<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Forum Sitesi - Biyografiler]]></title>
		<link>https://forumistan.net/</link>
		<description><![CDATA[Forum Sitesi - https://forumistan.net]]></description>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 05:16:04 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[BARTOLOME ESTEBAN MURİLLO, eser-biyografi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-bartolome-esteban-murillo-eser-biyografi.html</link>
			<pubDate>Thu, 28 May 2026 13:00:52 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-bartolome-esteban-murillo-eser-biyografi.html</guid>
			<description><![CDATA[BARTOLOME ESTEBAN MURİLLO, eser-biyografi<br />
<br />
<br />
İSPANYOL ressam, 1618 yılında Sevilla'da doğdu. Juan del Castillo'nun öğrencisiydi. Sevilla'da çalıştı, ancak bir defa Madrid'e gitti (1658). Francisco de Zurbaran ile beraber, İspanya'da barok çağının en büyük dinî ressamı kabul edilir. İncelik ve güzelliğin anlatımına diğer İspanyol ressamlarından daha fazla önem verdi.<br />
<br />
Sevilla kiliselerinin, manastırlarının ve özellikle fransisken rahiplerinin 1645' den ölümüne kadar çok çağırdıkları ressamdır. Eserleri, Fransızların akınları ve 1836' da tarikat mal ve mülklerine el konulması sebebiyle toplu olarak saklanamamıştır.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRDn2MtOHwQVvvtt6k3iw9fKEnpnm1t7IGsPzJGjAmfwR9LpdUrTTPEdjwNTswqxxUbp3hXN7_QzTH3IYXK4PS4X-1avmBw3nIFstHJKthQTEy5L64vybiogcToJsWRnVz1RrWLq3vYRRM/s400/murillo1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: murillo1.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Murillo, ilk eserlerini aşağı yukarı 1640' da yapmaya başladı. 1645' de Fransiskenler'in Casa Grande'si için yaptığı kahve tonlarındaki resimlerde üslûbu açıklık kazandı. 1650-60 yılları arası Sevilla katedrali için yaptığı resimlerde daha açık ve daha duru renkler kullandı.<br />
<br />
Murillo'nun hava etkilerine duyduğu ilgi (zamanın yazarları buna "bulanık üslûp" derlerdi) herhalde 1658' de Madrid yolculuğuyla ve Diego Rodriguez de Silva y Velázquez'in son resimlerini iyice tanımasıyla daha da arttı. Murillo, 1660' da, Sevilla'da başka ressamlarla beraber bir resim akademisi kurdu. 1665-70 arasında Kapüsen rahipleri için yaptığı büyük diziyi tamamladı. Tekniğin incelik ve güzelliği özellikle dikkati çeker.<br />
<br />
1667-68 yıllarında Sevilla katedralinin papazlar meclis binası için resimler ve 1670-74 arasında da Hospital de la Caridad için ünlü dizisini yaptı. 1681' de Cadiz'deki Kapüsen manastırına resim yapmak için çağrıldı.<br />
<br />
Eserlerinin başlıca özellikleri; dine yumuşak ve insanca bir mânâ vermesi, gerçekçilik, renklerin açıklık ve duruluğu, düzenlemedeki zerafettir. Dinî portre ressamı olarak, Murillo'nun İspanyol barok çağındaki yeri, Rönesans'ta Raffaello'nun kazandığı yer kadar mühimdir. Bu özellik Murillo'nun Meryem ve Çocuk İsa'yı canlandırdığı resimlerde göze çarpar. Büyük ustalığı, Meryem'in günahsızlığını tasvir ettiği tablolarda belirir.<br />
<br />
Murillo, günlük yaşam ressamı olarak ününü, meyva yiyen ve oyun oynayan Sevilla'lı yoksul çocukları büyük bir sevimlilikle canlandırdığı tablolarına borçludur; aynı sevimlilik Çocuk İsa ile Çocuk Juhanna'yı tasvir ettiği tablolarında da görülür.<br />
<br />
Ünü, ülkesinin dışına da yayılan ilk İspanyol sanatçısı olan Murillo, 1682' de Sevilla'da öldü.<br />
<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj0mCXnTOvfeNylluEZvJ5imutnS8YCunUp2SV4VUU4dxT3Q99l1QlEjBiq_ZHlXLr5xz_m_sKnXPOYoVHr93nfUzRwZvshwGgQ8QeuKC9xRq3Luvit4jAsubL8kbXGs-SBr3MghC_jTQah/s400/murillo.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: murillo.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Bartolome Esteban Murillo- Kavun ve üzüm yiyen çocuklar<br />
<br />
Bartolome Esteban Murillo  -  Meleklerin mutfağı<br />
<br />
Bartolome Esteban Murillo- Günahsız hamilelik]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BARTOLOME ESTEBAN MURİLLO, eser-biyografi<br />
<br />
<br />
İSPANYOL ressam, 1618 yılında Sevilla'da doğdu. Juan del Castillo'nun öğrencisiydi. Sevilla'da çalıştı, ancak bir defa Madrid'e gitti (1658). Francisco de Zurbaran ile beraber, İspanya'da barok çağının en büyük dinî ressamı kabul edilir. İncelik ve güzelliğin anlatımına diğer İspanyol ressamlarından daha fazla önem verdi.<br />
<br />
Sevilla kiliselerinin, manastırlarının ve özellikle fransisken rahiplerinin 1645' den ölümüne kadar çok çağırdıkları ressamdır. Eserleri, Fransızların akınları ve 1836' da tarikat mal ve mülklerine el konulması sebebiyle toplu olarak saklanamamıştır.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRDn2MtOHwQVvvtt6k3iw9fKEnpnm1t7IGsPzJGjAmfwR9LpdUrTTPEdjwNTswqxxUbp3hXN7_QzTH3IYXK4PS4X-1avmBw3nIFstHJKthQTEy5L64vybiogcToJsWRnVz1RrWLq3vYRRM/s400/murillo1.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: murillo1.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Murillo, ilk eserlerini aşağı yukarı 1640' da yapmaya başladı. 1645' de Fransiskenler'in Casa Grande'si için yaptığı kahve tonlarındaki resimlerde üslûbu açıklık kazandı. 1650-60 yılları arası Sevilla katedrali için yaptığı resimlerde daha açık ve daha duru renkler kullandı.<br />
<br />
Murillo'nun hava etkilerine duyduğu ilgi (zamanın yazarları buna "bulanık üslûp" derlerdi) herhalde 1658' de Madrid yolculuğuyla ve Diego Rodriguez de Silva y Velázquez'in son resimlerini iyice tanımasıyla daha da arttı. Murillo, 1660' da, Sevilla'da başka ressamlarla beraber bir resim akademisi kurdu. 1665-70 arasında Kapüsen rahipleri için yaptığı büyük diziyi tamamladı. Tekniğin incelik ve güzelliği özellikle dikkati çeker.<br />
<br />
1667-68 yıllarında Sevilla katedralinin papazlar meclis binası için resimler ve 1670-74 arasında da Hospital de la Caridad için ünlü dizisini yaptı. 1681' de Cadiz'deki Kapüsen manastırına resim yapmak için çağrıldı.<br />
<br />
Eserlerinin başlıca özellikleri; dine yumuşak ve insanca bir mânâ vermesi, gerçekçilik, renklerin açıklık ve duruluğu, düzenlemedeki zerafettir. Dinî portre ressamı olarak, Murillo'nun İspanyol barok çağındaki yeri, Rönesans'ta Raffaello'nun kazandığı yer kadar mühimdir. Bu özellik Murillo'nun Meryem ve Çocuk İsa'yı canlandırdığı resimlerde göze çarpar. Büyük ustalığı, Meryem'in günahsızlığını tasvir ettiği tablolarda belirir.<br />
<br />
Murillo, günlük yaşam ressamı olarak ününü, meyva yiyen ve oyun oynayan Sevilla'lı yoksul çocukları büyük bir sevimlilikle canlandırdığı tablolarına borçludur; aynı sevimlilik Çocuk İsa ile Çocuk Juhanna'yı tasvir ettiği tablolarında da görülür.<br />
<br />
Ünü, ülkesinin dışına da yayılan ilk İspanyol sanatçısı olan Murillo, 1682' de Sevilla'da öldü.<br />
<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj0mCXnTOvfeNylluEZvJ5imutnS8YCunUp2SV4VUU4dxT3Q99l1QlEjBiq_ZHlXLr5xz_m_sKnXPOYoVHr93nfUzRwZvshwGgQ8QeuKC9xRq3Luvit4jAsubL8kbXGs-SBr3MghC_jTQah/s400/murillo.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: murillo.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Bartolome Esteban Murillo- Kavun ve üzüm yiyen çocuklar<br />
<br />
Bartolome Esteban Murillo  -  Meleklerin mutfağı<br />
<br />
Bartolome Esteban Murillo- Günahsız hamilelik]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[FİSTÜL nedir?]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-fistul-nedir.html</link>
