<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Forum Sitesi - Haber Bülteni]]></title>
		<link>https://forumistan.net/</link>
		<description><![CDATA[Forum Sitesi - https://forumistan.net]]></description>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2026 02:21:58 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Sahil Güvenlik Didim açıklarında 19'u çocuk 40 kaçak göçmen yakaladı]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sahil-g%C3%BCvenlik-didim-aciklarinda-19-u-cocuk-40-kacak-gocmen-yakaladi.html</link>
			<pubDate>Fri, 23 Oct 2026 09:00:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sahil-g%C3%BCvenlik-didim-aciklarinda-19-u-cocuk-40-kacak-gocmen-yakaladi.html</guid>
			<description><![CDATA[AYDIN'ın Didim ilçesi açıklarında lastik bottaki 19'u çocuk 40 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yakalandı.<br />
Didim açıklarında 21 Ekim günü saat 05.50 sıralarında lastik bot içerisinde, bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik ekibi, lastik bottaki 19'u çocuk toplam 40 kaçak göçmeni yakaladı. Kıyıya çıkarılan kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezi'ne (GÖKSEM) gönderildi.<br />
<a href="https://egik.net/sahil-guvenlik-didim-aciklarinda-19u-cocuk-40-kacak-gocmen-yakaladi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/sahil-guvenlik-didim-ac...-yakaladi/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[AYDIN'ın Didim ilçesi açıklarında lastik bottaki 19'u çocuk 40 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yakalandı.<br />
Didim açıklarında 21 Ekim günü saat 05.50 sıralarında lastik bot içerisinde, bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik ekibi, lastik bottaki 19'u çocuk toplam 40 kaçak göçmeni yakaladı. Kıyıya çıkarılan kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezi'ne (GÖKSEM) gönderildi.<br />
<a href="https://egik.net/sahil-guvenlik-didim-aciklarinda-19u-cocuk-40-kacak-gocmen-yakaladi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/sahil-guvenlik-didim-ac...-yakaladi/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Arel Üniversitesi kongresinde Haluk Şahin yapay zekayı Sihirbazın Yamağı'na benzetti]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-arel-universitesi-kongresinde-haluk-sahin-yapay-zekayi-sihirbazin-yamagi-na-benzetti.html</link>
			<pubDate>Fri, 23 Oct 2026 08:59:19 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-arel-universitesi-kongresinde-haluk-sahin-yapay-zekayi-sihirbazin-yamagi-na-benzetti.html</guid>
			<description><![CDATA[İSTANBUL Arel Üniversitesi'nin 'Dijital Tufan' temasıyla düzenlediği 2'nci Uluslararası İletişim, Teknoloji, Sanat ve Tasarım Kongresi'nde yapay zekanın geleceği tartışıldı. Emeritus Prof. Dr. Haluk Şahin yapay zekayı Sihirbazın Yamağı'na benzeterek 'Şu anda tam bir yol ayrımındayız' derken, yönetmen Dr. İlker Canikligil 'Yapay zeka kötü desek de hiçbir şey değişmeyecek, uyum sağlamak lazım' ifadelerini kullandı.<br />
İstanbul Arel Üniversitesi, 'Dijital Tufan' temasıyla düzenlenen 2'nci Uluslararası İletişim, Teknoloji, Sanat ve Tasarım Kongresi'ne (ICTADC 2026) ev sahipliği yaptı. Kongrede yapay zeka, dezenformasyon, dijital mahremiyet ve teknolojinin toplumsal etkileri ele alındı.<br />
İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen 2'nci Uluslararası İletişim, Teknoloji, Sanat ve Tasarım Kongresi (ICTADC 2026), Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi'nde başladı. Ulusal ve uluslararası akademisyenleri bir araya getiren kongrede, dijital dönüşümün medya, sanat, iletişim ve toplum üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dijital teknolojilerin sunduğu fırsatların yanı sıra beraberinde getirdiği riskler de farklı disiplinler çerçevesinde tartışıldı.<br />
YAPAY ZEKA VE DEZENFORMASYON ELE ALINDI<br />
Kongrede sosyal medya platformlarında yayılan yanıltıcı içerikler, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin güvenilirliği ve algoritmaların bilgiye erişim üzerindeki etkileri gündeme geldi. Dijital bağımlılık, medya okuryazarlığı ve bilgi güvenliği gibi konular da akademik değerlendirmelere konu oldu. İletişim alanından Prof. Dr. Haluk Şahin, Prof. Dr. Peyami Çelikcan ve Prof. Dr. Yalçın Kırdar konuşmacı olarak yer aldı.<br />
Kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yapay zekanın gazetecilik pratiklerine etkisi yer aldı. Haber üretiminde yapay zeka kullanımı, dijital içeriklerin doğrulanması ve gazetecilikte etik sorumluluklar ele alınırken teknolojinin kamu yararına nasıl kullanılabileceği tartışıldı. Dijital dönüşümün sinema, televizyon, görsel iletişim tasarımı ve sanatsal üretim üzerindeki etkileri de değerlendirildi.<br />
Prof. Dr. Haluk Şahin, 'Dijital Tufan' başlıklı konuşmasında dijital dönüşümün etkilerini değerlendirdi. Flu TV sunucusu Dr. İlker Canikligil ise 'Tufandan Botla Kurtulmak' başlıklı konuşmasında dijital çağın getirdiği sorunları ele aldı.<br />
ULUSLARARASI AKADEMİSYENLER DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ DEĞERLENDİRDİ<br />
Kongre kapsamında 22 Ekim Perşembe günü uluslararası davetli konuşmacıların katılımıyla çevrim içi bir oturum gerçekleştirildi. Hollanda Groningen Üniversitesi'nden Doç. Dr. Çiğdem Bozdağ eleştirel medya okuryazarlığını, İsveç Lund Üniversitesi'nden Doç. Dr. Deniz Duru ise kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesini ve yapay zeka kullanımını ele aldı.<br />
İngiltere Goldsmiths Üniversitesi'nden Dr. Ergin Bulut, 'Merkezden Çepere Dijital Tufan(lar)', University College London'dan Doç. Dr. Hakan Ergül ise 'Akademide Yapay Zekanın Yarattığı Tufan' başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. İspanya Girona Üniversitesi'nden Doç. Dr. Hasan Gürkan da dijital tufanın sinemadaki temsilini değerlendirdi.<br />
İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen kongrenin ilk gününde yüz yüze oturumlar gerçekleştirildi. ICTADC 2026, akademik sunumların çevrim içi oturumlarla devam etmesiyle sona erecek.<br />
'YAPAY ZEKAYI BİR YAMAK OLARAK TUTACAĞIZ'<br />
Yapay zekanın iletişim sektöründeki etkilerini değerlendiren Emeritus Prof. Dr. Haluk Şahin, "Yapay zekayı ben bir yamak olarak görüyorum. Bunu küçümsemek anlamında söylemiyorum. Sihirbazın Yamağı diye çok güzel bir çizgi film vardır. Sihirbaz atölyede yokken yamağı onun yaptığı sihirleri yapmaya kalkar ve kontrolü kaybeder. Bütün mağarayı sular basar. Yani şu anda biz o noktadayız. Pek çok uzman, yapay zekanın zamanla bağımsız bir güç olarak insanları yönetmeye kalkışabileceğini haklı olarak öne sürüyor. Ama bunun dışında bize müthiş yararları da var. Bunları gözden uzak tutmamak lazım. Ben uzun yıllar televizyonculuk yaptım. Bir yerde mülakat yaptığımız zaman bu bazen bir, iki saat sürerdi. Görüşme bittikten sonra arkadaşlarımın deşifreyi yapmasını beklerdim. Bu bazen bir, iki gün alırdı. Oysa şimdi sizin için böyle bir sorun yok. En kısa zamanda deşifreyi alabiliyorum. Yani bilginin elde edilmesi gittikçe kolaylaşıyor. Yeter ki bilgiyi alacak zaman olsun" dedi.<br />
'YAPAY ZEKA KÖTÜ DESEK DE HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEYECEK'<br />
Flu TV sunucusu İlker Canikligil de, "Ben olan hiçbir şeyle savaşmamak gerektiğini düşünüyorum. Mutlaka uyum sağlamak veya onu dönüştürmeye çalışmak lazım. Sabahtan akşama kadar burada yapay zeka kötü desek de hiçbir şey değişmeyecek. Çünkü yapay zeka geldi ve daha büyük bir yıkıma doğru gidiyoruz. Ona uyum sağlamak lazım. Dolayısıyla onunla oynamak, yeni mecraları ve ortamları herkesten önce kullanmayı öğrenerek onlarla bir şeyler üretmeye çalışmak gerekiyor. Yapay zekaya uyum sağlamak lazım. Yani illa eskisi gibi büyük gemiler yapmanız gerekmiyor. Küçük botlarla veya sallarla da hayatınızı sürdürebilirsiniz. Yapay zeka bazı mesleklerin yerini alacak. Eğer yeterince değer üretmiyorsanız, yani bir bilgisayar sizin yaptığınız işi yapabiliyorsa" dedi.<br />
<a href="https://egik.net/arel-universitesi-kongresinde-haluk-sahin-yapay-zekayi-sihirbazin-yamagina-benzetti/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/arel-universitesi-kongr...-benzetti/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İSTANBUL Arel Üniversitesi'nin 'Dijital Tufan' temasıyla düzenlediği 2'nci Uluslararası İletişim, Teknoloji, Sanat ve Tasarım Kongresi'nde yapay zekanın geleceği tartışıldı. Emeritus Prof. Dr. Haluk Şahin yapay zekayı Sihirbazın Yamağı'na benzeterek 'Şu anda tam bir yol ayrımındayız' derken, yönetmen Dr. İlker Canikligil 'Yapay zeka kötü desek de hiçbir şey değişmeyecek, uyum sağlamak lazım' ifadelerini kullandı.<br />
