık %7'sini etkiler ve yaşla birlikte görülme sıklığı artar.<br />
<br />
Testosteron eksikliği belirtileri nelerdir?<br />
Testosteron eksikliği birden fazla şekilde etkisini gösterebilir. Testosteron eksikliğinin belirtileri şunlardır;<br />
<br />
Düşük cinsel dürtü<br />
Ereksiyon sorunları<br />
Düşük sperm sayısı<br />
Uyku sorunları<br />
Kas boyutunda ve gücünde azalma<br />
Kemik kaybı<br />
Vücut yağlanmasında artış<br />
Depresyon<br />
Odaklanmada zorluk<br />
Bazı belirtiler yaşlanmanın normal bir parçası olabilir. Örneğin, yaşlandıkça sekse daha az ilgi duyulması normaldir. Ancak, sekse ilgi duymamak genellikle normal değildir. Testosteron eksikliği semptomları bazen yüksek tansiyon veya diyabet semptomları ile benzerlik gösterebilir. Bu nedenle belirtiler görüldüğünde doktora başvurulması gerekir.<br />
<br />
Testosteronun görevleri nedir, ne işe yarar?<br />
Erkeklerde testosteron, genç bir erkeğin cinsel olgunluğa eriştiği ve üreyebildiği ergenlik döneminde önemli bir rol oynar. Şu değişiklikler tipik olarak bu aşamada gerçekleşir;<br />
<br />
Penis ve testisler büyür<br />
Yüz, kasık ve vücut kılları gelişir<br />
Ses kalınlaşır<br />
Kaslar ve kemikler güçlenir<br />
Boy uzar<br />
Testosteron ergenlikten sonra ise şu vücut fonksiyonlarının düzenlemesine yardımcı olur;<br />
<br />
Kırmızı kan hücrelerinin üretimi<br />
Kemik yoğunluğu<br />
Yağ dağılımı<br />
Kas gücü ve kütle<br />
Yüz ve vücut kıllarının büyümesi<br />
Sperm üretimi<br />
Cinsel dürtü<br />
Testosteron eksikliğinin tedavisi nedir?<br />
Testosteron seviyenizi kontrol etmek için öncelikle bir kan testi yapılmalıdır. Belirtilerinizin diğer nedenleri için de doktor değerlendirmesi gerekir. Bunlar ilaçların yan etkilerini, tiroid problemlerini, depresyonu ve şeker hastalığı gibi tabloları içerir.<br />
<br />
Düşük testosteron durumunda, hormon tedavisi uygulanabilmektedir. Kullanılan ilaç, insan yapımı testosterondur. Bu tedaviye testosteron replasman tedavisi veya TRT adı verilmektedir. TRT hap, jel, yama bantlar, kas içi enjeksiyon veya implant olarak verilebilir. En yaygın kullanım, kolaylığı da göz önüne alındığında 3 aylık veya 6 aylık depo testosteron enjeksiyonları kullanılmaktadır.<br />
<br />
Testosteron eksikliği sertleşmeye neden olur mu?<br />
Testosteron, cinsel istekte, ereksiyonun sağlanmasında ve sürdürülmesinde rol oynar. Ancak cinsel aktiviteye giren tek faktör bu değildir. Testosteron seviyeleriniz ve bunların sertleşme problemi üzerindeki etkisinin de doz ile bir ilişkisi var gibi görünmektedir. Bu, testosteron seviyeleriniz çok düşük olmadıkça, muhtemelen düşük testosteron ile ilgili çok fazla cinsel değişiklik görmeyeceğiniz anlamına gelir. Bazı erkekler, normal aralığın çok altındaki testosteron seviyelerine rağmen sağlıklı ereksiyona sahiptir. Düşük testosteron seviyeleri, Tip 2 diyabet, obezite ve kalp hastalığı gibi erektil disfonksiyonda rol oynayan aynı kronik durumlarla bağlantılıdır.<br />
<br />
Testosteron eksikliği ya da fazlalığı kısırlığa neden olur mu?<br />
Düşük testosteron kısırlığa neden olmaz. Sperm üretimi aslında testosteron dışındaki hormonlar tarafından uyarılır. Testosteron, sperm üretimi için gereklidir ancak spermlerin üretildiği testislerdeki seviye, kandakinden çok daha yüksektir. Düşük veya sınırda testosteron seviyeleri olan erkekler bile sperm üretimi için yeterli testosteron seviyelerine sahip olabilir. Testosteron tedavisinde yan etki olarak infertilite yani kısırlık görülebilir. Testosteron tedavisi, sperm üretimini uyarmak için önemli olan başka bir hormon olan Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) düzeylerini düşürerek sperm üretimini azaltır. Pek çok durumda, testosteron tedavisinin neden olduğu kısırlık geri döndürülebilir. Daha kısa süre testosteron alan erkekler muhtemelen daha hızlı iyileşir. Testosteron takviyesinin herhangi bir biçiminin sperm üretimi için gerekli olan normal hormonal dengeyi bozabilmesine rağmen, genel olarak iğneler ve tabletlerle verilen testosteronun kısırlığa neden olma olasılığının jellere göre daha yüksek olduğuna inanılmaktadır.<br />
<br />
Testosteron eksikliği tedavi sonrası tekrarlar mı?<br />
Testosteron replasman tedavisi verilen erkekler için genellikle tedavi süresi üç ila altı ay sürmektedir. Bazı erkeklerde iyileşmeyi daha erken görülebilir, ancak çoğu erkek için bu kademeli bir süreçtir.<br />