			<pubDate>Tue, 26 May 2026 12:30:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-fistul-nedir.html</guid>
			<description><![CDATA[FİSTÜL nedir?<br />
FİSTÜL, vücuttaki bir doku, iç organ, boşluk veya yüzeyi başka bir doku, iç organ, boşluk ya da yüzeye bağlayan tüp şekilli anormal oluşuma denilir. Kendiliğinden iyileşme eğilimi çok azdır veya hiç yoktur. Doğuştan olabileceği gibi, bir travma veya hastalık neticesinde de ortaya çıkabilir.<br />
<br />
Genellikle, fistül ağzından veya fistülün bağlandığı boşluktan iltihabî sıvı gelir. Ayrıca fistül bağlantısı ağır klinik belirtilere sebep olabilir. Meselâ, bronş-yemek borusu fistülü, gıdanın bronş dallarına kaçması neticesinde zatürrelere yol açar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[FİSTÜL nedir?<br />
FİSTÜL, vücuttaki bir doku, iç organ, boşluk veya yüzeyi başka bir doku, iç organ, boşluk ya da yüzeye bağlayan tüp şekilli anormal oluşuma denilir. Kendiliğinden iyileşme eğilimi çok azdır veya hiç yoktur. Doğuştan olabileceği gibi, bir travma veya hastalık neticesinde de ortaya çıkabilir.<br />
<br />
Genellikle, fistül ağzından veya fistülün bağlandığı boşluktan iltihabî sıvı gelir. Ayrıca fistül bağlantısı ağır klinik belirtilere sebep olabilir. Meselâ, bronş-yemek borusu fistülü, gıdanın bronş dallarına kaçması neticesinde zatürrelere yol açar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SÜNNET DERİSİ DARLIĞI]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sunnet-derisi-darligi.html</link>
			<pubDate>Tue, 26 May 2026 12:30:23 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sunnet-derisi-darligi.html</guid>
			<description><![CDATA[SÜNNET DERİSİ DARLIĞI<br />
ERKEK çocukta sünnet derisinin aşırı darlığı çoğunlukla doğuştandır. Sonradan gelişebilmesi için penis ucunda iltihabî bir sürecin veya dışarıdan gelen travmaların yol açtığı nedbe dokusunun olması gerekir. Sünnet derisi darlığı, bazı vakalarda işemeyi zor ve ağrılı yapacak veya tamamen engelleyecek kadar ileri olabilir. Darlık, iltihabı ve enfeksiyonu kolaylaştırır. Sünnet derisi darlığı, yaşın ilerlemesiyle veya çocuğu sünnet etmeyle düzelir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SÜNNET DERİSİ DARLIĞI<br />
ERKEK çocukta sünnet derisinin aşırı darlığı çoğunlukla doğuştandır. Sonradan gelişebilmesi için penis ucunda iltihabî bir sürecin veya dışarıdan gelen travmaların yol açtığı nedbe dokusunun olması gerekir. Sünnet derisi darlığı, bazı vakalarda işemeyi zor ve ağrılı yapacak veya tamamen engelleyecek kadar ileri olabilir. Darlık, iltihabı ve enfeksiyonu kolaylaştırır. Sünnet derisi darlığı, yaşın ilerlemesiyle veya çocuğu sünnet etmeyle düzelir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MUSAHİPZADE CELÂL, (oyun yazarı)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-musahipzade-cel%C3%A2l-oyun-yazari.html</link>
			<pubDate>Tue, 26 May 2026 12:27:15 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=34">Arzu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-musahipzade-cel%C3%A2l-oyun-yazari.html</guid>
			<description><![CDATA[MUSAHİPZADE CELÂL, (oyun yazarı)<br />
<br />
TÜRK tiyatro oyun yazarı (Mahmud Celâleddin), 1868 yılında İstanbul'da doğdu. Gazhane başkâtibi Musahipzade Ali Bey'in oğlu, 3. Selim'in musahiplerinden bestekâr İzzet Şâkir Ağa'nın torunudur. İstanbul'da Feyziye rüştiyesini ve Numune-i Terakki idadisini bitirdi. Babıâli Tercüme odasına girdi (1889). Bir müddet hukuk mektebine devam etti. Bir taraftan da tiyatro alanında çalışmalar yaptı.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiEpE31u4DQwtmbDB7NnFxmSzo3D_HVMJkn8teBp24jkzd0NZ7vLtAWI-834t4i5Z43GZIKpErcJI7xswE2w4P4zt6aY814g1AVoQbMVWWjxpTSDlT9Aqfy6P9leI73MA9mADpZ5dZrLqcI/s320/musahipzade.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: musahipzade.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Çocukluğunda etkilendiği Karagöz ve ortaoyunlarından başka, Mınakyan Efendi'nin kumpanyasında verilen temsiller ve Ahmed Vefik Paşa'nın Molière'den yaptığı uyarlamalar, tiyatro bilgisinin gelişmesinde önemli oldu.<br />
<br />
1912' de ilk piyesi "Köprülüler"i yazdı. Üsküdar livasında bandrol memuru oldu (1917). 1920' de tayin edildiği maliye tahsil memurluğundan emekli olunca (1923), evkaf müzesinde koleksiyoncu olarak çalıştı.<br />
<br />
Musahipzade Celâl, 1927' den sonra bütün çalışmalarını tiyatroya verdi. Oyunları Şehir tiyatrosunda oynandı, kendisi de aynı yerde çalıştı. Oyunları, gözlem, tarihî ayrıntı ve yergi bakımından başarılı komedilerdir. 21 piyesi, İstanbul yaşantısına ait bir incelemesi, gazetede tefrika edilmiş bir romanı, basılmamış şarkı güfteleri vardır. Yazar, 1959' da İstanbul'da öldü.<br />
<br />
Oyunları: Köprülüler (1912); İstanbul Efendisi (1913); Lâle Devri (1914); Macun Hokkası (1916); Yedekçi (1919); Kaşıkçılar (1920); Atlı Ases (1921); Demirbaş Şarl (1921); İtaat İlâmı (1923); Moda Çılgınlıkları (1923); Fermanlı Deli Hazretleri (1924); Aynaroz Kadısı (1927) [filme alınışı 1938]; Kafes Arkasında (1928); Bir Kavuk Devrildi (1929) [filme alınışı 1939]; Mum Söndü (1930); Pazartesi-Perşembe (1931); Gül ve Gönül (1932); Balaban Ağa (1933).]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[MUSAHİPZADE CELÂL, (oyun yazarı)<br />
<br />
TÜRK tiyatro oyun yazarı (Mahmud Celâleddin), 1868 yılında İstanbul'da doğdu. Gazhane başkâtibi Musahipzade Ali Bey'in oğlu, 3. Selim'in musahiplerinden bestekâr İzzet Şâkir Ağa'nın torunudur. İstanbul'da Feyziye rüştiyesini ve Numune-i Terakki idadisini bitirdi. Babıâli Tercüme odasına girdi (1889). Bir müddet hukuk mektebine devam etti. Bir taraftan da tiyatro alanında çalışmalar yaptı.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiEpE31u4DQwtmbDB7NnFxmSzo3D_HVMJkn8teBp24jkzd0NZ7vLtAWI-834t4i5Z43GZIKpErcJI7xswE2w4P4zt6aY814g1AVoQbMVWWjxpTSDlT9Aqfy6P9leI73MA9mADpZ5dZrLqcI/s320/musahipzade.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: musahipzade.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Çocukluğunda etkilendiği Karagöz ve ortaoyunlarından başka, Mınakyan Efendi'nin kumpanyasında verilen temsiller ve Ahmed Vefik Paşa'nın Molière'den yaptığı uyarlamalar, tiyatro bilgisinin gelişmesinde önemli oldu.<br />
<br />
1912' de ilk piyesi "Köprülüler"i yazdı. Üsküdar livasında bandrol memuru oldu (1917). 1920' de tayin edildiği maliye tahsil memurluğundan emekli olunca (1923), evkaf müzesinde koleksiyoncu olarak çalıştı.<br />
<br />
Musahipzade Celâl, 1927' den sonra bütün çalışmalarını tiyatroya verdi. Oyunları Şehir tiyatrosunda oynandı, kendisi de aynı yerde çalıştı. Oyunları, gözlem, tarihî ayrıntı ve yergi bakımından başarılı komedilerdir. 21 piyesi, İstanbul yaşantısına ait bir incelemesi, gazetede tefrika edilmiş bir romanı, basılmamış şarkı güfteleri vardır. Yazar, 1959' da İstanbul'da öldü.<br />
<br />
Oyunları: Köprülüler (1912); İstanbul Efendisi (1913); Lâle Devri (1914); Macun Hokkası (1916); Yedekçi (1919); Kaşıkçılar (1920); Atlı Ases (1921); Demirbaş Şarl (1921); İtaat İlâmı (1923); Moda Çılgınlıkları (1923); Fermanlı Deli Hazretleri (1924); Aynaroz Kadısı (1927) [filme alınışı 1938]; Kafes Arkasında (1928); Bir Kavuk Devrildi (1929) [filme alınışı 1939]; Mum Söndü (1930); Pazartesi-Perşembe (1931); Gül ve Gönül (1932); Balaban Ağa (1933).]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BEDİA MUVAHHİT, (tiyatrocu)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-bedia-muvahhit-tiyatrocu.html</link>
