<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Forum Sitesi - Gezelim,Görelim ve Öğrenelim]]></title>
		<link>https://forumistan.net/</link>
		<description><![CDATA[Forum Sitesi - https://forumistan.net]]></description>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 02:24:40 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[PERGE ANTİK ŞEHRİ]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-perge-antik-sehri.html</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:25:31 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-perge-antik-sehri.html</guid>
			<description><![CDATA[PERGE ANTİK ŞEHRİ<br />
<br />
PERGE Antalya'nın doğusunda, Aksu kasabasının kuzeyinde, Pamfilya bölgesinde antik bir şehir. Mö 12. yy.'dan sonra Akhalar'ın yanı sıra Yunanistan ve Anadolu'nun batısından gelen halklar buraya yerleşmiştir. Mö 4. yy.'da Kestros çayıyla Akdeniz'e açılan Perge, Mö 4. yy.'da Büyük İskender'e, daha sonra Selefkîler'e ve Pergamon krallığına boyun eğdi.<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgg3koFAimSUUmuZEf2IY083G84UW2OdNv2Nmvmy7LnskjuLDe34oJ_oXMWNx6VQeX0UsX1_M9RTvnemJPt5fgoR-tFid1TfLhiw3uDIQz7vCYBQuDWbYYfLQ4QomaMkG5lLpZHoQRiEiC0/s400/perge.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: perge.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Hristiyanlığın ilk dönemlerinde Pavlus'un dini yaymak için merkez seçtiği yerlerden biriydi. Ms 1. yy.' da Roma egemenliğine girdikten sonra büyük gelişme gösterdi. Günümüze kalıntıları ulaşan yapıların çoğu bu dönemde yapıldı. Bizans egemenliği sırasında Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri oldu. Ancak bir liman şehri olan Attaleia'nın gelişmesiyle önemini kaybetti.<br />
<br />
Perge'de günümüze kalıntıları ulaşan en mühim yapılardan biri Perge tiyatrosudur. Ms 2. yy.'da inşa edilmiş olan sahne binasındaki çeşitli tasvirlerle önemli olan tiyatroda 15 bin kişinin oturabildiği seyirci yeri vardır. Tiyatronun yakınındaki stadyum ise 12 bin kişilikti. Bugüne ulaşan diğer yapılar arasında sur kapıları, kule, hamam, çeşme, bazilika kalıntıları önemlidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[PERGE ANTİK ŞEHRİ<br />
<br />
PERGE Antalya'nın doğusunda, Aksu kasabasının kuzeyinde, Pamfilya bölgesinde antik bir şehir. Mö 12. yy.'dan sonra Akhalar'ın yanı sıra Yunanistan ve Anadolu'nun batısından gelen halklar buraya yerleşmiştir. Mö 4. yy.'da Kestros çayıyla Akdeniz'e açılan Perge, Mö 4. yy.'da Büyük İskender'e, daha sonra Selefkîler'e ve Pergamon krallığına boyun eğdi.<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgg3koFAimSUUmuZEf2IY083G84UW2OdNv2Nmvmy7LnskjuLDe34oJ_oXMWNx6VQeX0UsX1_M9RTvnemJPt5fgoR-tFid1TfLhiw3uDIQz7vCYBQuDWbYYfLQ4QomaMkG5lLpZHoQRiEiC0/s400/perge.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: perge.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Hristiyanlığın ilk dönemlerinde Pavlus'un dini yaymak için merkez seçtiği yerlerden biriydi. Ms 1. yy.' da Roma egemenliğine girdikten sonra büyük gelişme gösterdi. Günümüze kalıntıları ulaşan yapıların çoğu bu dönemde yapıldı. Bizans egemenliği sırasında Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri oldu. Ancak bir liman şehri olan Attaleia'nın gelişmesiyle önemini kaybetti.<br />
<br />
Perge'de günümüze kalıntıları ulaşan en mühim yapılardan biri Perge tiyatrosudur. Ms 2. yy.'da inşa edilmiş olan sahne binasındaki çeşitli tasvirlerle önemli olan tiyatroda 15 bin kişinin oturabildiği seyirci yeri vardır. Tiyatronun yakınındaki stadyum ise 12 bin kişilikti. Bugüne ulaşan diğer yapılar arasında sur kapıları, kule, hamam, çeşme, bazilika kalıntıları önemlidir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[PERİ BACALARI VOLKANİK KÜL]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-peri-bacalari-volkanik-kul.html</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:23:43 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-peri-bacalari-volkanik-kul.html</guid>
			<description><![CDATA[PERİ BACALARI VOLKANİK KÜL<br />
<br />
"PERİ bacaları", üzeri lâvla örtülü tüf (sertleşmiş volkanik kül) yığınlarının zamanla aşınmasından meydana gelen oluşumlara verilen bir isimdir.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiaonbDG7jXwg-vGmOrBU-4r4XFluGcBJHeghK-ovjf9OYd6efwzgsvGzkMp6hjZEAaqZcSB8RNHSN4hsWrfB0Jiz-rQ4xNgylipoprB89E16sTy7_Hiu6VOOn-jtnY7esEVPtipap5KMAP/s320/peribacalar.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: peribacalar.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Püskürmeler sırasında geniş çukurlara biriken tüfler, kalın tabakalar halinde yığılır; üzerlerine yer yer kalın lâv örtüleri yayılır. Tüf yığınları iklim şartlarıyla (yağmur, rüzgâr, sel) aşınarak sütûnlar haline gelirken, üst kısımdaki lâv kütleleri daha az aşındığı için geniş tablalar halinde kalırlar.<br />
<br />
Yüksekliği 20 - 30 metreye kadar değişen peri bacaları vardır. Anadolu'da Ürgüp'te (Göreme, Uçhisar), Aksaray yakınlarında (Selimiye köyü) peri bacaları bulunmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[PERİ BACALARI VOLKANİK KÜL<br />
<br />
"PERİ bacaları", üzeri lâvla örtülü tüf (sertleşmiş volkanik kül) yığınlarının zamanla aşınmasından meydana gelen oluşumlara verilen bir isimdir.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiaonbDG7jXwg-vGmOrBU-4r4XFluGcBJHeghK-ovjf9OYd6efwzgsvGzkMp6hjZEAaqZcSB8RNHSN4hsWrfB0Jiz-rQ4xNgylipoprB89E16sTy7_Hiu6VOOn-jtnY7esEVPtipap5KMAP/s320/peribacalar.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: peribacalar.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Püskürmeler sırasında geniş çukurlara biriken tüfler, kalın tabakalar halinde yığılır; üzerlerine yer yer kalın lâv örtüleri yayılır. Tüf yığınları iklim şartlarıyla (yağmur, rüzgâr, sel) aşınarak sütûnlar haline gelirken, üst kısımdaki lâv kütleleri daha az aşındığı için geniş tablalar halinde kalırlar.<br />
<br />
Yüksekliği 20 - 30 metreye kadar değişen peri bacaları vardır. Anadolu'da Ürgüp'te (Göreme, Uçhisar), Aksaray yakınlarında (Selimiye köyü) peri bacaları bulunmaktadır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[PINARGÖZÜ MAĞARASI]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-pinargozu-magarasi.html</link>
			<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:59:34 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-pinargozu-magarasi.html</guid>
			<description><![CDATA[PINARGÖZÜ MAĞARASI<br />
<br />
ISPARTA'YA bağlı Yenişarbademli kasabası yakınlarında bir mağara. Karstik kaynaklardan çıkan sular mağara içinde çağlayanlar oluşturur ve mağaranın giriş kısmından dışarı çıkar.<br />
<br />
Özellikle sportif faaliyetler için önemli olan mağaranın uzunluğu 12 km kadardır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[PINARGÖZÜ MAĞARASI<br />
<br />
ISPARTA'YA bağlı Yenişarbademli kasabası yakınlarında bir mağara. Karstik kaynaklardan çıkan sular mağara içinde çağlayanlar oluşturur ve mağaranın giriş kısmından dışarı çıkar.<br />
<br />
Özellikle sportif faaliyetler için önemli olan mağaranın uzunluğu 12 km kadardır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SADBERK HANIM MÜZESİ]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sadberk-hanim-muzesi.html</link>
			<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 11:33:29 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sadberk-hanim-muzesi.html</guid>
			<description><![CDATA[SADBERK HANIM MÜZESİ<br />
<br />
İSTANBUL'UN  Büyükdere semtinde, Azaryan Yalısı'nda özel müze.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEghMvsomu9QeMWXsF4Fs6sTqnUGFchQps2jwPkZrYDQbQqslEM6kJhLR_S-ZBY1SgrJBy_w1nvRosNBHgntyII3IgaRvOY4w61mFEiGT7thPfPD-2VCKKzrtpaCZV7w1oUZ-a72o0wmRmDA/s320/sadberk.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: sadberk.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
İşadamı Vehbi Koç'un eşi Sadberk Koç'un topladığı etnografik eserlerin sergilenmesiyle açıldı (1980).<br />
<br />
Yaklaşık 8000 parçadan oluşan bir koleksiyonun (değerli saatler, çiniler, tombaklar, tuğralı gümüşler vb.) sergilendiği müzedeki eserler, tarihöncesinden başlayarak Anadolu'nun tüm kültür safhalarını yansıtır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SADBERK HANIM MÜZESİ<br />
<br />
İSTANBUL'UN  Büyükdere semtinde, Azaryan Yalısı'nda özel müze.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEghMvsomu9QeMWXsF4Fs6sTqnUGFchQps2jwPkZrYDQbQqslEM6kJhLR_S-ZBY1SgrJBy_w1nvRosNBHgntyII3IgaRvOY4w61mFEiGT7thPfPD-2VCKKzrtpaCZV7w1oUZ-a72o0wmRmDA/s320/sadberk.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: sadberk.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
İşadamı Vehbi Koç'un eşi Sadberk Koç'un topladığı etnografik eserlerin sergilenmesiyle açıldı (1980).<br />
<br />
Yaklaşık 8000 parçadan oluşan bir koleksiyonun (değerli saatler, çiniler, tombaklar, tuğralı gümüşler vb.) sergilendiği müzedeki eserler, tarihöncesinden başlayarak Anadolu'nun tüm kültür safhalarını yansıtır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SAHİBATA KÜLLİYESİ]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sahibata-kulliyesi.html</link>
			<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 11:25:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sahibata-kulliyesi.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">SAHİBATA KÜLLİYESİ</span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjJdztD9IIYr7txq7TmV3559intteDuSjgYzu3-Me2qumPuKB4Go0nY-5wf8OW7eTyGxW1JaRjkldtaG8v76hFLkN2IMODTLDVeKeZNL2GUdAaH6hkUxrTqh0PN_Z_3Ymnu1X2shXdDxHz1/s1600/sahibata.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjJdztD9IIYr7txq7TmV3559intteDuSjgYzu3-Me2qumPuKB4Go0nY-5wf8OW7eTyGxW1JaRjkldtaG8v76hFLkN2IMODTLDVeKeZNL2GUdAaH6hkUxrTqh0PN_Z_3Ymnu1X2shXdDxHz1/s320/sahibata.jpg" loading="lazy"  width="226" height="320" alt="[Resim: sahibata.jpg]" class="mycode_img" /></span></a></span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="color: #c27ba0;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">K</span></span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">ONYA'DA  Anadolu Selçuklu veziri </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Sahib Ata Fahreddin Ali</span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">'nin yaptırdığı</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> külliye</span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> (1259-79). Cami, türbe, hankâh ve hamamdan oluşur.</span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Hamam dışındaki yapıların mimarı</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> Kölük bin Abdullah</span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">'tır. Tek şerefeli bir minaresi bulunan cami, özellikle taçkapısıyla</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> Anadolu Selçuklu </span></span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">mimarîsinin en önemli örneklerindendir.</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">SAHİBATA KÜLLİYESİ</span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjJdztD9IIYr7txq7TmV3559intteDuSjgYzu3-Me2qumPuKB4Go0nY-5wf8OW7eTyGxW1JaRjkldtaG8v76hFLkN2IMODTLDVeKeZNL2GUdAaH6hkUxrTqh0PN_Z_3Ymnu1X2shXdDxHz1/s1600/sahibata.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjJdztD9IIYr7txq7TmV3559intteDuSjgYzu3-Me2qumPuKB4Go0nY-5wf8OW7eTyGxW1JaRjkldtaG8v76hFLkN2IMODTLDVeKeZNL2GUdAaH6hkUxrTqh0PN_Z_3Ymnu1X2shXdDxHz1/s320/sahibata.jpg" loading="lazy"  width="226" height="320" alt="[Resim: sahibata.jpg]" class="mycode_img" /></span></a></span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="color: #c27ba0;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">K</span></span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">ONYA'DA  Anadolu Selçuklu veziri </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Sahib Ata Fahreddin Ali</span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">'nin yaptırdığı</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> külliye</span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> (1259-79). Cami, türbe, hankâh ve hamamdan oluşur.</span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Hamam dışındaki yapıların mimarı</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> Kölük bin Abdullah</span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">'tır. Tek şerefeli bir minaresi bulunan cami, özellikle taçkapısıyla</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> Anadolu Selçuklu </span></span></span><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size">mimarîsinin en önemli örneklerindendir.</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SEYİTGAZİ MÜZESİ]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-seyitgazi-muzesi.html</link>