<br />
Bununla birlikte, Avrupa Endokrinoloji Dergisi'nde 2011 yılında yayınlanan araştırma, testosteron replasman tedavisinin erkeklerin libidosu ve depresyon semptomları üzerindeki etkilerinin üç hafta sonra başlayabileceğini öne sürülmüştür.<br />
<br />
Düşük testosteron tedavisi, devam eden bir süreçtir ve genellikle uzun süreli olarak devamlılık arz eder. Diğer birçok kronik durumda olduğu gibi, tedavi durdurulursa sorun geri döner, testosteron düzeyi de normal seviyelerin altına düşecektir.<br />
<br />
Testosteron eksikliği riski kimlerde daha yüksektir?<br />
Düşük testosteron seviyelerine yol açabilecek altı başka risk faktörü vardır. Bu faktörler şunları içerebilir:<br />
<br />
Obezite<br />
Tip 2 diyabet<br />
Karaciğer hastalığı(siroz)<br />
Böbrek yetmezliği<br />
Hormon bozuklukları<br />
Anabolik steroid kullanımı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Testosteron nedir? Testosteron nasıl üretilir?<br />
<br />
Testosteron, erkeklerde birincil seks hormonudur ve tipik olarak erkek olarak kabul edilen birçok fiziksel özelliğin gelişmesinden sorumludur. Kadınlar bu hormonu çok daha küçük miktarlarda üretirler. Androjenler olarak bilinen hormon sınıfının bir parçası olan testosteron, beynin tabanına yakın bir yerde bulunan hipofiz bezi tarafından uyarıldıktan sonra testisler tarafından üretilir. Çok az bir kısmı da böbreküstü bezlerinden salgılanır. Diğer işlevlerin yanı sıra, testosteron bir erkeğin testislerine (veya bir kadının yumurtalıklarına) cinsel istek duygularını harekete geçiren sinyaller gönderir.<br />
<br />
Total testosteron testi nedir?<br />
Total testosteron testi, vücutta bulunan testosteronların tümünü ölçen testtir. Proteinlere bağlı olan ve dolaşımdaki serbest testosteron miktarının toplamını gösterir. Total testosteron testi bu alandaki en yaygın test türüdür. Bu test, cinsel dürtü (libido), kemik kütlesi, yağ dağılımı, kas kütlesi, kırmızı kan hücrelerinin ve sperm üretiminin düzenlenmesinden sorumlu faktörlerden biri olan vücuttaki toplam testosteron seviyesinin ölçülmesini sağlar.<br />
<br />
Testosteron nasıl artırılır?<br />
Testosteron eksikliğinde kullanılan testosteron ilaçları dışında doğal yollar ile de normal testosteron düzeyini korumak mümkün olabilmektedir. Diyabet hastalarında düşük testosterona sahip olma olasılığı, normal popülasyona göre iki kat artmaktadır. Bu nedenle diyabet hastalarının daha fazla dikkat etmeleri gerekir. Testosteron hormonunu artırmak için yapılması gerekenler şunlardır;<br />
<br />
Düzenli egzersiz yapmak ( kardiyo ve ağırlık kaldırma)<br />
Dengeli beslenmek<br />
İdeal vücut ağırlığına gelmek ve onu korumak<br />
Düzenli ve yeterli uyku düzenine sahip olmak<br />
Sigarayı bırakmak<br />
Stresten uzak durmak<br />
Aşırı alkol alımından kaçınmak<br />
Testosteron ve diğer hormon düzeylerini normal aralıkta tutmak<br />
Testosteron eksikliği nedir?<br />
Testosteron; kas kütlesi, kemik gücü, saç büyümesi ve cinsel işlev için önemlidir. Düşük testosteron; düşük enerji, zayıf konsantrasyon, depresyon, düşük libido ve erektil disfonksiyon gibi semptomlara neden olabilir. Testosteron eksikliği, düşük testosteron ve bu semptomlardan bir veya daha fazlasına sahip olma durumudur. Testosteron eksikliği 50'li yaşlarındaki erkeklerin yaklaşık %7'sini etkiler ve yaşla birlikte görülme sıklığı artar.<br />
<br />
Testosteron eksikliği belirtileri nelerdir?<br />
Testosteron eksikliği birden fazla şekilde etkisini gösterebilir. Testosteron eksikliğinin belirtileri şunlardır;<br />
<br />
Düşük cinsel dürtü<br />
Ereksiyon sorunları<br />
Düşük sperm sayısı<br />
Uyku sorunları<br />
Kas boyutunda ve gücünde azalma<br />
Kemik kaybı<br />
Vücut yağlanmasında artış<br />
Depresyon<br />
Odaklanmada zorluk<br />
Bazı belirtiler yaşlanmanın normal bir parçası olabilir. Örneğin, yaşlandıkça sekse daha az ilgi duyulması normaldir. Ancak, sekse ilgi duymamak genellikle normal değildir. Testosteron eksikliği semptomları bazen yüksek tansiyon veya diyabet semptomları ile benzerlik gösterebilir. Bu nedenle belirtiler görüldüğünde doktora başvurulması gerekir.<br />
<br />
Testosteronun görevleri nedir, ne işe yarar?<br />
Erkeklerde testosteron, genç bir erkeğin cinsel olgunluğa eriştiği ve üreyebildiği ergenlik döneminde önemli bir rol oynar. Şu değişiklikler tipik olarak bu aşamada gerçekleşir;<br />
