<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Forum Sitesi - Ramazan ve Oruç]]></title>
		<link>https://forumistan.net/</link>
		<description><![CDATA[Forum Sitesi - https://forumistan.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:20:17 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Hazret-i Peygamberin Orucu Hakkında]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-hazret-i-peygamberin-orucu-hakkinda.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:57:15 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-hazret-i-peygamberin-orucu-hakkinda.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
36. Bâb—Hazret-i Peygamberin Orucu Hakkında<br />
<br />
1797. Bize Muhammed b. İsa haber verip (dedi ki), bize Ebu Avâne, Ebu Bişr'den, (O) Saîd b. Cubeyr'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), Ramazan'dan başka hiçbir ayı tam olarak oruçla geçirmemiştir. Gerçekten O oruç tuttuğunda, biri; "hayır, vallahi O (artık hiç) orucunu açmayacak!" diyecek kadar (fazla) oruç tutardı. Orucunu açtığında ise, biri; "hayır, vallahi O (artık hiç) oruç tutmayacak!" diyecek kadar (fazla) orucunu açardı.'<br />
<br />
٣٦- باب فِى صِيَامِ النَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم-<br />
<br />
١٧٩٧ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ أَبِى بِشْرٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ : مَا صَامَ النَّبِىُّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- شَهْراً كَامِلاً غَيْرَ رَمَضَانَ ، وَإِنْ كَانَ لَيَصُومُ إِذَا صَامَ حَتَّى يَقُولَ الْقَائِلُ لاَ وَاللَّهِ لاَ يُفْطِرُ ، وَيُفْطِرُ إِذَا أَفْطَرَ حَتَّى يَقُولَ الْقَائِلُ لاَ وَاللَّهِ لاَ يَصُومُ.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
36. Bâb—Hazret-i Peygamberin Orucu Hakkında<br />
<br />
1797. Bize Muhammed b. İsa haber verip (dedi ki), bize Ebu Avâne, Ebu Bişr'den, (O) Saîd b. Cubeyr'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), Ramazan'dan başka hiçbir ayı tam olarak oruçla geçirmemiştir. Gerçekten O oruç tuttuğunda, biri; "hayır, vallahi O (artık hiç) orucunu açmayacak!" diyecek kadar (fazla) oruç tutardı. Orucunu açtığında ise, biri; "hayır, vallahi O (artık hiç) oruç tutmayacak!" diyecek kadar (fazla) orucunu açardı.'<br />
<br />
٣٦- باب فِى صِيَامِ النَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم-<br />
<br />
١٧٩٧ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ أَبِى بِشْرٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ : مَا صَامَ النَّبِىُّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- شَهْراً كَامِلاً غَيْرَ رَمَضَانَ ، وَإِنْ كَانَ لَيَصُومُ إِذَا صَامَ حَتَّى يَقُولَ الْقَائِلُ لاَ وَاللَّهِ لاَ يُفْطِرُ ، وَيُفْطِرُ إِذَا أَفْطَرَ حَتَّى يَقُولَ الْقَائِلُ لاَ وَاللَّهِ لاَ يَصُومُ.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Oruca Geceden Kesin Niyet Etmeyen Kimseler]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-oruca-geceden-kesin-niyet-etmeyen-kimseler.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:56:13 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-oruca-geceden-kesin-niyet-etmeyen-kimseler.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
10. Bab—Oruca Geceden Kesin Niyet Etmeyen Kimseler<br />
<br />
1751. Bize Saîd b. Şurahbil rivâyet edip (dedi ki), bize Leys b. Sa'd, Yahya b. Eyyub'dan, (O) Abdullah b. Ebi Bekr'den, (O) Salim b. Abdillah b. Ömer'den, (O) İbn Ömer'den, (O) Hafsa'dan, (O da) Resûlüllah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) (naklen), O'nun şöyle buyurduğunu rivâyet etti: "Kim oruca fecr-i (sadıktan) önce niyet etmezse, onun orucu (sahih veya faziletli olmaz)." Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki: "Vacib (farz) olan (bir orucun) niyetinde bu (Hadisin zahirinin delâlet ettiği) görüşü kabulleniyorum."<br />
<br />
١٠- باب مَنْ لَمْ يُجْمِعِ الصِّيَامَ مِنَ اللَّيْلِ<br />
<br />
١٧٥١ - أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ شُرَحْبِيلَ حَدَّثَنَا لَيْثُ بْنُ سَعْدٍ عَنْ يَحْيَى بْنِ أَيُّوبَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى بَكْرٍ عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنْ حَفْصَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- قَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> مَنْ لَمْ يُبَيِّتِ الصِّيَامَ قَبْلَ الْفَجْرِ فَلاَ صِيَامَ لَهُ ). قَالَ عَبْدُ اللَّهِ : فِى فَرْضِ الْوَاجِبِ أَقُولُ بِهِ.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
10. Bab—Oruca Geceden Kesin Niyet Etmeyen Kimseler<br />
<br />
1751. Bize Saîd b. Şurahbil rivâyet edip (dedi ki), bize Leys b. Sa'd, Yahya b. Eyyub'dan, (O) Abdullah b. Ebi Bekr'den, (O) Salim b. Abdillah b. Ömer'den, (O) İbn Ömer'den, (O) Hafsa'dan, (O da) Resûlüllah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) (naklen), O'nun şöyle buyurduğunu rivâyet etti: "Kim oruca fecr-i (sadıktan) önce niyet etmezse, onun orucu (sahih veya faziletli olmaz)." Abdullah (ed-Dârimî) dedi ki: "Vacib (farz) olan (bir orucun) niyetinde bu (Hadisin zahirinin delâlet ettiği) görüşü kabulleniyorum."<br />
<br />
١٠- باب مَنْ لَمْ يُجْمِعِ الصِّيَامَ مِنَ اللَّيْلِ<br />
<br />
١٧٥١ - أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ شُرَحْبِيلَ حَدَّثَنَا لَيْثُ بْنُ سَعْدٍ عَنْ يَحْيَى بْنِ أَيُّوبَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِى بَكْرٍ عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنْ حَفْصَةَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- قَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> مَنْ لَمْ يُبَيِّتِ الصِّيَامَ قَبْلَ الْفَجْرِ فَلاَ صِيَامَ لَهُ ). قَالَ عَبْدُ اللَّهِ : فِى فَرْضِ الْوَاجِبِ أَقُولُ بِهِ.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sahur Yemeğinin Bereketi Hakkında]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sahur-yemeginin-bereketi-hakkinda.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:55:33 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sahur-yemeginin-bereketi-hakkinda.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
9. Bâb—Sahur Yemeğinin Bereketi Hakkında<br />
<br />
1749. Bize Saîd b. Amir, Şu'be'den, (O) Abdulaziz b. Suheyb'den, (O da) Enes'ten (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Sahur yemeği yeyiniz. Çünkü sahur yemeğinde (veya, sahur yemeği yemekte) bereket vardır."<br />
<br />
1750. Bize Vehb b. Cerir rivâyet edip (dedi ki), bize Mûsa b. Uleyy rivâyet edip (dedi ki), babamı, Amr ibnu'l As’ın azadlısı Ebu Kays'tan (naklen), şöyle anlatırken işittim: (Ebu Kays) demiş ki, Amr ibnu’l-As, bize, sahurda yemesi için kendisine yemek yapmamızı emrederdi, ama ondan fazla almazdı. Bunun üzerine; "bize onu (yapmamızı) emrediyorsun. Halbuki ondan fazla almıyorsun" dedik de O şöyle cevap verdi: "Doğrusu ben onu size, arzu ettiğimden dolayı emretmiyorum. Fakat Resûlüllahı (sallallahü aleyhi ve sellem); "Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran şey, seher (sahur) yemeğidir" buyururken işitmiştim. (Bunun için, az da olsa sahur yemeği yiyorum)."<br />
<br />
٩- باب فِى فَضْلِ السُّحُورِ<br />
<br />
١٧٤٩ - أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ عَنْ أَنَسٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> تَسَحَّرُوا ، فَإِنَّ فِى السُّحُورِ بَرَكَةً ).<br />
<br />
١٧٥٠ - أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عَلِىٍّ قَالَ سَمِعْتُ أَبِى يُحَدِّثُ عَنْ أَبِى قَيْسٍ مَوْلَى عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ قَالَ : كَانَ عَمْرُو بْنُ الْعَاصِ يَأْمُرُنَا أَنْ نَصْنَعَ لَهُ الطَّعَامَ يَتَسَحَّرُ بِهِ فَلاَ يُصِيبُ مِنْهُ كَثِيراً فَقُلْنَا : تَأْمُرُنَا بِهِ وَلاَ تُصِيبُ مِنْهُ كَثِيراً. قَالَ : إِنِّى لاَ آمُرُكُمْ بِهِ إِنِّى أَشْتَهِيهِ وَلَكِنِّى سَمِعْتُ النَّبِىَّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- يَقُولُ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> فَصْلُ مَا بَيْنَ صِيَامِنَا وَصِيَامِ أَهْلِ الْكِتَابِ أَكْلَةُ السُّحُورِ ).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