İstanbul Arel Üniversitesi, 'Dijital Tufan' temasıyla düzenlenen 2'nci Uluslararası İletişim, Teknoloji, Sanat ve Tasarım Kongresi'ne (ICTADC 2026) ev sahipliği yaptı. Kongrede yapay zeka, dezenformasyon, dijital mahremiyet ve teknolojinin toplumsal etkileri ele alındı.<br />
İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen 2'nci Uluslararası İletişim, Teknoloji, Sanat ve Tasarım Kongresi (ICTADC 2026), Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi'nde başladı. Ulusal ve uluslararası akademisyenleri bir araya getiren kongrede, dijital dönüşümün medya, sanat, iletişim ve toplum üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dijital teknolojilerin sunduğu fırsatların yanı sıra beraberinde getirdiği riskler de farklı disiplinler çerçevesinde tartışıldı.<br />
YAPAY ZEKA VE DEZENFORMASYON ELE ALINDI<br />
Kongrede sosyal medya platformlarında yayılan yanıltıcı içerikler, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin güvenilirliği ve algoritmaların bilgiye erişim üzerindeki etkileri gündeme geldi. Dijital bağımlılık, medya okuryazarlığı ve bilgi güvenliği gibi konular da akademik değerlendirmelere konu oldu. İletişim alanından Prof. Dr. Haluk Şahin, Prof. Dr. Peyami Çelikcan ve Prof. Dr. Yalçın Kırdar konuşmacı olarak yer aldı.<br />
Kongrenin öne çıkan başlıkları arasında yapay zekanın gazetecilik pratiklerine etkisi yer aldı. Haber üretiminde yapay zeka kullanımı, dijital içeriklerin doğrulanması ve gazetecilikte etik sorumluluklar ele alınırken teknolojinin kamu yararına nasıl kullanılabileceği tartışıldı. Dijital dönüşümün sinema, televizyon, görsel iletişim tasarımı ve sanatsal üretim üzerindeki etkileri de değerlendirildi.<br />
Prof. Dr. Haluk Şahin, 'Dijital Tufan' başlıklı konuşmasında dijital dönüşümün etkilerini değerlendirdi. Flu TV sunucusu Dr. İlker Canikligil ise 'Tufandan Botla Kurtulmak' başlıklı konuşmasında dijital çağın getirdiği sorunları ele aldı.<br />
ULUSLARARASI AKADEMİSYENLER DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ DEĞERLENDİRDİ<br />
Kongre kapsamında 22 Ekim Perşembe günü uluslararası davetli konuşmacıların katılımıyla çevrim içi bir oturum gerçekleştirildi. Hollanda Groningen Üniversitesi'nden Doç. Dr. Çiğdem Bozdağ eleştirel medya okuryazarlığını, İsveç Lund Üniversitesi'nden Doç. Dr. Deniz Duru ise kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesini ve yapay zeka kullanımını ele aldı.<br />
İngiltere Goldsmiths Üniversitesi'nden Dr. Ergin Bulut, 'Merkezden Çepere Dijital Tufan(lar)', University College London'dan Doç. Dr. Hakan Ergül ise 'Akademide Yapay Zekanın Yarattığı Tufan' başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. İspanya Girona Üniversitesi'nden Doç. Dr. Hasan Gürkan da dijital tufanın sinemadaki temsilini değerlendirdi.<br />
İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen kongrenin ilk gününde yüz yüze oturumlar gerçekleştirildi. ICTADC 2026, akademik sunumların çevrim içi oturumlarla devam etmesiyle sona erecek.<br />
'YAPAY ZEKAYI BİR YAMAK OLARAK TUTACAĞIZ'<br />
Yapay zekanın iletişim sektöründeki etkilerini değerlendiren Emeritus Prof. Dr. Haluk Şahin, "Yapay zekayı ben bir yamak olarak görüyorum. Bunu küçümsemek anlamında söylemiyorum. Sihirbazın Yamağı diye çok güzel bir çizgi film vardır. Sihirbaz atölyede yokken yamağı onun yaptığı sihirleri yapmaya kalkar ve kontrolü kaybeder. Bütün mağarayı sular basar. Yani şu anda biz o noktadayız. Pek çok uzman, yapay zekanın zamanla bağımsız bir güç olarak insanları yönetmeye kalkışabileceğini haklı olarak öne sürüyor. Ama bunun dışında bize müthiş yararları da var. Bunları gözden uzak tutmamak lazım. Ben uzun yıllar televizyonculuk yaptım. Bir yerde mülakat yaptığımız zaman bu bazen bir, iki saat sürerdi. Görüşme bittikten sonra arkadaşlarımın deşifreyi yapmasını beklerdim. Bu bazen bir, iki gün alırdı. Oysa şimdi sizin için böyle bir sorun yok. En kısa zamanda deşifreyi alabiliyorum. Yani bilginin elde edilmesi gittikçe kolaylaşıyor. Yeter ki bilgiyi alacak zaman olsun" dedi.<br />
'YAPAY ZEKA KÖTÜ DESEK DE HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEYECEK'<br />
Flu TV sunucusu İlker Canikligil de, "Ben olan hiçbir şeyle savaşmamak gerektiğini düşünüyorum. Mutlaka uyum sağlamak veya onu dönüştürmeye çalışmak lazım. Sabahtan akşama kadar burada yapay zeka kötü desek de hiçbir şey değişmeyecek. Çünkü yapay zeka geldi ve daha büyük bir yıkıma doğru gidiyoruz. Ona uyum sağlamak lazım. Dolayısıyla onunla oynamak, yeni mecraları ve ortamları herkesten önce kullanmayı öğrenerek onlarla bir şeyler üretmeye çalışmak gerekiyor. Yapay zekaya uyum sağlamak lazım. Yani illa eskisi gibi büyük gemiler yapmanız gerekmiyor. Küçük botlarla veya sallarla da hayatınızı sürdürebilirsiniz. Yapay zeka bazı mesleklerin yerini alacak. Eğer yeterince değer üretmiyorsanız, yani bir bilgisayar sizin yaptığınız işi yapabiliyorsa" dedi.<br />
<a href="https://egik.net/arel-universitesi-kongresinde-haluk-sahin-yapay-zekayi-sihirbazin-yamagina-benzetti/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/arel-universitesi-kongr...-benzetti/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Haber-İş, Türk Telekom'da yüzlerce işçinin işten ayrılmaya zorlandığını öne sürdü]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-haber-is-t%C3%BCrk-telekom-da-y%C3%BCzlerce-iscinin-isten-ayrilmaya-zorlandigini-one-s%C3%BCrd%C3%BC.html</link>
			<pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:33:59 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-haber-is-t%C3%BCrk-telekom-da-y%C3%BCzlerce-iscinin-isten-ayrilmaya-zorlandigini-one-s%C3%BCrd%C3%BC.html</guid>
			<description><![CDATA[(ANKARA) - Türkiye Haber-İş Sendikası, Türk Telekom'da yaşanan işten çıkarmalara tepki gösterdi. Sendika tarafından yapılan açıklamada, " Türk Telekom'da işçi kıyımına son verin. İşçinin ekmeğiyle oynamaktan vazgeçin" ifadeleri kullanıldı.<br />
Türkiye Haber-İş Sendikası Türk Telekom'da yaşanan işten çıkarmalar sonrası Başkanlar Kurulu'nu topladı. Toplantının ardından Başkanlar Kurulu bildiri yayımladı.<br />
Bildiride, Türk Telekom'da çalışanların işten ayrılmaya zorlandığını ve şehirler arası tayin uygulamalarıyla karşı karşıya bırakıldığı belirtilerek, işten çıkarmaların durdurulması, çalışanların haklarının korunması ve taşeronlaşma uygulamalarının açıklığa kavuşturulması istendi.<br />
Bildiride, " Türk Telekom'da işçi kıyımına son verin. İşçinin ekmeğiyle oynamaktan vazgeçin" ifadelerini kullanarak, çalışanların iş güvencesinin korunmasını istedi.<br />
Yılın başında uygulamaya konulan ARTES isimli taşeron uygulamasının giderek yaygınlaştığına işarete edilen bildiride, son aylarda yüzlerce işçinin "baskı, mobbing ve tehdit" yoluyla işten ayrılmaya zorlandığı öne sürüldü. Bildiride, şöyle devam edildi:<br />
"Son aylarda yüzlerce işçinin mobbing, baskı ve tehdit yoluyla işten ayrılmaya zorlandığına ilişkin gelişmeler, Türk Telekom'da yaşanan tablonun vahametini gözler önüne sermektedir. Üstelik çalışanlar üzerindeki baskı, teşvik adı altında sunulan işten ayrılma teklifleriyle sınırlı kalmamaktadır. Bu teklifleri kabul etmeyen çalışanlar, bu kez şehirlerarası tayin uygulamalarıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.<br />
Devletimizin aileyi koruma ve güçlendirme politikaları ortadayken, çalışanları ailelerinden kopma ya da işlerini kaybetme ikilemine sürükleyen uygulamalara izin verilmemelidir. Aileyi korumak ortak sorumluluğumuzsa, işçinin ailesini ve geleceğini tehdit eden bu uygulamalara da dur denilmelidir."<br />
Türkiye Haber-İş Sendikası Başkanlar Kurulu, Türk Telekom yönetiminden şu taleplerde bulundu:<br />
"İşten çıkarmaların durdurulması ve işten çıkarılan çalışanların mağduriyetlerinin giderilmesi,<br />
Baskı, mobbing ve tehdit yoluyla çalışanların işten ayrılmaya zorlanmasına son verilmesi,<br />
ARTES taşeron uygulamasının çalışanların iş güvencesi, kurumun kurumsal kapasitesi ve haberleşme güvenliği üzerindeki etkilerinin şeffaf biçimde açıklanması,<br />