<br />
Penis ve testisler büyür<br />
Yüz, kasık ve vücut kılları gelişir<br />
Ses kalınlaşır<br />
Kaslar ve kemikler güçlenir<br />
Boy uzar<br />
Testosteron ergenlikten sonra ise şu vücut fonksiyonlarının düzenlemesine yardımcı olur;<br />
<br />
Kırmızı kan hücrelerinin üretimi<br />
Kemik yoğunluğu<br />
Yağ dağılımı<br />
Kas gücü ve kütle<br />
Yüz ve vücut kıllarının büyümesi<br />
Sperm üretimi<br />
Cinsel dürtü<br />
Testosteron eksikliğinin tedavisi nedir?<br />
Testosteron seviyenizi kontrol etmek için öncelikle bir kan testi yapılmalıdır. Belirtilerinizin diğer nedenleri için de doktor değerlendirmesi gerekir. Bunlar ilaçların yan etkilerini, tiroid problemlerini, depresyonu ve şeker hastalığı gibi tabloları içerir.<br />
<br />
Düşük testosteron durumunda, hormon tedavisi uygulanabilmektedir. Kullanılan ilaç, insan yapımı testosterondur. Bu tedaviye testosteron replasman tedavisi veya TRT adı verilmektedir. TRT hap, jel, yama bantlar, kas içi enjeksiyon veya implant olarak verilebilir. En yaygın kullanım, kolaylığı da göz önüne alındığında 3 aylık veya 6 aylık depo testosteron enjeksiyonları kullanılmaktadır.<br />
<br />
Testosteron eksikliği sertleşmeye neden olur mu?<br />
Testosteron, cinsel istekte, ereksiyonun sağlanmasında ve sürdürülmesinde rol oynar. Ancak cinsel aktiviteye giren tek faktör bu değildir. Testosteron seviyeleriniz ve bunların sertleşme problemi üzerindeki etkisinin de doz ile bir ilişkisi var gibi görünmektedir. Bu, testosteron seviyeleriniz çok düşük olmadıkça, muhtemelen düşük testosteron ile ilgili çok fazla cinsel değişiklik görmeyeceğiniz anlamına gelir. Bazı erkekler, normal aralığın çok altındaki testosteron seviyelerine rağmen sağlıklı ereksiyona sahiptir. Düşük testosteron seviyeleri, Tip 2 diyabet, obezite ve kalp hastalığı gibi erektil disfonksiyonda rol oynayan aynı kronik durumlarla bağlantılıdır.<br />
<br />
Testosteron eksikliği ya da fazlalığı kısırlığa neden olur mu?<br />
Düşük testosteron kısırlığa neden olmaz. Sperm üretimi aslında testosteron dışındaki hormonlar tarafından uyarılır. Testosteron, sperm üretimi için gereklidir ancak spermlerin üretildiği testislerdeki seviye, kandakinden çok daha yüksektir. Düşük veya sınırda testosteron seviyeleri olan erkekler bile sperm üretimi için yeterli testosteron seviyelerine sahip olabilir. Testosteron tedavisinde yan etki olarak infertilite yani kısırlık görülebilir. Testosteron tedavisi, sperm üretimini uyarmak için önemli olan başka bir hormon olan Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) düzeylerini düşürerek sperm üretimini azaltır. Pek çok durumda, testosteron tedavisinin neden olduğu kısırlık geri döndürülebilir. Daha kısa süre testosteron alan erkekler muhtemelen daha hızlı iyileşir. Testosteron takviyesinin herhangi bir biçiminin sperm üretimi için gerekli olan normal hormonal dengeyi bozabilmesine rağmen, genel olarak iğneler ve tabletlerle verilen testosteronun kısırlığa neden olma olasılığının jellere göre daha yüksek olduğuna inanılmaktadır.<br />
<br />
Testosteron eksikliği tedavi sonrası tekrarlar mı?<br />
Testosteron replasman tedavisi verilen erkekler için genellikle tedavi süresi üç ila altı ay sürmektedir. Bazı erkeklerde iyileşmeyi daha erken görülebilir, ancak çoğu erkek için bu kademeli bir süreçtir.<br />
<br />
Bununla birlikte, Avrupa Endokrinoloji Dergisi'nde 2011 yılında yayınlanan araştırma, testosteron replasman tedavisinin erkeklerin libidosu ve depresyon semptomları üzerindeki etkilerinin üç hafta sonra başlayabileceğini öne sürülmüştür.<br />
<br />
Düşük testosteron tedavisi, devam eden bir süreçtir ve genellikle uzun süreli olarak devamlılık arz eder. Diğer birçok kronik durumda olduğu gibi, tedavi durdurulursa sorun geri döner, testosteron düzeyi de normal seviyelerin altına düşecektir.<br />
<br />
Testosteron eksikliği riski kimlerde daha yüksektir?<br />
Düşük testosteron seviyelerine yol açabilecek altı başka risk faktörü vardır. Bu faktörler şunları içerebilir:<br />
<br />
Obezite<br />
Tip 2 diyabet<br />
Karaciğer hastalığı(siroz)<br />
Böbrek yetmezliği<br />
Hormon bozuklukları<br />