9. Bâb—Sahur Yemeğinin Bereketi Hakkında<br />
<br />
1749. Bize Saîd b. Amir, Şu'be'den, (O) Abdulaziz b. Suheyb'den, (O da) Enes'ten (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Sahur yemeği yeyiniz. Çünkü sahur yemeğinde (veya, sahur yemeği yemekte) bereket vardır."<br />
<br />
1750. Bize Vehb b. Cerir rivâyet edip (dedi ki), bize Mûsa b. Uleyy rivâyet edip (dedi ki), babamı, Amr ibnu'l As’ın azadlısı Ebu Kays'tan (naklen), şöyle anlatırken işittim: (Ebu Kays) demiş ki, Amr ibnu’l-As, bize, sahurda yemesi için kendisine yemek yapmamızı emrederdi, ama ondan fazla almazdı. Bunun üzerine; "bize onu (yapmamızı) emrediyorsun. Halbuki ondan fazla almıyorsun" dedik de O şöyle cevap verdi: "Doğrusu ben onu size, arzu ettiğimden dolayı emretmiyorum. Fakat Resûlüllahı (sallallahü aleyhi ve sellem); "Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran şey, seher (sahur) yemeğidir" buyururken işitmiştim. (Bunun için, az da olsa sahur yemeği yiyorum)."<br />
<br />
٩- باب فِى فَضْلِ السُّحُورِ<br />
<br />
١٧٤٩ - أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ عَامِرٍ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ عَنْ أَنَسٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> تَسَحَّرُوا ، فَإِنَّ فِى السُّحُورِ بَرَكَةً ).<br />
<br />
١٧٥٠ - أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عَلِىٍّ قَالَ سَمِعْتُ أَبِى يُحَدِّثُ عَنْ أَبِى قَيْسٍ مَوْلَى عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ قَالَ : كَانَ عَمْرُو بْنُ الْعَاصِ يَأْمُرُنَا أَنْ نَصْنَعَ لَهُ الطَّعَامَ يَتَسَحَّرُ بِهِ فَلاَ يُصِيبُ مِنْهُ كَثِيراً فَقُلْنَا : تَأْمُرُنَا بِهِ وَلاَ تُصِيبُ مِنْهُ كَثِيراً. قَالَ : إِنِّى لاَ آمُرُكُمْ بِهِ إِنِّى أَشْتَهِيهِ وَلَكِنِّى سَمِعْتُ النَّبِىَّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- يَقُولُ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> فَصْلُ مَا بَيْنَ صِيَامِنَا وَصِيَامِ أَهْلِ الْكِتَابِ أَكْلَةُ السُّحُورِ ).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sahur Yemeğini Yemeyi Geciktirmenin Müstehablığı]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sahur-yemegini-yemeyi-geciktirmenin-m%C3%BCstehabligi.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:55:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sahur-yemegini-yemeyi-geciktirmenin-m%C3%BCstehabligi.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
8. Bâb—Sahur Yemeğini Yemeyi Geciktirmenin Müstehablığı<br />
<br />
1748. Bize Müslim b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize Hişam, Katâde'den, (O) Enes'ten, (O da) Zeyd b. Sabit'ten (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: Biz (bir defasında) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber sahur yemeği yedik. (Zeyd, sözüne devamla) şöyle dedi: Sonra (Hazret-i Peygamber) namaza kalktı. (Enes) dedi ki; "ezanla sahur arasında ne kadar (vakit) vardı?" dedim. (Zeyd de); "elli ayet okunacak kadar" cevabını verdi.<br />
<br />
٨- باب مَا يُسْتَحَبُّ مِنْ تَأْخِيرِ السُّحُورِ<br />
<br />
١٧٤٨ - أَخْبَرَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسٍ عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ قَالَ : تَسَحَّرْنَا مَعَ النَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- قَالَ : ثُمَّ قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ. قَالَ قُلْتُ : كَمْ كَانَ بَيْنَ الأَذَانِ وَالسُّحُورِ ؟ قَالَ : قَدْرُ قِرَاءَةِ خَمْسِينَ آيَةً.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
8. Bâb—Sahur Yemeğini Yemeyi Geciktirmenin Müstehablığı<br />
<br />
1748. Bize Müslim b. İbrahim haber verip (dedi ki), bize Hişam, Katâde'den, (O) Enes'ten, (O da) Zeyd b. Sabit'ten (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: Biz (bir defasında) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber sahur yemeği yedik. (Zeyd, sözüne devamla) şöyle dedi: Sonra (Hazret-i Peygamber) namaza kalktı. (Enes) dedi ki; "ezanla sahur arasında ne kadar (vakit) vardı?" dedim. (Zeyd de); "elli ayet okunacak kadar" cevabını verdi.<br />
<br />
٨- باب مَا يُسْتَحَبُّ مِنْ تَأْخِيرِ السُّحُورِ<br />
<br />
١٧٤٨ - أَخْبَرَنَا مُسْلِمُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسٍ عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ قَالَ : تَسَحَّرْنَا مَعَ النَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- قَالَ : ثُمَّ قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ. قَالَ قُلْتُ : كَمْ كَانَ بَيْنَ الأَذَانِ وَالسُّحُورِ ؟ قَالَ : قَدْرُ قِرَاءَةِ خَمْسِينَ آيَةً.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sahur Yiyen Kimse (Kendini) Yiyecek Ve İçecekten Ne Zaman Meneder?]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sahur-yiyen-kimse-kendini-yiyecek-ve-icecekten-ne-zaman-meneder.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:54:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sahur-yiyen-kimse-kendini-yiyecek-ve-icecekten-ne-zaman-meneder.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
7. Bâb—Sahur Yiyen Kimse (Kendini) Yiyecek Ve İçecekten Ne Zaman Meneder?<br />
<br />
1746. Bize Ubeydullah b. Mûsa, İsrail'den, (O) Ebu İshak'tan, (O da) el-Bera'dan (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: (İlk zamanlar) Hazret-i Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) Ashabından bir adam oruçlu olur da, iftar vakti gelip iftar etmeden önce uyur idiyse, ne o gecesinde, ne de (ertesi) gününde, akşama varıncaya kadar (birşey) yiyemezdi. Kays b. Sırma el-Ensari de (bir Ramazan günü) oruçlu imiş. İftar vakti geldiğinde karısına gelip; "yanında bir yiyecek var mı?" demiş. (Karısı); "yok, ama gidip senin için (birşeyler) araştırırım" demiş. (Kays) gündüzün (tarla ve bahçelerde) amelelik yaparmış. Bu sebeple gözüne dayanamayıp uyumuş. (Sonra) karısı gelmiş, O'nun (uyumuş olduğunu) görünce; "mahrum olasıca, (yazık oldu sana!)" demiş. Derken gün yarıya varınca (Kays) bayıldı ve bu (durum) Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) anlatıldı. Bunun üzerine şu "Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı." (ayeti) indi. Bundan dolayı (Sahabiler) çok sevindiler ve (fecr-i sadık'ın) beyaz ipliği (gecenin) siyah ipliğinden ayırdoluncaya kadar yiyip içtiler.<br />
<br />
1747. Bize Ebu'l-Velid haber verip (dedi ki), bize Şerîk, Husayn'dan, (O) eş-Şabi'den, (O da) Adiyy b. Hatim'den (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: "Ya Resûlüllah" dedim, "yastığımın altına beyaz bir iple siyah bir ip koydum, (ama onlara baktığımda) bana hiçbir şey ayırdolmadı." [Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)] buyurdu ki: "Gerçekten yastığın enliymiş, (gece ve gündüz ona sığmış!) Bu, yüce Allah'ın; "Fecrin beyaz ipliği (gecenin) siyah ipliğinden size ayırdoluncaya kadar yiyin, için" ayetinde sadece gecenin gündüzden (ayrılması demektir.)"<br />
<br />
٧- باب مَتَى يُمْسِكُ الْمُتَسَحِّرُ عَنِ الطَّعَامِ وَالشَّرَابِ ؟<br />
<br />
١٧٤٦ - أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى عَنْ إِسْرَائِيلَ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ عَنِ الْبَرَاءِ قَالَ : كَانَ أَصْحَابُ مُحَمَّدٍ -صلّى اللّه عليه وسلّم- إِذَا كَانَ الرَّجُلُ صَائِماً فَحَضَرَ الإِفْطَارُ فَنَامَ قَبْلَ أَنْ يُفْطِرَ لَمْ يَأْكُلْ لَيْلَتَهُ وَلاَ يَوْمَهُ حَتَّى يُمْسِىَ ، وَإِنَّ قَيْسَ بْنَ صِرْمَةَ الأَنْصَارِىَّ كَانَ صَائِماً فَلَمَّا حَضَرَ الإِفْطَارُ أَتَى امْرَأَتَهُ فَقَالَ : عِنْدَكِ طَعَامٌ؟ فَقَالَتْ : لاَ ، وَلَكِنْ أَنْطَلِقُ فَأَطْلُبُ لَكَ. وَكَانَ يَوْمَهُ يَعْمَلُ فَغَلَبَتْهُ عَيْنُهُ وَجَاءَتِ امْرَأَتُهُ ، فَلَمَّا رَأَتْهُ قَالَتْ : خَيْبَةً لَكَ. فَلَمَّا انْتَصَفَ النَّهَارُ غُشِىَ عَلَيْهِ فَذُكِرَ ذَلِكَ لِلنَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- فَنَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَى نِسَائِكُمْ } فَفَرِحُوا بِهَا فَرَحاً شَدِيداً { وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ }.<br />