Çalışanların sendikal haklarına ve demokratik iradesine saygı gösterilmesi,<br />
Çalışanların sorunlarının çözümü için sendikayla etkin bir diyalog mekanizmasının işletilmesi."<br />
<a href="https://egik.net/haber-is-turk-telekomda-yuzlerce-iscinin-isten-ayrilmaya-zorlandigini-one-surdu/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/haber-is-turk-telekomda...one-surdu/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[(ANKARA) - Türkiye Haber-İş Sendikası, Türk Telekom'da yaşanan işten çıkarmalara tepki gösterdi. Sendika tarafından yapılan açıklamada, " Türk Telekom'da işçi kıyımına son verin. İşçinin ekmeğiyle oynamaktan vazgeçin" ifadeleri kullanıldı.<br />
Türkiye Haber-İş Sendikası Türk Telekom'da yaşanan işten çıkarmalar sonrası Başkanlar Kurulu'nu topladı. Toplantının ardından Başkanlar Kurulu bildiri yayımladı.<br />
Bildiride, Türk Telekom'da çalışanların işten ayrılmaya zorlandığını ve şehirler arası tayin uygulamalarıyla karşı karşıya bırakıldığı belirtilerek, işten çıkarmaların durdurulması, çalışanların haklarının korunması ve taşeronlaşma uygulamalarının açıklığa kavuşturulması istendi.<br />
Bildiride, " Türk Telekom'da işçi kıyımına son verin. İşçinin ekmeğiyle oynamaktan vazgeçin" ifadelerini kullanarak, çalışanların iş güvencesinin korunmasını istedi.<br />
Yılın başında uygulamaya konulan ARTES isimli taşeron uygulamasının giderek yaygınlaştığına işarete edilen bildiride, son aylarda yüzlerce işçinin "baskı, mobbing ve tehdit" yoluyla işten ayrılmaya zorlandığı öne sürüldü. Bildiride, şöyle devam edildi:<br />
"Son aylarda yüzlerce işçinin mobbing, baskı ve tehdit yoluyla işten ayrılmaya zorlandığına ilişkin gelişmeler, Türk Telekom'da yaşanan tablonun vahametini gözler önüne sermektedir. Üstelik çalışanlar üzerindeki baskı, teşvik adı altında sunulan işten ayrılma teklifleriyle sınırlı kalmamaktadır. Bu teklifleri kabul etmeyen çalışanlar, bu kez şehirlerarası tayin uygulamalarıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.<br />
Devletimizin aileyi koruma ve güçlendirme politikaları ortadayken, çalışanları ailelerinden kopma ya da işlerini kaybetme ikilemine sürükleyen uygulamalara izin verilmemelidir. Aileyi korumak ortak sorumluluğumuzsa, işçinin ailesini ve geleceğini tehdit eden bu uygulamalara da dur denilmelidir."<br />
Türkiye Haber-İş Sendikası Başkanlar Kurulu, Türk Telekom yönetiminden şu taleplerde bulundu:<br />
"İşten çıkarmaların durdurulması ve işten çıkarılan çalışanların mağduriyetlerinin giderilmesi,<br />
Baskı, mobbing ve tehdit yoluyla çalışanların işten ayrılmaya zorlanmasına son verilmesi,<br />
ARTES taşeron uygulamasının çalışanların iş güvencesi, kurumun kurumsal kapasitesi ve haberleşme güvenliği üzerindeki etkilerinin şeffaf biçimde açıklanması,<br />
Çalışanların sendikal haklarına ve demokratik iradesine saygı gösterilmesi,<br />
Çalışanların sorunlarının çözümü için sendikayla etkin bir diyalog mekanizmasının işletilmesi."<br />
<a href="https://egik.net/haber-is-turk-telekomda-yuzlerce-iscinin-isten-ayrilmaya-zorlandigini-one-surdu/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/haber-is-turk-telekomda...one-surdu/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zelenskiy'den savaşı bitirecek adım! Mevcut cephe hattında barışa 'evet' dedi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-zelenskiy-den-savasi-bitirecek-adim-mevcut-cephe-hattinda-barisa-evet-dedi.html</link>
			<pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:33:17 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-zelenskiy-den-savasi-bitirecek-adim-mevcut-cephe-hattinda-barisa-evet-dedi.html</guid>
			<description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya ile mevcut cephe hattı boyunca çatışmaları durduracak bir barış anlaşmasını kabul edeceğini söyledi.<br />
ŞU ANDA DURDURMAMIZ GEREKİYOR<br />
Interfax-Ukrayna Haber Ajansı'nın çarşamba günü bildirdiğine göre Zelenskiy, "Şu anda durdurmamız gerekiyor. Bunun, savaşa son vermenin gerçekçi bir yolu olduğuna inanıyorum" dedi.<br />
Olası bir ateşkesin ardından ABD Başkanı Donald Trump ve Avrupa ülkelerinden güvenlik garantileri talep edeceklerini belirten Zelenskiy, "En önemli şey barış ve bu barış da güvenlik ile desteklenmeli" diye konuştu.<br />
WITKOFF ÖNCE OSLO'DA, SONRA ST. PETERSBURG'DA<br />
Zelenskiy salı günü Norveç'in başkenti Oslo'da Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile ateşkese ilişkin çeşitli önerileri görüşmüştü.<br />
Witkoff çarşamba günü de Rusya'nın St. Petersburg kentinde Rus liderlerle bir araya gelmişti.<br />
İlgili Haberler Trump: Rusya-Ukrayna savaşında çözüme hiç olmadığı kadar yakınız St. Petersburg zirvesinden ilk somut adım: 40 bin ton motorin taşıyan tanker yola çıkıyor<br />
<a href="https://egik.net/zelenskiyden-savasi-bitirecek-adim-mevcut-cephe-hattinda-barisa-evet-dedi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/zelenskiyden-savasi-bit...evet-dedi/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya ile mevcut cephe hattı boyunca çatışmaları durduracak bir barış anlaşmasını kabul edeceğini söyledi.<br />
ŞU ANDA DURDURMAMIZ GEREKİYOR<br />
Interfax-Ukrayna Haber Ajansı'nın çarşamba günü bildirdiğine göre Zelenskiy, "Şu anda durdurmamız gerekiyor. Bunun, savaşa son vermenin gerçekçi bir yolu olduğuna inanıyorum" dedi.<br />
Olası bir ateşkesin ardından ABD Başkanı Donald Trump ve Avrupa ülkelerinden güvenlik garantileri talep edeceklerini belirten Zelenskiy, "En önemli şey barış ve bu barış da güvenlik ile desteklenmeli" diye konuştu.<br />
WITKOFF ÖNCE OSLO'DA, SONRA ST. PETERSBURG'DA<br />
Zelenskiy salı günü Norveç'in başkenti Oslo'da Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile ateşkese ilişkin çeşitli önerileri görüşmüştü.<br />
Witkoff çarşamba günü de Rusya'nın St. Petersburg kentinde Rus liderlerle bir araya gelmişti.<br />
İlgili Haberler Trump: Rusya-Ukrayna savaşında çözüme hiç olmadığı kadar yakınız St. Petersburg zirvesinden ilk somut adım: 40 bin ton motorin taşıyan tanker yola çıkıyor<br />
<a href="https://egik.net/zelenskiyden-savasi-bitirecek-adim-mevcut-cephe-hattinda-barisa-evet-dedi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/zelenskiyden-savasi-bit...evet-dedi/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çanakkale'de 1312 okul servisi denetlendi, 51 araca cezai işlem uygulandı]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-canakkale-de-1312-okul-servisi-denetlendi-51-araca-cezai-islem-uygulandi.html</link>
			<pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:06:07 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-canakkale-de-1312-okul-servisi-denetlendi-51-araca-cezai-islem-uygulandi.html</guid>
			<description><![CDATA[Çanakkale'de, öğrencilerin huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla okul çevrelerinde güvenlik denetimleri yapıldı.<br />
Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığınca çocukların huzur ve güven içerisinde eğitimlerini sürdürebilmeleri amacıyla 14 Eylül-15 Ekim 2026 tarihleri arasında denetimler gerçekleştirildi.<br />
Bu kapsamda 523 okul çevresi, 402 metruk bina, 747 umuma açık yer kontrol edildi, 8 bin 801 kişi, 4 bin 479 araç, 1129 sürücü sorgulandı.<br />
Çalışmalar kapsamında ayrıca 1312 okul servisi denetlendi, 51 araca cezai işlem uygulandı.<br />
Ayrıca, çocukların güvenliği ve muhtemel kazaların önlenmesi amacıyla silah ruhsatı sahiplerine SMS gönderilerek ruhsatlı silahların çocukların erişemeyeceği güvenli yerlerde muhafaza edilmesinin önemi hatırlatıldı.<br />
<a href="https://egik.net/canakkalede-1312-okul-servisi-denetlendi-51-araca-cezai-islem-uygulandi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/canakkalede-1312-okul-s...uygulandi/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çanakkale'de, öğrencilerin huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla okul çevrelerinde güvenlik denetimleri yapıldı.<br />
Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığınca çocukların huzur ve güven içerisinde eğitimlerini sürdürebilmeleri amacıyla 14 Eylül-15 Ekim 2026 tarihleri arasında denetimler gerçekleştirildi.<br />
Bu kapsamda 523 okul çevresi, 402 metruk bina, 747 umuma açık yer kontrol edildi, 8 bin 801 kişi, 4 bin 479 araç, 1129 sürücü sorgulandı.<br />