Anabolik steroid kullanımı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Diyet yapıyorum, egzersiz gerekli mi?]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-diyet-yapiyorum-egzersiz-gerekli-mi.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:33:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-diyet-yapiyorum-egzersiz-gerekli-mi.html</guid>
			<description><![CDATA[Diyet yapıyorum, egzersiz gerekli mi?<br />
<br />
Diyet yapıyorum, egzersiz gerekli mi?<br />
Kalori kısıtlama diyeti yapanlar fiziksel aktivite olmadan sıkı beslenme programından yararlanamazsınız. Cell dergisinde Metabolizma araştırmacıları şunu söylüyorlar; Bazı çalışmalar fiziksel aktivite olmadan kalori kısıtlama diyeti yapanların çok daha uzun sürede sağlıklı vücuda kavuşabileceğini göstermiştir. Araştırmacılar, fiziksel aktivite eksikliğinin yağ metabolizmasını inhibe ettiğini, egzersiz yapmayanların sağlık meyvelerinin olamayacağını çünkü vücudun süreçlerinin birlikte çalıştığını belirtiyorlar. Eğer sadece birini yapmak istiyorsanız uygulayacağınız kalori diyeti, hareket olsun diyorlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Diyet yapıyorum, egzersiz gerekli mi?<br />
<br />
Diyet yapıyorum, egzersiz gerekli mi?<br />
Kalori kısıtlama diyeti yapanlar fiziksel aktivite olmadan sıkı beslenme programından yararlanamazsınız. Cell dergisinde Metabolizma araştırmacıları şunu söylüyorlar; Bazı çalışmalar fiziksel aktivite olmadan kalori kısıtlama diyeti yapanların çok daha uzun sürede sağlıklı vücuda kavuşabileceğini göstermiştir. Araştırmacılar, fiziksel aktivite eksikliğinin yağ metabolizmasını inhibe ettiğini, egzersiz yapmayanların sağlık meyvelerinin olamayacağını çünkü vücudun süreçlerinin birlikte çalıştığını belirtiyorlar. Eğer sadece birini yapmak istiyorsanız uygulayacağınız kalori diyeti, hareket olsun diyorlar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkekler için doğum kontrol hapi geliyor]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-erkekler-icin-dogum-kontrol-hapi-geliyor.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:32:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-erkekler-icin-dogum-kontrol-hapi-geliyor.html</guid>
			<description><![CDATA[Erkekler için doğum kontrol hapi geliyor<br />
<br />
İlk kez İngiltere’de 60 yıl önce ortaya çıkan kadınlar için doğum kontrol hapının erkeklerdeki muadili için bilim insanları, son 25 yıldır aralıksız çalışıyor. Son araştırmalar ise, erkeklerin jeller, günlük haplar, aylık enjeksiyonlar ve kalıcı olmayan kimyasal vazektomi gibi önleyici ilaçların bu yıl raflarda ve sağlık kuruluşlarında yerini alabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, bazıları yüzde 97,3 oranına varan yüksek başarı düzeyi elde eden bu ilaçların, aile planlaması ve cinsel sağlık için dönüm noktası niteliğinde olacağını açıkladı.<br />
<br />
Bilim insanları ilk kez 1950 yıllarda erkeklerin kullanımına yönelik bir doğum kontrol hapı oluşturmaya çalıştı. Ancak, ABD’li ilaç şirketi Sterling Drug tarafından üretilen hap erkek fareleri geçici olarak kısırlaştırdı. Erkek mahkumlar üzerinde yapılan denemelerde ise ilacın sperm sayılarını oldukça düştüğü görüldü. Ardından Sterling ilacın deneylerini durdurdu. Aradından bu alandaki çalışmalara yaklaşık yarım yüzyıl boyunca ara verildi.<br />
<br />
ERKEKLER İÇİN DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ BU YIL ÇEŞİTLENECEK<br />
<br />
Günümüzde erkeklerin korunmak için iki seçeneği bulunuyor: prezervatif veya kalıcı vazektomi (cerrahların sperm taşıyan tüpleri kesmesi veya kapatması işlemi). Fakat, araştırmacıların belirttiklerine göre bu yıl erkekler için korunma yöntemlerinin sayısı artabilir.<br />
<br />
Bu resim yeniden boyutlandırıldı. Resmin tamamını görmek için bu çubuğa tıklayın. Orijinal görselin boyutu 760x450'tir.<br />
<br />
<br />
Öne çıkan ilaçların arasında ise İngiltere ve ABD’deki çiftlerle test edilen bir jel yer alıyor. Söz konusu jel, erkek cinsiyet hormonu testeronun sentetik bir versiyonunun kombinasyonu olan segesteron asetat içeriyor. Sonuçlarda, testislerdeki sperm üretimini etkili bir şekilde ortadan kaldırılırken, erkeklerin sperm üretiminin libidolarını etkilemeden kısıtlanması hedefleniyor.<br />
<br />
JEL YÜZDE 90’DAN FAZLA ETKİLİ OLDU<br />
<br />
ABD’deki jel denemesine iliderlik eden Los Angeles Biyomedikal Araştırma Enstitüsü’nden Doktor Christina Wang, erkek doğum kontrol ilaçlarını için üç potansiyel yol olduğunu açıkladı: haplar, jel ve aylık enjeksiyonlar.<br />
<br />