<br />
١٧٤٧ - أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا شَرِيكٌ عَنْ حُصَيْنٍ عَنِ الشَّعْبِىِّ عَنْ عَدِىِّ بْنِ حَاتِمٍ قَالَ قُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقَدْ جَعَلْتُ تَحْتَ وِسَادَتِى خَيْطاً أَبْيَضَ وَخَيْطاً أَسْوَدَ ، فَمَا تَبَيَّنَ لِى شَىْءٌ. فَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِنَّكَ لَعَرِيضُ الْوِسَادِ ، وَإِنَّمَا ذَلِكَ اللَّيْلُ مِنَ النَّهَارِ ). فِى قَوْلِهِ تَعَالَى { وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ }]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
7. Bâb—Sahur Yiyen Kimse (Kendini) Yiyecek Ve İçecekten Ne Zaman Meneder?<br />
<br />
1746. Bize Ubeydullah b. Mûsa, İsrail'den, (O) Ebu İshak'tan, (O da) el-Bera'dan (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: (İlk zamanlar) Hazret-i Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) Ashabından bir adam oruçlu olur da, iftar vakti gelip iftar etmeden önce uyur idiyse, ne o gecesinde, ne de (ertesi) gününde, akşama varıncaya kadar (birşey) yiyemezdi. Kays b. Sırma el-Ensari de (bir Ramazan günü) oruçlu imiş. İftar vakti geldiğinde karısına gelip; "yanında bir yiyecek var mı?" demiş. (Karısı); "yok, ama gidip senin için (birşeyler) araştırırım" demiş. (Kays) gündüzün (tarla ve bahçelerde) amelelik yaparmış. Bu sebeple gözüne dayanamayıp uyumuş. (Sonra) karısı gelmiş, O'nun (uyumuş olduğunu) görünce; "mahrum olasıca, (yazık oldu sana!)" demiş. Derken gün yarıya varınca (Kays) bayıldı ve bu (durum) Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) anlatıldı. Bunun üzerine şu "Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı." (ayeti) indi. Bundan dolayı (Sahabiler) çok sevindiler ve (fecr-i sadık'ın) beyaz ipliği (gecenin) siyah ipliğinden ayırdoluncaya kadar yiyip içtiler.<br />
<br />
1747. Bize Ebu'l-Velid haber verip (dedi ki), bize Şerîk, Husayn'dan, (O) eş-Şabi'den, (O da) Adiyy b. Hatim'den (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: "Ya Resûlüllah" dedim, "yastığımın altına beyaz bir iple siyah bir ip koydum, (ama onlara baktığımda) bana hiçbir şey ayırdolmadı." [Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)] buyurdu ki: "Gerçekten yastığın enliymiş, (gece ve gündüz ona sığmış!) Bu, yüce Allah'ın; "Fecrin beyaz ipliği (gecenin) siyah ipliğinden size ayırdoluncaya kadar yiyin, için" ayetinde sadece gecenin gündüzden (ayrılması demektir.)"<br />
<br />
٧- باب مَتَى يُمْسِكُ الْمُتَسَحِّرُ عَنِ الطَّعَامِ وَالشَّرَابِ ؟<br />
<br />
١٧٤٦ - أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى عَنْ إِسْرَائِيلَ عَنْ أَبِى إِسْحَاقَ عَنِ الْبَرَاءِ قَالَ : كَانَ أَصْحَابُ مُحَمَّدٍ -صلّى اللّه عليه وسلّم- إِذَا كَانَ الرَّجُلُ صَائِماً فَحَضَرَ الإِفْطَارُ فَنَامَ قَبْلَ أَنْ يُفْطِرَ لَمْ يَأْكُلْ لَيْلَتَهُ وَلاَ يَوْمَهُ حَتَّى يُمْسِىَ ، وَإِنَّ قَيْسَ بْنَ صِرْمَةَ الأَنْصَارِىَّ كَانَ صَائِماً فَلَمَّا حَضَرَ الإِفْطَارُ أَتَى امْرَأَتَهُ فَقَالَ : عِنْدَكِ طَعَامٌ؟ فَقَالَتْ : لاَ ، وَلَكِنْ أَنْطَلِقُ فَأَطْلُبُ لَكَ. وَكَانَ يَوْمَهُ يَعْمَلُ فَغَلَبَتْهُ عَيْنُهُ وَجَاءَتِ امْرَأَتُهُ ، فَلَمَّا رَأَتْهُ قَالَتْ : خَيْبَةً لَكَ. فَلَمَّا انْتَصَفَ النَّهَارُ غُشِىَ عَلَيْهِ فَذُكِرَ ذَلِكَ لِلنَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- فَنَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { أُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ إِلَى نِسَائِكُمْ } فَفَرِحُوا بِهَا فَرَحاً شَدِيداً { وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ }.<br />
<br />
١٧٤٧ - أَخْبَرَنَا أَبُو الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا شَرِيكٌ عَنْ حُصَيْنٍ عَنِ الشَّعْبِىِّ عَنْ عَدِىِّ بْنِ حَاتِمٍ قَالَ قُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقَدْ جَعَلْتُ تَحْتَ وِسَادَتِى خَيْطاً أَبْيَضَ وَخَيْطاً أَسْوَدَ ، فَمَا تَبَيَّنَ لِى شَىْءٌ. فَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِنَّكَ لَعَرِيضُ الْوِسَادِ ، وَإِنَّمَا ذَلِكَ اللَّيْلُ مِنَ النَّهَارِ ). فِى قَوْلِهِ تَعَالَى { وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِ }]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ramazan Hilâlinin Görülmesine Şahidlik Etmek]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-ramazan-hil%C3%A2linin-gor%C3%BClmesine-sahidlik-etmek.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:53:59 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-ramazan-hil%C3%A2linin-gor%C3%BClmesine-sahidlik-etmek.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
6. Bâb—Ramazan Hilâlinin Görülmesine Şahidlik Etmek<br />
<br />
1744. Bize Mervan b. Muhammed, Abdullah b. Vehb'den, (O) Yahya b. Salim'den, (O) Ebu Bekr b. Nafi'den, (O) babasından, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivâyet etti ki, O (ibn Ömer) şöyle dedi: Halk (bir defasında Ramazan) hilâlini görmeye çıkmıştı da ben (hilâli görmüş), Resûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) (gelerek) onu gördüğümü haber vermiştim. Bunun üzerine O, oruç tutmuş, halka da oruç tutmalarını emretmişti.<br />
<br />
1745. Bana İsmet İbnu’l-Fadl rivâyet edip (dedi ki), bize Hüseyin el-Cu'fi, Zâide'den, (O) Sim âk'tan, (O) İkrime'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: (Bir defasında) bir bedevi Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip, "muhakkak ki ben hilâli gördüm" dedi. Bunun üzerine (Hazret-i Peygamber); "Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve benim, Allah'ın elçisi olduğuma şehadet eder misin?" buyurdu. O, "evet" dedi. (O zaman Hazret-i Peygamber); "Bilal! Halka seslen de yarın oruç tutsunlar" buyurdu.<br />
<br />
٦- باب الشَّهَادَةِ عَلَى رُؤْيَةِ هِلاَلِ رَمَضَانَ<br />
<br />
١٧٤٤ - حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ وَهْبٍ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَالِمٍ عَنْ أَبِى بَكْرِ بْنِ نَافِعٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ : تَرَاءَى النَّاسُ الْهِلاَلَ فَأَخْبَرْتُ رَسُولَ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- أَنِّى رَأَيْتُهُ ، فَصَامَ وَأَمَرَ النَّاسَ بِالصِّيَامِ.<br />
<br />
١٧٤٥ - حَدَّثَنِى عِصْمَةُ بْنُ الْفَضْلِ حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ الْجُعْفِىُّ عَنْ زَائِدَةَ عَنْ سِمَاكٍ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ : جَاءَ أَعْرَابِىٌّ إِلَى النَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- فَقَالَ : إِنِّى رَأَيْتُ الْهِلاَلَ فَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> أَتَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّى رَسُولُ اللَّهِ؟ ). قَالَ : نَعَمْ. قَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> يَا بِلاَلُ نَادِ فِى النَّاسِ فَلْيَصُومُوا غَداً ).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
6. Bâb—Ramazan Hilâlinin Görülmesine Şahidlik Etmek<br />
<br />
1744. Bize Mervan b. Muhammed, Abdullah b. Vehb'den, (O) Yahya b. Salim'den, (O) Ebu Bekr b. Nafi'den, (O) babasından, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivâyet etti ki, O (ibn Ömer) şöyle dedi: Halk (bir defasında Ramazan) hilâlini görmeye çıkmıştı da ben (hilâli görmüş), Resûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) (gelerek) onu gördüğümü haber vermiştim. Bunun üzerine O, oruç tutmuş, halka da oruç tutmalarını emretmişti.<br />
<br />