			<pubDate>Mon, 25 May 2026 10:40:08 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-bedia-muvahhit-tiyatrocu.html</guid>
			<description><![CDATA[BEDİA MUVAHHİT, (tiyatrocu)<br />
<br />
TÜRK tiyatro oyuncusu, 1897 yılında İstanbul'da doğdu. Küçük yaşta özel derslerle fransızca ve rumca öğrendi. Kadıköy'deki Dame de Sion ve Terakki okullarında öğrenim gördü. Erenköy Kız lisesinde fransızca öğretmenliği yaptı (1921). Aynı yıl aktör Refet Muvahhit ile evlendi.<br />
<br />
Sanat hayatına, Muhsin Ertuğrul'un çevirdiği "Ateşten Gömlek" filmindeki "Ayşe" rolüyle başladı (1922). Dârülbedayi'nin İzmir turnesi sırasında, İzmir'de bulunan Atatürk'ün, Türk kadınlarının neden sahneye çıkmadıklarını sorması üzerine, bir gecede hazırlanarak İbnürrefik Ahmed Nuri'nin "Ceza Kanunu" eserinde "Sacide" rolünü oynadı (1923). Böylece, Cumhuriyet döneminde sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını oldu.<br />
<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg97ppFegKENdJG4QkUtYgffWlDNhRmpgaSE4LYrQUJc3W_KtGPGeBASny67N8MO3b7ipzwJC_euq4NN5H7Vlx6CnAG-oSvVwXBzHSc-mRlICdWUbXsiEpPvduHOJjQ68SjaMgX-VxyILbT/s320/muvahhid.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: muvahhid.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Aynı yıl Dârülbedayi'de Shakespeare'in Othello'sunda "Desdemona" rolüne çıktı. Bundan sonra Dârülbedayi'de sürekli olarak çalıştı. 1927' de ilk eşi öldü. Konservatuar öğretmenlerinden Ferdi Ştatzer ile evlendi. 1952' de bu eşinden ayrılarak tekrar Muvahhit soyadını aldı. Yurt dışındaki turnelere katıldı; Atina'da "Desdemona"yı rumca oynadı. Birçok tiyatro eserini tercüme veya adapte etti.<br />
<br />
Rol aldığı başlıca oyunlar: Hanımlar Terzihanesi; Hamlet; Deli Saraylı; Bir Kavuk Devrildi; Hisse-i Şayia; Lüküs Hayat; Ceza Kanunu; İpekçi Merhum; İhtiras Tramvayı; Mum Söndü. Sinemada Zeki Müren ile "Beklenen Şarkı" filminde rol aldı. Bedia Muvahhit, 1994' de (yaş 97) İstanbul'da öldü.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BEDİA MUVAHHİT, (tiyatrocu)<br />
<br />
TÜRK tiyatro oyuncusu, 1897 yılında İstanbul'da doğdu. Küçük yaşta özel derslerle fransızca ve rumca öğrendi. Kadıköy'deki Dame de Sion ve Terakki okullarında öğrenim gördü. Erenköy Kız lisesinde fransızca öğretmenliği yaptı (1921). Aynı yıl aktör Refet Muvahhit ile evlendi.<br />
<br />
Sanat hayatına, Muhsin Ertuğrul'un çevirdiği "Ateşten Gömlek" filmindeki "Ayşe" rolüyle başladı (1922). Dârülbedayi'nin İzmir turnesi sırasında, İzmir'de bulunan Atatürk'ün, Türk kadınlarının neden sahneye çıkmadıklarını sorması üzerine, bir gecede hazırlanarak İbnürrefik Ahmed Nuri'nin "Ceza Kanunu" eserinde "Sacide" rolünü oynadı (1923). Böylece, Cumhuriyet döneminde sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını oldu.<br />
<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg97ppFegKENdJG4QkUtYgffWlDNhRmpgaSE4LYrQUJc3W_KtGPGeBASny67N8MO3b7ipzwJC_euq4NN5H7Vlx6CnAG-oSvVwXBzHSc-mRlICdWUbXsiEpPvduHOJjQ68SjaMgX-VxyILbT/s320/muvahhid.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: muvahhid.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Aynı yıl Dârülbedayi'de Shakespeare'in Othello'sunda "Desdemona" rolüne çıktı. Bundan sonra Dârülbedayi'de sürekli olarak çalıştı. 1927' de ilk eşi öldü. Konservatuar öğretmenlerinden Ferdi Ştatzer ile evlendi. 1952' de bu eşinden ayrılarak tekrar Muvahhit soyadını aldı. Yurt dışındaki turnelere katıldı; Atina'da "Desdemona"yı rumca oynadı. Birçok tiyatro eserini tercüme veya adapte etti.<br />
<br />
Rol aldığı başlıca oyunlar: Hanımlar Terzihanesi; Hamlet; Deli Saraylı; Bir Kavuk Devrildi; Hisse-i Şayia; Lüküs Hayat; Ceza Kanunu; İpekçi Merhum; İhtiras Tramvayı; Mum Söndü. Sinemada Zeki Müren ile "Beklenen Şarkı" filminde rol aldı. Bedia Muvahhit, 1994' de (yaş 97) İstanbul'da öldü.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MÜFİD RATİB (yazar)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-mufid-ratib-yazar.html</link>
			<pubDate>Sun, 24 May 2026 15:35:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-mufid-ratib-yazar.html</guid>
			<description><![CDATA[MÜFİD RATİB (yazar)<br />
<br />
TÜRK yazarı, 1887 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray sultanîsini bitirdi (1908). Bir müddet matbaacılık, Evkaf nezaretinde mütercimlik, Evkaf müzesinde başkâtiplik yaptı. Fecriâti döneminde yazdığı mensur şiirlerle yazı hayatına girdi (1909).<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgxpZ3WCLh84VjHFoZlZSArvLspS8ptaz8HCNlsULVuNjUUuP_7tShuWZ7seY1OHQ3279Gb2h-34U_bvKQFGNNxkdzfJmoh7iir49dAt0wfsHm0SnekshKMnzg46dxXWZy0jw53DzLvtur0/s320/m%25C3%25BCfidratip.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: m%25C3%25BCfidratip.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Daha çok tiyatro üzerine yazı, tenkit ve tercüme oyunlarıyla devrinin tiyatro hareketlerine katıldı. Guy de Maupassant'ın "Bel Ami" romanını "Güzel Dost" adıyla Türkçe'ye tercüme etti (1910). "Zincir" adlı bir perdelik telif bir piyesi yayınlandı.<br />
<br />
"Namus", "Büyük Gece", "Hücum" adlı oyun tercümeleri ve Refik Halid Karay ile beraber yazdığı "Tiryaki Hasan Paşa" ve "Kanije Müdafaası" adlı tarihî komedisi  1. Dünya Savaşı öncesi repertuarlarında yer aldı. Müfid Ratib, 1917' de (yaş 30) İstanbul'da öldü.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[MÜFİD RATİB (yazar)<br />
<br />
TÜRK yazarı, 1887 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray sultanîsini bitirdi (1908). Bir müddet matbaacılık, Evkaf nezaretinde mütercimlik, Evkaf müzesinde başkâtiplik yaptı. Fecriâti döneminde yazdığı mensur şiirlerle yazı hayatına girdi (1909).<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgxpZ3WCLh84VjHFoZlZSArvLspS8ptaz8HCNlsULVuNjUUuP_7tShuWZ7seY1OHQ3279Gb2h-34U_bvKQFGNNxkdzfJmoh7iir49dAt0wfsHm0SnekshKMnzg46dxXWZy0jw53DzLvtur0/s320/m%25C3%25BCfidratip.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: m%25C3%25BCfidratip.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Daha çok tiyatro üzerine yazı, tenkit ve tercüme oyunlarıyla devrinin tiyatro hareketlerine katıldı. Guy de Maupassant'ın "Bel Ami" romanını "Güzel Dost" adıyla Türkçe'ye tercüme etti (1910). "Zincir" adlı bir perdelik telif bir piyesi yayınlandı.<br />
<br />
"Namus", "Büyük Gece", "Hücum" adlı oyun tercümeleri ve Refik Halid Karay ile beraber yazdığı "Tiryaki Hasan Paşa" ve "Kanije Müdafaası" adlı tarihî komedisi  1. Dünya Savaşı öncesi repertuarlarında yer aldı. Müfid Ratib, 1917' de (yaş 30) İstanbul'da öldü.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ROBERT MÜLLER, eser-biyografi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-robert-muller-eser-biyografi.html</link>
			<pubDate>Sat, 23 May 2026 13:16:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-robert-muller-eser-biyografi.html</guid>
			<description><![CDATA[ROBERT MÜLLER, eser-biyografi<br />
İSVİÇRE'Lİ heykeltraş, 1920 yılında Zürih'te doğdu. Germaine Richier'in öğrencisi oldu (1939-44). Önce figüratif esinli eserler yaptı. Daha sonra, sık sık güçlü bir lirizm taşıyan heykelleri, soyut bir üslûp kazandı. Müller, 2003' de Fransa'da öldü.<br />