			<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:13:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-seyitgazi-muzesi.html</guid>
			<description><![CDATA[SEYİTGAZİ MÜZESİ<br />
<br />
SEYİTGAZİ ilçesi, Eskişehir iline bağlıdır. İsmini, türbesi burada bulunan Seyit Battal Gazi'den alır. İl merkezine 42 km uzaklıktadır.<br />
<br />
Seyitgazi müzesi, Seyit Battal Gazi külliyesinde açıldı (1970). Müzede; Seyit Battal Gazi külliyesine ait eserlerle, çevreden getirilen arkeolojik ve etnografik eserler sergilenir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SEYİTGAZİ MÜZESİ<br />
<br />
SEYİTGAZİ ilçesi, Eskişehir iline bağlıdır. İsmini, türbesi burada bulunan Seyit Battal Gazi'den alır. İl merkezine 42 km uzaklıktadır.<br />
<br />
Seyitgazi müzesi, Seyit Battal Gazi külliyesinde açıldı (1970). Müzede; Seyit Battal Gazi külliyesine ait eserlerle, çevreden getirilen arkeolojik ve etnografik eserler sergilenir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SULTANAHMET CAMİİ (Mavicami)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sultanahmet-camii-mavicami.html</link>
			<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 12:43:52 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sultanahmet-camii-mavicami.html</guid>
			<description><![CDATA[SULTANAHMET CAMİİ (Mavicami)<br />
<br />
SEDEFKÂR  Mehmet Ağa tarafından, 1. Ahmed adına, İstanbul Sultanahmet meydanında yapılan cami (1609 - 1616). Caminin önü ve iki yanı, geniş bir dış avluyla çevrilidir. Çevresi pencereli bir duvarla kuşatılan bu dış avluya, 3' ü cephede olmak üzere 8 kapıdan girilir.<br />
<br />
Caminin iki ayrı kareye yakın planı vardır. Birinci (öndeki) kare (iç avlu)  26  tane granit mermer ve porfir sütûna oturtulan  30  kubbeyle çevrilidir. Mermer döşemeli olan avluda, çevresinde 6  mermer sütûn bulunan bir şadırvan vardır. Şadırvan kemerleri, kabartmalı olarak "rumî" geçmelerle; köşebentleri de kabartma lâle ve karanfil motifleriyle süslüdür.<br />
<br />
İç avluya, biri cepheden, ikisi yandan merdivenle çıkılan 3  kapıdan girilir. Bu kapılar ve cümle kapısı bronzdandır. İkinci kare (caminin harem kısmı)  64 x 72  metre ölçülerinde bir alanı kaplar ve çapı 24 metre, yüksekliği 43 metre olan bir orta kubbeyle örtülüdür. Bu kubbe, 4 büyük "filayağı" üzerine binen 4 büyük kemere, pandantiflerle oturur. 5 metre çapında olan bu ayaklar, aşağıdan yukarı doğru  yivlidir. Bu yivler, ayaklara yumuşak bir görünüm sağlar.<br />
<br />
3' er eksadra ile genişletilen sivri kemerli 4 yarım kubbe, caminin içine büyük bir hacim verir. Aşağıdan yukarıya 5 sıra olarak istiflenen 260 yuvarlak kemerli pencere, yapıya büyük bir hafiflik ve hiçbir camide görülmeyen bir ışık sağlar.<br />
<br />
Caminin sol köşesinde "hünkâr mahfeli" yer alır. Mozaik ve yeşim süslemeli mihrabı, sedefli kapısı, turkuaz üzerine altın yaldızla yazılı çinileri, süsleme bakımından büyük bir değer taşır. Mahfelin oyma ve kabartma işleri, mermer korkulukları, taş işçiliğinin en güzel örnekleri arasındadır.<br />
<br />
Mahfelin yanında, 1. Ahmed'in bir çilehanesi (itikaf köşesi) bulunur. Hünkâr mahfelinin camiden ve "Kasrı Hümayun"dan da girişi vardır. Mahfelin altındaki ahşap tavan da süsleme bakımından zengindir.<br />
<br />
Caminin duvarları 16. yy. sonuyla 17. yy. başlarına ait çini panolarla kaplıdır. İnşaat defterlerine göre; burada  21 043  çini kullanıldı. Çinilerdeki motifler sayılamayacak kadar çoktur. Camideki yazılar, devrin ünlü hattatlarından Ahmed Gubarî tarafından yazıldı. Sedef işleri mimarın kendisi tarafından yapıldı. Zamanla bozulan kalem işleri, eski özelliklerini korur.<br />
<br />
Caminin diğerlerinde olmayan özelliklerinden biri de  6  minareli olmasıdır. Ana kapının iki tarafında yer alan minareler ikişer şerefeli, köşelerde yer alanlar üçer şerefelidir. Cami bu 6 minare ve kubbesiyle, Ayasofya'nın ağırlığı karşısında, hafifliğin ve inceliğin başarılı bir örneğidir.<br />
<br />
Cami; Sultan Ahmed'in türbesi, misafirhane, imaret, medrese, dârüşşifa, çarşı gibi yapıların merkezi durumundaydı. Atmeydanı'nın (Sultanahmet) bir ucunda yer alan bu binalar, sonradan ortadan kaldırıldı. Caminin sol tarafında bulunan Kasrı Hümayun da yandı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SULTANAHMET CAMİİ (Mavicami)<br />
<br />
SEDEFKÂR  Mehmet Ağa tarafından, 1. Ahmed adına, İstanbul Sultanahmet meydanında yapılan cami (1609 - 1616). Caminin önü ve iki yanı, geniş bir dış avluyla çevrilidir. Çevresi pencereli bir duvarla kuşatılan bu dış avluya, 3' ü cephede olmak üzere 8 kapıdan girilir.<br />
<br />
Caminin iki ayrı kareye yakın planı vardır. Birinci (öndeki) kare (iç avlu)  26  tane granit mermer ve porfir sütûna oturtulan  30  kubbeyle çevrilidir. Mermer döşemeli olan avluda, çevresinde 6  mermer sütûn bulunan bir şadırvan vardır. Şadırvan kemerleri, kabartmalı olarak "rumî" geçmelerle; köşebentleri de kabartma lâle ve karanfil motifleriyle süslüdür.<br />
<br />
İç avluya, biri cepheden, ikisi yandan merdivenle çıkılan 3  kapıdan girilir. Bu kapılar ve cümle kapısı bronzdandır. İkinci kare (caminin harem kısmı)  64 x 72  metre ölçülerinde bir alanı kaplar ve çapı 24 metre, yüksekliği 43 metre olan bir orta kubbeyle örtülüdür. Bu kubbe, 4 büyük "filayağı" üzerine binen 4 büyük kemere, pandantiflerle oturur. 5 metre çapında olan bu ayaklar, aşağıdan yukarı doğru  yivlidir. Bu yivler, ayaklara yumuşak bir görünüm sağlar.<br />
<br />
3' er eksadra ile genişletilen sivri kemerli 4 yarım kubbe, caminin içine büyük bir hacim verir. Aşağıdan yukarıya 5 sıra olarak istiflenen 260 yuvarlak kemerli pencere, yapıya büyük bir hafiflik ve hiçbir camide görülmeyen bir ışık sağlar.<br />
<br />
Caminin sol köşesinde "hünkâr mahfeli" yer alır. Mozaik ve yeşim süslemeli mihrabı, sedefli kapısı, turkuaz üzerine altın yaldızla yazılı çinileri, süsleme bakımından büyük bir değer taşır. Mahfelin oyma ve kabartma işleri, mermer korkulukları, taş işçiliğinin en güzel örnekleri arasındadır.<br />
<br />
Mahfelin yanında, 1. Ahmed'in bir çilehanesi (itikaf köşesi) bulunur. Hünkâr mahfelinin camiden ve "Kasrı Hümayun"dan da girişi vardır. Mahfelin altındaki ahşap tavan da süsleme bakımından zengindir.<br />
<br />
Caminin duvarları 16. yy. sonuyla 17. yy. başlarına ait çini panolarla kaplıdır. İnşaat defterlerine göre; burada  21 043  çini kullanıldı. Çinilerdeki motifler sayılamayacak kadar çoktur. Camideki yazılar, devrin ünlü hattatlarından Ahmed Gubarî tarafından yazıldı. Sedef işleri mimarın kendisi tarafından yapıldı. Zamanla bozulan kalem işleri, eski özelliklerini korur.<br />
<br />
Caminin diğerlerinde olmayan özelliklerinden biri de  6  minareli olmasıdır. Ana kapının iki tarafında yer alan minareler ikişer şerefeli, köşelerde yer alanlar üçer şerefelidir. Cami bu 6 minare ve kubbesiyle, Ayasofya'nın ağırlığı karşısında, hafifliğin ve inceliğin başarılı bir örneğidir.<br />
<br />
Cami; Sultan Ahmed'in türbesi, misafirhane, imaret, medrese, dârüşşifa, çarşı gibi yapıların merkezi durumundaydı. Atmeydanı'nın (Sultanahmet) bir ucunda yer alan bu binalar, sonradan ortadan kaldırıldı. Caminin sol tarafında bulunan Kasrı Hümayun da yandı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SÜLEYMANİYE CAMİİ]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-suleymaniye-camii.html</link>
			<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 12:09:52 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-suleymaniye-camii.html</guid>
			<description><![CDATA[SÜLEYMANİYE CAMİİ<br />
<br />
<br />
KANUNÎ  Sultan Süleyman'ın emriyle, Mimar Sinan tarafından, İstanbul, Süleymaniye semtinde inşa edilmiş cami. 1550 - 1557  yılları arasında yapıldı. Klâsik Osmanlı mimarisinin en büyük eserlerinden biri olan bu cami, Mimar Sinan'ın ikinci önemli camisidir. İnşasına  60  yaşında başladığı bu camiyi Sinan, "kalfalık" eseri olarak sayar.<br />
<br />
Boğaz ve Haliç'e hâkim bir tepe üzerinde yer alan cami, çevresindeki binalarla beraber büyük bir "külliye" halindedir. Bu, İstanbul'da Fatih külliyesinden sonra kurulmuş ikinci büyük külliyedir. Külliyenin merkezini meydana getiren caminin planı, biri avlu diğeri esas cami olmak üzere iki kareden oluşan bir dikdörtgen şeklindedir. Caminin çevresinde; dârüttıp, medreseler, dârülkurra, sıbyan mektebi, hamam, imaret, bimarhane ve çarşı gibi sosyal yapılar yer almıştır.<br />
<br />
İç avlunun, biri ön cephede ve ortada, diğerleri yan cephelerde olmak üzere üç kapısı vardır. Orta kapı, anıtsal ve yüksek bir taç kapı şeklindedir; kitabeleri, stalaktitleri ve yarım sütûnlarıyla tek başına mimarî bir eser sayılabilir. Bu ilginç kapının iki yanında, üçer sırada 12 pencere ve odalar vardır.<br />
<br />
Dikdörtgen planlı iç avlunun zemini mermer döşelidir; bu avluyu 28 mermer ve pembe granit sütûna oturan sivri kemerli, 28 kubbeli bir revak çevirir. Revak sütûnlarının stalaktitli başlıklarının uyumlu ve oranlı bir görünüşü vardır. Revak kubbelerinde, geç devirlerdeki onarımlar sırasında yapılmış olan "barok" üslûbunda kalem işleri görülür.<br />
<br />
Avlu kısmının en önemli süslemesi, son cemaat yerindeki 10 pencerenin üzerinde bulunan çini dekorlardır. Hepsi aynı üslûpta ve aynı motiflerle yapılmış panolar şeklinde olan bu çiniler 16. yy. 'ın en güzel örnekleridir. Özellikle panoların köşelerindeki üçgenlerde görülen "kırmızı" renk, bu dönemin en güzel "mercan kırmızısı"dır. Bu panolarda yer alan ve "Kur'an"dan alınmış ayetlerden meydana getirilen yazılar da devrin ünlü hattatı "Karahisarlı Hasan Efendi" tarafından yazılmıştır.<br />
<br />
Avlunun ortasında yer alan dikdörtgen planlı mermer şadırvan, oymaları ve bronz şebekeleri bakımından ilgi çekicidir. Avlunun dört köşesinde 4 minare vardır. Bunlardan avlunun ön cephesinde iki köşede olanlar kısa ve ikişer şerefeli, cami tarafında bulunan diğer ikisi ise daha uzun ve üçer şerefelidir.<br />
<br />
Mimar Sinan, bu 4 minareyle; Kanuni Sultan Süleyman'ın fetihten sonraki 4. padişah, 4 minaredeki 10 şerefeyle Osmanlı padişahlarının 10. su olduğunu ifade etmiştir. Bu minarelerin ilginç bir özelliği de aynı boyda olmamalarıdır. Mimar Sinan, kubbeye yakın olan minareleri uzun, diğerlerini kısa yapmakla camiye "piramit" şeklini verdirmiştir.<br />
<br />
Minarelerin gövdesi yivlidir, yivlerin araları oyma süslerle doldurulmuştur. Avludan camiye cephede ve yanlarda bulunan kapılardan girilir. Bütün olarak düzgün kesme taştan inşa edilmiş olan cami, üç sahınlıdır ve kareye yakın bir plan gösterir. 63 x 68 metre ebadında olan iç kısmın üzerinde, yerden yüksekliği 53 metre olan 25,5 metre çapında büyük bir merkezî kubbe örter. 4 büyük kalın payeye oturan bir merkezî kubbenin geçişi, düz pandantiflerle sağlanmıştır.<br />
<br />
Kubbenin kasnağında yuvarlak kemerli 32 pencere vardır. Kubbe kasnağındaki bu pencerelerle cami duvarlarındaki diğer pencereler, iç kısma iyi bir aydınlık sağlar. Kubbenin açılma kuvvetini karşılamak için mihrap ve ana kapı yönünde merkezî kubbenin iki yanına birer yarım kubbe yapılmış ve bunların da yanlara açılma kuvvetini karşılamak için, merkezî kubbeyi taşıyan 4 büyük payeden, kuzey ve güney yanlarda bulunanlar birer kemerle birleştirilerek içleri pencereli ayna duvarlarıyla doldurulmuştur.<br />
<br />
Bu ayna duvarları, payelerin arasında bulunan çok büyük ikişer sütûn taşır. Bu sütûnlardan biri İskenderiye'den, biri Baalbek'ten biri Topkapı Sarayı yakınından, dördüncüsü de Kıztaşı'ndan getirilmiştir. Payeler arasına yapılan bu kemerli sistem, ayrıca yine kemerlerle yan duvarlara bağlanmıştır. Böylece Mimar Sinan, aynı şekilde bir merkezî kubbeyle yanındaki iki yarım kubbesi olan Ayasofya'daki yanlara açılmayı önleme maksadıyla yapılan takviye payandalarının dıştan görünen ağır durumunu burada gözden saklamayı başarmıştır.<br />