1745. Bana İsmet İbnu’l-Fadl rivâyet edip (dedi ki), bize Hüseyin el-Cu'fi, Zâide'den, (O) Sim âk'tan, (O) İkrime'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivâyet etti ki, O şöyle dedi: (Bir defasında) bir bedevi Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip, "muhakkak ki ben hilâli gördüm" dedi. Bunun üzerine (Hazret-i Peygamber); "Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve benim, Allah'ın elçisi olduğuma şehadet eder misin?" buyurdu. O, "evet" dedi. (O zaman Hazret-i Peygamber); "Bilal! Halka seslen de yarın oruç tutsunlar" buyurdu.<br />
<br />
٦- باب الشَّهَادَةِ عَلَى رُؤْيَةِ هِلاَلِ رَمَضَانَ<br />
<br />
١٧٤٤ - حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ وَهْبٍ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَالِمٍ عَنْ أَبِى بَكْرِ بْنِ نَافِعٍ عَنْ أَبِيهِ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ : تَرَاءَى النَّاسُ الْهِلاَلَ فَأَخْبَرْتُ رَسُولَ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- أَنِّى رَأَيْتُهُ ، فَصَامَ وَأَمَرَ النَّاسَ بِالصِّيَامِ.<br />
<br />
١٧٤٥ - حَدَّثَنِى عِصْمَةُ بْنُ الْفَضْلِ حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ الْجُعْفِىُّ عَنْ زَائِدَةَ عَنْ سِمَاكٍ عَنْ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ : جَاءَ أَعْرَابِىٌّ إِلَى النَّبِىِّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- فَقَالَ : إِنِّى رَأَيْتُ الْهِلاَلَ فَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> أَتَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّى رَسُولُ اللَّهِ؟ ). قَالَ : نَعَمْ. قَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> يَا بِلاَلُ نَادِ فِى النَّاسِ فَلْيَصُومُوا غَداً ).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ay Yimi Dokuz (Gündür)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-ay-yimi-dokuz-g%C3%BCnd%C3%BCr.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:53:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-ay-yimi-dokuz-g%C3%BCnd%C3%BCr.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
5. Bâb—Ay Yimi Dokuz (Gündür)<br />
<br />
1743. Bize Süleyman b. Harb rivâyet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Eyyub'dan, (O) Nafi'den, (O da) ibn Ömer'den (naklen) rivâyet etti ki, O (ibn Ömer) şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Ay ancak yirmidokuz (gündür). Binaenaleyh, o (hilâli) görmedikçe oruç tutmayınız, onu görmedikçe de orucunuzu açmayınız, (bayram yapmayınız). Fakat şayet (hilâl) size bulutlanırsa, onun için (otuz gün) takdir ediniz!"<br />
<br />
٥- باب الشَّهْرُ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ<br />
<br />
١٧٤٣ - أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِنَّمَا الشَّهْرُ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ ، فَلاَ تَصُومُوا حَتَّى تَرَوْهُ ، وَلاَ تُفْطِرُوا حَتَّى تَرَوْهُ ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا لَهُ ).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
5. Bâb—Ay Yimi Dokuz (Gündür)<br />
<br />
1743. Bize Süleyman b. Harb rivâyet edip (dedi ki), bize Hammâd b. Zeyd, Eyyub'dan, (O) Nafi'den, (O da) ibn Ömer'den (naklen) rivâyet etti ki, O (ibn Ömer) şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Ay ancak yirmidokuz (gündür). Binaenaleyh, o (hilâli) görmedikçe oruç tutmayınız, onu görmedikçe de orucunuzu açmayınız, (bayram yapmayınız). Fakat şayet (hilâl) size bulutlanırsa, onun için (otuz gün) takdir ediniz!"<br />
<br />
٥- باب الشَّهْرُ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ<br />
<br />
١٧٤٣ - أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِنَّمَا الشَّهْرُ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ ، فَلاَ تَصُومُوا حَتَّى تَرَوْهُ ، وَلاَ تُفْطِرُوا حَتَّى تَرَوْهُ ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا لَهُ ).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[(Hilâlin) Görülmesinden Önce Oruca Başlama Yasağı]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-hil%C3%A2lin-gor%C3%BClmesinden-once-oruca-baslama-yasagi.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:52:23 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-hil%C3%A2lin-gor%C3%BClmesinden-once-oruca-baslama-yasagi.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
4. Bâb—(Hilâlin) Görülmesinden Önce Oruca Başlama Yasağı<br />
<br />
1742. Bize Vehb b. Cerir rivâyet edip (dedi ki), bize Hişam, Yahya'dan, (O) Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen), O'nun şöyle dediğini rivâyet etti: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Ramazan (hilâlinin görülmesinden) önce ne bir gün, ne de iki gün (oruç tutarak) öne geçmeyiniz. Ancak (Ramazandan biriki gün önce oruç tutacak olan kimse, sürekli olarak o zamanda) oruç tutan kişi ise, o orucu tutsun!"<br />
<br />
٤- باب النَّهْىِ عَنِ التَّقَدُّمِ فِى الصِّيَامِ قَبْلَ الرُّؤْيَةِ<br />
<br />
١٧٤٢ - أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ يَحْيَى عَنْ أَبِى سَلَمَةَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> لاَ تَقَدَّمُوا قَبْلَ رَمَضَانَ يَوْماً وَلاَ يَوْمَيْنِ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ رَجُلاً كَانَ يَصُومُ صَوْماً فَلْيَصُمْهُ ).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
4. Bâb—(Hilâlin) Görülmesinden Önce Oruca Başlama Yasağı<br />
<br />
1742. Bize Vehb b. Cerir rivâyet edip (dedi ki), bize Hişam, Yahya'dan, (O) Ebu Seleme'den, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen), O'nun şöyle dediğini rivâyet etti: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Ramazan (hilâlinin görülmesinden) önce ne bir gün, ne de iki gün (oruç tutarak) öne geçmeyiniz. Ancak (Ramazandan biriki gün önce oruç tutacak olan kimse, sürekli olarak o zamanda) oruç tutan kişi ise, o orucu tutsun!"<br />
<br />
٤- باب النَّهْىِ عَنِ التَّقَدُّمِ فِى الصِّيَامِ قَبْلَ الرُّؤْيَةِ<br />
<br />
١٧٤٢ - أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ يَحْيَى عَنْ أَبِى سَلَمَةَ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> لاَ تَقَدَّمُوا قَبْلَ رَمَضَانَ يَوْماً وَلاَ يَوْمَيْنِ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ رَجُلاً كَانَ يَصُومُ صَوْماً فَلْيَصُمْهُ ).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hilâl Görüldüğünde Söylenilecek Söz]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-hil%C3%A2l-gor%C3%BCld%C3%BCg%C3%BCnde-soylenilecek-soz.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:51:47 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-hil%C3%A2l-gor%C3%BCld%C3%BCg%C3%BCnde-soylenilecek-soz.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
3. Bâb—Hilâl Görüldüğünde Söylenilecek Söz<br />
<br />
1740. Bize Saîd b. Süleyman, Abdurrahman b. Osman b. İbrahim'den haber verdi (ki, O şöyle demiş): Bana babam, babası ile amcasından, (onlar da) İbn Ömer'den (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hilâli gördüğü zaman şöyle buyururdu: "Allahu ekber! Allah'ım! Onu üzerimize; güven, iman, selâmet, müslümanlık ve Rabb'imizin sevip razı olacağı şeylere muvaffakiyetle birlikte doğur! (Ey hilâl!) Bizim Rabb'imiz de, senin Rabb'in de Allah'tır. "<br />
<br />
1741. Bize Muhamed b. Yezîd er-Rifâî ve İshak b. İbrahim haber verip (dediler ki), bize el-Akadi rivâyet edip (dedi ki), bize Süleyman b. Süfyan el-Medini', Bilal b. Yahya b. Talha'dan, (O) babasından, (O da) Talha'dan (naklen) rivâyet etti ki, O (Talha) şöyle dedi: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hilâli gördüğü zaman şöyle buyururdu: "Allah'ım! Onu üzerimize; güven, iman, selâmet ve müslümanlık ile birlikte doğur! (Ey hilâl!) Benim, Rabb'im de, senin Rabb'in de Allah'tır!"<br />
<br />
٣- باب مَا يُقَالُ عِنْدَ رُؤْيَةِ الْهِلاَلِ<br />
<br />