<br />
<br />
Robert Müller  -  Org  (dövme demir - 1966)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ROBERT MÜLLER, eser-biyografi<br />
İSVİÇRE'Lİ heykeltraş, 1920 yılında Zürih'te doğdu. Germaine Richier'in öğrencisi oldu (1939-44). Önce figüratif esinli eserler yaptı. Daha sonra, sık sık güçlü bir lirizm taşıyan heykelleri, soyut bir üslûp kazandı. Müller, 2003' de Fransa'da öldü.<br />
<br />
<br />
Robert Müller  -  Org  (dövme demir - 1966)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[baron GEORGES CUVİER (tabiat bilgini)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-baron-georges-cuvier-tabiat-bilgini.html</link>
			<pubDate>Sat, 23 May 2026 13:14:26 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-baron-georges-cuvier-tabiat-bilgini.html</guid>
			<description><![CDATA[baron GEORGES CUVİER (tabiat bilgini)<br />
<br />
<br />
FRANSIZ  tabiat bilgini, 1769 yılında Montbéliard'da doğdu. Protestan bir subayın oğludur. Önce din adamı olmaya hazırlandı. Yüksek bir zekâya sahipti. Resim çizmeye merak sardı. Buffon'un eserlerindeki bütün resimleri çizerek aslına uygun şekilde boyadı. <br />
Stuttgart Akademi kolejine burslu öğrenci oldu. Normandiya'da 6 sene eğitmenlik yaptı. "Yumuşakçalar" hakkındaki çalışmaları, Geoffroy Saint-Hilaire'in dikkatini çekti. 1794' de onu Paris'e çağırdı ve Jardin des Plantes'te anatomi kürsüsüne yedek öğretmen tayin ettirdi. <br />
<br />
1795' de Academie des Sciences'a üye seçildi ve 1803' de bu kurumun daimî sekreteri oldu. 1799' da Collège de France'da  Daubenton'un, 1802' de Muséum'da  Mertrud'un yerine geçti. 1. Napolyon ona büyük payeler verdi.<br />
<br />
18. Louis, onu "mutezil dinler" müdürü ve üniversite şansölyesi yaptı. "Baron" unvanını ve  Légion d'honneur nişanının "grand officier" rütbesini verdi. Sonra, Louis-Philippe onu yüksek meclis üyeliğine getirdi. 1818' de Academie Française'e seçildi. <br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiQw-oc4Yxl0M0zeCRBUqmklZ9ry_RC21pF8Bvvjx1d3RBTib5wZOIs_oFMhU_Q5DaB1q7OgYMhdJlVYMg119yLdZnsXcXS9snYo_BD58vD6yeM_U6V7YMYyyG3Sk6PtGhZpkNCCD_C2UJm5VDJLEJH43ZZASz6pKP0fgvnjvRKjwjkgJQgvJi9ols6iRw5/w169-h202/cuvier.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cuvier.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Şu esasları ortaya koydu :  1)  Organizmada yer alan bütün değişimler kendi aralarında birbiriyle bağlantılıdır. Bazı organlar ise organizmanın tümü üzerinde kesin bir etkiye sahiptir. Buna "organların bağımlılığı kanunu" denir.  2)  Canlılarda bazı karakterler karşılıklı olarak birbirine benzediği halde, diğer bir kısım karakterler hiç benzemez buna da "karşılıklı bağıntı kanunu" denir. <br />
<br />
Bu ilkeleri uygulayarak ve birkaç kırık kemiğe dayanarak bilinmeyen türleri ortaya çıkarabildi. Kendisine; karşılaştırmalı anatominin ve paleontolojinin ilk uygulayıcısı denilebilir. Hayatının sonuna doğru, gözlemlerden genel kurallara varmak isteyerek, türlerin değişmezliği ve yerin "devrimler" geçirdiği görüşünü benimsedi. Geoffroy Saint-Hilaire ve Lamarck'ın evrim hakkındaki görüşlerine şiddetle karşı çıktı. <br />
<br />
Başlıca eserleri  :  "Karşılaştırmalı Anatomi Dersleri (1800-05)",  "Yerin Geçirdiği Devrimler Hakkında Konuşma, Fosil Kemikler Hakkında Araştırmalar (1812-24)",  "Yapısına Göre Hayvanlar Âlemi (1816,  2. baskısı 1829-30)",  "Balıkların Tarihi (Valencienne ile beraber 1829 ve sonra)". <br />
<br />
Kardeşi Frédéric Cuvier (1773 - 1838) de tabiat bilgini olan baron Georges Cuvier, 1832' de Paris'de vefat etti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[baron GEORGES CUVİER (tabiat bilgini)<br />
<br />
<br />
FRANSIZ  tabiat bilgini, 1769 yılında Montbéliard'da doğdu. Protestan bir subayın oğludur. Önce din adamı olmaya hazırlandı. Yüksek bir zekâya sahipti. Resim çizmeye merak sardı. Buffon'un eserlerindeki bütün resimleri çizerek aslına uygun şekilde boyadı. <br />
Stuttgart Akademi kolejine burslu öğrenci oldu. Normandiya'da 6 sene eğitmenlik yaptı. "Yumuşakçalar" hakkındaki çalışmaları, Geoffroy Saint-Hilaire'in dikkatini çekti. 1794' de onu Paris'e çağırdı ve Jardin des Plantes'te anatomi kürsüsüne yedek öğretmen tayin ettirdi. <br />
<br />
1795' de Academie des Sciences'a üye seçildi ve 1803' de bu kurumun daimî sekreteri oldu. 1799' da Collège de France'da  Daubenton'un, 1802' de Muséum'da  Mertrud'un yerine geçti. 1. Napolyon ona büyük payeler verdi.<br />
<br />
18. Louis, onu "mutezil dinler" müdürü ve üniversite şansölyesi yaptı. "Baron" unvanını ve  Légion d'honneur nişanının "grand officier" rütbesini verdi. Sonra, Louis-Philippe onu yüksek meclis üyeliğine getirdi. 1818' de Academie Française'e seçildi. <br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiQw-oc4Yxl0M0zeCRBUqmklZ9ry_RC21pF8Bvvjx1d3RBTib5wZOIs_oFMhU_Q5DaB1q7OgYMhdJlVYMg119yLdZnsXcXS9snYo_BD58vD6yeM_U6V7YMYyyG3Sk6PtGhZpkNCCD_C2UJm5VDJLEJH43ZZASz6pKP0fgvnjvRKjwjkgJQgvJi9ols6iRw5/w169-h202/cuvier.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cuvier.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Şu esasları ortaya koydu :  1)  Organizmada yer alan bütün değişimler kendi aralarında birbiriyle bağlantılıdır. Bazı organlar ise organizmanın tümü üzerinde kesin bir etkiye sahiptir. Buna "organların bağımlılığı kanunu" denir.  2)  Canlılarda bazı karakterler karşılıklı olarak birbirine benzediği halde, diğer bir kısım karakterler hiç benzemez buna da "karşılıklı bağıntı kanunu" denir. <br />
<br />
Bu ilkeleri uygulayarak ve birkaç kırık kemiğe dayanarak bilinmeyen türleri ortaya çıkarabildi. Kendisine; karşılaştırmalı anatominin ve paleontolojinin ilk uygulayıcısı denilebilir. Hayatının sonuna doğru, gözlemlerden genel kurallara varmak isteyerek, türlerin değişmezliği ve yerin "devrimler" geçirdiği görüşünü benimsedi. Geoffroy Saint-Hilaire ve Lamarck'ın evrim hakkındaki görüşlerine şiddetle karşı çıktı. <br />
<br />
Başlıca eserleri  :  "Karşılaştırmalı Anatomi Dersleri (1800-05)",  "Yerin Geçirdiği Devrimler Hakkında Konuşma, Fosil Kemikler Hakkında Araştırmalar (1812-24)",  "Yapısına Göre Hayvanlar Âlemi (1816,  2. baskısı 1829-30)",  "Balıkların Tarihi (Valencienne ile beraber 1829 ve sonra)". <br />
<br />
Kardeşi Frédéric Cuvier (1773 - 1838) de tabiat bilgini olan baron Georges Cuvier, 1832' de Paris'de vefat etti.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ahmed Hikmet Müftüoğlu Kimdir?]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-ahmed-hikmet-m%C3%BCft%C3%BCoglu-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sat, 23 May 2026 13:11:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-ahmed-hikmet-m%C3%BCft%C3%BCoglu-kimdir.html</guid>
			<description><![CDATA[AHMED HİKMET MÜFTÜOĞLU (yazar)<br />
<br />
TÜRK yazar, 1870 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray sultanîsini bitirdi (1888), hariciye mesleğine girdi. Pire, Marsilya, Ponti, Kerec'te konsolosluk kâtipliği ve konsolosluk yaptı (1889-96). İstanbul'da Hariciye nezareti merkezinde (1896-1908), Nafia nezaretinde, Ticaret Müdüriyeti umumiyesinde çalıştı.<br />
<br />
Bir taraftan da Galatasaray lisesinde edebiyat (1898-1909), Dârülfünun'da Alman ve Fransız edebiyatı tarihi okuttu (1910-12). Tekrar Hariciye'ye geçerek Peşte konsolosluğunda bulundu (1926-27). 1896' da "Servet-i fünun" dergisinde yayınladığı hikâyeleriyle Edebiyatı Cedide topluluğuna katıldı.<br />