Wang, “Kolay olduğu için insanlar günlük hap fikrini seviyor. Ancak hap alırken ilaçların yalnızca yüzde 1 ile 3’ü emiliyor. Bunun aksine, jel yaklaşık yüzde 10 oranında emilirken, enjeksiyon neredeyse yüzde 100 oranında vücuda giriyor. Önce jelin, ardından enjeksiyonun Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) onaylanacağına inanıyorum. Klinik denemeler, jelin güvenli olduğunu, iyi tolere edildiğini ve gönüllülerin yüzde 90’ından fazlasında sperm çıkışını çok düşük seviyelere kadar bastırdığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
ENJEKSİYON VE HAPLAR İKİNCİ AŞAMA DENEMELERİNE GEÇİYOR<br />
<br />
Diğer taraftan, enjeksiyon ve haplar dimethandrolone undecanoate (DMAU) adı verilen deneysel bir ilaca dayanıyor. Jel gibi, bunlar da sentetik testesteron ve dişilik hormonu progestinin aktivitesini birleştiriyor.<br />
<br />
NTV'nin haberine göre,Washington Üniversitesi’nde tıp profesörü olan Stephanie Page, hem günlük hap hem de enjeksiyon olarak DMAU’nun erken aşama klinik denemelerini yürütüyor.<br />
<br />
Page, enjeksiyonun bir seferde altı aya kadar dayanacak şekilde tasarlandığını belirterek, “Birinci aşama çalışmamız umut verici sonuçlar gösteriyor. Yüz erkek çeşitli miktarlarda DMAU enjeksiyonu aldı. Şimdiye kadar, enjeksiyonlar son derece iyi tolere ediliyor” açıklamasını yaptı.<br />
<br />
Profesör Page’in ekibi ayrıca DMAU haplarının denemelerini de tamamladı. “Bir aylık çalışmanın sonuçları çok umut verici ve biz üç aylık bir araştırmanın verilerini analiz ediyoruz. Yıl sonuna kadar hapların piyasaya sürülebileceğini umuyoruz” dedi.<br />
<br />
GEÇİÇİ VAZEKTOMİ YÜZDE 97,3 BAŞARI GÖSTERDİ<br />
<br />
Hindistan Tıbbi Araştırma Konseyi’ndeki araştırmacılar ise, 13 yıla kadar hamilelikleri önleyebilen sperm durdurucu bir enjeksiyon olan geçiçi bir vazektomi yöntemi üzerinde çalışıyor. Teknik, spermi testislerden taşıyan kanalların, içine stiren maleik anhidrit adı verilen bir plastik enjekte ederek devre dışı bırakılmasını içeriyor. Bu kimyasal, plastiğin sperm kanallarındaki doku ile bağlanmasına yardımcı olan bir bileşik olan dimetil sülfoksit ile karıştırılarak uygulanıyor. Ardından kombine kimyasal, spermin kanallara girmesini durduran elektronik bir yük üretiyor ve hamileleğin önüne geçiliyor.<br />
<br />
Baş araştırmacı Doktor Radhey Shyam, “Yöntemin, şimdiden 300’den fazla erkek üzerinde denendiğini söyleyerek, , gebelik önleme başarı oranının yüzde 97,3 olduğunu ve hiçbir yan etki bildirilmediğini açıkladı.<br />
<br />
ERKEKLERİN 3’TE BİRİ DOĞUM KONTROL HAPINI KULLANACAĞINI SÖYLEDİ<br />
<br />
Öte yandan geçen yıl İngiltere’de düzenlenen bir ankete katılan 800 erkekten üçte biri doğum kontrol hapı kullanabileceği açıkladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkekler için doğum kontrol hapi geliyor<br />
<br />
İlk kez İngiltere’de 60 yıl önce ortaya çıkan kadınlar için doğum kontrol hapının erkeklerdeki muadili için bilim insanları, son 25 yıldır aralıksız çalışıyor. Son araştırmalar ise, erkeklerin jeller, günlük haplar, aylık enjeksiyonlar ve kalıcı olmayan kimyasal vazektomi gibi önleyici ilaçların bu yıl raflarda ve sağlık kuruluşlarında yerini alabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, bazıları yüzde 97,3 oranına varan yüksek başarı düzeyi elde eden bu ilaçların, aile planlaması ve cinsel sağlık için dönüm noktası niteliğinde olacağını açıkladı.<br />
<br />
Bilim insanları ilk kez 1950 yıllarda erkeklerin kullanımına yönelik bir doğum kontrol hapı oluşturmaya çalıştı. Ancak, ABD’li ilaç şirketi Sterling Drug tarafından üretilen hap erkek fareleri geçici olarak kısırlaştırdı. Erkek mahkumlar üzerinde yapılan denemelerde ise ilacın sperm sayılarını oldukça düştüğü görüldü. Ardından Sterling ilacın deneylerini durdurdu. Aradından bu alandaki çalışmalara yaklaşık yarım yüzyıl boyunca ara verildi.<br />
<br />
ERKEKLER İÇİN DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ BU YIL ÇEŞİTLENECEK<br />
<br />
Günümüzde erkeklerin korunmak için iki seçeneği bulunuyor: prezervatif veya kalıcı vazektomi (cerrahların sperm taşıyan tüpleri kesmesi veya kapatması işlemi). Fakat, araştırmacıların belirttiklerine göre bu yıl erkekler için korunma yöntemlerinin sayısı artabilir.<br />
<br />
Bu resim yeniden boyutlandırıldı. Resmin tamamını görmek için bu çubuğa tıklayın. Orijinal görselin boyutu 760x450'tir.<br />