١٧٤٠ - أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عُثْمَانَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ قَالَ حَدَّثَنِى أَبِى عَنْ أَبِيهِ وَعَمِّهِ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- إِذَا رَأَى الْهِلاَلَ قَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> اللَّهُ أَكْبَرُ ، اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بِالأَمْنِ وَالإِيمَانِ وَالسَّلاَمَةِ وَالإِسْلاَمِ وَالتَّوْفِيقِ لِمَا يُحِبُّ رَبُّنَا وَيَرْضَى ، رَبُّنَا وَرَبُّكَ اللَّهُ ).<br />
<br />
١٧٤١ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ الرِّفَاعِىُّ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالاَ حَدَّثَنَا الْعَقَدِىُّ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ سُفْيَانَ الْمَدَنِىُّ عَنْ بِلاَلِ بْنِ يَحْيَى بْنِ طَلْحَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ طَلْحَةَ قَالَ : كَانَ النَّبِىُّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- إِذَا رَأَى الْهِلاَلَ قَالَ : ( اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بِالأَمْنِ وَالإِيمَانِ وَالسَّلاَمَةِ وَالإِسْلاَمِ ، رَبِّى وَرَبُّكَ اللَّهُ ).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
3. Bâb—Hilâl Görüldüğünde Söylenilecek Söz<br />
<br />
1740. Bize Saîd b. Süleyman, Abdurrahman b. Osman b. İbrahim'den haber verdi (ki, O şöyle demiş): Bana babam, babası ile amcasından, (onlar da) İbn Ömer'den (naklen), O'nun şöyle dediğini haber verdi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hilâli gördüğü zaman şöyle buyururdu: "Allahu ekber! Allah'ım! Onu üzerimize; güven, iman, selâmet, müslümanlık ve Rabb'imizin sevip razı olacağı şeylere muvaffakiyetle birlikte doğur! (Ey hilâl!) Bizim Rabb'imiz de, senin Rabb'in de Allah'tır. "<br />
<br />
1741. Bize Muhamed b. Yezîd er-Rifâî ve İshak b. İbrahim haber verip (dediler ki), bize el-Akadi rivâyet edip (dedi ki), bize Süleyman b. Süfyan el-Medini', Bilal b. Yahya b. Talha'dan, (O) babasından, (O da) Talha'dan (naklen) rivâyet etti ki, O (Talha) şöyle dedi: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hilâli gördüğü zaman şöyle buyururdu: "Allah'ım! Onu üzerimize; güven, iman, selâmet ve müslümanlık ile birlikte doğur! (Ey hilâl!) Benim, Rabb'im de, senin Rabb'in de Allah'tır!"<br />
<br />
٣- باب مَا يُقَالُ عِنْدَ رُؤْيَةِ الْهِلاَلِ<br />
<br />
١٧٤٠ - أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ سُلَيْمَانَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عُثْمَانَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ قَالَ حَدَّثَنِى أَبِى عَنْ أَبِيهِ وَعَمِّهِ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- إِذَا رَأَى الْهِلاَلَ قَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> اللَّهُ أَكْبَرُ ، اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بِالأَمْنِ وَالإِيمَانِ وَالسَّلاَمَةِ وَالإِسْلاَمِ وَالتَّوْفِيقِ لِمَا يُحِبُّ رَبُّنَا وَيَرْضَى ، رَبُّنَا وَرَبُّكَ اللَّهُ ).<br />
<br />
١٧٤١ - أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَزِيدَ الرِّفَاعِىُّ وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ قَالاَ حَدَّثَنَا الْعَقَدِىُّ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ سُفْيَانَ الْمَدَنِىُّ عَنْ بِلاَلِ بْنِ يَحْيَى بْنِ طَلْحَةَ عَنْ أَبِيهِ عَنْ طَلْحَةَ قَالَ : كَانَ النَّبِىُّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- إِذَا رَأَى الْهِلاَلَ قَالَ : ( اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ عَلَيْنَا بِالأَمْنِ وَالإِيمَانِ وَالسَّلاَمَةِ وَالإِسْلاَمِ ، رَبِّى وَرَبُّكَ اللَّهُ ).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hilâli Görülünce Oruç Tutulması]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-hil%C3%A2li-gor%C3%BCl%C3%BCnce-oruc-tutulmasi.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:50:43 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-hil%C3%A2li-gor%C3%BCl%C3%BCnce-oruc-tutulmasi.html</guid>
			<description><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
2. Bab—(Ramazan) Hilâli Görülünce Oruç Tutulması<br />
<br />
1737. Bize Ubeydullah b. Abdilmecid rivâyet edip (dedi ki), bize Malik, Nafî'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivâyet etti ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) (bir gün) Ramazanı zikredip şöyle buyurdu: "Hilâli görmedikçe (Ramazan) orucunu tutmayınız, onu görmedikçe de orucu açmayınız, (bayram yapmayınız). Fakat şayet (hilâl) size bulutlanır (da onu göremezseniz), onun için (otuz gün) takdir ediniz!"<br />
<br />
1738. Bize Haşim İbnu'l Kasım rivâyet edip (dedi ki), bize Şu'be rivâyet edip (dedi ki), bana Muhammed b. Ziyâd rivâyet edip (dedi ki), Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işittim: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu -veya Hazret-i Ebu'l Kasım (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu-: "Onu (hilâli) görünce oruç tutunuz, onu görünce orucunuzu açınız. Fakat şayet (hilâl) size bulutlanır (da onu göremezseniz, ayı) otuz gün sayınız!"<br />
<br />
1739. Bize Ubeydullah b. Saîd haber verip (dedi ki), bize Süfyân, Amr'dan (yani İbn Dinar'dan), (O) Muhammed b. Cü-beyr'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivâyet etti ki, O; "Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem); "O (hilâli) gördüğünüz zaman (Ramazan) orucunu tutunuz, onu (Şevvalin başında tekrar) gördüğünüz zaman ise orucunuzu açınız, (bayram yapınız). Fakat şayet (hilal) size bulutlanır (da onu göremezseniz, ayın günlerinin) sayısını otuz güne tamamlayınız!" buyurdu" diyerek, (Ramazan) ayından önce (oruca) başlayan kimselere şaşmıştı.<br />
<br />
٢- باب الصَّوْمِ لِرُؤْيَةِ الْهِلاَلِ<br />
<br />
١٧٣٧ - حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ حَدَّثَنَا مَالِكٌ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ : أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- ذَكَرَ رَمَضَانَ فَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> لاَ تَصُومُوا حَتَّى تَرَوُا الْهِلاَلَ ، وَلاَ تُفْطِرُوا حَتَّى تَرَوْهُ ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا لَهُ ).<br />
<br />
١٧٣٨ - حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ قَالَ حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ زِيَادٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- أَوْ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمُ الشَّهْرُ فَعُدُّوا ثَلاَثِينَ ).<br />
<br />
١٧٣٩ - أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ عَمْرٍو - يَعْنِى ابْنَ دِينَارٍ - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ : أَنَّهُ عَجِبَ مِمَّنْ يَتَقَدَّمُ الشَّهْرَ وَيَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَصُومُوا ، وَإِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَأَفْطِرُوا ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَأَكْمِلُوا الْعِدَّةَ ثَلاَثِينَ ).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla<br />
<br />
2. Bab—(Ramazan) Hilâli Görülünce Oruç Tutulması<br />
<br />
1737. Bize Ubeydullah b. Abdilmecid rivâyet edip (dedi ki), bize Malik, Nafî'den, (O da) İbn Ömer'den (naklen) rivâyet etti ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) (bir gün) Ramazanı zikredip şöyle buyurdu: "Hilâli görmedikçe (Ramazan) orucunu tutmayınız, onu görmedikçe de orucu açmayınız, (bayram yapmayınız). Fakat şayet (hilâl) size bulutlanır (da onu göremezseniz), onun için (otuz gün) takdir ediniz!"<br />
<br />
1738. Bize Haşim İbnu'l Kasım rivâyet edip (dedi ki), bize Şu'be rivâyet edip (dedi ki), bana Muhammed b. Ziyâd rivâyet edip (dedi ki), Ebu Hüreyre'yi şöyle derken işittim: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu -veya Hazret-i Ebu'l Kasım (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu-: "Onu (hilâli) görünce oruç tutunuz, onu görünce orucunuzu açınız. Fakat şayet (hilâl) size bulutlanır (da onu göremezseniz, ayı) otuz gün sayınız!"<br />