<br />
O sıralarda başlayan Türkçülük ve yeni-lisan akımını benimseyerek "Türk Yurdu" (1911), "Türk Derneği" (1912) dergileri kurucuları arasına girdi. Hikâyelerini millî ve yerli konularda, süslü bir üslûpla, fakat sade bir Türkçe ile yazdı. Ahmed Hikmet Müftüoğlu 1927' de İstanbul'da öldü.<br />
<br />
Eserleri: Hâristan ve Gülistan (uzun hikâye - 1901), Çağlayanlar (hikâyeler - 1922), Gönül Hanım (roman)<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjaRVNMOgbJBzsnznFrFETgw1BwaAv4ggtACQ2UuGZbowe05rNeYiYLzjNtpkCyNz2lmWG7PGLVI5s-5gc_SWIJgm35VY4kz3LfbYK2cKUuFMGPhhuCBGIRS5kJBy5wpv1kC3DG_HERMGzj/s320/m%25C3%25BCft%25C3%25BCo%25C4%259Flu.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: m%25C3%25BCft%25C3%25BCo%25C4%259Flu.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
📚 Ahmed Hikmet Müftüoğlu Kimdir?<br />
Servet-i Fünûn’dan Millî Edebiyat’a Geçişin Öncü İsmi<br />
<br />
Ahmed Hikmet Müftüoğlu (1870–1927), hem diplomat hem de yazar kimliğiyle Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Servet-i Fünûn topluluğundan millî edebiyat anlayışına geçişte rol oynamış, özellikle “Çağlayanlar” adlı eseriyle Türkçülük akımına güçlü katkılar sağlamıştır.<br />
<br />
👶 Çocukluk ve Eğitim<br />
Doğum: 3 Haziran 1870, İstanbul Süleymaniye<br />
<br />
Babası şair Yahya Sezai Efendi, dedesi Mora Müftüsü Abdülhalim Efendi’dir.<br />
<br />
Küçük yaşta babasını kaybetti, ağabeyi Refik Bey’in himayesinde büyüdü.<br />
<br />
Galatasaray Sultanisi’nde eğitim gördü; burada Tevfik Fikret ile tanıştı.<br />
<br />
🌍 Meslek Hayatı<br />
1889: Hariciye Nezareti’nde göreve başladı.<br />
<br />
1893–1895: Marsilya, Atina, Pire, Poti ve Kerç’te şehbenderlik yaptı.<br />
<br />
1898–1909: Galatasaray Sultanisi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğrencileri arasında Ahmet Haşim ve Hamdullah Suphi vardır.<br />
<br />
1912–1918: Budapeşte Başşehbenderi olarak görev yaptı, Gül Baba Türbesi’ni ihya ettirdi.<br />
<br />
1923: Halife Abdülmecid Efendi’nin başmâbeyinciliğine getirildi.<br />
<br />
1926: Hariciye Nezareti müsteşarı oldu.<br />
<br />
✍️ Edebi Kişiliği ve Eserleri<br />
İlk yazısı 1887’de Paydar gazetesinde yayımlandı.<br />
<br />
Servet-i Fünûn topluluğuna katıldı, “Haristan ve Gülistan” adlı eserlerinde hayali konular işledi.<br />
<br />
II. Meşrutiyet sonrası Türkçülük ve Yeni Lisan hareketini benimsedi.<br />
<br />
Çağlayanlar (1922): Milliyetçilik duygularını işleyen öykülerden oluşur.<br />
<br />
Gönül Hanım: Tek romanıdır; Turancılık ülküsünü işler.<br />
<br />
Fransızca’dan yaptığı çevirilerle edebiyat dünyasına katkı sağladı.<br />
<br />
⚰️ Ölümü<br />
19 Mayıs 1927’de İstanbul’da vefat etti.<br />
<br />
Maçka Şeyhler Mezarlığı’na defnedildi.<br />
<br />
🔑 SEO İçin Öne Çıkan Anahtar Kelimeler<br />
Ahmed Hikmet Müftüoğlu hayatı<br />
<br />
Ahmed Hikmet Müftüoğlu eserleri<br />
<br />
Çağlayanlar kitabı<br />
<br />
Gönül Hanım romanı<br />
<br />
Millî edebiyat yazarları<br />
<br />
<br />
Ahmed Hikmet Müftüoğlu, Servet-i Fünûn’un ağır dilinden sıyrılıp millî edebiyatın sade Türkçesine yönelmiş, Türkçülük fikrini edebiyat yoluyla halka aktarmış bir yazar olarak Türk kültür tarihinde özel bir yere sahiptir. Hem diplomat kimliğiyle Osmanlı’nın son döneminde Avrupa’da görev yapmış, hem de edebiyatçı kimliğiyle Cumhuriyet’e giden süreçte millî bilincin oluşmasına katkıda bulunmuştur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[AHMED HİKMET MÜFTÜOĞLU (yazar)<br />
<br />
TÜRK yazar, 1870 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray sultanîsini bitirdi (1888), hariciye mesleğine girdi. Pire, Marsilya, Ponti, Kerec'te konsolosluk kâtipliği ve konsolosluk yaptı (1889-96). İstanbul'da Hariciye nezareti merkezinde (1896-1908), Nafia nezaretinde, Ticaret Müdüriyeti umumiyesinde çalıştı.<br />
<br />
Bir taraftan da Galatasaray lisesinde edebiyat (1898-1909), Dârülfünun'da Alman ve Fransız edebiyatı tarihi okuttu (1910-12). Tekrar Hariciye'ye geçerek Peşte konsolosluğunda bulundu (1926-27). 1896' da "Servet-i fünun" dergisinde yayınladığı hikâyeleriyle Edebiyatı Cedide topluluğuna katıldı.<br />
<br />
O sıralarda başlayan Türkçülük ve yeni-lisan akımını benimseyerek "Türk Yurdu" (1911), "Türk Derneği" (1912) dergileri kurucuları arasına girdi. Hikâyelerini millî ve yerli konularda, süslü bir üslûpla, fakat sade bir Türkçe ile yazdı. Ahmed Hikmet Müftüoğlu 1927' de İstanbul'da öldü.<br />
<br />
Eserleri: Hâristan ve Gülistan (uzun hikâye - 1901), Çağlayanlar (hikâyeler - 1922), Gönül Hanım (roman)<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjaRVNMOgbJBzsnznFrFETgw1BwaAv4ggtACQ2UuGZbowe05rNeYiYLzjNtpkCyNz2lmWG7PGLVI5s-5gc_SWIJgm35VY4kz3LfbYK2cKUuFMGPhhuCBGIRS5kJBy5wpv1kC3DG_HERMGzj/s320/m%25C3%25BCft%25C3%25BCo%25C4%259Flu.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: m%25C3%25BCft%25C3%25BCo%25C4%259Flu.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
📚 Ahmed Hikmet Müftüoğlu Kimdir?<br />
Servet-i Fünûn’dan Millî Edebiyat’a Geçişin Öncü İsmi<br />
<br />
Ahmed Hikmet Müftüoğlu (1870–1927), hem diplomat hem de yazar kimliğiyle Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Servet-i Fünûn topluluğundan millî edebiyat anlayışına geçişte rol oynamış, özellikle “Çağlayanlar” adlı eseriyle Türkçülük akımına güçlü katkılar sağlamıştır.<br />
<br />
👶 Çocukluk ve Eğitim<br />
Doğum: 3 Haziran 1870, İstanbul Süleymaniye<br />
<br />
Babası şair Yahya Sezai Efendi, dedesi Mora Müftüsü Abdülhalim Efendi’dir.<br />
<br />
Küçük yaşta babasını kaybetti, ağabeyi Refik Bey’in himayesinde büyüdü.<br />
<br />
Galatasaray Sultanisi’nde eğitim gördü; burada Tevfik Fikret ile tanıştı.<br />
<br />
🌍 Meslek Hayatı<br />
1889: Hariciye Nezareti’nde göreve başladı.<br />
<br />
1893–1895: Marsilya, Atina, Pire, Poti ve Kerç’te şehbenderlik yaptı.<br />
<br />
1898–1909: Galatasaray Sultanisi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğrencileri arasında Ahmet Haşim ve Hamdullah Suphi vardır.<br />
<br />
1912–1918: Budapeşte Başşehbenderi olarak görev yaptı, Gül Baba Türbesi’ni ihya ettirdi.<br />
<br />
1923: Halife Abdülmecid Efendi’nin başmâbeyinciliğine getirildi.<br />
<br />
1926: Hariciye Nezareti müsteşarı oldu.<br />
<br />
✍️ Edebi Kişiliği ve Eserleri<br />
İlk yazısı 1887’de Paydar gazetesinde yayımlandı.<br />
<br />
Servet-i Fünûn topluluğuna katıldı, “Haristan ve Gülistan” adlı eserlerinde hayali konular işledi.<br />
<br />
II. Meşrutiyet sonrası Türkçülük ve Yeni Lisan hareketini benimsedi.<br />
<br />
Çağlayanlar (1922): Milliyetçilik duygularını işleyen öykülerden oluşur.<br />
<br />
Gönül Hanım: Tek romanıdır; Turancılık ülküsünü işler.<br />
<br />
Fransızca’dan yaptığı çevirilerle edebiyat dünyasına katkı sağladı.<br />
<br />
⚰️ Ölümü<br />
19 Mayıs 1927’de İstanbul’da vefat etti.<br />
<br />
Maçka Şeyhler Mezarlığı’na defnedildi.<br />
<br />
🔑 SEO İçin Öne Çıkan Anahtar Kelimeler<br />
Ahmed Hikmet Müftüoğlu hayatı<br />
<br />
Ahmed Hikmet Müftüoğlu eserleri<br />
<br />
Çağlayanlar kitabı<br />
<br />
Gönül Hanım romanı<br />
<br />
Millî edebiyat yazarları<br />
<br />
<br />