<br />
<br />
Öne çıkan ilaçların arasında ise İngiltere ve ABD’deki çiftlerle test edilen bir jel yer alıyor. Söz konusu jel, erkek cinsiyet hormonu testeronun sentetik bir versiyonunun kombinasyonu olan segesteron asetat içeriyor. Sonuçlarda, testislerdeki sperm üretimini etkili bir şekilde ortadan kaldırılırken, erkeklerin sperm üretiminin libidolarını etkilemeden kısıtlanması hedefleniyor.<br />
<br />
JEL YÜZDE 90’DAN FAZLA ETKİLİ OLDU<br />
<br />
ABD’deki jel denemesine iliderlik eden Los Angeles Biyomedikal Araştırma Enstitüsü’nden Doktor Christina Wang, erkek doğum kontrol ilaçlarını için üç potansiyel yol olduğunu açıkladı: haplar, jel ve aylık enjeksiyonlar.<br />
<br />
Wang, “Kolay olduğu için insanlar günlük hap fikrini seviyor. Ancak hap alırken ilaçların yalnızca yüzde 1 ile 3’ü emiliyor. Bunun aksine, jel yaklaşık yüzde 10 oranında emilirken, enjeksiyon neredeyse yüzde 100 oranında vücuda giriyor. Önce jelin, ardından enjeksiyonun Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) onaylanacağına inanıyorum. Klinik denemeler, jelin güvenli olduğunu, iyi tolere edildiğini ve gönüllülerin yüzde 90’ından fazlasında sperm çıkışını çok düşük seviyelere kadar bastırdığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
ENJEKSİYON VE HAPLAR İKİNCİ AŞAMA DENEMELERİNE GEÇİYOR<br />
<br />
Diğer taraftan, enjeksiyon ve haplar dimethandrolone undecanoate (DMAU) adı verilen deneysel bir ilaca dayanıyor. Jel gibi, bunlar da sentetik testesteron ve dişilik hormonu progestinin aktivitesini birleştiriyor.<br />
<br />
NTV'nin haberine göre,Washington Üniversitesi’nde tıp profesörü olan Stephanie Page, hem günlük hap hem de enjeksiyon olarak DMAU’nun erken aşama klinik denemelerini yürütüyor.<br />
<br />
Page, enjeksiyonun bir seferde altı aya kadar dayanacak şekilde tasarlandığını belirterek, “Birinci aşama çalışmamız umut verici sonuçlar gösteriyor. Yüz erkek çeşitli miktarlarda DMAU enjeksiyonu aldı. Şimdiye kadar, enjeksiyonlar son derece iyi tolere ediliyor” açıklamasını yaptı.<br />
<br />
Profesör Page’in ekibi ayrıca DMAU haplarının denemelerini de tamamladı. “Bir aylık çalışmanın sonuçları çok umut verici ve biz üç aylık bir araştırmanın verilerini analiz ediyoruz. Yıl sonuna kadar hapların piyasaya sürülebileceğini umuyoruz” dedi.<br />
<br />
GEÇİÇİ VAZEKTOMİ YÜZDE 97,3 BAŞARI GÖSTERDİ<br />
<br />
Hindistan Tıbbi Araştırma Konseyi’ndeki araştırmacılar ise, 13 yıla kadar hamilelikleri önleyebilen sperm durdurucu bir enjeksiyon olan geçiçi bir vazektomi yöntemi üzerinde çalışıyor. Teknik, spermi testislerden taşıyan kanalların, içine stiren maleik anhidrit adı verilen bir plastik enjekte ederek devre dışı bırakılmasını içeriyor. Bu kimyasal, plastiğin sperm kanallarındaki doku ile bağlanmasına yardımcı olan bir bileşik olan dimetil sülfoksit ile karıştırılarak uygulanıyor. Ardından kombine kimyasal, spermin kanallara girmesini durduran elektronik bir yük üretiyor ve hamileleğin önüne geçiliyor.<br />
<br />
Baş araştırmacı Doktor Radhey Shyam, “Yöntemin, şimdiden 300’den fazla erkek üzerinde denendiğini söyleyerek, , gebelik önleme başarı oranının yüzde 97,3 olduğunu ve hiçbir yan etki bildirilmediğini açıkladı.<br />
<br />
ERKEKLERİN 3’TE BİRİ DOĞUM KONTROL HAPINI KULLANACAĞINI SÖYLEDİ<br />
<br />
Öte yandan geçen yıl İngiltere’de düzenlenen bir ankete katılan 800 erkekten üçte biri doğum kontrol hapı kullanabileceği açıkladı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Prostat Kanseri ve Diğer Etkenler]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-prostat-kanseri-ve-diger-etkenler.html</link>
			<pubDate>Sat, 14 Sep 2024 11:31:47 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-prostat-kanseri-ve-diger-etkenler.html</guid>
			<description><![CDATA[Prostat Kanseri ve Diğer Etkenler<br />
<br />
1. Prostat Kanseri ve Kronik Enflamasyon<br />
<br />
Prostatın kronik iltihabının prostat kanseri gelişimine neden olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir. Prostat dokusunun uzun süreli kronik enfeksiyona maruz kalması hücre içinde DNA hasarına yol açmakta ve kanser gelişimine neden olmaktadır. Prostat biyopsisinde iltihap saptanan erkeklerde yıllar sonra kanser geliştiği gösterilmiştir.<br />
<br />
2. Prostat Kanseri ve Cinsel İlişki<br />
<br />