Çalışmalar kapsamında ayrıca 1312 okul servisi denetlendi, 51 araca cezai işlem uygulandı.<br />
Ayrıca, çocukların güvenliği ve muhtemel kazaların önlenmesi amacıyla silah ruhsatı sahiplerine SMS gönderilerek ruhsatlı silahların çocukların erişemeyeceği güvenli yerlerde muhafaza edilmesinin önemi hatırlatıldı.<br />
<a href="https://egik.net/canakkalede-1312-okul-servisi-denetlendi-51-araca-cezai-islem-uygulandi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/canakkalede-1312-okul-s...uygulandi/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yumurtalarını satan kadınlarla ilgili şoke eden detaylar: Fizilsel özelliklere göre k]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-yumurtalarini-satan-kadinlarla-ilgili-soke-eden-detaylar-fizilsel-ozelliklere-gore-k.html</link>
			<pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:25:22 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-yumurtalarini-satan-kadinlarla-ilgili-soke-eden-detaylar-fizilsel-ozelliklere-gore-k.html</guid>
			<description><![CDATA[Yasa dışı üreme hücresi ticareti yapan organize suç örgütüne yönelik İstanbul merkezli 14 ilde düzenlenen dev operasyonda şok edici detaylar ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında potansiyel müşterilerin, donör kadınları fotoğraflardan seçtiği, oluşturulan özel katalogda kadınların saç renginden göz rengine kadar tüm fiziksel verilerinin kayıt altına alındığı belirlendi.<br />
FİZİKSEL ÖZELLİKLERE GÖRE "DONÖR KATALOĞU" OLUŞTURMUŞLAR<br />
NTV'de yer alan habere göre; Örgüt liderinin dijital materyallerinde yapılan incelemelerde, yumurta hücresi alınan kadınların kişisel ve fiziksel özelliklerine ilişkin hazırlanan özel bir katalog ele geçirildi. Biyolojik olarak annenin doğuran değil yumurta hücresi kullanılan kişi olması sebebiyle, örgütün donör kadınların verilerini pazarlamak üzere arşivlediği saptandı. Kataloğa kan grubu, göz rengi, ten rengi ve saç rengi gibi detaylar eklenerek müşterilere sunulduğu ve talep edilen bu fiziksel özelliklere göre özel fiyat tarifeleri belirlendiği tespit edildi.<br />
<img src="https://foto.haberler.com/haber/2026/10/20/yumurtalarini-satan-kadinlarla-52649555-4463_1_m.jpg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: yumurtalarini-satan-kadinlarla-52649555-4463_1_m.jpg]" class="mycode_img" /><br />
CİMER İHBARIYLA BAŞLADI, ULUSLARARASI AĞ DEŞİFRE EDİLDİ<br />
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, CİMER üzerinden gelen ihbar üzerine başlatılan soruşturmada; Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Güurcistan bağlantılı yasa dışı ticaret ağı tespit edildi. HTS ve MASAK kayıtları üzerinden yapılan incelemelerde, Türk vatandaşı kadınların yurt dışına yönlendirilerek maddi menfaat karşılığında yumurta satışı yaptıkları belirlendi. Soruşturma kapsamında 41 donör kadının toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirdiği, hücrelerin tanesinin 60-80 euro arasında alıcı bulduğu saptandı.<br />
<img src="https://foto.haberler.com/haber/2026/10/20/yumurtalarini-satan-kadinlarla-37409300-8926_1_m.jpg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: yumurtalarini-satan-kadinlarla-37409300-8926_1_m.jpg]" class="mycode_img" /><br />
TEKSTİL İŞÇİLİĞİNDEN ÖRGÜT LİDERLİĞİNE<br />
Operasyonun arka planındaki süreç de netleşti. Örgüt lideri olduğu değerlendirilen Hacer T.'nin 2020 yılına kadar tekstil işçisi olarak çalıştığı, bir arkadaşı aracılığıyla ilk olarak donörlüğe başladığı öğrenildi. Zamanla sistemi öğrenip yeni kızlar bularak komisyon almaya başlayan şüphelinin, ilaç tedariki sağlayan Muharrem Ş. ile birliktelik kurarak organizasyonun başına geçtiği belirlendi. Türkiye'deki bazı doktorlarla anlaşıp kayıt dışı süreçleri yöneten şebekenin, 6 yıl içerisinde donörlükten örgüt liderliğine uzanan bir yapı kurduğu anlaşıldı.<br />
14 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON: 42 GÖZALTI<br />
İstanbul merkezli 14 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda; 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile 4 seyahat organizatörü olmak üzere toplam 53 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı, 42 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek yaptığı açıklamada, "İnsan bedeni üzerinden haksız kazanç sağlayan suç yapılanmalarına geçit vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.<br />
<a href="https://egik.net/yumurtalarini-satan-kadinlarla-ilgili-soke-eden-detaylar-fizilsel-ozelliklere-gore-katalog-olusturmuslar/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/yumurtalarini-satan-kad...turmuslar/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yasa dışı üreme hücresi ticareti yapan organize suç örgütüne yönelik İstanbul merkezli 14 ilde düzenlenen dev operasyonda şok edici detaylar ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında potansiyel müşterilerin, donör kadınları fotoğraflardan seçtiği, oluşturulan özel katalogda kadınların saç renginden göz rengine kadar tüm fiziksel verilerinin kayıt altına alındığı belirlendi.<br />
FİZİKSEL ÖZELLİKLERE GÖRE "DONÖR KATALOĞU" OLUŞTURMUŞLAR<br />
NTV'de yer alan habere göre; Örgüt liderinin dijital materyallerinde yapılan incelemelerde, yumurta hücresi alınan kadınların kişisel ve fiziksel özelliklerine ilişkin hazırlanan özel bir katalog ele geçirildi. Biyolojik olarak annenin doğuran değil yumurta hücresi kullanılan kişi olması sebebiyle, örgütün donör kadınların verilerini pazarlamak üzere arşivlediği saptandı. Kataloğa kan grubu, göz rengi, ten rengi ve saç rengi gibi detaylar eklenerek müşterilere sunulduğu ve talep edilen bu fiziksel özelliklere göre özel fiyat tarifeleri belirlendiği tespit edildi.<br />
<img src="https://foto.haberler.com/haber/2026/10/20/yumurtalarini-satan-kadinlarla-52649555-4463_1_m.jpg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: yumurtalarini-satan-kadinlarla-52649555-4463_1_m.jpg]" class="mycode_img" /><br />
CİMER İHBARIYLA BAŞLADI, ULUSLARARASI AĞ DEŞİFRE EDİLDİ<br />
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, CİMER üzerinden gelen ihbar üzerine başlatılan soruşturmada; Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Güurcistan bağlantılı yasa dışı ticaret ağı tespit edildi. HTS ve MASAK kayıtları üzerinden yapılan incelemelerde, Türk vatandaşı kadınların yurt dışına yönlendirilerek maddi menfaat karşılığında yumurta satışı yaptıkları belirlendi. Soruşturma kapsamında 41 donör kadının toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirdiği, hücrelerin tanesinin 60-80 euro arasında alıcı bulduğu saptandı.<br />
<img src="https://foto.haberler.com/haber/2026/10/20/yumurtalarini-satan-kadinlarla-37409300-8926_1_m.jpg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: yumurtalarini-satan-kadinlarla-37409300-8926_1_m.jpg]" class="mycode_img" /><br />
TEKSTİL İŞÇİLİĞİNDEN ÖRGÜT LİDERLİĞİNE<br />
Operasyonun arka planındaki süreç de netleşti. Örgüt lideri olduğu değerlendirilen Hacer T.'nin 2020 yılına kadar tekstil işçisi olarak çalıştığı, bir arkadaşı aracılığıyla ilk olarak donörlüğe başladığı öğrenildi. Zamanla sistemi öğrenip yeni kızlar bularak komisyon almaya başlayan şüphelinin, ilaç tedariki sağlayan Muharrem Ş. ile birliktelik kurarak organizasyonun başına geçtiği belirlendi. Türkiye'deki bazı doktorlarla anlaşıp kayıt dışı süreçleri yöneten şebekenin, 6 yıl içerisinde donörlükten örgüt liderliğine uzanan bir yapı kurduğu anlaşıldı.<br />
14 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON: 42 GÖZALTI<br />
İstanbul merkezli 14 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda; 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile 4 seyahat organizatörü olmak üzere toplam 53 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı, 42 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek yaptığı açıklamada, "İnsan bedeni üzerinden haksız kazanç sağlayan suç yapılanmalarına geçit vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.<br />
<a href="https://egik.net/yumurtalarini-satan-kadinlarla-ilgili-soke-eden-detaylar-fizilsel-ozelliklere-gore-katalog-olusturmuslar/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/yumurtalarini-satan-kad...turmuslar/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Güngören'de yıkım sonrası evi hasar gören 78 yaşındaki yaşlı kadın yardım istedi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-g%C3%BCngoren-de-yikim-sonrasi-evi-hasar-goren-78-yasindaki-yasli-kadin-yardim-istedi.html</link>