Ahmed Hikmet Müftüoğlu, Servet-i Fünûn’un ağır dilinden sıyrılıp millî edebiyatın sade Türkçesine yönelmiş, Türkçülük fikrini edebiyat yoluyla halka aktarmış bir yazar olarak Türk kültür tarihinde özel bir yere sahiptir. Hem diplomat kimliğiyle Osmanlı’nın son döneminde Avrupa’da görev yapmış, hem de edebiyatçı kimliğiyle Cumhuriyet’e giden süreçte millî bilincin oluşmasına katkıda bulunmuştur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MYRON, eser-biyografi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-myron-eser-biyografi.html</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2026 11:16:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-myron-eser-biyografi.html</guid>
			<description><![CDATA[MYRON, eser-biyografi<br />
ESKİ Yunan heykeltraşı, Mö. 5. yy. ortalarında Attike'de yaşadı. Eleutherai'liydi. Donuk üslûbu bıraktı ve büyük bir ustalıkla en sert hareketleri vermeye çalıştı. Şaheseri olan "Disk atan atlet" heykelini kopyalarından tanıyoruz.<br />
<br />
Atina akropolis'ine sunduğu "Athena ve Marsyas" adlı heykel grubu, tanrıçanın ve onun yere attığı flütle ayarttığı Silenos'un heykellerinin kopyaları biraraya getirilerek eski haline sokuldu. Myron, hayvan heykellerinde de çok başarılıydı. Myron, Lykilos'un babası ve ustasıydı.<br />
<br />
<br />
Myron  -  Disk atan atlet  (kopyası]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[MYRON, eser-biyografi<br />
ESKİ Yunan heykeltraşı, Mö. 5. yy. ortalarında Attike'de yaşadı. Eleutherai'liydi. Donuk üslûbu bıraktı ve büyük bir ustalıkla en sert hareketleri vermeye çalıştı. Şaheseri olan "Disk atan atlet" heykelini kopyalarından tanıyoruz.<br />
<br />
Atina akropolis'ine sunduğu "Athena ve Marsyas" adlı heykel grubu, tanrıçanın ve onun yere attığı flütle ayarttığı Silenos'un heykellerinin kopyaları biraraya getirilerek eski haline sokuldu. Myron, hayvan heykellerinde de çok başarılıydı. Myron, Lykilos'un babası ve ustasıydı.<br />
<br />
<br />
Myron  -  Disk atan atlet  (kopyası]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ZEKİ MÜREN (ses sanatkârı, bestekâr)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-zeki-muren-ses-sanatk%C3%A2ri-bestek%C3%A2r.html</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2026 11:11:21 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-zeki-muren-ses-sanatk%C3%A2ri-bestek%C3%A2r.html</guid>
			<description><![CDATA[ZEKİ MÜREN (ses sanatkârı, bestekâr)<br />
<br />
TÜRK ses sanatkârı ve bestekâr, 1931 yılında Bursa'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bursa'da yaptı. 1949' da Boğaziçi lisesini ve 1953' de Güzel Sanatlar Akademisi, desen bölümünü bitirdi. Genç yaşta musıkî ile ilgilendi. Şerif İçli ve Refik Fersan'dan ders aldı.<br />
<br />
Açılan bir yarışmayı kazanarak İstanbul radyosuna girdi (1950). Kısa sürede büyük ün kazandı. Çeşitli formda 100' den fazla beste yaptı. Birçok film çevirdi. Bedia Muvahhit ile rol aldığı "Beklenen Şarkı" filmi büyük ilgi gördü. 200' den fazla plak doldurdu. "Manolya" şarkısının yer aldığı plakla "Altın Plak" ödülünü kazandı (1955).<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhUtZDjaMHLaU3rvpb7XcoZU0JURVBk0FJZGYnNNMb2XjvUc1Ppl15cMwCSwj9oVjqdSJDux0iFL4lSjjjljvlxWERhh6kJv1F6DjWJbnicJZ0wuCtBoxzeDhQ-LOOpZAOri6Tv633Ihn3p/s1600/zekim%25C3%25BCren.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: zekim%25C3%25BCren.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Şiirlerini "Bıldırcın Yağmuru" adlı kitapta topladı.  Güçlü ve zengin ses tonu ve eserleri okumadaki rahatlığı ile klâsik Türk musıkîsinin en iyi yorumcularından biri olmuştur. Ayrıca, Türkçe'yi mükemmel telâffuzu ve akıcı konuşmasıyla dikkat çekti. Zeki Müren 1996' da (yaş 65) İzmir'de öldü, Bursa'ya defnedildi.<br />
<br />
<br />
Zeki Müren, Türk sanat müziğinin “Sanat Güneşi” olarak bilinen en büyük efsanelerinden biridir; 1931’de Bursa’da doğmuş, 1996’da İzmir’de hayata veda etmiştir. Şarkıcı, besteci, söz yazarı, oyuncu ve şair kimlikleriyle Türk kültürüne damga vurmuş, sahne kıyafetleri ve özgün tarzıyla halkın gönlünde taht kurmuştur.<br />
<br />
Çocukluk ve Eğitim<br />
Doğum: 2 Ocak 1931, Bursa’nın Hisar semti.<br />
<br />
Ailesi: Üsküp’ten Bursa’ya göç eden Kaya ve Hayriye Müren’in tek çocuğudur. Babası kereste tüccarıydı.<br />
<br />
İlkokul: Bursa Osmangazi İlkokulu.<br />
<br />
Ortaokul: Bursa’da Tahtakale’deki 2. Ortaokul.<br />
<br />
Lise: İstanbul Boğaziçi Lisesi, birincilikle mezun oldu.<br />
<br />
Üniversite: İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Yüksek Süsleme Bölümü. Burada aldığı sanat eğitimi sahne estetiğine büyük katkı sağladı.<br />
<br />
Sanat Hayatının Başlangıcı<br />
Müzik Eğitimi: Tamburi İzzet Gerçeker’den solfej ve usul dersleri aldı. Daha sonra Refik Fersan, Şerif İçli, Sadi Işılay gibi ustalardan dersler gördü.<br />
<br />
İlk Bestesi: 1946’da “Zehretme bana hayatı cananım” adlı şarkıyı besteledi.<br />
<br />
Radyo Kariyeri: 1950’de TRT İstanbul Radyosu’nun solist sınavını birincilikle kazandı. 1 Ocak 1951’de ilk radyo konserini verdi.<br />
<br />
Yükselişi ve Başarıları<br />
İlk Konser: 1953’te Ankara’da Büyük Sinema’da verdi.<br />
<br />
Plak ve Kaset: 600’den fazla plak ve kaset doldurdu, 300’den fazla beste yaptı.<br />
<br />
Sinema: 1954’te Cahide Sonku ile “Beklenen Şarkı” filminde başrol oynadı. Toplamda 18 filmde rol aldı.<br />
<br />
Tiyatro: 1955’te Arena Tiyatrosu’nda “Çay ve Sempati” oyununda sahne aldı.<br />
<br />
Sahne Kostümleri: Gösterişli ve cesur kıyafetleriyle dönemin toplumsal tabularını yıktı, sahne estetiğini yeniden tanımladı.<br />
<br />
Unvanlar ve Ödüller<br />
Sanat Güneşi: Halk tarafından verilen lakap.<br />
<br />
Paşa: Halkın sevgisini yansıtan bir diğer unvan.<br />
<br />
Devlet Sanatçısı: 1991’de bu unvanla onurlandırıldı.<br />
<br />
Altın Plak: Türkiye’de verilen ilk Altın Plak ödülünün sahibi oldu.<br />
<br />
Ölümü ve Mirası<br />
Ölüm: 24 Eylül 1996’da İzmir’de TRT stüdyolarında canlı yayında fenalaşarak kalp krizi sonucu vefat etti.<br />
<br />
Defin: Bursa Emir Sultan Mezarlığı.<br />
<br />
Mirası: Türk sanat müziğini modernleştiren, sahne sanatlarını dönüştüren ve toplumsal normlara meydan okuyan bir sanatçı olarak hatırlanıyor. Şarkıları hâlâ her kuşaktan dinleyiciye ulaşıyor.<br />
<br />
<br />
Zeki Müren, yalnızca bir şarkıcı değil; Türk sanat müziğini modernleştiren, sahne estetiğini değiştiren ve toplumsal tabulara meydan okuyan bir kültür ikonudur. Onun mirası, sadece müzikte değil, sanatın tüm alanlarında özgünlük ve cesaretin sembolü olarak yaşamaya devam etmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ZEKİ MÜREN (ses sanatkârı, bestekâr)<br />
<br />
TÜRK ses sanatkârı ve bestekâr, 1931 yılında Bursa'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bursa'da yaptı. 1949' da Boğaziçi lisesini ve 1953' de Güzel Sanatlar Akademisi, desen bölümünü bitirdi. Genç yaşta musıkî ile ilgilendi. Şerif İçli ve Refik Fersan'dan ders aldı.<br />
<br />