<br />
Yan neflerin üzeri, çapları birbirine eşit olmayan 5 kubbeyle örtülüdür. Caminin bütün bu kısımlarıyla çok kalabalık bir cemaatin toplu olarak ibadet edeceği geniş ve ferah bir mekân vardır. Camiye girilince ilk göze çarpan da bu geniş mekân ve kubbenin yüksekliğidir.<br />
<br />
Mimar Sinan bu camide mimarî bütünlüğün ve geniş mekânın yanısıra akustik durumunu da düşünmüş ve bunu başarmıştır. Camide büyük kubbenin bir yanında çıkan hafif bir ses, diğer yandan duyulur. Akustik düşünülerek bütün kubbeler çift kubbe şeklinde yapılmıştır. Merkezî kubbeye, ağızları içeri doğru açık durumda ve derinlikleri 50 metre olan 64 küp yerleştirilmiştir.<br />
<br />
Bu küpler ayrıca küçük kubbelerin köşelerine ve stalaktitlerin altına da konulmuştur. Bunlardan başka caminin zemininde de sesi yansıtmaya yarayan tuğladan boşluklar vardır. Caminin hava değişim düzeni de ilgi çekicidir. Cümle kapısının içeri açılan kısmında, üstte bulunan küçük bir odanın altında dört pencereyle içeri ve dışarı doğru dörder küçük menfez vardır. Hepsi birden açılınca oluşan hava akımı caminin havasını hızla temizler.<br />
<br />
Caminin mimarisi kadar, klâsik devrin en güzel örneklerini taşıyan süslemesi de önemlidir. Caminin içinde ilk göze çarpan süsleme, mihraptaki çini dekorudur. Bu çiniler, motifleri renkleri ve teknikleri bakımından 16. yy. Osmanlı çinilerinin en güzel örnekleridir. Mihrabı çeviren ve üst kısımda duvarları kaplayan çinilerde, büyük birer daire içine ve lâcivert zemin üzerine beyaz renkte çok düzgün istif edilmiş "nesih" yazıyla "Fatiha suresi", köşelerde ve üstte beyaz zemin üzerine çok renkli olarak nar çiçeği, rumiler ve diğer çiçeklerden meydana gelen bir dekor görülür.<br />
<br />
Bu çini dekorun ortasında, mermer mihrap yükselir. Mihrap, iki yanda iki kabartma oluklu ve stalaktit kaideli sütûnlarla tek parça olarak yapılmıştır. Stalaktitler altın yaldızlıdır. Mihrabın yanındaki alemlerin boşluğunda ve mihrabın iç kısmında altın yaldızla yazılmış yazılar bulunur.<br />
<br />
Mihrap duvarlarında, üst pencerelerdeki renkli camlardan sadece üstten ikisinin sonradan yapıldığı anlaşılır. Mihrap kadar güzel işlenmiş olan mimberin köşeleri ve stalaktitli kısımları kabartma olarak süslüdür. Hünkâr mahfili de mermer işçiliği bakımından önemlidir. Özellikle, mahfili çeviren kafes şeklindeki mermer şebeke ilginçtir.<br />
<br />
Caminin süsleme özellikleri içinde yazılar ve cümle kapılarıyla pencere kanatlarında görülen oymacılık, fildişi ve sedef kakma örnekleri, devrin üslûbunu yansıtan eserlerdir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SÜLEYMANİYE CAMİİ<br />
<br />
<br />
KANUNÎ  Sultan Süleyman'ın emriyle, Mimar Sinan tarafından, İstanbul, Süleymaniye semtinde inşa edilmiş cami. 1550 - 1557  yılları arasında yapıldı. Klâsik Osmanlı mimarisinin en büyük eserlerinden biri olan bu cami, Mimar Sinan'ın ikinci önemli camisidir. İnşasına  60  yaşında başladığı bu camiyi Sinan, "kalfalık" eseri olarak sayar.<br />
<br />
Boğaz ve Haliç'e hâkim bir tepe üzerinde yer alan cami, çevresindeki binalarla beraber büyük bir "külliye" halindedir. Bu, İstanbul'da Fatih külliyesinden sonra kurulmuş ikinci büyük külliyedir. Külliyenin merkezini meydana getiren caminin planı, biri avlu diğeri esas cami olmak üzere iki kareden oluşan bir dikdörtgen şeklindedir. Caminin çevresinde; dârüttıp, medreseler, dârülkurra, sıbyan mektebi, hamam, imaret, bimarhane ve çarşı gibi sosyal yapılar yer almıştır.<br />
<br />
İç avlunun, biri ön cephede ve ortada, diğerleri yan cephelerde olmak üzere üç kapısı vardır. Orta kapı, anıtsal ve yüksek bir taç kapı şeklindedir; kitabeleri, stalaktitleri ve yarım sütûnlarıyla tek başına mimarî bir eser sayılabilir. Bu ilginç kapının iki yanında, üçer sırada 12 pencere ve odalar vardır.<br />
<br />
Dikdörtgen planlı iç avlunun zemini mermer döşelidir; bu avluyu 28 mermer ve pembe granit sütûna oturan sivri kemerli, 28 kubbeli bir revak çevirir. Revak sütûnlarının stalaktitli başlıklarının uyumlu ve oranlı bir görünüşü vardır. Revak kubbelerinde, geç devirlerdeki onarımlar sırasında yapılmış olan "barok" üslûbunda kalem işleri görülür.<br />
<br />
Avlu kısmının en önemli süslemesi, son cemaat yerindeki 10 pencerenin üzerinde bulunan çini dekorlardır. Hepsi aynı üslûpta ve aynı motiflerle yapılmış panolar şeklinde olan bu çiniler 16. yy. 'ın en güzel örnekleridir. Özellikle panoların köşelerindeki üçgenlerde görülen "kırmızı" renk, bu dönemin en güzel "mercan kırmızısı"dır. Bu panolarda yer alan ve "Kur'an"dan alınmış ayetlerden meydana getirilen yazılar da devrin ünlü hattatı "Karahisarlı Hasan Efendi" tarafından yazılmıştır.<br />
<br />
Avlunun ortasında yer alan dikdörtgen planlı mermer şadırvan, oymaları ve bronz şebekeleri bakımından ilgi çekicidir. Avlunun dört köşesinde 4 minare vardır. Bunlardan avlunun ön cephesinde iki köşede olanlar kısa ve ikişer şerefeli, cami tarafında bulunan diğer ikisi ise daha uzun ve üçer şerefelidir.<br />
<br />
Mimar Sinan, bu 4 minareyle; Kanuni Sultan Süleyman'ın fetihten sonraki 4. padişah, 4 minaredeki 10 şerefeyle Osmanlı padişahlarının 10. su olduğunu ifade etmiştir. Bu minarelerin ilginç bir özelliği de aynı boyda olmamalarıdır. Mimar Sinan, kubbeye yakın olan minareleri uzun, diğerlerini kısa yapmakla camiye "piramit" şeklini verdirmiştir.<br />
<br />
Minarelerin gövdesi yivlidir, yivlerin araları oyma süslerle doldurulmuştur. Avludan camiye cephede ve yanlarda bulunan kapılardan girilir. Bütün olarak düzgün kesme taştan inşa edilmiş olan cami, üç sahınlıdır ve kareye yakın bir plan gösterir. 63 x 68 metre ebadında olan iç kısmın üzerinde, yerden yüksekliği 53 metre olan 25,5 metre çapında büyük bir merkezî kubbe örter. 4 büyük kalın payeye oturan bir merkezî kubbenin geçişi, düz pandantiflerle sağlanmıştır.<br />
<br />
Kubbenin kasnağında yuvarlak kemerli 32 pencere vardır. Kubbe kasnağındaki bu pencerelerle cami duvarlarındaki diğer pencereler, iç kısma iyi bir aydınlık sağlar. Kubbenin açılma kuvvetini karşılamak için mihrap ve ana kapı yönünde merkezî kubbenin iki yanına birer yarım kubbe yapılmış ve bunların da yanlara açılma kuvvetini karşılamak için, merkezî kubbeyi taşıyan 4 büyük payeden, kuzey ve güney yanlarda bulunanlar birer kemerle birleştirilerek içleri pencereli ayna duvarlarıyla doldurulmuştur.<br />
<br />
Bu ayna duvarları, payelerin arasında bulunan çok büyük ikişer sütûn taşır. Bu sütûnlardan biri İskenderiye'den, biri Baalbek'ten biri Topkapı Sarayı yakınından, dördüncüsü de Kıztaşı'ndan getirilmiştir. Payeler arasına yapılan bu kemerli sistem, ayrıca yine kemerlerle yan duvarlara bağlanmıştır. Böylece Mimar Sinan, aynı şekilde bir merkezî kubbeyle yanındaki iki yarım kubbesi olan Ayasofya'daki yanlara açılmayı önleme maksadıyla yapılan takviye payandalarının dıştan görünen ağır durumunu burada gözden saklamayı başarmıştır.<br />
<br />
Yan neflerin üzeri, çapları birbirine eşit olmayan 5 kubbeyle örtülüdür. Caminin bütün bu kısımlarıyla çok kalabalık bir cemaatin toplu olarak ibadet edeceği geniş ve ferah bir mekân vardır. Camiye girilince ilk göze çarpan da bu geniş mekân ve kubbenin yüksekliğidir.<br />
<br />
Mimar Sinan bu camide mimarî bütünlüğün ve geniş mekânın yanısıra akustik durumunu da düşünmüş ve bunu başarmıştır. Camide büyük kubbenin bir yanında çıkan hafif bir ses, diğer yandan duyulur. Akustik düşünülerek bütün kubbeler çift kubbe şeklinde yapılmıştır. Merkezî kubbeye, ağızları içeri doğru açık durumda ve derinlikleri 50 metre olan 64 küp yerleştirilmiştir.<br />
<br />
Bu küpler ayrıca küçük kubbelerin köşelerine ve stalaktitlerin altına da konulmuştur. Bunlardan başka caminin zemininde de sesi yansıtmaya yarayan tuğladan boşluklar vardır. Caminin hava değişim düzeni de ilgi çekicidir. Cümle kapısının içeri açılan kısmında, üstte bulunan küçük bir odanın altında dört pencereyle içeri ve dışarı doğru dörder küçük menfez vardır. Hepsi birden açılınca oluşan hava akımı caminin havasını hızla temizler.<br />
<br />
Caminin mimarisi kadar, klâsik devrin en güzel örneklerini taşıyan süslemesi de önemlidir. Caminin içinde ilk göze çarpan süsleme, mihraptaki çini dekorudur. Bu çiniler, motifleri renkleri ve teknikleri bakımından 16. yy. Osmanlı çinilerinin en güzel örnekleridir. Mihrabı çeviren ve üst kısımda duvarları kaplayan çinilerde, büyük birer daire içine ve lâcivert zemin üzerine beyaz renkte çok düzgün istif edilmiş "nesih" yazıyla "Fatiha suresi", köşelerde ve üstte beyaz zemin üzerine çok renkli olarak nar çiçeği, rumiler ve diğer çiçeklerden meydana gelen bir dekor görülür.<br />
<br />
Bu çini dekorun ortasında, mermer mihrap yükselir. Mihrap, iki yanda iki kabartma oluklu ve stalaktit kaideli sütûnlarla tek parça olarak yapılmıştır. Stalaktitler altın yaldızlıdır. Mihrabın yanındaki alemlerin boşluğunda ve mihrabın iç kısmında altın yaldızla yazılmış yazılar bulunur.<br />
<br />
Mihrap duvarlarında, üst pencerelerdeki renkli camlardan sadece üstten ikisinin sonradan yapıldığı anlaşılır. Mihrap kadar güzel işlenmiş olan mimberin köşeleri ve stalaktitli kısımları kabartma olarak süslüdür. Hünkâr mahfili de mermer işçiliği bakımından önemlidir. Özellikle, mahfili çeviren kafes şeklindeki mermer şebeke ilginçtir.<br />
<br />
Caminin süsleme özellikleri içinde yazılar ve cümle kapılarıyla pencere kanatlarında görülen oymacılık, fildişi ve sedef kakma örnekleri, devrin üslûbunu yansıtan eserlerdir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SÜVEYŞ KANALI]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-suveys-kanali.html</link>
			<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 10:50:05 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=301">AzZe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-suveys-kanali.html</guid>
			<description><![CDATA[SÜVEYŞ KANALI<br />
<br />
KIZILDENİZ'DE  Süveyş Körfezi'ni, Mısır topraklarından geçerek Doğu Akdeniz'e bağlayan su kanalı. Süveyş şehri, ortaçağda bir ticaret transit merkeziydi.<br />
<br />
Osmanlılar Mısır'a hâkim olunca, Padişah 1. Selim Süveyş'te bir deniz üssü kurdu. Şehre kemerlerle su getirildi. Kanalın açılmasından sonra Süveyş, Mısır'ın en büyük şehirlerinden biri oldu.<br />
<br />
Süveyş'ten Akdeniz'e sefere elverişli bir su yolu kurmak için ilk denemeler Eskiçağda yapıldı. Firavun Neko zamanında, Milattan önce 600' e doğru; Nil, Timsah gölü ve Kızıldeniz arasında bir kanal açılmaya başlandı. 2. Ptolemaios zamanında, Mö: 3. yy.'da bitirilen bu kanal, sonraki yıllarda dönem dönem kullanıldı. 776' da kullanımı tamamen bırakıldı.<br />
<br />
Osmanlılar, 16. ve 18. yy.'larda Kızıldeniz ile Akdeniz arasında bir kanal açılması üzerinde durdular, fakat bu düşünceler gerçekleşmedi. Kanal düşüncesi 19. yy.'da yeniden ele alındı. Napolyon seferine katılan mühendis Lepère, İskenderiye-Süveyş arasında açılacak bir kanal tasarladı. Bu tasarıyı, Mehmet Ali Paşa'nın hizmetindeki Fransız mühendis Limand de Bellefonds, daha düz bir hat haline getirdi. Projeyi Fransa'nın İskenderiye konsolosu tasdik etti.<br />
<br />
Mısır Hıdivliği'ne Said Paşa'nın çıkması (1854), kanal projesini kesinleştirdi. Said Paşa, kanalın açılmasına izin verdi. 200 milyon frank sermayeyle "Evrensel Süveyş Deniz Kanalı" şirketi kuruldu. Önce 30 kasım 1854, sonra da 5 ocak 1856 fermanlarıyla açılıştan itibaren  99  yıllık imtiyaz aldı. Kanaldan elde edilecek gelirin  % 75' i şirketin,  % 15' i Mısır'ın, % 10' u kurucuların olmak üzere paylaşılacaktı.<br />
<br />
Fransızlar, kurulan şirketin  20 000' den fazla hisse senedini aldılar. Çalışmalara 1859 nisan ayında başlandı. Hindistan yolu için endişelenen İngiltere, kanal çalışmalarının durdurulması için Osmanlı padişahı nezdinde girişimlerde bulundu. 1863' de Mısır Hıdivliği'ne İsmail Paşa'nın geçişiyle çalışmalar durduruldu.<br />
<br />
Bu kez 3. Napolyon'un devreye girmesiyle padişah, durdurulan izni 19 mart 1866 fermanıyla yeniden verdi. Kanal, 17 kasım 1869' da Fransa imparatoriçesi Eugénie'nin katılımıyla açıldı. Başlangıçta, işletim zorlukları çekildi, neredeyse fiyasko ile neticelenecekti.<br />