			<pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:24:01 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-g%C3%BCngoren-de-yikim-sonrasi-evi-hasar-goren-78-yasindaki-yasli-kadin-yardim-istedi.html</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul'un Güngören ilçesinde kentsel dönüşüm çerçevesinde gerçekleştirilen apartman yıkımının ardından bitişikteki binada hasar meydana geldi. Hasar gören binanın 5'inci katında yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, duvarlarında oluşan çatlaklar ve balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle korku içinde yaşadığını belirterek yetkililerden yardım istedi.<br />
Olay, Güngören ilçesi Akıncılar Mahallesi Salcı Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde bitişikteki apartmanın yıkılması sırasında Gülsüm Özdemir'in yaşadığı binada hasar oluştu. Evinin oturma odasındaki duvarların çatladığını, balkonunun bir bölümünün ise yıkıldığını belirten Özdemir, olası bir depremde binanın zarar görmesinden ve enkaz altında kalmaktan korktuğunu söyledi.<br />
"Deprem olsa altında kalacağım diye korkuyorum"<br />
78 yaşında olduğunu ve tek başına yaşadığını anlatan Gülsüm Özdemir, maddi imkansızlıklar nedeniyle başka bir eve kiraya çıkamadığını belirtti. Çocuklarının da kendisini başka bir eve çıkaracak maddi gücünün olmadığını ifade eden Özdemir, çocuklarıyla birlikte yaşamasının da mümkün olmadığını dile getirdi.<br />
Yaşadığı korkuyu anlatan Özdemir, "Yanda yıkım olduğu için ben çok zarar gördüm. Duvar olduğu gibi çatladı. Gücüm olmadığı için başka eve kiraya çıkamıyorum. Korkuyorum, deprem olsa altında kalacağım. Çocuklarımın da beni kiraya çıkaracak gücü yok. Ben de onlarla oturamam" dedi.<br />
"Bina yıkılırsa haberimiz olmadı demesinler"<br />
Evinde meydana gelen hasarın ardından huzurunun kalmadığını belirten Özdemir, yetkililerin binaya gelerek inceleme yapmasını ve gerekli önlemleri almasını istedi.<br />
Yetkililere seslenen Özdemir, "Yetkililer gelip görsünler, tespit etsinler. Bina yıkılırsa 'Haberimiz olmadı' demesinler. Önlem alınmasını istiyorum. Orası yıkıldığından beri ben çok rahatsızım" ifadelerini kullandı.<br />
Balkonunu kullanamıyor, çamaşır asmaya bile korkuyor<br />
Balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle burayı kullanamadığını anlatan Özdemir, günlük yaşamını sürdürmekte de zorlandığını söyledi. Yaşı nedeniyle dengesini kaybedip düşmekten korktuğunu belirten Özdemir, "Balkona çıkamıyorum, çamaşır asamıyorum. Yaşlı bir kadın olduğum için başım dönüp aşağıya düşerim diye korkuyorum" diye konuştu.<br />
Yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, evindeki hasarın uzman ekipler tarafından incelenmesini, binanın güvenli olup olmadığının belirlenmesini ve olası tehlikelere karşı gerekli önlemlerin vakit kaybetmeden alınmasını bekliyor.<br />
<a href="https://egik.net/gungorende-yikim-sonrasi-evi-hasar-goren-78-yasindaki-yasli-kadin-yardim-istedi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/gungorende-yikim-sonras...im-istedi/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul'un Güngören ilçesinde kentsel dönüşüm çerçevesinde gerçekleştirilen apartman yıkımının ardından bitişikteki binada hasar meydana geldi. Hasar gören binanın 5'inci katında yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, duvarlarında oluşan çatlaklar ve balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle korku içinde yaşadığını belirterek yetkililerden yardım istedi.<br />
Olay, Güngören ilçesi Akıncılar Mahallesi Salcı Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, kentsel dönüşüm çalışmaları çerçevesinde bitişikteki apartmanın yıkılması sırasında Gülsüm Özdemir'in yaşadığı binada hasar oluştu. Evinin oturma odasındaki duvarların çatladığını, balkonunun bir bölümünün ise yıkıldığını belirten Özdemir, olası bir depremde binanın zarar görmesinden ve enkaz altında kalmaktan korktuğunu söyledi.<br />
"Deprem olsa altında kalacağım diye korkuyorum"<br />
78 yaşında olduğunu ve tek başına yaşadığını anlatan Gülsüm Özdemir, maddi imkansızlıklar nedeniyle başka bir eve kiraya çıkamadığını belirtti. Çocuklarının da kendisini başka bir eve çıkaracak maddi gücünün olmadığını ifade eden Özdemir, çocuklarıyla birlikte yaşamasının da mümkün olmadığını dile getirdi.<br />
Yaşadığı korkuyu anlatan Özdemir, "Yanda yıkım olduğu için ben çok zarar gördüm. Duvar olduğu gibi çatladı. Gücüm olmadığı için başka eve kiraya çıkamıyorum. Korkuyorum, deprem olsa altında kalacağım. Çocuklarımın da beni kiraya çıkaracak gücü yok. Ben de onlarla oturamam" dedi.<br />
"Bina yıkılırsa haberimiz olmadı demesinler"<br />
Evinde meydana gelen hasarın ardından huzurunun kalmadığını belirten Özdemir, yetkililerin binaya gelerek inceleme yapmasını ve gerekli önlemleri almasını istedi.<br />
Yetkililere seslenen Özdemir, "Yetkililer gelip görsünler, tespit etsinler. Bina yıkılırsa 'Haberimiz olmadı' demesinler. Önlem alınmasını istiyorum. Orası yıkıldığından beri ben çok rahatsızım" ifadelerini kullandı.<br />
Balkonunu kullanamıyor, çamaşır asmaya bile korkuyor<br />
Balkonunun bir bölümünün yıkılması nedeniyle burayı kullanamadığını anlatan Özdemir, günlük yaşamını sürdürmekte de zorlandığını söyledi. Yaşı nedeniyle dengesini kaybedip düşmekten korktuğunu belirten Özdemir, "Balkona çıkamıyorum, çamaşır asamıyorum. Yaşlı bir kadın olduğum için başım dönüp aşağıya düşerim diye korkuyorum" diye konuştu.<br />
Yalnız yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, evindeki hasarın uzman ekipler tarafından incelenmesini, binanın güvenli olup olmadığının belirlenmesini ve olası tehlikelere karşı gerekli önlemlerin vakit kaybetmeden alınmasını bekliyor.<br />
<a href="https://egik.net/gungorende-yikim-sonrasi-evi-hasar-goren-78-yasindaki-yasli-kadin-yardim-istedi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/gungorende-yikim-sonras...im-istedi/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İstanbul Valisi Gül: Hasar tespit dışında selden etkilenenlere 10 bin lira aktarıyoru]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-istanbul-valisi-g%C3%BCl-hasar-tespit-disinda-selden-etkilenenlere-10-bin-lira-aktariyoru.html</link>
			<pubDate>Mon, 19 Oct 2026 10:46:53 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-istanbul-valisi-g%C3%BCl-hasar-tespit-disinda-selden-etkilenenlere-10-bin-lira-aktariyoru.html</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, Ayazağa'da sel sonrası yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.<br />
Gül, bölgedeki binaların yıkılmasına ilişkin değerlendirmesinde, yalnızca yıkılması gereken yapılar için işlem yapılacağını vurguladı.<br />
"Yıkılması gereken bir bina varsa bunun yıkılması sağlanır. Yoksa etrafınıza baktığınızda 'Şu bina da yıkılsın, bu bina da yıkılsın.' Ne böyle bir niyetimiz var ne de bunun gerçekliği var." diyen Gül, amaçlarının derelerin kendi yataklarında akmasını sağlamak ve buna engel olan işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti.<br />
KENTSEL DÖNÜŞÜM OFİSİ ÇALIŞMAYA BAŞLADI<br />
Gül, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un bölgedeki toplantıda kurulacağını duyurduğu kentsel dönüşüm ofisinin, Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde hizmet vermeye başladığını bildirdi.<br />
Binalarını dönüştürmek ve daha güvenli yapılara kavuşmak isteyen vatandaşların bu ofise başvurabileceğini belirten Gül, burada arsa ve imar durumu ile ada bazında birleşme imkânları gibi konularda bilgi verildiğini aktardı.<br />
ZARAR TESPİTLERİ TAMAMLANDI<br />
Selin ardından yürütülen zarar tespit çalışmalarının tamamlandığını, zararların parasal karşılıklarının hesaplandığını söyleyen Gül, henüz başvurmayan veya tespit sırasında gözden kaçan vatandaşların meydandaki AFAD koordinasyon tırına müracaat edebileceğini kaydetti. Başvuruların ardından ekiplerin yerinde inceleme yapacağını belirtti.<br />
Tarımsal zararların tamamının tespit edildiğini açıklayan Gül, küçükbaş hayvan ve sera zararlarının da aralarında bulunduğu kayıpların yaklaşık 60 milyon lira olduğunu bildirdi. Gül, zararların karşılanmasına yönelik yardımların ulaştırılmasına başlandığını ifade etti.<br />