Açılan bir yarışmayı kazanarak İstanbul radyosuna girdi (1950). Kısa sürede büyük ün kazandı. Çeşitli formda 100' den fazla beste yaptı. Birçok film çevirdi. Bedia Muvahhit ile rol aldığı "Beklenen Şarkı" filmi büyük ilgi gördü. 200' den fazla plak doldurdu. "Manolya" şarkısının yer aldığı plakla "Altın Plak" ödülünü kazandı (1955).<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhUtZDjaMHLaU3rvpb7XcoZU0JURVBk0FJZGYnNNMb2XjvUc1Ppl15cMwCSwj9oVjqdSJDux0iFL4lSjjjljvlxWERhh6kJv1F6DjWJbnicJZ0wuCtBoxzeDhQ-LOOpZAOri6Tv633Ihn3p/s1600/zekim%25C3%25BCren.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: zekim%25C3%25BCren.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Şiirlerini "Bıldırcın Yağmuru" adlı kitapta topladı.  Güçlü ve zengin ses tonu ve eserleri okumadaki rahatlığı ile klâsik Türk musıkîsinin en iyi yorumcularından biri olmuştur. Ayrıca, Türkçe'yi mükemmel telâffuzu ve akıcı konuşmasıyla dikkat çekti. Zeki Müren 1996' da (yaş 65) İzmir'de öldü, Bursa'ya defnedildi.<br />
<br />
<br />
Zeki Müren, Türk sanat müziğinin “Sanat Güneşi” olarak bilinen en büyük efsanelerinden biridir; 1931’de Bursa’da doğmuş, 1996’da İzmir’de hayata veda etmiştir. Şarkıcı, besteci, söz yazarı, oyuncu ve şair kimlikleriyle Türk kültürüne damga vurmuş, sahne kıyafetleri ve özgün tarzıyla halkın gönlünde taht kurmuştur.<br />
<br />
Çocukluk ve Eğitim<br />
Doğum: 2 Ocak 1931, Bursa’nın Hisar semti.<br />
<br />
Ailesi: Üsküp’ten Bursa’ya göç eden Kaya ve Hayriye Müren’in tek çocuğudur. Babası kereste tüccarıydı.<br />
<br />
İlkokul: Bursa Osmangazi İlkokulu.<br />
<br />
Ortaokul: Bursa’da Tahtakale’deki 2. Ortaokul.<br />
<br />
Lise: İstanbul Boğaziçi Lisesi, birincilikle mezun oldu.<br />
<br />
Üniversite: İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Yüksek Süsleme Bölümü. Burada aldığı sanat eğitimi sahne estetiğine büyük katkı sağladı.<br />
<br />
Sanat Hayatının Başlangıcı<br />
Müzik Eğitimi: Tamburi İzzet Gerçeker’den solfej ve usul dersleri aldı. Daha sonra Refik Fersan, Şerif İçli, Sadi Işılay gibi ustalardan dersler gördü.<br />
<br />
İlk Bestesi: 1946’da “Zehretme bana hayatı cananım” adlı şarkıyı besteledi.<br />
<br />
Radyo Kariyeri: 1950’de TRT İstanbul Radyosu’nun solist sınavını birincilikle kazandı. 1 Ocak 1951’de ilk radyo konserini verdi.<br />
<br />
Yükselişi ve Başarıları<br />
İlk Konser: 1953’te Ankara’da Büyük Sinema’da verdi.<br />
<br />
Plak ve Kaset: 600’den fazla plak ve kaset doldurdu, 300’den fazla beste yaptı.<br />
<br />
Sinema: 1954’te Cahide Sonku ile “Beklenen Şarkı” filminde başrol oynadı. Toplamda 18 filmde rol aldı.<br />
<br />
Tiyatro: 1955’te Arena Tiyatrosu’nda “Çay ve Sempati” oyununda sahne aldı.<br />
<br />
Sahne Kostümleri: Gösterişli ve cesur kıyafetleriyle dönemin toplumsal tabularını yıktı, sahne estetiğini yeniden tanımladı.<br />
<br />
Unvanlar ve Ödüller<br />
Sanat Güneşi: Halk tarafından verilen lakap.<br />
<br />
Paşa: Halkın sevgisini yansıtan bir diğer unvan.<br />
<br />
Devlet Sanatçısı: 1991’de bu unvanla onurlandırıldı.<br />
<br />
Altın Plak: Türkiye’de verilen ilk Altın Plak ödülünün sahibi oldu.<br />
<br />
Ölümü ve Mirası<br />
Ölüm: 24 Eylül 1996’da İzmir’de TRT stüdyolarında canlı yayında fenalaşarak kalp krizi sonucu vefat etti.<br />
<br />
Defin: Bursa Emir Sultan Mezarlığı.<br />
<br />
Mirası: Türk sanat müziğini modernleştiren, sahne sanatlarını dönüştüren ve toplumsal normlara meydan okuyan bir sanatçı olarak hatırlanıyor. Şarkıları hâlâ her kuşaktan dinleyiciye ulaşıyor.<br />
<br />
<br />
Zeki Müren, yalnızca bir şarkıcı değil; Türk sanat müziğini modernleştiren, sahne estetiğini değiştiren ve toplumsal tabulara meydan okuyan bir kültür ikonudur. Onun mirası, sadece müzikte değil, sanatın tüm alanlarında özgünlük ve cesaretin sembolü olarak yaşamaya devam etmektedir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MUSTAFA NAİMA (tarihçi)]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-mustafa-naima-tarihci.html</link>
			<pubDate>Wed, 20 May 2026 12:46:13 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=301">AzZe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-mustafa-naima-tarihci.html</guid>
			<description><![CDATA[MUSTAFA NAİMA (tarihçi)<br />
<br />
<br />
<br />
OSMANLI tarihçi ve vakanüvisi, 1655 yılında Halep'te doğdu. Genç yaşta İstanbul'a gelerek 1682' de Sarayı Atik, baltacılar ocağına girdi. Divanı Hümayun kâtibi oldu. Bu sırada Amcazade Hüseyin Paşa'nın da teşvikiyle tarih incelemeleri yaptı.<br />
<br />
Amcazade Hüseyin Paşa'nın kendisine verdiği Şârihülmenarzâde Ahmed Efendi'nin tarih müsveddelerine dayanarak, 1700' de Vakanüvis olarak kitabını yazmaya başladı. Bu kitabı, Amcazade Hüseyin Paşa'ya ithaf etti. "Edirne Vakası"ndan sonra Damat Hasan Paşa'ya ve Damat Ali Paşa'ya kapılandı. 1716 yılında, Mora, Patras'da defter eminliği yaptığı sırada öldü.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhbP0Da_5OTCIDvt-Pkc4WaDzIf9-I8eK5vdCrG8yHOqgD3x7wVuV7pcQ6QBSdRRepVChw7ZMAglq2P2-OXOIzmyIVaHZxFC15eWfuHk4hDoImjKFGL02pZ1ge8y0HY2Hq0V4SWWuswSMH_/s320/naima.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: naima.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Osmanlı vakanüvisleri arasında seçkin bir yeri olan Naima, "Ravzatu'l-Huseyn fi Hülâsatı Ahbârı'l Hâfıkeyn (Doğu ve Batı'nın haberlerinin özeti hakkında Hüseyn'in bahçesi)" adlı eserini 1574 tarihinden başlattı ve 1651' e kadar getirdi. Bir müddet sonra, 1591' den başlayarak 1656' da biten yeni bir metin halinde yazdı. Genellikle basılı nüshalar bu metne dayanır.<br />
<br />
Eserini 1703' e kadar getirmek üzere hazırlık yaptığı ve 1. cildinin başına Karlofça anlaşmasını, 2. cildin başına da Feyzullah Efendi (Seyit) olayını koymak istediği anlaşılıyor. Feyzullah Efendi olayı, ayrı bir risale halinde kaldı ve İbrahim Müteferrika tarafından, tarihinin sonuna eklendi.<br />
<br />
Olayların içyüzünü aydınlatan, kıymetli ayrıntılar ihtiva eden, genellikle sade, fakat nükteli, imalı üslûbuyla büyük ün kazanan bu tarih, aynı zamanda devrin sosyal hayatını da tasvir eder. Naima tarihi, 1734' de İbrahim Müteferrika tarafından 2 cilt halinde ve 1863' de 6 cilt olarak İstanbul'da basıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[MUSTAFA NAİMA (tarihçi)<br />
<br />
<br />
<br />
OSMANLI tarihçi ve vakanüvisi, 1655 yılında Halep'te doğdu. Genç yaşta İstanbul'a gelerek 1682' de Sarayı Atik, baltacılar ocağına girdi. Divanı Hümayun kâtibi oldu. Bu sırada Amcazade Hüseyin Paşa'nın da teşvikiyle tarih incelemeleri yaptı.<br />
<br />
Amcazade Hüseyin Paşa'nın kendisine verdiği Şârihülmenarzâde Ahmed Efendi'nin tarih müsveddelerine dayanarak, 1700' de Vakanüvis olarak kitabını yazmaya başladı. Bu kitabı, Amcazade Hüseyin Paşa'ya ithaf etti. "Edirne Vakası"ndan sonra Damat Hasan Paşa'ya ve Damat Ali Paşa'ya kapılandı. 1716 yılında, Mora, Patras'da defter eminliği yaptığı sırada öldü.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhbP0Da_5OTCIDvt-Pkc4WaDzIf9-I8eK5vdCrG8yHOqgD3x7wVuV7pcQ6QBSdRRepVChw7ZMAglq2P2-OXOIzmyIVaHZxFC15eWfuHk4hDoImjKFGL02pZ1ge8y0HY2Hq0V4SWWuswSMH_/s320/naima.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: naima.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Osmanlı vakanüvisleri arasında seçkin bir yeri olan Naima, "Ravzatu'l-Huseyn fi Hülâsatı Ahbârı'l Hâfıkeyn (Doğu ve Batı'nın haberlerinin özeti hakkında Hüseyn'in bahçesi)" adlı eserini 1574 tarihinden başlattı ve 1651' e kadar getirdi. Bir müddet sonra, 1591' den başlayarak 1656' da biten yeni bir metin halinde yazdı. Genellikle basılı nüshalar bu metne dayanır.<br />
<br />