<br />
Para sıkıntısı çeken İsmail Paşa'nın, hisse senetlerini İngiliz hükümetine satmasıyla, İngilizler büyük hissedar oldular (kasım 1875). Bu durum, 1882' de İngiltere'nin Mısır'a yerleşmesine yol açtı. Kanal, savaşta ve barışta her ülkenin askeri ve ticarî gemilerine açık olacaktı.<br />
<br />
KANALIN İKTİSADÎ ve STRATEJİK ROLÜ<br />
<br />
Süveyş kanalının kullanıma açılması çok büyük iktisadî rol oynadı. Londra-Bombay yolunu  % 44  kısaltıyordu. İki dünya savaşı sırasında stratejik rolü önemliydi. İngilizler kanaldan geçiş güvenliği sağlamak için bölge ülkeleriyle (Irak, Ürdün vb.) askerî ittifaklar yaptı.<br />
<br />
2. Dünya savaşı esnasında kanal, Alman general Rommel'in Libya'daki hücumu sırasında hedef oldu, ama 1942' de Montgomery'nin direnişi Almanlar'ı harekât alanından (El Alameyn bölgesi) uzaklaştırdı.<br />
<br />
1945' den sonra Mısır, 1936 anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesini istedi. 1954' de imzalanan anlaşmayla İngiliz askerlerinin çekilmesi istendi. İngiliz askerleri 1956' da kanalı terkettiler. Kanal, 26 temmuz 1956' da Mısır cumhurbaşkanı Cemal Abdülnâsır tarafından devletleştirildi.<br />
<br />
Devletleştirmeden birkaç ay sonra Mısır ile İsrail arasında savaş patlak verdi. Fransa ve İngiltere, kanalın Port Said'den El-Kantara'ya  kadar olan kuzey kısmını askerî müdahale ile işgâl altına aldılar. Bu askerî müdahale SSCB'nin ve özellikle Amerika'nın şiddetli muhalefetine yol açtı. Kanaldan çekilen İngiliz-Fransız birliklerinin yerini Birleşmiş Milletler polisi aldı. Kanal  6  ay kadar trafiğe kapalı kaldı.<br />
<br />
Süveyş kanalı 3. Arap-İsrail savaşından sonra (haziran 1967) tekrar kapatıldı. Savaş, Mısır'ın kanaldan elde ettiği döviz gelirlerini azaltınca Mısırlılar 1968' de kanalın yeniden açılması için gerekli teşebbüslerde bulundular.<br />
<br />
Kanal boyunca birçok askerî tesis, gar veya istasyonlar vardır. Kanala boylu boyunca demiryolu eşlik eder. Kıyılarında birçok şehir gelişmiştir. Kanal, petrol gemileri başta olmak üzere diğer çeşitli ticarî malların transferinde önemli bir işlev görür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SÜVEYŞ KANALI<br />
<br />
KIZILDENİZ'DE  Süveyş Körfezi'ni, Mısır topraklarından geçerek Doğu Akdeniz'e bağlayan su kanalı. Süveyş şehri, ortaçağda bir ticaret transit merkeziydi.<br />
<br />
Osmanlılar Mısır'a hâkim olunca, Padişah 1. Selim Süveyş'te bir deniz üssü kurdu. Şehre kemerlerle su getirildi. Kanalın açılmasından sonra Süveyş, Mısır'ın en büyük şehirlerinden biri oldu.<br />
<br />
Süveyş'ten Akdeniz'e sefere elverişli bir su yolu kurmak için ilk denemeler Eskiçağda yapıldı. Firavun Neko zamanında, Milattan önce 600' e doğru; Nil, Timsah gölü ve Kızıldeniz arasında bir kanal açılmaya başlandı. 2. Ptolemaios zamanında, Mö: 3. yy.'da bitirilen bu kanal, sonraki yıllarda dönem dönem kullanıldı. 776' da kullanımı tamamen bırakıldı.<br />
<br />
Osmanlılar, 16. ve 18. yy.'larda Kızıldeniz ile Akdeniz arasında bir kanal açılması üzerinde durdular, fakat bu düşünceler gerçekleşmedi. Kanal düşüncesi 19. yy.'da yeniden ele alındı. Napolyon seferine katılan mühendis Lepère, İskenderiye-Süveyş arasında açılacak bir kanal tasarladı. Bu tasarıyı, Mehmet Ali Paşa'nın hizmetindeki Fransız mühendis Limand de Bellefonds, daha düz bir hat haline getirdi. Projeyi Fransa'nın İskenderiye konsolosu tasdik etti.<br />
<br />
Mısır Hıdivliği'ne Said Paşa'nın çıkması (1854), kanal projesini kesinleştirdi. Said Paşa, kanalın açılmasına izin verdi. 200 milyon frank sermayeyle "Evrensel Süveyş Deniz Kanalı" şirketi kuruldu. Önce 30 kasım 1854, sonra da 5 ocak 1856 fermanlarıyla açılıştan itibaren  99  yıllık imtiyaz aldı. Kanaldan elde edilecek gelirin  % 75' i şirketin,  % 15' i Mısır'ın, % 10' u kurucuların olmak üzere paylaşılacaktı.<br />
<br />
Fransızlar, kurulan şirketin  20 000' den fazla hisse senedini aldılar. Çalışmalara 1859 nisan ayında başlandı. Hindistan yolu için endişelenen İngiltere, kanal çalışmalarının durdurulması için Osmanlı padişahı nezdinde girişimlerde bulundu. 1863' de Mısır Hıdivliği'ne İsmail Paşa'nın geçişiyle çalışmalar durduruldu.<br />
<br />
Bu kez 3. Napolyon'un devreye girmesiyle padişah, durdurulan izni 19 mart 1866 fermanıyla yeniden verdi. Kanal, 17 kasım 1869' da Fransa imparatoriçesi Eugénie'nin katılımıyla açıldı. Başlangıçta, işletim zorlukları çekildi, neredeyse fiyasko ile neticelenecekti.<br />
<br />
Para sıkıntısı çeken İsmail Paşa'nın, hisse senetlerini İngiliz hükümetine satmasıyla, İngilizler büyük hissedar oldular (kasım 1875). Bu durum, 1882' de İngiltere'nin Mısır'a yerleşmesine yol açtı. Kanal, savaşta ve barışta her ülkenin askeri ve ticarî gemilerine açık olacaktı.<br />
<br />
KANALIN İKTİSADÎ ve STRATEJİK ROLÜ<br />
<br />
Süveyş kanalının kullanıma açılması çok büyük iktisadî rol oynadı. Londra-Bombay yolunu  % 44  kısaltıyordu. İki dünya savaşı sırasında stratejik rolü önemliydi. İngilizler kanaldan geçiş güvenliği sağlamak için bölge ülkeleriyle (Irak, Ürdün vb.) askerî ittifaklar yaptı.<br />
<br />
2. Dünya savaşı esnasında kanal, Alman general Rommel'in Libya'daki hücumu sırasında hedef oldu, ama 1942' de Montgomery'nin direnişi Almanlar'ı harekât alanından (El Alameyn bölgesi) uzaklaştırdı.<br />
<br />
1945' den sonra Mısır, 1936 anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesini istedi. 1954' de imzalanan anlaşmayla İngiliz askerlerinin çekilmesi istendi. İngiliz askerleri 1956' da kanalı terkettiler. Kanal, 26 temmuz 1956' da Mısır cumhurbaşkanı Cemal Abdülnâsır tarafından devletleştirildi.<br />
<br />
Devletleştirmeden birkaç ay sonra Mısır ile İsrail arasında savaş patlak verdi. Fransa ve İngiltere, kanalın Port Said'den El-Kantara'ya  kadar olan kuzey kısmını askerî müdahale ile işgâl altına aldılar. Bu askerî müdahale SSCB'nin ve özellikle Amerika'nın şiddetli muhalefetine yol açtı. Kanaldan çekilen İngiliz-Fransız birliklerinin yerini Birleşmiş Milletler polisi aldı. Kanal  6  ay kadar trafiğe kapalı kaldı.<br />
<br />
Süveyş kanalı 3. Arap-İsrail savaşından sonra (haziran 1967) tekrar kapatıldı. Savaş, Mısır'ın kanaldan elde ettiği döviz gelirlerini azaltınca Mısırlılar 1968' de kanalın yeniden açılması için gerekli teşebbüslerde bulundular.<br />
<br />
Kanal boyunca birçok askerî tesis, gar veya istasyonlar vardır. Kanala boylu boyunca demiryolu eşlik eder. Kıyılarında birçok şehir gelişmiştir. Kanal, petrol gemileri başta olmak üzere diğer çeşitli ticarî malların transferinde önemli bir işlev görür.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TOPRAKKALE KAZILARI (Van)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-toprakkale-kazilari-van.html</link>
			<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 09:57:41 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=301">AzZe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-toprakkale-kazilari-van.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">TOPRAKKALE KAZILARI (Van)</span></span><br />
</span><br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgOOGU59vr6gFhTktKZ2oOSz_iLhCnqFeFHwagm8P6utkxFPvrnBqmIl4Snf_NnXGUyoyvIE9EEsb-jnVgpEKjnHHa6OEY0WIujT10f-9_qsmpAZIuGVTtPdTPgcbkJvQuH_NaZ2Ktx-wno/s1600/toprakkale.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgOOGU59vr6gFhTktKZ2oOSz_iLhCnqFeFHwagm8P6utkxFPvrnBqmIl4Snf_NnXGUyoyvIE9EEsb-jnVgpEKjnHHa6OEY0WIujT10f-9_qsmpAZIuGVTtPdTPgcbkJvQuH_NaZ2Ktx-wno/s320/toprakkale.jpg" loading="lazy"  width="320" height="269" alt="[Resim: toprakkale.jpg]" class="mycode_img" /></span></a></span></span></span></div>
<span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">T</span></span>OPRAKKALE,  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Van</span>'ın  2  kilometre kuzeydoğusunda<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Urartu</span> kalesi ve şehridir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Urartu</span> krallarından 1.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Rusa</span> (mö. 733 - 714) tarafından kuruldu. Şehre, "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Rusahinili</span> (Rusa şehri)" adı verildi.<br />
Şehrin hangi tarihte yıkıldığı kesin olarak bilinmiyor.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> İskitler</span> veya<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Medler</span> tarafından mö. 7. yy. sonu veya  6. yy. başlarında<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> tahrip</span> edildiği ve bu tarihten sonra<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> terk</span> edildiği sanılıyor.<br />
Urartu devletinin son<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> başşehri</span> olan Toprakkale'yi, 19. yy. başlarında bazı gezginler ve bilim adamları ziyaret etti. İngiliz, Alman ve Ruslar şehirde<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> araştırma</span> yaptılar.<br />
Toprakkale'de<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> sistemli</span> kazılar<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Prof</span>.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Dr</span>. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arif Erzen</span> başkanlığında yapıldı (1959 - 61). Kazılarda ortaya çıkan en önemli yapı, baştanrı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Haldi</span>'ye ait<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> kare</span> planlı (13,8 m  x  13,8 m)<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> tapınaktır</span>. Cephesi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">madenî kalkanlarla</span> süslüdür. <br />
Tapınağa ait, ele geçen  5  kalkandan biri son kazıda bulunmuştur (Ankara Arkeoloji Müzesi'nde). Kalkanların üzerinde kral  3.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Rusa</span>'nın adak<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> kitabeleri</span> yer alır. Akropolün güneyinde ortaya çıkarılan önemli bir yapı da; içinde 14 şarap küpünün bulunduğu<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> mahzendir</span>. Mahzenin güneyinde, ana kayaya oyulmuş bir<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> sarnıç </span>yer alır. Sarnıca, kayaya oyulmuş merdivenlerle inilir.</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">TOPRAKKALE KAZILARI (Van)</span></span><br />
</span><br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgOOGU59vr6gFhTktKZ2oOSz_iLhCnqFeFHwagm8P6utkxFPvrnBqmIl4Snf_NnXGUyoyvIE9EEsb-jnVgpEKjnHHa6OEY0WIujT10f-9_qsmpAZIuGVTtPdTPgcbkJvQuH_NaZ2Ktx-wno/s1600/toprakkale.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgOOGU59vr6gFhTktKZ2oOSz_iLhCnqFeFHwagm8P6utkxFPvrnBqmIl4Snf_NnXGUyoyvIE9EEsb-jnVgpEKjnHHa6OEY0WIujT10f-9_qsmpAZIuGVTtPdTPgcbkJvQuH_NaZ2Ktx-wno/s320/toprakkale.jpg" loading="lazy"  width="320" height="269" alt="[Resim: toprakkale.jpg]" class="mycode_img" /></span></a></span></span></span></div>
<span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">T</span></span>OPRAKKALE,  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Van</span>'ın  2  kilometre kuzeydoğusunda<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Urartu</span> kalesi ve şehridir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Urartu</span> krallarından 1.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Rusa</span> (mö. 733 - 714) tarafından kuruldu. Şehre, "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Rusahinili</span> (Rusa şehri)" adı verildi.<br />
Şehrin hangi tarihte yıkıldığı kesin olarak bilinmiyor.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> İskitler</span> veya<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Medler</span> tarafından mö. 7. yy. sonu veya  6. yy. başlarında<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> tahrip</span> edildiği ve bu tarihten sonra<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> terk</span> edildiği sanılıyor.<br />
Urartu devletinin son<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> başşehri</span> olan Toprakkale'yi, 19. yy. başlarında bazı gezginler ve bilim adamları ziyaret etti. İngiliz, Alman ve Ruslar şehirde<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> araştırma</span> yaptılar.<br />