<br />
1739. Bize Ubeydullah b. Saîd haber verip (dedi ki), bize Süfyân, Amr'dan (yani İbn Dinar'dan), (O) Muhammed b. Cü-beyr'den, (O da) İbn Abbas'tan (naklen) rivâyet etti ki, O; "Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem); "O (hilâli) gördüğünüz zaman (Ramazan) orucunu tutunuz, onu (Şevvalin başında tekrar) gördüğünüz zaman ise orucunuzu açınız, (bayram yapınız). Fakat şayet (hilal) size bulutlanır (da onu göremezseniz, ayın günlerinin) sayısını otuz güne tamamlayınız!" buyurdu" diyerek, (Ramazan) ayından önce (oruca) başlayan kimselere şaşmıştı.<br />
<br />
٢- باب الصَّوْمِ لِرُؤْيَةِ الْهِلاَلِ<br />
<br />
١٧٣٧ - حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْمَجِيدِ حَدَّثَنَا مَالِكٌ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ : أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- ذَكَرَ رَمَضَانَ فَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> لاَ تَصُومُوا حَتَّى تَرَوُا الْهِلاَلَ ، وَلاَ تُفْطِرُوا حَتَّى تَرَوْهُ ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا لَهُ ).<br />
<br />
١٧٣٨ - حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ قَالَ حَدَّثَنِى مُحَمَّدُ بْنُ زِيَادٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- أَوْ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمُ الشَّهْرُ فَعُدُّوا ثَلاَثِينَ ).<br />
<br />
١٧٣٩ - أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ عَمْرٍو - يَعْنِى ابْنَ دِينَارٍ - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ : أَنَّهُ عَجِبَ مِمَّنْ يَتَقَدَّمُ الشَّهْرَ وَيَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَصُومُوا ، وَإِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَأَفْطِرُوا ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَأَكْمِلُوا الْعِدَّةَ ثَلاَثِينَ ).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Oruç Tutmak İstediği Halde Cünüb Olarak Sabahlayan Kimse Hakkında]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-oruc-tutmak-istedigi-halde-c%C3%BCn%C3%BCb-olarak-sabahlayan-kimse-hakkinda.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:49:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-oruc-tutmak-istedigi-halde-c%C3%BCn%C3%BCb-olarak-sabahlayan-kimse-hakkinda.html</guid>
			<description><![CDATA[Oruç Tutmak İstediği Halde Cünüb Olarak Sabahlayan Kimse Hakkında<br />
<br />
1778. Bize Ebu Asım haber verip (dedi ki), ibn Güreye rivâyet edip (dedi ki), bana Ebu Bekr kendisine, babasından (naklen) Hazret-i Âişe Ona haber vermişler hanından (yam onunla cinsi münasebetinden) dolayı cünüb olarak sabahlar, sonra (yine de) orucunu tutarmış.<br />
<br />
٢٢- باب فِيمَنْ يُصْبِحُ جُنُباً وَهُوَ يُرِيدُ الصَّوْمَ<br />
<br />
١٧٧٨ - أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ - يَعْنِى ابْنَ جُرَيْجٍ - أَخْبَرَنِى ابْنُ شِهَابٍ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ أَخْبَرَهُ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ أُمَّ سَلَمَةَ وَعَائِشَةَ أَخْبَرَتَاهُ : أَنَّ النَّبِىَّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- كَانَ يُصْبِحُ جُنُباً مِنْ أَهْلِهِ ثُمَّ يَصُومُ.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Oruç Tutmak İstediği Halde Cünüb Olarak Sabahlayan Kimse Hakkında<br />
<br />
1778. Bize Ebu Asım haber verip (dedi ki), ibn Güreye rivâyet edip (dedi ki), bana Ebu Bekr kendisine, babasından (naklen) Hazret-i Âişe Ona haber vermişler hanından (yam onunla cinsi münasebetinden) dolayı cünüb olarak sabahlar, sonra (yine de) orucunu tutarmış.<br />
<br />
٢٢- باب فِيمَنْ يُصْبِحُ جُنُباً وَهُوَ يُرِيدُ الصَّوْمَ<br />
<br />
١٧٧٨ - أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ - يَعْنِى ابْنَ جُرَيْجٍ - أَخْبَرَنِى ابْنُ شِهَابٍ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ أَخْبَرَهُ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ أُمَّ سَلَمَةَ وَعَائِشَةَ أَخْبَرَتَاهُ : أَنَّ النَّبِىَّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- كَانَ يُصْبِحُ جُنُباً مِنْ أَهْلِهِ ثُمَّ يَصُومُ.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Pazartesi Ve Perşembe Günleri Oruç Tutmak Hakkında]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-pazartesi-ve-persembe-g%C3%BCnleri-oruc-tutmak-hakkinda.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 12:45:27 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-pazartesi-ve-persembe-g%C3%BCnleri-oruc-tutmak-hakkinda.html</guid>
			<description><![CDATA[Pazartesi Ve Perşembe Günleri Oruç Tutmak Hakkında<br />
<br />
1804. Bize Vehb b. Cerir rivâyet edip (dedi ki), bize Hişam, Yahya'dan, (O da) Amr ibnu'l-Hakem b. Sevban'dan (naklen) rivâyet etti ki, Kudâme b. Maz'un'un azadlısı kendisine rivâyet etmiş ki, Usâme'nin azadlısı O'na rivâyet etmiş ki, O şöyle demiş: Usâme, Vadi'l-Kura'da kendisine ait bir mülke giderdi de, pazartesi ve perşembe (günleri) yolda (nafile) oruç tutardı. Bunun üzerine ben kendisine dedim ki, "niçin yolculukta pazartesi ve perşembe (günleri) oruç tutuyorsun? Halbuki sen yaşlandın ve kuvvetten düştün -veya, bünyen zayıflaştı-!" O da şöyle karşılık verdi: Muhakkak ki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) pazartesi ve perşembe (günleri) oruç tutardı ve O şöyle buyurmuştu: "Şüphe yok ki, insanların amelleri (yüce Allah'a) pazartesi ve perşembe günleri arzolunur."<br />
<br />
1805. Bize Ebu Asım, Muhammed b. Rifa'a'dan, (O) Süheyl'den, (O) babasından, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) pazartesi ve perşembe günleri oruç tutardı. Ben, kendilerine (niçin bu günlerde oruç tuttuğunu) sormuştum da, O şöyle buyurmuştu: "-Şüphe yok ki, ameller (yüce Allah'a) pazartesi ve perşembe günleri arzolunur."<br />
<br />
٤١- باب فِى صِيَامِ يَوْمِ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ<br />
<br />
١٨٠٤ - أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ يَحْيَى عَنْ عُمَرَ بْنِ الْحَكَمِ بْنِ ثَوْبَانَ أَنَّ مَوْلَى قُدَامَةَ بْنِ مَظْعُونٍ حَدَّثَهُ أَنَّ مَوْلَى أُسَامَةَ حَدَّثَهُ قَالَ : كَانَ أُسَامَةُ يَرْكَبُ إِلَى مَالٍ لَهُ بِوَادِى الْقُرَى فَيَصُومُ الاِثْنِينِ وَالْخَمِيسَ فِى الطَّرِيقِ ، فَقُلْتُ لَهُ : لِمَ تَصُومُ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسَ فِى السَّفَرِ وَقَدْ كَبِرْتَ وَضَعُفْتَ أَوْ رَقِقْتَ. فَقَالَ : إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- كَانَ يَصُومُ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسَ وَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِنَّ أَعْمَالَ النَّاسِ تُعْرَضُ يَوْمَ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ ).<br />
<br />
١٨٠٥ - أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ رِفَاعَةَ عَنْ سُهَيْلٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ : أَنَّ النَّبِىَّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- كَانَ يَصُومُ يَوْمَ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِنَّ الأَعْمَالَ تُعْرَضُ يَوْمَ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ ).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Pazartesi Ve Perşembe Günleri Oruç Tutmak Hakkında<br />
<br />
1804. Bize Vehb b. Cerir rivâyet edip (dedi ki), bize Hişam, Yahya'dan, (O da) Amr ibnu'l-Hakem b. Sevban'dan (naklen) rivâyet etti ki, Kudâme b. Maz'un'un azadlısı kendisine rivâyet etmiş ki, Usâme'nin azadlısı O'na rivâyet etmiş ki, O şöyle demiş: Usâme, Vadi'l-Kura'da kendisine ait bir mülke giderdi de, pazartesi ve perşembe (günleri) yolda (nafile) oruç tutardı. Bunun üzerine ben kendisine dedim ki, "niçin yolculukta pazartesi ve perşembe (günleri) oruç tutuyorsun? Halbuki sen yaşlandın ve kuvvetten düştün -veya, bünyen zayıflaştı-!" O da şöyle karşılık verdi: Muhakkak ki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) pazartesi ve perşembe (günleri) oruç tutardı ve O şöyle buyurmuştu: "Şüphe yok ki, insanların amelleri (yüce Allah'a) pazartesi ve perşembe günleri arzolunur."<br />