Eserini 1703' e kadar getirmek üzere hazırlık yaptığı ve 1. cildinin başına Karlofça anlaşmasını, 2. cildin başına da Feyzullah Efendi (Seyit) olayını koymak istediği anlaşılıyor. Feyzullah Efendi olayı, ayrı bir risale halinde kaldı ve İbrahim Müteferrika tarafından, tarihinin sonuna eklendi.<br />
<br />
Olayların içyüzünü aydınlatan, kıymetli ayrıntılar ihtiva eden, genellikle sade, fakat nükteli, imalı üslûbuyla büyük ün kazanan bu tarih, aynı zamanda devrin sosyal hayatını da tasvir eder. Naima tarihi, 1734' de İbrahim Müteferrika tarafından 2 cilt halinde ve 1863' de 6 cilt olarak İstanbul'da basıldı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ARMAND NAKACHE, eser-biyografi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-armand-nakache-eser-biyografi.html</link>
			<pubDate>Tue, 19 May 2026 11:25:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=301">AzZe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-armand-nakache-eser-biyografi.html</guid>
			<description><![CDATA[ARMAND NAKACHE, eser-biyografi<br />
<br />
<br />
CEZAYİR'Lİ ressam ve gravürcü, 1894 yılında Annaba'da doğdu. Önce izlenimciliğin tesirinde kaldı, sonraları halkçılığı tuttu (Ütücü kadın -1934). 1945' den sonra, gözlemcilik üstüne kurulu olmakla beraber ressamın duygularına ve düşüncelerine daha büyük yer veren gerçekçiliğe yöneldi (Büyük sarı soytarı -1946).<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjEoQJOgt_4s5xq3guFLgeTGJIa1g0MN-wUwG5ltoK9kF0HW9H484lQRRm8m-_rqEpmQ-jTrNfe7l_bFeIDmVLHSEpQiMVFp1drUVw7zeGMo2pgE9n7LEowEQRKv9dfVfKtkTXPLyND2xjm/s400/nakache.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: nakache.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Biçimleri aşırı derecede soyutlaştırarak "Fantastik anlatımcılık" diye adlandırdığı şaşırtıcı kompozisyonlar yaptı. Armand Nakache, 1976' da Paris'te öldü.<br />
<br />
<br />
Armand Nakache  -  İrrasyonel]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ARMAND NAKACHE, eser-biyografi<br />
<br />
<br />
CEZAYİR'Lİ ressam ve gravürcü, 1894 yılında Annaba'da doğdu. Önce izlenimciliğin tesirinde kaldı, sonraları halkçılığı tuttu (Ütücü kadın -1934). 1945' den sonra, gözlemcilik üstüne kurulu olmakla beraber ressamın duygularına ve düşüncelerine daha büyük yer veren gerçekçiliğe yöneldi (Büyük sarı soytarı -1946).<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjEoQJOgt_4s5xq3guFLgeTGJIa1g0MN-wUwG5ltoK9kF0HW9H484lQRRm8m-_rqEpmQ-jTrNfe7l_bFeIDmVLHSEpQiMVFp1drUVw7zeGMo2pgE9n7LEowEQRKv9dfVfKtkTXPLyND2xjm/s400/nakache.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: nakache.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Biçimleri aşırı derecede soyutlaştırarak "Fantastik anlatımcılık" diye adlandırdığı şaşırtıcı kompozisyonlar yaptı. Armand Nakache, 1976' da Paris'te öldü.<br />
<br />
<br />
Armand Nakache  -  İrrasyonel]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[NANNİ D'ANTONİO Dİ BANCO, eser-biyografi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-nanni-d-antonio-di-banco-eser-biyografi.html</link>
			<pubDate>Mon, 18 May 2026 12:59:12 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-nanni-d-antonio-di-banco-eser-biyografi.html</guid>
			<description><![CDATA[NANNİ D'ANTONİO Dİ BANCO, eser-biyografi<br />
<br />
<br />
İTALYAN heykeltraş, 1373 yılında Floransa'da doğdu. N. Lambert'in öğrencisi ve Donatello'nun çalışma arkadaşıydı. Floransa katedrali için bir İşaya heykeli, Mandorla kapısında bir Meryem heykeli, ayrıca Orsanmichele için bronzdan Taçlı Dört Aziz adlı heykel grubunu yaptı. 1421 yılında Floransa'da öldü.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjyjdJswTwLaWp-ogDwkzq2hGDdEnt66kIFXcrE11HCfUPE7QDjzj75k1W73mPFccJAFBnKoTxGy5_l7HFIXO_xq4oro1JueyEWJzNmc3d53dgw2_TWdMli3XBq6vwlmkLPN3zRD4mFLpuj/s400/nanni.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: nanni.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Nanni d'Antonio di Banco  -  Göğe yükseliş  (detay)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[NANNİ D'ANTONİO Dİ BANCO, eser-biyografi<br />
<br />
<br />
İTALYAN heykeltraş, 1373 yılında Floransa'da doğdu. N. Lambert'in öğrencisi ve Donatello'nun çalışma arkadaşıydı. Floransa katedrali için bir İşaya heykeli, Mandorla kapısında bir Meryem heykeli, ayrıca Orsanmichele için bronzdan Taçlı Dört Aziz adlı heykel grubunu yaptı. 1421 yılında Floransa'da öldü.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjyjdJswTwLaWp-ogDwkzq2hGDdEnt66kIFXcrE11HCfUPE7QDjzj75k1W73mPFccJAFBnKoTxGy5_l7HFIXO_xq4oro1JueyEWJzNmc3d53dgw2_TWdMli3XBq6vwlmkLPN3zRD4mFLpuj/s400/nanni.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: nanni.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Nanni d'Antonio di Banco  -  Göğe yükseliş  (detay)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CÉLESTİN NANTEUİL, eser-biyografi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-c%C3%A9lestin-nanteuil-eser-biyografi.html</link>
			<pubDate>Mon, 18 May 2026 12:54:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=1">forumistan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-c%C3%A9lestin-nanteuil-eser-biyografi.html</guid>
			<description><![CDATA[CÉLESTİN NANTEUİL, eser-biyografi<br />
<br />
<br />
FRANSIZ ressam, desinatör ve taşbaskıcı, 1813 yılında Roma'da doğdu. Langlois'nın öğrencisiydi. Kutsal Aile (1813) adlı tablo ile sanat hayatına başladı, sonra İngres'in atölyesine girdi. 1840' dan 1856' ya kadar Victor Hugo, Alexandre Dumas Père ve Théophile Gautier'nin kitaplarını resimledi. 1848-69 yılları arası alegorik tablolar sergiledi.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgQ12UPHbPT-GuPHZX_EEz-6ns8sAzHO8y5jyRuPGQhOZU-9P2vLQB921Vdx6f-qoZX_64tI7i2V7LAlfvEuJy_v8BRp6S5G7Aqxc8muSlvetnjUWw2k64zBV8BCvEnN6IqXJY_n5HRs6hy/s1600/celestin.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: celestin.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Desinatörlüğüyle öne çıktı. Taşbaskıları romantik üslûbun en belirgin özelliklerini taşır. Célestin Nanteuil, 1873' de Bourron - Marlotte'da öldü.<br />
<br />
<br />
Célestin Nanteuil  - Victor Hugo'nun<br />
"Notre-Dame'ın kamburu" romanı için kapak resmi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[CÉLESTİN NANTEUİL, eser-biyografi<br />
<br />
<br />
FRANSIZ ressam, desinatör ve taşbaskıcı, 1813 yılında Roma'da doğdu. Langlois'nın öğrencisiydi. Kutsal Aile (1813) adlı tablo ile sanat hayatına başladı, sonra İngres'in atölyesine girdi. 1840' dan 1856' ya kadar Victor Hugo, Alexandre Dumas Père ve Théophile Gautier'nin kitaplarını resimledi. 1848-69 yılları arası alegorik tablolar sergiledi.<br />
<br />
<img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgQ12UPHbPT-GuPHZX_EEz-6ns8sAzHO8y5jyRuPGQhOZU-9P2vLQB921Vdx6f-qoZX_64tI7i2V7LAlfvEuJy_v8BRp6S5G7Aqxc8muSlvetnjUWw2k64zBV8BCvEnN6IqXJY_n5HRs6hy/s1600/celestin.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: celestin.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Desinatörlüğüyle öne çıktı. Taşbaskıları romantik üslûbun en belirgin özelliklerini taşır. Célestin Nanteuil, 1873' de Bourron - Marlotte'da öldü.<br />
<br />
<br />
Célestin Nanteuil  - Victor Hugo'nun<br />
"Notre-Dame'ın kamburu" romanı için kapak resmi]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>