Prostat kanseri gelişmesi ve düzenli cinsel ilişki sıklığı arasında ters ilişki saptanmıştır. 20’li yaşlarda haftada 5 veya ayda 21 kez üzeri ejakulasyon sıklığı öyküsüne sahip erkeklerde prostat kanseri gelişme oranı düşük bulunmuştur.<br />
<br />
3. Prostat Kanseri ve Sigara İçiciliği<br />
<br />
Aktif sigara maruziyeti kanda kadmiyum düzeyinin yükselmesine ve sonuç olarak prostat bezi hücrelerinde DNA hasarına yol açmaktadır. Sigara kullanan hastalarda özellikle ameliyat sonrası dönemde hastalığın tekrarlama (nüks) oranında artış tespit edilmiştir.<br />
<br />
4. Prostat Kanseri ve Diyet<br />
<br />
Diyetin prostat kanserinin oluşumundaki rolüne en önemli kanıt Amerika ya göç eden Japonlar ve Çinlilerde, anavatanlarında yaşayan akrabalarına oranla daha yüksek oranda prostat kanseri görülmesidir. Yapılan çalışmalar Amerikaya göç eden bu erkeklerde özellikle ızgara et ürünlerinin yüksek tüketilmesinin kanserojen etkili hidrokarbonların artmasına ve DNA mutasyonlarına yol açtığına işaret etmektedir.<br />
<br />
5. Prostat Kanseri ve Şişmanlık<br />
<br />
Vücut Kitle indeksi arttıkça prostat kanseri daha yüksek oranlarda görülmektedir. Şişman kişilerde PSA seviyeleri düşmekte ve bununla beraber daha saldırgan ve ölümcül seyreden prostat kanserleri görülebilmektedir.<br />
<br />
6. Prostat Kanseri ve Lycopene<br />
<br />
Lycopene domates ve ürünlerinde bol miktarda bulunan ve güçlü antioksidan özelliği olan bir maddedir. Prostat kanseri riskini azalttığı öne sürülmektedir. Yapılan çalışmalarda fazla domates tüketenlerde az domates tüketenlere oranla prostat kanserinin %11 oranında daha az görüldüğü saptanmıştır.<br />
<br />
<br />
7. Prostat Kanseri ve Soya<br />
<br />
Soya fasulyesi bol miktarda bitkisel bir estrojen olan phytoestrojen içermektedir. Phytoestrogen 5 alfa redüktaz enzimini inhibe etmekte ve erkeklik hormonlarının (androjen) aktivitesini engellemektedir. Yüksek oranda soya tüketenlerde prostat kanseri riski azalmaktadır. Asyalılarda prostat kanserinin daha az görülmesini yüksek oranda soy tüketimine bağlanmaktadır.<br />
<br />
8. Prostat Kanseri ve Yeşil Çay<br />
<br />
Yeşil çayda bulunan Catechin isimli maddenin prostat kanser hücrelerini öldürdüğü ve kanser hücrelerinin gelişmesini durdurduğu yapılan deneysel çalışmalarda gösterilmiştir. Asyalı toplumlarda prostat kanserinin düşük oranlarda görülmesi yüksek oranda yeşil çay içimine bağlanmaktadır.<br />
<br />
9. Prostat Kanseri ve Leptin<br />
<br />
İnsanlarda yağ dokusu hücrelerinde sentezlenen leptin molekülü iştahın kontrol edilmesinden sorumludur. Obez erkeklerde leptine karşı vücutta duyarsızlık geliştiği gösterilmiştir. Ayrıca, leptin molekülünün üretiminden sorumlu olan LEP genleri mutasyonları hızlı ilerleyen, agresif prostat kanserinden sorumlu tutulmuştur.<br />
<br />
D vitamini vücutta; diyet yoluyla ve güneş ışığının ciltteki inaktif D vitaminini aktif forma çevirmesiyle elde edilmektedir. D vitaminin prostat kanserindeki etkisi hakkında çeşitli gözlemler ve çalışmalar mevcuttur;<br />
Kuzey Avrupa ülkelerinde daha az güneş ışığına maruz kalınmaktadır ve bu ülkelerde prostat kanserinden ölüm oranları yüksektir.<br />
İleri yaş erkeklerin güneş ışınına maruziyeti az olduğu için D vitamin seviyeleri de düşük saptanmakta ve prostat kanseri insidansı artmaktadır.<br />
Siyahi ırkta ciltteki Melanin pigmenti ultraviole ışınlarını bloke etmekte ve D vitaminin ciltte aktif forma dönüşmesini engellemektedir. Siyahi ırk dünyada en yüksek oranda prostat kanseri görülme ve ölüm oranlarına sahiptir.<br />
Kalsiyum dan zengin diyetle beslenenlerde kandaki D vitamini seviyesinin azaldığı ve bu kişilerde prostat kanseri riskinin arttığı görülmüştür.<br />
Japonlar balıktan zengin beslendikleri için diyetlerinde bol miktarda D vitamini bulunmaktadır. Japonlarda prostat kanseri görülme oranı oldukça düşüktür.<br />
Yapılan çalışmalarda prostat kanser hücrelerinde D vitamini reseptörü bulunduğu ve D vitamininin prostat kanser hücrelerinin gelişimini durdurduğu ve yayılmasını engellediği gösterilmiştir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Prostat Kanseri ve Diğer Etkenler<br />
<br />
1. Prostat Kanseri ve Kronik Enflamasyon<br />
<br />
Prostatın kronik iltihabının prostat kanseri gelişimine neden olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir. Prostat dokusunun uzun süreli kronik enfeksiyona maruz kalması hücre içinde DNA hasarına yol açmakta ve kanser gelişimine neden olmaktadır. Prostat biyopsisinde iltihap saptanan erkeklerde yıllar sonra kanser geliştiği gösterilmiştir.<br />