Toprakkale'de<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> sistemli</span> kazılar<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Prof</span>.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Dr</span>. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arif Erzen</span> başkanlığında yapıldı (1959 - 61). Kazılarda ortaya çıkan en önemli yapı, baştanrı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Haldi</span>'ye ait<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> kare</span> planlı (13,8 m  x  13,8 m)<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> tapınaktır</span>. Cephesi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">madenî kalkanlarla</span> süslüdür. <br />
Tapınağa ait, ele geçen  5  kalkandan biri son kazıda bulunmuştur (Ankara Arkeoloji Müzesi'nde). Kalkanların üzerinde kral  3.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Rusa</span>'nın adak<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> kitabeleri</span> yer alır. Akropolün güneyinde ortaya çıkarılan önemli bir yapı da; içinde 14 şarap küpünün bulunduğu<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> mahzendir</span>. Mahzenin güneyinde, ana kayaya oyulmuş bir<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> sarnıç </span>yer alır. Sarnıca, kayaya oyulmuş merdivenlerle inilir.</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ÜSKÜDAR ÇEŞMESİ]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-uskudar-cesmesi.html</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 09:59:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=301">AzZe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-uskudar-cesmesi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">ÜSKÜDAR ÇEŞMESİ</span></span></span><br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> <br />
</span></span></span><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjgeUKZ7WRdnAGFK25ceJ1-_KYS34S-rZ1g91zq_lEj-58I2hBklMCBcSl-_RvSuBmFgXSjuW_R9XEs2Z7iOyzS6U9DRjv1MQ3Rh2DThzDyvNWtsKgBwqbLwdqm921Jt3n2qEyE9OheAaaE/s473/%25C3%25BCsk%25C3%25BCdar.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjgeUKZ7WRdnAGFK25ceJ1-_KYS34S-rZ1g91zq_lEj-58I2hBklMCBcSl-_RvSuBmFgXSjuW_R9XEs2Z7iOyzS6U9DRjv1MQ3Rh2DThzDyvNWtsKgBwqbLwdqm921Jt3n2qEyE9OheAaaE/w473-h319/%25C3%25BCsk%25C3%25BCdar.jpg" loading="lazy"  width="473" height="319" alt="[Resim: %25C3%25BCsk%25C3%25BCdar.jpg]" class="mycode_img" /></span></a></span></span></span></div>
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><br />
<span style="color: #6aa84f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İ</span></span>STANBUL'DA <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Üsküdar</span> iskele meydanında çeşme. Kayıkçı ve gemicilerin su alması için 1.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Mahmud </span>devrinde yaptırıldı (1732). "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lâle devri</span>" üslûbunda,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> kare</span> planlı ve mermer kaplamadır. Çatı, geniş saçaklı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> ahşap</span>, üzeri<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> kurşun</span> kaplamadır.</span></span></span></div>
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk</span> şeklinde, çatının üzerinde<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> küçük bir kubbe</span> vardı. Tamirinde bu kubbe kaldırıldı. Cephenin sağ ve solunda birer niş, köşelerde iki sütûn arasında küçük yalaklı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> musluklar</span> yer alır. Muslukların üst tarafında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">oymalı</span> bindirmelikler bulunur. Üsküdar<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> iskele</span> meydanının genişletilmesi sırasında zemini yükseltilmiştir. </span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">ÜSKÜDAR ÇEŞMESİ</span></span></span><br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"> <br />
</span></span></span><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjgeUKZ7WRdnAGFK25ceJ1-_KYS34S-rZ1g91zq_lEj-58I2hBklMCBcSl-_RvSuBmFgXSjuW_R9XEs2Z7iOyzS6U9DRjv1MQ3Rh2DThzDyvNWtsKgBwqbLwdqm921Jt3n2qEyE9OheAaaE/s473/%25C3%25BCsk%25C3%25BCdar.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjgeUKZ7WRdnAGFK25ceJ1-_KYS34S-rZ1g91zq_lEj-58I2hBklMCBcSl-_RvSuBmFgXSjuW_R9XEs2Z7iOyzS6U9DRjv1MQ3Rh2DThzDyvNWtsKgBwqbLwdqm921Jt3n2qEyE9OheAaaE/w473-h319/%25C3%25BCsk%25C3%25BCdar.jpg" loading="lazy"  width="473" height="319" alt="[Resim: %25C3%25BCsk%25C3%25BCdar.jpg]" class="mycode_img" /></span></a></span></span></span></div>
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><br />
<span style="color: #6aa84f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İ</span></span>STANBUL'DA <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Üsküdar</span> iskele meydanında çeşme. Kayıkçı ve gemicilerin su alması için 1.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Mahmud </span>devrinde yaptırıldı (1732). "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lâle devri</span>" üslûbunda,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> kare</span> planlı ve mermer kaplamadır. Çatı, geniş saçaklı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> ahşap</span>, üzeri<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> kurşun</span> kaplamadır.</span></span></span></div>
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk</span> şeklinde, çatının üzerinde<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> küçük bir kubbe</span> vardı. Tamirinde bu kubbe kaldırıldı. Cephenin sağ ve solunda birer niş, köşelerde iki sütûn arasında küçük yalaklı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> musluklar</span> yer alır. Muslukların üst tarafında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">oymalı</span> bindirmelikler bulunur. Üsküdar<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> iskele</span> meydanının genişletilmesi sırasında zemini yükseltilmiştir. </span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[VENEDİK OKULU (resim, heykel, mimarî)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-venedik-okulu-resim-heykel-mimar%C3%AE.html</link>
			<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 10:16:47 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=301">AzZe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-venedik-okulu-resim-heykel-mimar%C3%AE.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">VENEDİK OKULU (resim, heykel, mimarî)</span></span></span><br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">RESİMDE VENEDİK OKULU :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #e06666;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">V</span></span>enedik, resim tarihine 14. yy' da girmiştir denilebilir. Bundan evvel Venedik sanatçıları hep <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bizans</span>'ın tesirindeydi. Bizans geleneği, 1321 - 1358  yılları arasında resim yapan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Paolo Veneziano</span>'nun çıkış noktasıdır. Oğulları;<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Marco</span>,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Luca</span> ve özellikle bir müddet Bologna'da oturan<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Lorenzo</span>'nun eserlerinde<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> gotik sanat</span> ağır basar. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">1430' dan sonra,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Mantegna</span>'nın,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Ucello</span>'nun,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Filippo Lippi</span>'nin ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Castagno</span>'nun tesiriyle yeni üslûplar gelişti. Oymacılara ve kuyumculara özgü bu çalışma metodu, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">C</span>.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Crivelli</span>'nin eserinde tam mânâsıyla belirir.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Mantegna</span>'nın,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Bellini</span>'ler üstünde büyük etkisi oldu.</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Giorgione</span>, eserin renk birliğini ışığın mekânda dağılımıyla sağladı ve bu üslûpla yoğun bir şiire vardı. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İhtiyar Palma</span> ile<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Sebastiano del Piompo</span>'nun eserleri, bazı küçük ayrılıklar bir yana, doğrudan doğruya <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Giorgione</span>'nin sanatından çıkar. Bu sanatın en olgun örneği ise <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tiziano</span>'nun eserlerindedir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Venedik'de,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Tintoretto</span>,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Michelangelo</span>'nun etkisiyle büsbütün artan ve göz kamaştırıcı ışık oyunlarıyla coşan, son derece çapraşık ve ince bir üslûp geliştirdi. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Veronese</span>, süslemeci, dengeli ve eşsiz bir saydamlığa yöneldi.</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">HEYKELDE VENEDİK OKULU :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhwFawWh0mQfnDLbYwaX5FuSqkCF9fAcWlmLewtgZooPSPCnsVyvx4JmwpdU3udhrXEl7Flp2whhcy3gKKpgKI5Nkd8dH3XrYRk2jvoTz9h9t58MKwVRip0ijCC0rTIxNscXfCj9bUNhBd4/s630/venedik+okul1.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhwFawWh0mQfnDLbYwaX5FuSqkCF9fAcWlmLewtgZooPSPCnsVyvx4JmwpdU3udhrXEl7Flp2whhcy3gKKpgKI5Nkd8dH3XrYRk2jvoTz9h9t58MKwVRip0ijCC0rTIxNscXfCj9bUNhBd4/s16000/venedik+okul1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: venedik+okul1.jpg]" class="mycode_img" /></span></a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik okulu</span><br />
"kasım ve aralık çalışmaları"<br />
(13 ve 14. yy.)<br />
Mimarîye sıkı sıkıya bağlı olan heykeltraşlık, her şeyden evvel<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> süslemeci</span> maksatlar güdüyordu. Venedik Cumhuriyeti gemilerinin getirdiği<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> yağma</span> eşyalar, yerli zanaatçılara örnek oldu.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Bizans</span> etkisi, daha sonraki yüzyıllarda, özellikle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">süsleme kabartmalarında</span> görüldü.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Roma</span> üslûbu ise, 14. yy.'ın başlarında, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">San Marco</span>'nun büyük kapısındaki; "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Meslekler</span>", "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Erdemler</span>", "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Aylar</span>" adlı panolarla kendini kabul ettirdi.</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nino Pisano</span>'nun 1368' e doğru Venedik'e gelişi, yerli heykeltraşların<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> gotik</span> üslûbun inceliklerini kavramalarına imkân verdi (San Zanipolo'da Marco Gornaro'nun mezarı).<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> İacobello</span>'nun ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Pierpaolo Dalle Masegne</span>'nin (San Marco'daki dinî eserler) çalışmalarında yeni bir heykeltraşlık anlayışı gelişti. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Matteo Raverti</span> gibi Lombardiyalılar,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Lamberti</span> gibi Toscanalılar, Venedik dukalarının saraylarında çalışmaya başladılar. Bu sanatçıların etkisiyle Venedik atölyeleri hareketlendi. Bu atölyelerin en mühimleri;<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Giovanni</span> ile <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bartolomeo Bon</span>'un atölyeleridir.  </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andrea Bregno</span>'nun sanatı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Antonio Rizzo</span> ile devam etti (dukalar sarayında "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Adem ile Havva</span>" heykelleri) ile devam etti.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Pietro Lombardo</span>, büyük ölçüde<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Donatello</span>'nun etkisinde kaldı. Pietro Lombardo'nun oğulları<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Antonio</span> ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Tullio</span>, verimli ve ince bir süsleme üslûbunu geliştirdiler. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tullio Lombardo</span>, özellikle Yunan ve Roma sanatına yöneldi. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">16. yy.'ın ikinci yarısında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İ</span>. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sansovino</span> ağır basar. Sansovino'nun Roma'da tatbik ettiği zarif üslûp, sanatçının Venedik'e yerleşmesiyle güçlü bir şekilde canlandı. Venedik'te<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> barok</span> heykeltraşlığı ikinci derecede ustalar temsil eder. 1650' den sonra ortaya çıkan yenilik; Flaman <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">G</span>.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Le Court</span> (Santa Maria della Salute'nin mihrabı) veya Alman<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Melchior Bartel </span>gibi yabancılardan gelir. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cabianca </span>ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Corradini</span>'nin eserleri, yeni klâsik üslûbun habercileri sayılabilir. Bu üslûbun en büyük temsilcisi Venedikli <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Antonio Canova</span>'dır.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">MİMARÎDE VENEDİK OKULU : </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Yapılarda<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> merkezî</span> planın kullanılması<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Bizans</span>'ın etkisiyle açıklanır. Torcello'da "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">San Fosca</span>", Murano'da "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Santa Maria e Donato</span>" ve özellikle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">San Marco</span> kilisesi merkezî plana göre yapılmıştır. 12. yy.'dan sonra San Marco meydanı büyütüldü, revaklarla çevrildi. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Hem ikametgâh hem de depo olarak kullanılan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik</span> meskenlerinin temel özelliği, bina gövdesinde çıkıntı yapmayan<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> iki kule</span> arasındaki<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> merkezî loca</span> ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> revaktı </span>(Fondaco dei Turchi). Bu düzen uzun müddet <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik sarayları </span>için de geçerli oldu. Sonra kuleler<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> alçaltılarak</span> orta kısmın seviyesine indirildi. Orta kısımda ise <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">pencere oyukları</span> ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> localar</span> olduğu gibi kaldı (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Loredano</span> ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Dandolo </span>sarayları).</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Venedik'e oldukça geç gelen<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> gotik</span> sanatı, binalara çok girmiş süslü kemerleri ve çok renkli süslemeleri etkiledi. Bu çağın <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şaheseri</span> olan "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ca</span>'<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d</span>'<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oro</span>" (1440) aynı tip üzerine tasarlandı. Revak ve galeriler, Dukalar sarayında son şeklini buldu ve koyu renk kemerlerle cephenin kırmızı ve pempe aydınlığı birbiriyle bağdaştırıldı.</span></span></span></div>
<span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgk7378eW6Mz7p9VySGVp6s_XqJ8a3AFxy9gZJ7Eyk4jC6lj1Y3deLJLJehZtRnw9o3l2XB7bQPbAcybozwoCVOL9J8Mlx0g3E9um_kYaZDjn-Qju2017pgdJF5fTwEiic7_y_l95Vcpjt3/s463/venedik+okul4.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgk7378eW6Mz7p9VySGVp6s_XqJ8a3AFxy9gZJ7Eyk4jC6lj1Y3deLJLJehZtRnw9o3l2XB7bQPbAcybozwoCVOL9J8Mlx0g3E9um_kYaZDjn-Qju2017pgdJF5fTwEiic7_y_l95Vcpjt3/s16000/venedik+okul4.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: venedik+okul4.jpg]" class="mycode_img" /></span></a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik okulu </span> -  San Fosca kilisesi  (11. yy. sonu)<br />
<a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgy7W3RskmTk-ZE_sfpoxpY-Mgew4SuOwg9_CFQURrxigPlTOyhsfzb5Mq2A-4GlMDOSrR8fhs7b46kBjsJkzfWkVmUOifP0mlDIE2dOlFkvymlg2iYQk_R-8cC88o_iMab6pV95Qf31ipq/s496/venedik+okul3.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgy7W3RskmTk-ZE_sfpoxpY-Mgew4SuOwg9_CFQURrxigPlTOyhsfzb5Mq2A-4GlMDOSrR8fhs7b46kBjsJkzfWkVmUOifP0mlDIE2dOlFkvymlg2iYQk_R-8cC88o_iMab6pV95Qf31ipq/w374-h400/venedik+okul3.jpg" loading="lazy"  width="374" height="400" alt="[Resim: venedik+okul3.jpg]" class="mycode_img" /></span></a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik okulu</span>  -  Ca'd'Oro  (15. yy)<br />
<a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg_KeSk_Y07Z93secbaLVZxKSzLbPTrluLEqSvq7yyXkkxcgt_h66RXzLKj0Gc0yIeO4sEblx8M_IvgyzERJ7uX30D1bvzOSiIV4XRYgboleowPzMsuQbUNkCT13PPJYOKsr-sCLVc2ju2R/s549/venedik+okul2.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg_KeSk_Y07Z93secbaLVZxKSzLbPTrluLEqSvq7yyXkkxcgt_h66RXzLKj0Gc0yIeO4sEblx8M_IvgyzERJ7uX30D1bvzOSiIV4XRYgboleowPzMsuQbUNkCT13PPJYOKsr-sCLVc2ju2R/w335-h400/venedik+okul2.jpg" loading="lazy"  width="335" height="400" alt="[Resim: venedik+okul2.jpg]" class="mycode_img" /></span></a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik okulu </span> -  Ca'd'Oro iç avlu</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">VENEDİK OKULU (resim, heykel, mimarî)</span></span></span><br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">RESİMDE VENEDİK OKULU :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #e06666;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">V</span></span>enedik, resim tarihine 14. yy' da girmiştir denilebilir. Bundan evvel Venedik sanatçıları hep <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bizans</span>'ın tesirindeydi. Bizans geleneği, 1321 - 1358  yılları arasında resim yapan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Paolo Veneziano</span>'nun çıkış noktasıdır. Oğulları;<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Marco</span>,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Luca</span> ve özellikle bir müddet Bologna'da oturan<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Lorenzo</span>'nun eserlerinde<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> gotik sanat</span> ağır basar. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">1430' dan sonra,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Mantegna</span>'nın,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Ucello</span>'nun,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Filippo Lippi</span>'nin ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Castagno</span>'nun tesiriyle yeni üslûplar gelişti. Oymacılara ve kuyumculara özgü bu çalışma metodu, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">C</span>.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Crivelli</span>'nin eserinde tam mânâsıyla belirir.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Mantegna</span>'nın,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Bellini</span>'ler üstünde büyük etkisi oldu.</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Giorgione</span>, eserin renk birliğini ışığın mekânda dağılımıyla sağladı ve bu üslûpla yoğun bir şiire vardı. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İhtiyar Palma</span> ile<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Sebastiano del Piompo</span>'nun eserleri, bazı küçük ayrılıklar bir yana, doğrudan doğruya <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Giorgione</span>'nin sanatından çıkar. Bu sanatın en olgun örneği ise <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tiziano</span>'nun eserlerindedir.</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Venedik'de,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Tintoretto</span>,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Michelangelo</span>'nun etkisiyle büsbütün artan ve göz kamaştırıcı ışık oyunlarıyla coşan, son derece çapraşık ve ince bir üslûp geliştirdi. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Veronese</span>, süslemeci, dengeli ve eşsiz bir saydamlığa yöneldi.</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">HEYKELDE VENEDİK OKULU :</span></span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhwFawWh0mQfnDLbYwaX5FuSqkCF9fAcWlmLewtgZooPSPCnsVyvx4JmwpdU3udhrXEl7Flp2whhcy3gKKpgKI5Nkd8dH3XrYRk2jvoTz9h9t58MKwVRip0ijCC0rTIxNscXfCj9bUNhBd4/s630/venedik+okul1.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhwFawWh0mQfnDLbYwaX5FuSqkCF9fAcWlmLewtgZooPSPCnsVyvx4JmwpdU3udhrXEl7Flp2whhcy3gKKpgKI5Nkd8dH3XrYRk2jvoTz9h9t58MKwVRip0ijCC0rTIxNscXfCj9bUNhBd4/s16000/venedik+okul1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: venedik+okul1.jpg]" class="mycode_img" /></span></a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik okulu</span><br />
"kasım ve aralık çalışmaları"<br />
(13 ve 14. yy.)<br />
Mimarîye sıkı sıkıya bağlı olan heykeltraşlık, her şeyden evvel<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> süslemeci</span> maksatlar güdüyordu. Venedik Cumhuriyeti gemilerinin getirdiği<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> yağma</span> eşyalar, yerli zanaatçılara örnek oldu.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Bizans</span> etkisi, daha sonraki yüzyıllarda, özellikle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">süsleme kabartmalarında</span> görüldü.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Roma</span> üslûbu ise, 14. yy.'ın başlarında, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">San Marco</span>'nun büyük kapısındaki; "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Meslekler</span>", "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Erdemler</span>", "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Aylar</span>" adlı panolarla kendini kabul ettirdi.</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nino Pisano</span>'nun 1368' e doğru Venedik'e gelişi, yerli heykeltraşların<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> gotik</span> üslûbun inceliklerini kavramalarına imkân verdi (San Zanipolo'da Marco Gornaro'nun mezarı).<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> İacobello</span>'nun ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Pierpaolo Dalle Masegne</span>'nin (San Marco'daki dinî eserler) çalışmalarında yeni bir heykeltraşlık anlayışı gelişti. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Matteo Raverti</span> gibi Lombardiyalılar,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Lamberti</span> gibi Toscanalılar, Venedik dukalarının saraylarında çalışmaya başladılar. Bu sanatçıların etkisiyle Venedik atölyeleri hareketlendi. Bu atölyelerin en mühimleri;<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Giovanni</span> ile <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bartolomeo Bon</span>'un atölyeleridir.  </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Andrea Bregno</span>'nun sanatı<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Antonio Rizzo</span> ile devam etti (dukalar sarayında "<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Adem ile Havva</span>" heykelleri) ile devam etti.