Sel nedeniyle zarar gören ev ve iş yerleri için ödemelerin bugün başlayacağını belirten Gül, yıkılan binalar ve dükkânların da bu kapsamda değerlendirileceğini söyledi.<br />
YAKLAŞIK 3 BİN EV VE İŞ YERİNDE CİDDİ ZARAR<br />
Gül, ekiplerin gelen her ihbarı yerinde incelediğini, başvuruların çatı akmasından bodrum katlardaki eşyaların tamamen kullanılamaz hâle gelmesine kadar farklı boyutlarda olduğunu anlattı.<br />
Şu ana kadar yaklaşık 2 bin ev ve 900 iş yerinde ciddi zarar tespit edildiğini açıklayan Gül, başvuruların gelmeye devam ettiğini belirtti.<br />
Gül, "Kabaca 3 bin ev ve iş yerinin ciddi anlamda zarar gördüğünü tespit ettik. Bunların zarar ziyanları da bugün başlayarak ödenmeye başlanacak." dedi.<br />
2 BİN 500 KİŞİYE DAHA 10'AR BİN LİRA YARDIM<br />
Daha küçük çaplı zararları bulunan 5 bin 200 vatandaşa cuma günü 10'ar bin lira ödeme yapıldığını hatırlatan Gül, bugün de yaklaşık 2 bin 500 kişiye aynı tutarda yardım ulaştırılacağını bildirdi.<br />
Bu ödemelerin zarar tespitine göre yapılacak ödemelerden ayrı olduğunu vurgulayan Gül, 10 bin liralık desteğin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca afetten etkilenen vatandaşlara acil yardım amacıyla aktarıldığını ifade etti.<br />
İSTANBUL'DA 6 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, BİR KİŞİ KAYIP<br />
Can kayıplarına ilişkin de bilgi veren Gül, İstanbul'da 6 kişinin hayatını kaybettiğini, bir kişiyi arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.<br />
Kocaeli'den Pendik'e kadar sürüklenen iki kişinin de jandarma arama kurtarma ekiplerince ölü bulunduğunu belirten Gül, bu kişilerle birlikte İstanbul'da ulaşılan cansız beden sayısının 8 olduğunu söyledi. Gül, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.<br />
İŞ YERİ SAHİPLERİNE YENİDEN DÜZEN KURMA DESTEĞİ<br />
Bölgedeki iki dükkânın durumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Gül, kiracı olan işletmecilerin eşyalarının önemli bölümünün sular altında kaldığını aktardı.<br />
Gül, zarar gören malzemeler, taşınma ve yeniden iş kurma süreci için maddi destek sağlanacağını belirterek işletmecilerin mağduriyetlerinin giderileceğini kaydetti.<br />
İlgili Haberler Selde aracı hasar görenler dikkat! Kaskosu olmayanlar da para alabilir Sel felaketinde bilanço ağırlaşıyor! Can kaybı sayısı 8 oldu İstanbul'daki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 6'ya yükseldi İstanbul'daki sel felaketinde kullanılamaz hale gelen Ayazağa Atatürk Stadı yıkılıyor Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan Galatasaray'ın stadı için açıklama <img src="https://foto.haberler.com/genel/editor/2021/04/24/editor--821788.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: editor--821788.jpg]" class="mycode_img" /> Abdullah Karlıdağ Haberler.com<br />
<a href="https://egik.net/istanbul-valisi-gul-hasar-tespit-disinda-selden-etkilenenlere-10-bin-lira-aktariyoruz/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/istanbul-valisi-gul-has...tariyoruz/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül, Ayazağa'da sel sonrası yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.<br />
Gül, bölgedeki binaların yıkılmasına ilişkin değerlendirmesinde, yalnızca yıkılması gereken yapılar için işlem yapılacağını vurguladı.<br />
"Yıkılması gereken bir bina varsa bunun yıkılması sağlanır. Yoksa etrafınıza baktığınızda 'Şu bina da yıkılsın, bu bina da yıkılsın.' Ne böyle bir niyetimiz var ne de bunun gerçekliği var." diyen Gül, amaçlarının derelerin kendi yataklarında akmasını sağlamak ve buna engel olan işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti.<br />
KENTSEL DÖNÜŞÜM OFİSİ ÇALIŞMAYA BAŞLADI<br />
Gül, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un bölgedeki toplantıda kurulacağını duyurduğu kentsel dönüşüm ofisinin, Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde hizmet vermeye başladığını bildirdi.<br />
Binalarını dönüştürmek ve daha güvenli yapılara kavuşmak isteyen vatandaşların bu ofise başvurabileceğini belirten Gül, burada arsa ve imar durumu ile ada bazında birleşme imkânları gibi konularda bilgi verildiğini aktardı.<br />
ZARAR TESPİTLERİ TAMAMLANDI<br />
Selin ardından yürütülen zarar tespit çalışmalarının tamamlandığını, zararların parasal karşılıklarının hesaplandığını söyleyen Gül, henüz başvurmayan veya tespit sırasında gözden kaçan vatandaşların meydandaki AFAD koordinasyon tırına müracaat edebileceğini kaydetti. Başvuruların ardından ekiplerin yerinde inceleme yapacağını belirtti.<br />
Tarımsal zararların tamamının tespit edildiğini açıklayan Gül, küçükbaş hayvan ve sera zararlarının da aralarında bulunduğu kayıpların yaklaşık 60 milyon lira olduğunu bildirdi. Gül, zararların karşılanmasına yönelik yardımların ulaştırılmasına başlandığını ifade etti.<br />
Sel nedeniyle zarar gören ev ve iş yerleri için ödemelerin bugün başlayacağını belirten Gül, yıkılan binalar ve dükkânların da bu kapsamda değerlendirileceğini söyledi.<br />
YAKLAŞIK 3 BİN EV VE İŞ YERİNDE CİDDİ ZARAR<br />
Gül, ekiplerin gelen her ihbarı yerinde incelediğini, başvuruların çatı akmasından bodrum katlardaki eşyaların tamamen kullanılamaz hâle gelmesine kadar farklı boyutlarda olduğunu anlattı.<br />
Şu ana kadar yaklaşık 2 bin ev ve 900 iş yerinde ciddi zarar tespit edildiğini açıklayan Gül, başvuruların gelmeye devam ettiğini belirtti.<br />
Gül, "Kabaca 3 bin ev ve iş yerinin ciddi anlamda zarar gördüğünü tespit ettik. Bunların zarar ziyanları da bugün başlayarak ödenmeye başlanacak." dedi.<br />
2 BİN 500 KİŞİYE DAHA 10'AR BİN LİRA YARDIM<br />
Daha küçük çaplı zararları bulunan 5 bin 200 vatandaşa cuma günü 10'ar bin lira ödeme yapıldığını hatırlatan Gül, bugün de yaklaşık 2 bin 500 kişiye aynı tutarda yardım ulaştırılacağını bildirdi.<br />
Bu ödemelerin zarar tespitine göre yapılacak ödemelerden ayrı olduğunu vurgulayan Gül, 10 bin liralık desteğin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca afetten etkilenen vatandaşlara acil yardım amacıyla aktarıldığını ifade etti.<br />
İSTANBUL'DA 6 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, BİR KİŞİ KAYIP<br />
Can kayıplarına ilişkin de bilgi veren Gül, İstanbul'da 6 kişinin hayatını kaybettiğini, bir kişiyi arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.<br />
Kocaeli'den Pendik'e kadar sürüklenen iki kişinin de jandarma arama kurtarma ekiplerince ölü bulunduğunu belirten Gül, bu kişilerle birlikte İstanbul'da ulaşılan cansız beden sayısının 8 olduğunu söyledi. Gül, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.<br />
İŞ YERİ SAHİPLERİNE YENİDEN DÜZEN KURMA DESTEĞİ<br />
Bölgedeki iki dükkânın durumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Gül, kiracı olan işletmecilerin eşyalarının önemli bölümünün sular altında kaldığını aktardı.<br />
Gül, zarar gören malzemeler, taşınma ve yeniden iş kurma süreci için maddi destek sağlanacağını belirterek işletmecilerin mağduriyetlerinin giderileceğini kaydetti.<br />
İlgili Haberler Selde aracı hasar görenler dikkat! Kaskosu olmayanlar da para alabilir Sel felaketinde bilanço ağırlaşıyor! Can kaybı sayısı 8 oldu İstanbul'daki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 6'ya yükseldi İstanbul'daki sel felaketinde kullanılamaz hale gelen Ayazağa Atatürk Stadı yıkılıyor Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan Galatasaray'ın stadı için açıklama <img src="https://foto.haberler.com/genel/editor/2021/04/24/editor--821788.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: editor--821788.jpg]" class="mycode_img" /> Abdullah Karlıdağ Haberler.com<br />
<a href="https://egik.net/istanbul-valisi-gul-hasar-tespit-disinda-selden-etkilenenlere-10-bin-lira-aktariyoruz/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/istanbul-valisi-gul-has...tariyoruz/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eski amatör futbolcu Mehmet Hayri Çakır, Antalya'da sahilde kalp krizinden öldü]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-eski-amator-futbolcu-mehmet-hayri-cakir-antalya-da-sahilde-kalp-krizinden-old%C3%BC.html</link>
			<pubDate>Mon, 19 Oct 2026 10:46:16 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-eski-amator-futbolcu-mehmet-hayri-cakir-antalya-da-sahilde-kalp-krizinden-old%C3%BC.html</guid>