<br />
1805. Bize Ebu Asım, Muhammed b. Rifa'a'dan, (O) Süheyl'den, (O) babasından, (O da) Ebu Hüreyre'den (naklen) haber verdi ki, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) pazartesi ve perşembe günleri oruç tutardı. Ben, kendilerine (niçin bu günlerde oruç tuttuğunu) sormuştum da, O şöyle buyurmuştu: "-Şüphe yok ki, ameller (yüce Allah'a) pazartesi ve perşembe günleri arzolunur."<br />
<br />
٤١- باب فِى صِيَامِ يَوْمِ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ<br />
<br />
١٨٠٤ - أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ حَدَّثَنَا هِشَامٌ عَنْ يَحْيَى عَنْ عُمَرَ بْنِ الْحَكَمِ بْنِ ثَوْبَانَ أَنَّ مَوْلَى قُدَامَةَ بْنِ مَظْعُونٍ حَدَّثَهُ أَنَّ مَوْلَى أُسَامَةَ حَدَّثَهُ قَالَ : كَانَ أُسَامَةُ يَرْكَبُ إِلَى مَالٍ لَهُ بِوَادِى الْقُرَى فَيَصُومُ الاِثْنِينِ وَالْخَمِيسَ فِى الطَّرِيقِ ، فَقُلْتُ لَهُ : لِمَ تَصُومُ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسَ فِى السَّفَرِ وَقَدْ كَبِرْتَ وَضَعُفْتَ أَوْ رَقِقْتَ. فَقَالَ : إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ -صلّى اللّه عليه وسلّم- كَانَ يَصُومُ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسَ وَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِنَّ أَعْمَالَ النَّاسِ تُعْرَضُ يَوْمَ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ ).<br />
<br />
١٨٠٥ - أَخْبَرَنَا أَبُو عَاصِمٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ رِفَاعَةَ عَنْ سُهَيْلٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ : أَنَّ النَّبِىَّ -صلّى اللّه عليه وسلّم- كَانَ يَصُومُ يَوْمَ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ <img src="https://forumistan.net/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /> إِنَّ الأَعْمَالَ تُعْرَضُ يَوْمَ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ ).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ey gönül; oruçlu iken Allah’a misafirsin!]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-ey-gon%C3%BCl-oruclu-iken-allah%E2%80%99a-misafirsin.html</link>
			<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 11:03:18 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-ey-gon%C3%BCl-oruclu-iken-allah%E2%80%99a-misafirsin.html</guid>
			<description><![CDATA[Ey gönül; oruçlu iken Allah’a misafirsin!<br />
<br />
<br />
<br />
Ey gönül! Oruçlu iken Allah’a misafirsin; sana gökyüzü sofrası yakışır!<br />
<br />
Sen, bu mübarek ayda cehennemin kapısını kapadın! Böylece sen, cennetten binlerce kapı açarsın!<br />
<br />
Topraktan, ateşten, sudan, rüzgârdan dikilmiş olan beden hırkasını çıkar, at!<br />
<br />
Can, aşkın kapısına geldi de; “Beni affet; sen, özürlerin canısın!” diye yalvardı!<br />
<br />
“Ey aşk!” diye sızlandı. “Bu ayda özrümüzü kabul et; hata ettik!”<br />
<br />
Aşk da, gülerek cana dedi ki: “Senin elini tuttum! Biliyorum ki sen, elsizsin, ayaksızsın!<br />
<br />
Hekimim; ben, sana perhize girmeni emrettim! Çünkü sen, bu korkunun ve ümidin hastasısın!<br />
<br />
Perhize gir de, sana bir şerbet yapıp sunayım; onu içince sen, hiç kendine gelmeyesin!”<br />
<br />
Sustum; artık bunu aşk anlatsın! Çünkü onun gözü, canlara can katar!<br />
<br />
Ramazan ayında gereği gibi oruç tutarsan, senin vücut toprağını altın ederler.Senin fani varlığını taş gibi ezerler de göğe sürme yaparlar. İftarvaktinde yediğin yemek lokmasının her biri, birer mânâ incisi olur.Ramazan’da yemekte, içmekte, kötü söz söylemekte, kötü iş işlemektesabırlı olduğun için, bu sabır, senin manevî görüşünü artırır, gönlününgözünü açar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ey gönül; oruçlu iken Allah’a misafirsin!<br />
<br />
<br />
<br />
Ey gönül! Oruçlu iken Allah’a misafirsin; sana gökyüzü sofrası yakışır!<br />
<br />
Sen, bu mübarek ayda cehennemin kapısını kapadın! Böylece sen, cennetten binlerce kapı açarsın!<br />
<br />
Topraktan, ateşten, sudan, rüzgârdan dikilmiş olan beden hırkasını çıkar, at!<br />
<br />
Can, aşkın kapısına geldi de; “Beni affet; sen, özürlerin canısın!” diye yalvardı!<br />
<br />
“Ey aşk!” diye sızlandı. “Bu ayda özrümüzü kabul et; hata ettik!”<br />
<br />
Aşk da, gülerek cana dedi ki: “Senin elini tuttum! Biliyorum ki sen, elsizsin, ayaksızsın!<br />
<br />
Hekimim; ben, sana perhize girmeni emrettim! Çünkü sen, bu korkunun ve ümidin hastasısın!<br />
<br />
Perhize gir de, sana bir şerbet yapıp sunayım; onu içince sen, hiç kendine gelmeyesin!”<br />
<br />
Sustum; artık bunu aşk anlatsın! Çünkü onun gözü, canlara can katar!<br />
<br />
Ramazan ayında gereği gibi oruç tutarsan, senin vücut toprağını altın ederler.Senin fani varlığını taş gibi ezerler de göğe sürme yaparlar. İftarvaktinde yediğin yemek lokmasının her biri, birer mânâ incisi olur.Ramazan’da yemekte, içmekte, kötü söz söylemekte, kötü iş işlemektesabırlı olduğun için, bu sabır, senin manevî görüşünü artırır, gönlününgözünü açar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Velayet kapısını aralar oruç]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-velayet-kapisini-aralar-oruc.html</link>
			<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 11:02:49 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-velayet-kapisini-aralar-oruc.html</guid>
			<description><![CDATA[Velayet kapısını aralar oruç<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Velayet kapısını aralar oruç<br />
Oruç insanın gözlerini açar,çünkü toklukla gelen sahte “güçlülük,yeterlilik,istiğna” vehmini siler.gıdanın verdiği çekici güç, insanın her an rezak’ına olan muhtaçlığına perde olurken, bu perdeyi oruçla yırtmak, nefsin hakikatini idrak etmeyi sağlar.<br />
<br />
Nefsin hakikati, mutlak yoksulluk, tam bilgisizlik ve buna bağlı olarak her türlü fena huylu eğilimi olmaktadır. Bu hal, oruçluyken tüm çıplaklığıyla idrak edilir.nefsin bu zavallı hali idrak edilince, hakkın yüce sıfatları,tecellileri ve nimetleri de idrak edilmiş olur. çünkü nefis,halık’ının bir nevi zıddı gibidir, onun yoksulluğu bilinirse, hakkın lütuf ve keremide bilinir.hz. Mevlana’nın dediği gibi,”yoksulluk; cömertliğin en parlak aynasıdır.”<br />
<br />
ramazan gafletten uyanma, üzerine akseden esma tecellilerini far etme ayıdır.zamanın her anı,mekân âlemine yepyeni tecelliler taşırken, insanların çoğu bunlardan gafilce ömür tüketir.çünkü insan çoğu zaman kader senaryosunda kendisine verilmiş role fazlaca kapılır, oyunun asıl konusunu ve manasını unutur.ramazan ise rollarden bir nebze sıyrılıp,sükûta bürünme,böylece oyuncu değil seyirci olma zamanıdır.oruç tutmak, hem insanı oyun sahnesinden indirip,seyirci koltuğuna oturturken, hem de zamanı yavaşlatarak insana tevekkür fırsatı sağlar.<br />
<br />
Yılın büyük bir bölümünde zamanın sel gibi akıp geçtiğini,ancak ramazan ayı geldiğinde fark ederiz.üç ayların başlaması,kutlu mevsime girişimizi müjdeleyince,” zaman nasıl da akıp gitmiş. Kurban bayramı daha dün gibi …” deriz.<br />
<br />
Ramazan koskoca yılda sadece 29-30 günden ibaret,kısacık bir mevsim gibi görünür ama bu ay, yılın en uzun ayı olarak yaşanır.çünkü zaman, herkes için aynı hızla akmaz.zevk,neşe ve meşgaleyle geçen zaman hızla akarken; ısdırap, yoksunluk ve bekleyişle geçen zaman ağır ağır geçer.<br />
<br />
öyle değil midir ; bir ameliyathanenin kapısında veya hapisane koğuşunda, saniyeleri adımlayara geçirilen zamanla; evinde işinin başında,yiyip içerek geçirilen zaman bir midir?<br />
<br />