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Pietro Lombardo</span>, büyük ölçüde<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Donatello</span>'nun etkisinde kaldı. Pietro Lombardo'nun oğulları<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Antonio</span> ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Tullio</span>, verimli ve ince bir süsleme üslûbunu geliştirdiler. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tullio Lombardo</span>, özellikle Yunan ve Roma sanatına yöneldi. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">16. yy.'ın ikinci yarısında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İ</span>. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sansovino</span> ağır basar. Sansovino'nun Roma'da tatbik ettiği zarif üslûp, sanatçının Venedik'e yerleşmesiyle güçlü bir şekilde canlandı. Venedik'te<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> barok</span> heykeltraşlığı ikinci derecede ustalar temsil eder. 1650' den sonra ortaya çıkan yenilik; Flaman <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">G</span>.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Le Court</span> (Santa Maria della Salute'nin mihrabı) veya Alman<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Melchior Bartel </span>gibi yabancılardan gelir. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cabianca </span>ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Corradini</span>'nin eserleri, yeni klâsik üslûbun habercileri sayılabilir. Bu üslûbun en büyük temsilcisi Venedikli <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Antonio Canova</span>'dır.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">MİMARÎDE VENEDİK OKULU : </span></span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Yapılarda<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> merkezî</span> planın kullanılması<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Bizans</span>'ın etkisiyle açıklanır. Torcello'da "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">San Fosca</span>", Murano'da "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Santa Maria e Donato</span>" ve özellikle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">San Marco</span> kilisesi merkezî plana göre yapılmıştır. 12. yy.'dan sonra San Marco meydanı büyütüldü, revaklarla çevrildi. </span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Hem ikametgâh hem de depo olarak kullanılan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik</span> meskenlerinin temel özelliği, bina gövdesinde çıkıntı yapmayan<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> iki kule</span> arasındaki<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> merkezî loca</span> ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> revaktı </span>(Fondaco dei Turchi). Bu düzen uzun müddet <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik sarayları </span>için de geçerli oldu. Sonra kuleler<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> alçaltılarak</span> orta kısmın seviyesine indirildi. Orta kısımda ise <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">pencere oyukları</span> ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> localar</span> olduğu gibi kaldı (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Loredano</span> ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Dandolo </span>sarayları).</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font">Venedik'e oldukça geç gelen<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> gotik</span> sanatı, binalara çok girmiş süslü kemerleri ve çok renkli süslemeleri etkiledi. Bu çağın <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şaheseri</span> olan "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ca</span>'<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d</span>'<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oro</span>" (1440) aynı tip üzerine tasarlandı. Revak ve galeriler, Dukalar sarayında son şeklini buldu ve koyu renk kemerlerle cephenin kırmızı ve pempe aydınlığı birbiriyle bağdaştırıldı.</span></span></span></div>
<span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif;" class="mycode_font"><a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgk7378eW6Mz7p9VySGVp6s_XqJ8a3AFxy9gZJ7Eyk4jC6lj1Y3deLJLJehZtRnw9o3l2XB7bQPbAcybozwoCVOL9J8Mlx0g3E9um_kYaZDjn-Qju2017pgdJF5fTwEiic7_y_l95Vcpjt3/s463/venedik+okul4.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgk7378eW6Mz7p9VySGVp6s_XqJ8a3AFxy9gZJ7Eyk4jC6lj1Y3deLJLJehZtRnw9o3l2XB7bQPbAcybozwoCVOL9J8Mlx0g3E9um_kYaZDjn-Qju2017pgdJF5fTwEiic7_y_l95Vcpjt3/s16000/venedik+okul4.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: venedik+okul4.jpg]" class="mycode_img" /></span></a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik okulu </span> -  San Fosca kilisesi  (11. yy. sonu)<br />
<a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgy7W3RskmTk-ZE_sfpoxpY-Mgew4SuOwg9_CFQURrxigPlTOyhsfzb5Mq2A-4GlMDOSrR8fhs7b46kBjsJkzfWkVmUOifP0mlDIE2dOlFkvymlg2iYQk_R-8cC88o_iMab6pV95Qf31ipq/s496/venedik+okul3.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgy7W3RskmTk-ZE_sfpoxpY-Mgew4SuOwg9_CFQURrxigPlTOyhsfzb5Mq2A-4GlMDOSrR8fhs7b46kBjsJkzfWkVmUOifP0mlDIE2dOlFkvymlg2iYQk_R-8cC88o_iMab6pV95Qf31ipq/w374-h400/venedik+okul3.jpg" loading="lazy"  width="374" height="400" alt="[Resim: venedik+okul3.jpg]" class="mycode_img" /></span></a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik okulu</span>  -  Ca'd'Oro  (15. yy)<br />
<a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg_KeSk_Y07Z93secbaLVZxKSzLbPTrluLEqSvq7yyXkkxcgt_h66RXzLKj0Gc0yIeO4sEblx8M_IvgyzERJ7uX30D1bvzOSiIV4XRYgboleowPzMsuQbUNkCT13PPJYOKsr-sCLVc2ju2R/s549/venedik+okul2.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #993200;" class="mycode_color"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg_KeSk_Y07Z93secbaLVZxKSzLbPTrluLEqSvq7yyXkkxcgt_h66RXzLKj0Gc0yIeO4sEblx8M_IvgyzERJ7uX30D1bvzOSiIV4XRYgboleowPzMsuQbUNkCT13PPJYOKsr-sCLVc2ju2R/w335-h400/venedik+okul2.jpg" loading="lazy"  width="335" height="400" alt="[Resim: venedik+okul2.jpg]" class="mycode_img" /></span></a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Venedik okulu </span> -  Ca'd'Oro iç avlu</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[YEDİGÖLLER (millî park)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-yedigoller-mill%C3%AE-park.html</link>
			<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 13:02:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=301">AzZe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-yedigoller-mill%C3%AE-park.html</guid>
			<description><![CDATA[YEDİGÖLLER (millî park)<br />
<br />
BOLU' nun 42 km kuzeyinde dördü daimî, üçü ise çoğu kez yaz aylarında kuruyan yedi göle verilen isim. <br />
<br />
1965 yılından beri, 550 hektar genişliğindeki bu ormanlık saha millî park haline getirilmiştir. Göller arasında; en büyüğü 22,5 dekar (22500 m2) yüzey alanıyla "Büyükgöl"dür. "Deringöl", "Sazlıgöl", "Nazlıgöl" adlarını taşıyan göller daha küçüktür. <br />
<br />
Göllerin çevresi iğne yapraklı ve yayvan yapraklı ormanlarla kuşatılmıştır. İnsanın içini açan, ruhunu ferahlatan, yaz turizmine uygun bir bölgedir. Bu ormanlarda aynı zamanda çeşitli av hayvanları olduğundan, Yedigöller av meraklıları tarafından da sık ziyaret edilen bir yer haline gelmiştir. <br />
<img src="https://avatars.mds.yandex.net/i?id=47e9eb645e6464148ea85e7493da351910492954-8178526-images-thumbs&amp;n=13" loading="lazy"  alt="[Resim: i?id=47e9eb645e6464148ea85e7493da3519104...humbs&amp;n=13]" class="mycode_img" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[YEDİGÖLLER (millî park)<br />
<br />
BOLU' nun 42 km kuzeyinde dördü daimî, üçü ise çoğu kez yaz aylarında kuruyan yedi göle verilen isim. <br />
<br />
1965 yılından beri, 550 hektar genişliğindeki bu ormanlık saha millî park haline getirilmiştir. Göller arasında; en büyüğü 22,5 dekar (22500 m2) yüzey alanıyla "Büyükgöl"dür. "Deringöl", "Sazlıgöl", "Nazlıgöl" adlarını taşıyan göller daha küçüktür. <br />
<br />
Göllerin çevresi iğne yapraklı ve yayvan yapraklı ormanlarla kuşatılmıştır. İnsanın içini açan, ruhunu ferahlatan, yaz turizmine uygun bir bölgedir. Bu ormanlarda aynı zamanda çeşitli av hayvanları olduğundan, Yedigöller av meraklıları tarafından da sık ziyaret edilen bir yer haline gelmiştir. <br />
<img src="https://avatars.mds.yandex.net/i?id=47e9eb645e6464148ea85e7493da351910492954-8178526-images-thumbs&amp;n=13" loading="lazy"  alt="[Resim: i?id=47e9eb645e6464148ea85e7493da3519104...humbs&amp;n=13]" class="mycode_img" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ARAP CAMİİ]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-arap-camii.html</link>
			<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 11:56:43 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=301">AzZe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-arap-camii.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">ARAP CAMİİ</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">İSTANBUL'da  Galata semtinde camii, büyüklüğü sebebiyle "Cami-i Kebir" de denilir. Emevî ordu kumandanlarından Müslime bin Abdülmelik'in İstanbul'u aldığı zaman yaptırdığı sanılmaktadır (717).</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Bizanslılar şehri ellerine geçirince, bazı ilâvelerle camiyi kiliseye çevirdiler. 4. Haçlı seferi sırasında da Latinler İstanbul'u alınca camii, St. Hyacinthus ve Dominicus rahiplerine verilmişti (1232). Cenevizliler binaya "Saint-Dominicus" derlerdi. </div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhGpibV9xhSB_xxrTgAALwG3qmnQ_k_AHdt9NGtAhGlfQLU0vaEOv4LIAcPz8ppGv-133O49Xwlvp2fghZZvD7pukRJ0XGhFuiJ6_s4IuhZklax32djIhpen0eMzLsGzAdORMG2qxT2ImMWgoDIrBcY4xDPEfbC6Ad-9UaLAqakyLCXZN4egwbMroTebw/s507/arap%20camii.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: arap%20camii.jpg]" class="mycode_img" /></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Yapı, saf Müslüman sanatı özellikleri taşımaz. Roma ve gotik tarzda pencere ve sütûn başlıkları vardır. Ortaçağdaki çan kulelerine benzeyen ve içinde çan iskelesinin konulduğu delikler bulunan minare,  Suriye'nin Şam şehrindeki Emevîye Camii'nin minarelerini andırır.</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Pencere sütûn başlıklarındaki put ve kapı silmeleri, minarenin üst kısmını, Bizans ve Latinler'in yaptığını gösterir. Mihrabın gotik kemer ve pencereleri Latin devrine aittir. Türklere has kısım, sahın ile yanlardır.</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">2. Bayezid zamanında, İspanya'daki Benî Ahmer devletinin yıkılmasıyla İstanbul'a gelen Araplar, yapıyı Dominikenler'den alarak yenilediler ve "Arap Camii" adını verdiler.</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">2, Mahmud'un annesi camiyi tamir ettirdi (1808). Daha sonraki bir tamirde, döşemeden çıkan Latin mezar taşları müzeye taşındı (1913). Mihrap kısmından da freskler çıktı.</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">ARAP CAMİİ</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">İSTANBUL'da  Galata semtinde camii, büyüklüğü sebebiyle "Cami-i Kebir" de denilir. Emevî ordu kumandanlarından Müslime bin Abdülmelik'in İstanbul'u aldığı zaman yaptırdığı sanılmaktadır (717).</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Bizanslılar şehri ellerine geçirince, bazı ilâvelerle camiyi kiliseye çevirdiler. 4. Haçlı seferi sırasında da Latinler İstanbul'u alınca camii, St. Hyacinthus ve Dominicus rahiplerine verilmişti (1232). Cenevizliler binaya "Saint-Dominicus" derlerdi. </div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhGpibV9xhSB_xxrTgAALwG3qmnQ_k_AHdt9NGtAhGlfQLU0vaEOv4LIAcPz8ppGv-133O49Xwlvp2fghZZvD7pukRJ0XGhFuiJ6_s4IuhZklax32djIhpen0eMzLsGzAdORMG2qxT2ImMWgoDIrBcY4xDPEfbC6Ad-9UaLAqakyLCXZN4egwbMroTebw/s507/arap%20camii.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: arap%20camii.jpg]" class="mycode_img" /></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Yapı, saf Müslüman sanatı özellikleri taşımaz. Roma ve gotik tarzda pencere ve sütûn başlıkları vardır. Ortaçağdaki çan kulelerine benzeyen ve içinde çan iskelesinin konulduğu delikler bulunan minare,  Suriye'nin Şam şehrindeki Emevîye Camii'nin minarelerini andırır.</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Pencere sütûn başlıklarındaki put ve kapı silmeleri, minarenin üst kısmını, Bizans ve Latinler'in yaptığını gösterir. Mihrabın gotik kemer ve pencereleri Latin devrine aittir. Türklere has kısım, sahın ile yanlardır.</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">2. Bayezid zamanında, İspanya'daki Benî Ahmer devletinin yıkılmasıyla İstanbul'a gelen Araplar, yapıyı Dominikenler'den alarak yenilediler ve "Arap Camii" adını verdiler.</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">2, Mahmud'un annesi camiyi tamir ettirdi (1808). Daha sonraki bir tamirde, döşemeden çıkan Latin mezar taşları müzeye taşındı (1913). Mihrap kısmından da freskler çıktı.</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DOĞUKARADENİZ YAYLALARI]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-dogukaradeniz-yaylalari.html</link>