			<description><![CDATA[ANTALYA'ya özel bir veteranlar futbol turnuvasına katılmak üzere gelen eski amatör futbolcu Mehmet Hayri Çakır (48), sahilde yürüdüğü sırada kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Çakır'ın cenazesini almak için Antalya Adli Tıp Kurumu'na gelen yakınları ayakta durmakta güçlük çekti.<br />
Geçmiş yıllarda Gaziantep'te birçok amatör futbol kulübünde oynadığı öğrenilen Mehmet Hayri Çakır, Antalya'ya özel bir veteranlar futbol turnuvası için geldi. Çakır, konakladığı otelden sahile gitmek üzere yola çıktığı sırada aniden fenalaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Çakır, sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Mehmet Hayri Çakır'ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.<br />
YAKINLARI GÜÇLÜKLE AYAKTA DURABİLDİ<br />
Çakır'ın acı haberini alarak Antalya'ya gelen ailesi ve yakınları gözyaşlarına boğuldu. Cenazeyi teslim aldıkları sırada büyük üzüntü yaşayan yakınları ayakta durmakta zorlandı. İşlemlerinin ardından Çakır'ın cenazesi defnedilmek üzere memleketi Gaziantep'e gönderildi.<br />
GAZİANTEP ASKF'DEN TAZİYE MESAJI<br />
Gaziantep Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) tarafından yayımlanan taziye mesajında, "Amatör spor kulüplerinde uzun süre forma giymiş Sayın Mehmet Hayri Çakır'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun" ifadelerine yer verildi.<br />
<a href="https://egik.net/eski-amator-futbolcu-mehmet-hayri-cakir-antalyada-sahilde-kalp-krizinden-oldu/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/eski-amator-futbolcu-me...nden-oldu/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ANTALYA'ya özel bir veteranlar futbol turnuvasına katılmak üzere gelen eski amatör futbolcu Mehmet Hayri Çakır (48), sahilde yürüdüğü sırada kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Çakır'ın cenazesini almak için Antalya Adli Tıp Kurumu'na gelen yakınları ayakta durmakta güçlük çekti.<br />
Geçmiş yıllarda Gaziantep'te birçok amatör futbol kulübünde oynadığı öğrenilen Mehmet Hayri Çakır, Antalya'ya özel bir veteranlar futbol turnuvası için geldi. Çakır, konakladığı otelden sahile gitmek üzere yola çıktığı sırada aniden fenalaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Çakır, sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Mehmet Hayri Çakır'ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.<br />
YAKINLARI GÜÇLÜKLE AYAKTA DURABİLDİ<br />
Çakır'ın acı haberini alarak Antalya'ya gelen ailesi ve yakınları gözyaşlarına boğuldu. Cenazeyi teslim aldıkları sırada büyük üzüntü yaşayan yakınları ayakta durmakta zorlandı. İşlemlerinin ardından Çakır'ın cenazesi defnedilmek üzere memleketi Gaziantep'e gönderildi.<br />
GAZİANTEP ASKF'DEN TAZİYE MESAJI<br />
Gaziantep Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) tarafından yayımlanan taziye mesajında, "Amatör spor kulüplerinde uzun süre forma giymiş Sayın Mehmet Hayri Çakır'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun" ifadelerine yer verildi.<br />
<a href="https://egik.net/eski-amator-futbolcu-mehmet-hayri-cakir-antalyada-sahilde-kalp-krizinden-oldu/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/eski-amator-futbolcu-me...nden-oldu/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kenya'da 4 yeni Ebola vakası doğrulandı, toplam vaka sayısı 7'ye yükseldi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-kenya-da-4-yeni-ebola-vakasi-dogrulandi-toplam-vaka-sayisi-7-ye-y%C3%BCkseldi.html</link>
			<pubDate>Sun, 18 Oct 2026 11:54:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-kenya-da-4-yeni-ebola-vakasi-dogrulandi-toplam-vaka-sayisi-7-ye-y%C3%BCkseldi.html</guid>
			<description><![CDATA[NAİROBİ, 18 Ekim -- Kenya'da 4 yeni Ebola vakasının doğrulanmasıyla ülkedeki toplam vaka sayısı 7'ye yükseldi. Hastalığın toplum içinde yayılmasını önlemeye yönelik çalışmalar ise hız kazanıyor.<br />
Kenya Sağlık Bakanlığı Sağlık Genel Direktörü Dr. Patrick Amoth cumartesi günü başkent Nairobi'de yaptığı açıklamada, teyitli vakalar arasında Ebola'dan hayatını kaybeden ilk hastanın yakın bir akrabası ile hastanedeyken ona bakım veren üç sağlık çalışanının bulunduğunu belirtti.<br />
<a href="https://egik.net/kenyada-4-yeni-ebola-vakasi-dogrulandi-toplam-vaka-sayisi-7ye-yukseldi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/kenyada-4-yeni-ebola-va...-yukseldi/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[NAİROBİ, 18 Ekim -- Kenya'da 4 yeni Ebola vakasının doğrulanmasıyla ülkedeki toplam vaka sayısı 7'ye yükseldi. Hastalığın toplum içinde yayılmasını önlemeye yönelik çalışmalar ise hız kazanıyor.<br />
Kenya Sağlık Bakanlığı Sağlık Genel Direktörü Dr. Patrick Amoth cumartesi günü başkent Nairobi'de yaptığı açıklamada, teyitli vakalar arasında Ebola'dan hayatını kaybeden ilk hastanın yakın bir akrabası ile hastanedeyken ona bakım veren üç sağlık çalışanının bulunduğunu belirtti.<br />
<a href="https://egik.net/kenyada-4-yeni-ebola-vakasi-dogrulandi-toplam-vaka-sayisi-7ye-yukseldi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/kenyada-4-yeni-ebola-va...-yukseldi/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sakarya'da sağanakla Karasu'da deniz kahverengiye döndü, Kocaali sahili kirlendi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-sakarya-da-saganakla-karasu-da-deniz-kahverengiye-dond%C3%BC-kocaali-sahili-kirlendi.html</link>
			<pubDate>Sat, 17 Oct 2026 11:48:16 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-sakarya-da-saganakla-karasu-da-deniz-kahverengiye-dond%C3%BC-kocaali-sahili-kirlendi.html</guid>
			<description><![CDATA[Sakarya'da sağanağın ardından Karasu ilçesinde kıyı kesiminde deniz kahverengiye döndü, Kocaali ilçesinde sahilde kirlilik oluştu.<br />
Kent genelinde çarşamba gününden beri etkisini sürdüren sağanağın ardından Karasu'da denize dökülen akarsu ve derelerin debisi yükseldi.<br />
Şiddetli yağışlarla Sakarya Nehri'nin taşıdığı mil ve çamurlu toprak, Karadeniz'in kıyı kesiminde geniş bir alana yayıldı.<br />
Nehrin denize döküldüğü bölge ile kıyının bir kısmında suyun rengi kahverengiye döndü.<br />
Sağanağın ardından renk değişimi yaşanan Karadeniz'in kıyı şeridi havadan görüntülendi.<br />
Kocaali ilçesinde de yağışın ardından Büyükmelen Çayı'nın denize taşıdığı ağaç tomrukları, dallar, çeşitli atıklar ve bahçelerdeki fındıklar, Kocaali sahillerine vurdu.<br />
<a href="https://egik.net/sakaryada-saganakla-karasuda-deniz-kahverengiye-dondu-kocaali-sahili-kirlendi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/sakaryada-saganakla-kar...-kirlendi/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sakarya'da sağanağın ardından Karasu ilçesinde kıyı kesiminde deniz kahverengiye döndü, Kocaali ilçesinde sahilde kirlilik oluştu.<br />
Kent genelinde çarşamba gününden beri etkisini sürdüren sağanağın ardından Karasu'da denize dökülen akarsu ve derelerin debisi yükseldi.<br />
Şiddetli yağışlarla Sakarya Nehri'nin taşıdığı mil ve çamurlu toprak, Karadeniz'in kıyı kesiminde geniş bir alana yayıldı.<br />
Nehrin denize döküldüğü bölge ile kıyının bir kısmında suyun rengi kahverengiye döndü.<br />
Sağanağın ardından renk değişimi yaşanan Karadeniz'in kıyı şeridi havadan görüntülendi.<br />
Kocaali ilçesinde de yağışın ardından Büyükmelen Çayı'nın denize taşıdığı ağaç tomrukları, dallar, çeşitli atıklar ve bahçelerdeki fındıklar, Kocaali sahillerine vurdu.<br />
<a href="https://egik.net/sakaryada-saganakla-karasuda-deniz-kahverengiye-dondu-kocaali-sahili-kirlendi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/sakaryada-saganakla-kar...-kirlendi/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mersin Silifke'de damat, vinç sepetiyle 4. kattaki gelin evine balkondan girdi]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-mersin-silifke-de-damat-vinc-sepetiyle-4-kattaki-gelin-evine-balkondan-girdi.html</link>
			<pubDate>Sat, 17 Oct 2026 11:47:31 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-mersin-silifke-de-damat-vinc-sepetiyle-4-kattaki-gelin-evine-balkondan-girdi.html</guid>
			<description><![CDATA[Mersin'in Silifke ilçesinde inşaat mühendisi damat, gelin alma törenine sıra dışı bir yöntemle imza attı. Damat, 4. kattaki gelin evine vinç sepetine binerek balkondan girdi.<br />