<br />
2. Prostat Kanseri ve Cinsel İlişki<br />
<br />
Prostat kanseri gelişmesi ve düzenli cinsel ilişki sıklığı arasında ters ilişki saptanmıştır. 20’li yaşlarda haftada 5 veya ayda 21 kez üzeri ejakulasyon sıklığı öyküsüne sahip erkeklerde prostat kanseri gelişme oranı düşük bulunmuştur.<br />
<br />
3. Prostat Kanseri ve Sigara İçiciliği<br />
<br />
Aktif sigara maruziyeti kanda kadmiyum düzeyinin yükselmesine ve sonuç olarak prostat bezi hücrelerinde DNA hasarına yol açmaktadır. Sigara kullanan hastalarda özellikle ameliyat sonrası dönemde hastalığın tekrarlama (nüks) oranında artış tespit edilmiştir.<br />
<br />
4. Prostat Kanseri ve Diyet<br />
<br />
Diyetin prostat kanserinin oluşumundaki rolüne en önemli kanıt Amerika ya göç eden Japonlar ve Çinlilerde, anavatanlarında yaşayan akrabalarına oranla daha yüksek oranda prostat kanseri görülmesidir. Yapılan çalışmalar Amerikaya göç eden bu erkeklerde özellikle ızgara et ürünlerinin yüksek tüketilmesinin kanserojen etkili hidrokarbonların artmasına ve DNA mutasyonlarına yol açtığına işaret etmektedir.<br />
<br />
5. Prostat Kanseri ve Şişmanlık<br />
<br />
Vücut Kitle indeksi arttıkça prostat kanseri daha yüksek oranlarda görülmektedir. Şişman kişilerde PSA seviyeleri düşmekte ve bununla beraber daha saldırgan ve ölümcül seyreden prostat kanserleri görülebilmektedir.<br />
<br />
6. Prostat Kanseri ve Lycopene<br />
<br />
Lycopene domates ve ürünlerinde bol miktarda bulunan ve güçlü antioksidan özelliği olan bir maddedir. Prostat kanseri riskini azalttığı öne sürülmektedir. Yapılan çalışmalarda fazla domates tüketenlerde az domates tüketenlere oranla prostat kanserinin %11 oranında daha az görüldüğü saptanmıştır.<br />
<br />
<br />
7. Prostat Kanseri ve Soya<br />
<br />
Soya fasulyesi bol miktarda bitkisel bir estrojen olan phytoestrojen içermektedir. Phytoestrogen 5 alfa redüktaz enzimini inhibe etmekte ve erkeklik hormonlarının (androjen) aktivitesini engellemektedir. Yüksek oranda soya tüketenlerde prostat kanseri riski azalmaktadır. Asyalılarda prostat kanserinin daha az görülmesini yüksek oranda soy tüketimine bağlanmaktadır.<br />
<br />
8. Prostat Kanseri ve Yeşil Çay<br />
<br />
Yeşil çayda bulunan Catechin isimli maddenin prostat kanser hücrelerini öldürdüğü ve kanser hücrelerinin gelişmesini durdurduğu yapılan deneysel çalışmalarda gösterilmiştir. Asyalı toplumlarda prostat kanserinin düşük oranlarda görülmesi yüksek oranda yeşil çay içimine bağlanmaktadır.<br />
<br />
9. Prostat Kanseri ve Leptin<br />
<br />
İnsanlarda yağ dokusu hücrelerinde sentezlenen leptin molekülü iştahın kontrol edilmesinden sorumludur. Obez erkeklerde leptine karşı vücutta duyarsızlık geliştiği gösterilmiştir. Ayrıca, leptin molekülünün üretiminden sorumlu olan LEP genleri mutasyonları hızlı ilerleyen, agresif prostat kanserinden sorumlu tutulmuştur.<br />
<br />
D vitamini vücutta; diyet yoluyla ve güneş ışığının ciltteki inaktif D vitaminini aktif forma çevirmesiyle elde edilmektedir. D vitaminin prostat kanserindeki etkisi hakkında çeşitli gözlemler ve çalışmalar mevcuttur;<br />
Kuzey Avrupa ülkelerinde daha az güneş ışığına maruz kalınmaktadır ve bu ülkelerde prostat kanserinden ölüm oranları yüksektir.<br />
İleri yaş erkeklerin güneş ışınına maruziyeti az olduğu için D vitamin seviyeleri de düşük saptanmakta ve prostat kanseri insidansı artmaktadır.<br />
Siyahi ırkta ciltteki Melanin pigmenti ultraviole ışınlarını bloke etmekte ve D vitaminin ciltte aktif forma dönüşmesini engellemektedir. Siyahi ırk dünyada en yüksek oranda prostat kanseri görülme ve ölüm oranlarına sahiptir.<br />
Kalsiyum dan zengin diyetle beslenenlerde kandaki D vitamini seviyesinin azaldığı ve bu kişilerde prostat kanseri riskinin arttığı görülmüştür.<br />
Japonlar balıktan zengin beslendikleri için diyetlerinde bol miktarda D vitamini bulunmaktadır. Japonlarda prostat kanseri görülme oranı oldukça düşüktür.<br />
Yapılan çalışmalarda prostat kanser hücrelerinde D vitamini reseptörü bulunduğu ve D vitamininin prostat kanser hücrelerinin gelişimini durdurduğu ve yayılmasını engellediği gösterilmiştir.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>