			<pubDate>Sat, 25 Jan 2025 11:40:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-dogukaradeniz-yaylalari.html</guid>
			<description><![CDATA[DOĞUKARADENİZ YAYLALARI ÇİÇEKLERİ ( 2 )<br />
'Doğukaradeniz Yaylaları Çiçekleri' yazımın  birinci bölümünde, Karagöl yaylasında çektiğim çiçek ve doğa fotoğraflarına yer vermiştim.<br />
Bu bölümü  ise;  Aksu Deresi ve Aksu Köyü dolaylarında çektiğim çiçek ve doğa fotoğraflarına  ayırdım. Önce isterseniz kır çiçekleri bakımından oldukca zengin olan bu köyümüzü,  kısaca bir tanıyalım. <br />
<br />
AKSU KÖYÜ: Giresun'un Dereli ilçesine bağlı olan Aksu Köyü, Karagöl Dağlarının eteklerinde yer alıyor. Köye adını veren Aksu Deresi, Karagöl dağlarından doğuyor ve Giresun yakınlarından  denize dökülüyor.  Aksu vadisi  ulaşım bakımından da oldukça önemli, Giresun'u Sivasa bağlayan karayolu buradan geçiyor, zengin bir florası var.<br />
Aksu Köyü,  Karagöl Dağlarına  çok yakın olmasına rağmen konumundan dolayı daha farklı ve zengin bir  floraya ev sahipliği etmektedir.<br />
<br />
Kuzalan Şelalesi / Dereli<br />
Dereli- Şebinkarahisar yolu üzerinde bulunan  Kuzalan Şelalesi'nin<br />
yanından geçerken, fotoğraf  çekmek için kısa bir mola veriyoruz. <br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEis-WF4grAQzM9vBPEmrGhK3SL6vENZ9E_kSL6xeGpzSAxa2DjRKnB1BkKNQVBNhdG4RgvO2UP3XjLTeT3vKV0hbAmDACa3dfR52OqetZhErvA7UYYz6FKoFkAh9ZB2bRgLamGvKCobwu5D/s1600/IMG_5405.JPG" loading="lazy"  alt="[Resim: IMG_5405.JPG]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Aksu Köyü / Dereli<br />
<br />
Aksu Köyü / Dereli<br />
<br />
Köye adını veren Aksu Deresi.<br />
<br />
Bir yayla olan Aksu Köyü  / Dereli<br />
<br />
Engerekotu  ( Echium plantagineum )<br />
<br />
Beyaz çan çiçeği / Akçan  ( Campanula alliarifolia )<br />
<br />
Güzel karanfil  ( Dianthus calocephalus  )<br />
<br />
Aslanpençesi  ( Alchemilla vulgaris )<br />
<br />
Kızıl meryem otu,  Karanfil otu  ( Geum coccineum )<br />
<br />
Tay boncuğu, Dağ peygamber çiçeği<br />
( Cyanus nigrifimloria ya da Centaurea montana  )<br />
<br />
<br />
<br />
Felçotu ( Primula auriculata )<br />
<br />
<br />
Düğün çiçeği ( Ranunculus sp. )<br />
<br />
Öğrekotu / çiçek    ( Heracleum platytaenium  )<br />
<br />
Öğrek otu / yaprak ( Heracleum platytaenium)<br />
<br />
Meme otu ( Lapsana communis )<br />
<br />
Büyük Çiçekli Dağçayı, Deliçay, Koca soğulcan<br />
( Stachys macrantha )<br />
<br />
Mayıs çiçeği, Dağ horozcuğu ( Anemon narcissiflora  )<br />
<br />
Dokuztepeli, Beyaz çöpleme, Kunduzağu, Kunduz kökü  <br />
( Veratrum album )<br />
<br />
<br />
Orman turnagagası, Orman ıtırı ( Geranium sylvaticum  'Album' )<br />
<br />
<br />
Eşekdikeni, Eğri eşekdikeni ( Carduus nutans )<br />
<br />
Mayıs papatyası  ( Matricaria chamomilla  ) <br />
<br />
Çan çiçeği ( campanula sp. )<br />
<br />
<br />
Kırmızı ıtır, Kafkas turnagagası  ( Geranium ibericum )<br />
<br />
Pisot  ( Valeriana  alliariifolia  )<br />
<br />
Tay boncuğu, Dağ peygamber çiçeği<br />
( Cyanus nigrifimloria ya da Centaurea montana  )<br />
<br />
Kuşburnu ( Rosa canina )<br />
<br />
Çan çiçeği ( Campanula sp.)<br />
<br />
Aslandişi ( Leontodon sp. ) <br />
<br />
Kaba kafesotu ( Symphytum asperum )<br />
<br />
Nakıl çiçeği, Gıvışkan otu ( Silene vulgaris )<br />
<br />
Çimen eveleği, Kurt pençesi, Küçüktene, Çiyan otu, Yılan kökü<br />
( Polygonum bistorta  )<br />
<br />
Dönbaba, Turnagagası  ( Erodium sp. )<br />
<br />
Hoş sığırkuyruğu ( Verbascum  spectabile  )<br />
<br />
<br />
<br />
Bir tür adaçayı, Dadırak (  Salvia  verticilata  )<br />
<br />
Yabani fiğ ( Vicia sativa )<br />
<br />
Çayır üçgülü, Tırfıl  <br />
( Trifolium pratense )<br />
<br />
Balkaymak salebi <br />
( Dactylorhiza urvilleana )<br />
<br />
Yakıotu  ( Epilobium sp.  )<br />
<br />
<br />
Kızıl meryem otu, Karanfil otu<br />
( Geum coccineum )<br />
<br />
Kaplanotu  ( Doronicum sp. Belki D. austriacum )<br />
<br />
Dev pelemir ( Cephalaria gigantea )<br />
<br />
<br />
Kedi otu ( Valerian sp. )<br />
<br />
<br />
Kırmızı ıtır, Kafkas  turnagagası<br />
( Geranium ibericum )<br />
<br />
Isırgan otu ( Urtica dioica )<br />
<br />
Meşe sıracası, Sıracaotu ( Scrophularia ilwensis  )<br />
<br />
Meryem otu  ( Geum urbanum )<br />
<br />
<br />
Dönbaba, Turnagagası ( Erodium  sp. )<br />
<br />
<br />
Sarı kantaron, Binbirdelik otu, Kılıç otu<br />
( Hypericum perforatum )<br />
<br />
Gelinçarşafı, Turnagagası  ( Geranium pyrenalcum )<br />
<br />
<br />
Hevhulma ( Lythrum salicaria )<br />
<br />
<br />
Balkaymak salebi ( Dactylorhiza urvilleana )<br />
<br />
<br />
Beyaz çöpleme, Kunduzağu ( Veratrum albümü )<br />
<br />
<br />
Beyaz papatya ( Tanacetum parthenium )<br />
<br />
Otlayan inek <br />
<br />
<br />
Çayırsedefi, Kaytaran ( Thalictrum minus ).<br />
<br />
<br />
Yakı otu ( Epilobium angustifolium ).<br />
<br />
<br />
Yayla gökcesi ( Jasione supina ).<br />
<br />
<br />
Elayaz ( Polygonum alpinum )<br />
<br />
<br />
Koyun sürüsü <br />
<br />
<br />
<br />
Sarı orman gülü, Zifin ( Rhododendron luteum )<br />
<br />
<br />
Yaylada otlayan yılkı atları<br />
<br />
Bektaş çarşısı.<br />
Son olarak Bektaş yaylasına geziyoruz. Burası Giresun'un  en kalabalık ve gelişmiş yaylalarından biri, bir çok obadan/ yayla dan oluşuyor. Bektaş yaylasında pazar kurulmakta  ve yayla  şenlikleri de düzenlenmektedir. 2100 m. yüksekliğindeki Bektaş  yaylasında kışın  oturulmamaktadır. <br />
<br />
<br />
Bektaş yaylasından Giresun Dağları<br />
<br />
<br />
Giresun ili haritası ( Harita Alıntıdır. )]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[DOĞUKARADENİZ YAYLALARI ÇİÇEKLERİ ( 2 )<br />
'Doğukaradeniz Yaylaları Çiçekleri' yazımın  birinci bölümünde, Karagöl yaylasında çektiğim çiçek ve doğa fotoğraflarına yer vermiştim.<br />
Bu bölümü  ise;  Aksu Deresi ve Aksu Köyü dolaylarında çektiğim çiçek ve doğa fotoğraflarına  ayırdım. Önce isterseniz kır çiçekleri bakımından oldukca zengin olan bu köyümüzü,  kısaca bir tanıyalım. <br />
<br />
AKSU KÖYÜ: Giresun'un Dereli ilçesine bağlı olan Aksu Köyü, Karagöl Dağlarının eteklerinde yer alıyor. Köye adını veren Aksu Deresi, Karagöl dağlarından doğuyor ve Giresun yakınlarından  denize dökülüyor.  Aksu vadisi  ulaşım bakımından da oldukça önemli, Giresun'u Sivasa bağlayan karayolu buradan geçiyor, zengin bir florası var.<br />
Aksu Köyü,  Karagöl Dağlarına  çok yakın olmasına rağmen konumundan dolayı daha farklı ve zengin bir  floraya ev sahipliği etmektedir.<br />
<br />
Kuzalan Şelalesi / Dereli<br />
Dereli- Şebinkarahisar yolu üzerinde bulunan  Kuzalan Şelalesi'nin<br />
yanından geçerken, fotoğraf  çekmek için kısa bir mola veriyoruz. <br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEis-WF4grAQzM9vBPEmrGhK3SL6vENZ9E_kSL6xeGpzSAxa2DjRKnB1BkKNQVBNhdG4RgvO2UP3XjLTeT3vKV0hbAmDACa3dfR52OqetZhErvA7UYYz6FKoFkAh9ZB2bRgLamGvKCobwu5D/s1600/IMG_5405.JPG" loading="lazy"  alt="[Resim: IMG_5405.JPG]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Aksu Köyü / Dereli<br />
<br />
Aksu Köyü / Dereli<br />
<br />
Köye adını veren Aksu Deresi.<br />
<br />
Bir yayla olan Aksu Köyü  / Dereli<br />
<br />
Engerekotu  ( Echium plantagineum )<br />
<br />
Beyaz çan çiçeği / Akçan  ( Campanula alliarifolia )<br />
<br />
Güzel karanfil  ( Dianthus calocephalus  )<br />
<br />
Aslanpençesi  ( Alchemilla vulgaris )<br />
<br />
Kızıl meryem otu,  Karanfil otu  ( Geum coccineum )<br />
<br />
Tay boncuğu, Dağ peygamber çiçeği<br />
( Cyanus nigrifimloria ya da Centaurea montana  )<br />
<br />
<br />
<br />
Felçotu ( Primula auriculata )<br />
<br />
<br />
Düğün çiçeği ( Ranunculus sp. )<br />
<br />
Öğrekotu / çiçek    ( Heracleum platytaenium  )<br />
<br />
Öğrek otu / yaprak ( Heracleum platytaenium)<br />
<br />
Meme otu ( Lapsana communis )<br />
<br />
Büyük Çiçekli Dağçayı, Deliçay, Koca soğulcan<br />
( Stachys macrantha )<br />
<br />
Mayıs çiçeği, Dağ horozcuğu ( Anemon narcissiflora  )<br />
<br />
Dokuztepeli, Beyaz çöpleme, Kunduzağu, Kunduz kökü  <br />
( Veratrum album )<br />
<br />
<br />
Orman turnagagası, Orman ıtırı ( Geranium sylvaticum  'Album' )<br />
<br />
<br />
Eşekdikeni, Eğri eşekdikeni ( Carduus nutans )<br />
<br />
Mayıs papatyası  ( Matricaria chamomilla  ) <br />
<br />
Çan çiçeği ( campanula sp. )<br />
<br />
<br />
Kırmızı ıtır, Kafkas turnagagası  ( Geranium ibericum )<br />
<br />
Pisot  ( Valeriana  alliariifolia  )<br />
<br />
Tay boncuğu, Dağ peygamber çiçeği<br />
( Cyanus nigrifimloria ya da Centaurea montana  )<br />
<br />
Kuşburnu ( Rosa canina )<br />
<br />
Çan çiçeği ( Campanula sp.)<br />
<br />
Aslandişi ( Leontodon sp. ) <br />
<br />
Kaba kafesotu ( Symphytum asperum )<br />
<br />
Nakıl çiçeği, Gıvışkan otu ( Silene vulgaris )<br />
<br />
Çimen eveleği, Kurt pençesi, Küçüktene, Çiyan otu, Yılan kökü<br />
( Polygonum bistorta  )<br />
<br />
Dönbaba, Turnagagası  ( Erodium sp. )<br />
<br />
Hoş sığırkuyruğu ( Verbascum  spectabile  )<br />
<br />
<br />
<br />
Bir tür adaçayı, Dadırak (  Salvia  verticilata  )<br />
<br />
Yabani fiğ ( Vicia sativa )<br />
<br />
Çayır üçgülü, Tırfıl  <br />
( Trifolium pratense )<br />
<br />
Balkaymak salebi <br />
( Dactylorhiza urvilleana )<br />
<br />
Yakıotu  ( Epilobium sp.  )<br />
<br />
<br />
Kızıl meryem otu, Karanfil otu<br />
( Geum coccineum )<br />
<br />
Kaplanotu  ( Doronicum sp. Belki D. austriacum )<br />
<br />
Dev pelemir ( Cephalaria gigantea )<br />
<br />
<br />
Kedi otu ( Valerian sp. )<br />
<br />
<br />
Kırmızı ıtır, Kafkas  turnagagası<br />
( Geranium ibericum )<br />
<br />
Isırgan otu ( Urtica dioica )<br />
<br />
Meşe sıracası, Sıracaotu ( Scrophularia ilwensis  )<br />
<br />
Meryem otu  ( Geum urbanum )<br />
<br />
<br />
Dönbaba, Turnagagası ( Erodium  sp. )<br />
<br />
<br />
Sarı kantaron, Binbirdelik otu, Kılıç otu<br />
( Hypericum perforatum )<br />
<br />
Gelinçarşafı, Turnagagası  ( Geranium pyrenalcum )<br />
<br />
<br />
Hevhulma ( Lythrum salicaria )<br />
<br />
<br />
Balkaymak salebi ( Dactylorhiza urvilleana )<br />
<br />
<br />
Beyaz çöpleme, Kunduzağu ( Veratrum albümü )<br />
<br />
<br />
Beyaz papatya ( Tanacetum parthenium )<br />
<br />
Otlayan inek <br />
<br />
<br />
Çayırsedefi, Kaytaran ( Thalictrum minus ).<br />
<br />
<br />
Yakı otu ( Epilobium angustifolium ).<br />
<br />
<br />
Yayla gökcesi ( Jasione supina ).<br />
<br />
<br />
Elayaz ( Polygonum alpinum )<br />
<br />
<br />
Koyun sürüsü <br />
<br />
<br />
<br />
Sarı orman gülü, Zifin ( Rhododendron luteum )<br />
<br />
<br />
Yaylada otlayan yılkı atları<br />
<br />
Bektaş çarşısı.<br />
Son olarak Bektaş yaylasına geziyoruz. Burası Giresun'un  en kalabalık ve gelişmiş yaylalarından biri, bir çok obadan/ yayla dan oluşuyor. Bektaş yaylasında pazar kurulmakta  ve yayla  şenlikleri de düzenlenmektedir. 2100 m. yüksekliğindeki Bektaş  yaylasında kışın  oturulmamaktadır. <br />
<br />
<br />
Bektaş yaylasından Giresun Dağları<br />
<br />
<br />
Giresun ili haritası ( Harita Alıntıdır. )]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>