Zamanın an be an takip edilebilecek kadar yavaş aktığını en iyi gözlemleyen insan ise iftar zamanını gözleyen oruçlu insandır.zaman, oruçluyken öyle yavaşlar ki, gönül gözü açık olanlar, onun her anının tecellilerle dopdolu olduğunu seyredebilirler. Hatta varlıklarını nefsaniyetten arındırıp, sadece gönül aynası haline gelmiş olanlar,sadece seyirci olamazlar; her an hak tecellilerine bürünmenin zevkine gark olurlar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Velayet kapısını aralar oruç<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Velayet kapısını aralar oruç<br />
Oruç insanın gözlerini açar,çünkü toklukla gelen sahte “güçlülük,yeterlilik,istiğna” vehmini siler.gıdanın verdiği çekici güç, insanın her an rezak’ına olan muhtaçlığına perde olurken, bu perdeyi oruçla yırtmak, nefsin hakikatini idrak etmeyi sağlar.<br />
<br />
Nefsin hakikati, mutlak yoksulluk, tam bilgisizlik ve buna bağlı olarak her türlü fena huylu eğilimi olmaktadır. Bu hal, oruçluyken tüm çıplaklığıyla idrak edilir.nefsin bu zavallı hali idrak edilince, hakkın yüce sıfatları,tecellileri ve nimetleri de idrak edilmiş olur. çünkü nefis,halık’ının bir nevi zıddı gibidir, onun yoksulluğu bilinirse, hakkın lütuf ve keremide bilinir.hz. Mevlana’nın dediği gibi,”yoksulluk; cömertliğin en parlak aynasıdır.”<br />
<br />
ramazan gafletten uyanma, üzerine akseden esma tecellilerini far etme ayıdır.zamanın her anı,mekân âlemine yepyeni tecelliler taşırken, insanların çoğu bunlardan gafilce ömür tüketir.çünkü insan çoğu zaman kader senaryosunda kendisine verilmiş role fazlaca kapılır, oyunun asıl konusunu ve manasını unutur.ramazan ise rollarden bir nebze sıyrılıp,sükûta bürünme,böylece oyuncu değil seyirci olma zamanıdır.oruç tutmak, hem insanı oyun sahnesinden indirip,seyirci koltuğuna oturturken, hem de zamanı yavaşlatarak insana tevekkür fırsatı sağlar.<br />
<br />
Yılın büyük bir bölümünde zamanın sel gibi akıp geçtiğini,ancak ramazan ayı geldiğinde fark ederiz.üç ayların başlaması,kutlu mevsime girişimizi müjdeleyince,” zaman nasıl da akıp gitmiş. Kurban bayramı daha dün gibi …” deriz.<br />
<br />
Ramazan koskoca yılda sadece 29-30 günden ibaret,kısacık bir mevsim gibi görünür ama bu ay, yılın en uzun ayı olarak yaşanır.çünkü zaman, herkes için aynı hızla akmaz.zevk,neşe ve meşgaleyle geçen zaman hızla akarken; ısdırap, yoksunluk ve bekleyişle geçen zaman ağır ağır geçer.<br />
<br />
öyle değil midir ; bir ameliyathanenin kapısında veya hapisane koğuşunda, saniyeleri adımlayara geçirilen zamanla; evinde işinin başında,yiyip içerek geçirilen zaman bir midir?<br />
<br />
Zamanın an be an takip edilebilecek kadar yavaş aktığını en iyi gözlemleyen insan ise iftar zamanını gözleyen oruçlu insandır.zaman, oruçluyken öyle yavaşlar ki, gönül gözü açık olanlar, onun her anının tecellilerle dopdolu olduğunu seyredebilirler. Hatta varlıklarını nefsaniyetten arındırıp, sadece gönül aynası haline gelmiş olanlar,sadece seyirci olamazlar; her an hak tecellilerine bürünmenin zevkine gark olurlar]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ramazan kur’an ayıdır]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-ramazan-kur%E2%80%99an-ayidir.html</link>
			<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 11:02:15 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-ramazan-kur%E2%80%99an-ayidir.html</guid>
			<description><![CDATA[Ramazan kur’an ayıdır<br />
<br />
<br />
<br />
Ramazan kur’an ayıdır<br />
Ramazan ayı, kur’an ayıdır. Kuran-ı kerim’in insanoğluna indirilmeye başladığı oruçla geçirme emri, insanın “yaşayan bir kur’an” olması için orucun lüzumunu vurgular.<br />
<br />
Allah’ın yüce kelamı,’kavl’ diliyle konuşan ayet olduğu gibi, “kâmil insani da hal diliyle konuşan bir ‘ayet’tir. Oruçlunun çatlamış dudakları derin bir sessizlikle öyle yüksek sözler söyler ki bu sözü hiçbir kelime taşıyamaz. Azim ve sabrı övmek için söylenebilecek hiçbir söz, o sükûttan daha anlamlı değildir.<br />
<br />
Oruçlunun, halsizlikle yavaşlayan hareketlerin her anı,olgun insanlara mahsus rıfk ve mülâyemeti daha kolay yansıtır hele gelmiştir.ramazan ayında trafikte, asansörde, kuyruklarda karşılaşılan insanlara karşı daha şefkatli ve sevecen yaklaşılır.çünkü bedenin ihtiyaçları namına yürütülen dünya işleri için bunca aceleye,öfke ve sertliğe deyip değmediği sorgulanmış ve değmeyeceğine karar verilmiştir.işte en acil ihtiyaçlarımız, yeme, içme gün boyunca ertelenebildiğine göre, daha az acil olan aşeyler için acele etmeye ve çatışmaya değmediği anlaşılmıştır.<br />
<br />
Oruçlu yüzlerin solgunluğunda, kibrin ifadesi olan somurtmuş ve kabalığı göremezsiniz. Yumuşak bakışlı gözleri ve anlayışla tebessüm eden dudakları;alçak gönüllülüğün en tatlı ifadeleri olan sevimli mimikler süsler.oruçla incilen hisler, karşısındakinin acısını ve yoksulluğunu anlamakta güçlük çekmez.orucun dürtülere getirdiği sınırlama sayesinde,empati gibi insani hisler daha güçlü bir şekilde hissedilir.<br />
<br />
Ramazan ayı, düzenli ibadet hayatı olan tasavvuf ehlininde ibadetlerini daha derin hislerle yerine getirmesine vesile olur.bilhassa ramazan ayının son günlerine gelindiğinde,ibadetlerin tadı güçlü bir şekilde hissedilir.bu bugünlerde ümreye giden yahut îtikâfa girenlerin yaşadıkları haller, insanın yaradılış sırrını keşfettiği en ulvi hallerdir hiç kuşkusuz.orucun getirdiği halsizlik,açlığın incelttiği hisler; ibadetlerin tesirini arttırır,insanın sinesinde bir gönül gözünün açılmasını sağlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ramazan kur’an ayıdır<br />
<br />
<br />
<br />
Ramazan kur’an ayıdır<br />
Ramazan ayı, kur’an ayıdır. Kuran-ı kerim’in insanoğluna indirilmeye başladığı oruçla geçirme emri, insanın “yaşayan bir kur’an” olması için orucun lüzumunu vurgular.<br />
<br />
Allah’ın yüce kelamı,’kavl’ diliyle konuşan ayet olduğu gibi, “kâmil insani da hal diliyle konuşan bir ‘ayet’tir. Oruçlunun çatlamış dudakları derin bir sessizlikle öyle yüksek sözler söyler ki bu sözü hiçbir kelime taşıyamaz. Azim ve sabrı övmek için söylenebilecek hiçbir söz, o sükûttan daha anlamlı değildir.<br />
<br />
Oruçlunun, halsizlikle yavaşlayan hareketlerin her anı,olgun insanlara mahsus rıfk ve mülâyemeti daha kolay yansıtır hele gelmiştir.ramazan ayında trafikte, asansörde, kuyruklarda karşılaşılan insanlara karşı daha şefkatli ve sevecen yaklaşılır.çünkü bedenin ihtiyaçları namına yürütülen dünya işleri için bunca aceleye,öfke ve sertliğe deyip değmediği sorgulanmış ve değmeyeceğine karar verilmiştir.işte en acil ihtiyaçlarımız, yeme, içme gün boyunca ertelenebildiğine göre, daha az acil olan aşeyler için acele etmeye ve çatışmaya değmediği anlaşılmıştır.<br />
<br />
Oruçlu yüzlerin solgunluğunda, kibrin ifadesi olan somurtmuş ve kabalığı göremezsiniz. Yumuşak bakışlı gözleri ve anlayışla tebessüm eden dudakları;alçak gönüllülüğün en tatlı ifadeleri olan sevimli mimikler süsler.oruçla incilen hisler, karşısındakinin acısını ve yoksulluğunu anlamakta güçlük çekmez.orucun dürtülere getirdiği sınırlama sayesinde,empati gibi insani hisler daha güçlü bir şekilde hissedilir.<br />
<br />
Ramazan ayı, düzenli ibadet hayatı olan tasavvuf ehlininde ibadetlerini daha derin hislerle yerine getirmesine vesile olur.bilhassa ramazan ayının son günlerine gelindiğinde,ibadetlerin tadı güçlü bir şekilde hissedilir.bu bugünlerde ümreye giden yahut îtikâfa girenlerin yaşadıkları haller, insanın yaradılış sırrını keşfettiği en ulvi hallerdir hiç kuşkusuz.orucun getirdiği halsizlik,açlığın incelttiği hisler; ibadetlerin tesirini arttırır,insanın sinesinde bir gönül gözünün açılmasını sağlar.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>