Mersin'in Silifke ilçesinde renkli görüntülere sahne olan bir gelin alma töreni yaşandı. Gazi Mahallesi'nde ikamet eden Dil Terapisti 25 yaşındaki Ayşegül Kaynar ile evlilik yolunda ilk adımı atan İnşaat Mühendisi 26 yaşındaki Burak Demir, akşam gerçekleşecek düğün öncesinde kız evine ezber bozan bir yöntemle gitti. Mesleğinin imkanlarını gelin alma törenine uyarlayan inşaat mühendisi Demir, müstakbel eşini almak için vinçle birlikte apartmanın önüne geldi. Kız evinin 4'üncü katta bulunmasını fırsata çeviren damat, alana getirdiği vinç sepetine bindi. Metrelerce yüksekliğe çıkarak 4. katın balkonundan eve giriş yapan damadın o anları görüntülere de yansıdı. Çevredekilerin ve mahalle sakinlerinin meraklı bakışları arasında balkondan gelin evine adım atan damat, merasimi unutulmaz bir anıya dönüştürdü. Balkonda buluşan çift aşağı indi. Burada çiftle birlikte yakınları davul, zurna ve keman eşliğinde oyun oynadı. Sıra dışı gelin alma anları ise davetliler ve çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla saniye saniye kaydedildi.<br />
Damat Burak Demir, binada çok kapı olduğunun kendisine söylenmesi nedeniyle en az kapı olan yerden girmek için böyle bir yönteme başvurduğunu söyledi.<br />
O anlarda tedirgin olduğunu ifade eden gelin Aşyegül Kaynar ise, "Damada bir şey olmadan hallettik" dedi.<br />
<a href="https://egik.net/mersin-silifkede-damat-vinc-sepetiyle-4-kattaki-gelin-evine-balkondan-girdi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/mersin-silifkede-damat-...dan-girdi/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Mersin'in Silifke ilçesinde inşaat mühendisi damat, gelin alma törenine sıra dışı bir yöntemle imza attı. Damat, 4. kattaki gelin evine vinç sepetine binerek balkondan girdi.<br />
Mersin'in Silifke ilçesinde renkli görüntülere sahne olan bir gelin alma töreni yaşandı. Gazi Mahallesi'nde ikamet eden Dil Terapisti 25 yaşındaki Ayşegül Kaynar ile evlilik yolunda ilk adımı atan İnşaat Mühendisi 26 yaşındaki Burak Demir, akşam gerçekleşecek düğün öncesinde kız evine ezber bozan bir yöntemle gitti. Mesleğinin imkanlarını gelin alma törenine uyarlayan inşaat mühendisi Demir, müstakbel eşini almak için vinçle birlikte apartmanın önüne geldi. Kız evinin 4'üncü katta bulunmasını fırsata çeviren damat, alana getirdiği vinç sepetine bindi. Metrelerce yüksekliğe çıkarak 4. katın balkonundan eve giriş yapan damadın o anları görüntülere de yansıdı. Çevredekilerin ve mahalle sakinlerinin meraklı bakışları arasında balkondan gelin evine adım atan damat, merasimi unutulmaz bir anıya dönüştürdü. Balkonda buluşan çift aşağı indi. Burada çiftle birlikte yakınları davul, zurna ve keman eşliğinde oyun oynadı. Sıra dışı gelin alma anları ise davetliler ve çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla saniye saniye kaydedildi.<br />
Damat Burak Demir, binada çok kapı olduğunun kendisine söylenmesi nedeniyle en az kapı olan yerden girmek için böyle bir yönteme başvurduğunu söyledi.<br />
O anlarda tedirgin olduğunu ifade eden gelin Aşyegül Kaynar ise, "Damada bir şey olmadan hallettik" dedi.<br />
<a href="https://egik.net/mersin-silifkede-damat-vinc-sepetiyle-4-kattaki-gelin-evine-balkondan-girdi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/mersin-silifkede-damat-...dan-girdi/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[‘Asla teslim olmayacağız’]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-%E2%80%98asla-teslim-olmayacagiz%E2%80%99.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:32:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-%E2%80%98asla-teslim-olmayacagiz%E2%80%99.html</guid>
			<description><![CDATA[İBB’ye yönelik ‘yolsuzluk’ davasında Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının ikinci günü öncesinde Silivri’de açıklamalarda bulunan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, “Susturulan Halk TV değildir. Susturulmaya çalışılan halkın haber alma hakkıdır. İmamoğlu’nun savunmasının kamuoyuna ulaşmasını engellemeye çalışıyorlar” dedi.<br />
Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin<br />
İmamoğlu hakkında uzun süredir ortaya atılan iddiaların iddianamede yer almadığını ifade eden Özel şunları söyledi:<br />
“Bir buçuk yılı geçen bir süredir bugünler bekleniyor. Ekrem Başkana 1,5 yıldır hak etmediği dünya kadar iftira atıldı. İddianameyi bekliyoruz çünkü göreceksiniz bu iftiraların hiçbirisi içinde olmayacak dedim. Biz iddianameyi haklılığımızı kanıtlamak için, yargılanmak değil yargılamak için bekliyoruz demiştik. İddianame çıktı, defalarca saydım burada bir daha söylemeyeyim ama örneğin, KİPTAŞ’tan daireler verildi delegelere denmişti; iddianamede yok. ‘Cep telefonları dağıtıldı’ dendi, Ekrem İmamoğlu 1200 cep telefonu; bir tanesi bile yok. İBB’de parkelerin altından para çıktığı görüntüleri söylendi aylarca; bir kuruş bile yok, görüntü yok. Efendim, çantaların içinde para taşındı dendi; İl Başkanımız ‘Jammer’ olduğunu gösterdi, iddianamede Jammer olduğu yazıyor, İl Başkanını doğruluyor, para ifadesi yalan. Efendim, kameralar kapatıldı, oralarda paralar pay edildi, başka görüntüler var dendi; asla ve asla hiçbirisi ortada yok.”<br />
<a href="https://egik.net/asla-teslim-olmayacagiz/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/asla-teslim-olmayacagiz/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İBB’ye yönelik ‘yolsuzluk’ davasında Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının ikinci günü öncesinde Silivri’de açıklamalarda bulunan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, “Susturulan Halk TV değildir. Susturulmaya çalışılan halkın haber alma hakkıdır. İmamoğlu’nun savunmasının kamuoyuna ulaşmasını engellemeye çalışıyorlar” dedi.<br />
Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin<br />
İmamoğlu hakkında uzun süredir ortaya atılan iddiaların iddianamede yer almadığını ifade eden Özel şunları söyledi:<br />
“Bir buçuk yılı geçen bir süredir bugünler bekleniyor. Ekrem Başkana 1,5 yıldır hak etmediği dünya kadar iftira atıldı. İddianameyi bekliyoruz çünkü göreceksiniz bu iftiraların hiçbirisi içinde olmayacak dedim. Biz iddianameyi haklılığımızı kanıtlamak için, yargılanmak değil yargılamak için bekliyoruz demiştik. İddianame çıktı, defalarca saydım burada bir daha söylemeyeyim ama örneğin, KİPTAŞ’tan daireler verildi delegelere denmişti; iddianamede yok. ‘Cep telefonları dağıtıldı’ dendi, Ekrem İmamoğlu 1200 cep telefonu; bir tanesi bile yok. İBB’de parkelerin altından para çıktığı görüntüleri söylendi aylarca; bir kuruş bile yok, görüntü yok. Efendim, çantaların içinde para taşındı dendi; İl Başkanımız ‘Jammer’ olduğunu gösterdi, iddianamede Jammer olduğu yazıyor, İl Başkanını doğruluyor, para ifadesi yalan. Efendim, kameralar kapatıldı, oralarda paralar pay edildi, başka görüntüler var dendi; asla ve asla hiçbirisi ortada yok.”<br />
<a href="https://egik.net/asla-teslim-olmayacagiz/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/asla-teslim-olmayacagiz/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[84 yılın en yüksek yağışı: İstanbul’da kabus gibi gece]]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-84-yilin-en-y%C3%BCksek-yagisi-istanbul%E2%80%99da-kabus-gibi-gece.html</link>
			<pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:31:35 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-84-yilin-en-y%C3%BCksek-yagisi-istanbul%E2%80%99da-kabus-gibi-gece.html</guid>
			<description><![CDATA[İstanbul’da iki gündür devam eden sağanak nedeniyle cadde ve sokaklar göle döndü, bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.<br />
Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin<br />
Ayazağa Meydanı’ndaki çok sayıda dükkân su ve çamurla dolarken, giriş katlardaki evler ile dere yatağının çevresindeki gecekondu tipi yapıları sular altında kaldı. Sel suları park halindeki çok sayıda aracı metrelerce sürükleyerek üst üste aynı noktada topladı. Bazı araçlar çamur yığınlarının altında kaldı. Bölgedeki mazgalların büyük bölümünün çamur ve atıklarla tıkandığı görüldü.<br />
Dereler taştı<br />
Ayazağa Meydanı’nda börekçi işleten Deniz Doğan’ın dükkânı da sel sularından etkilendi. Doğan “Su aniden bütün dükkânlara doldu. Suyun nasıl bu kadar kısa sürede yükseldiğini hâlâ anlamış değiliz” derken bölgede yaşayan Murat Alacan, dere yataklarının çevresindeki yapılaşmaya ve kentsel dönüşüm ihtiyacına dikkat çekerek şunları söyledi: “Buradaki evlerin çoğu dere yataklarının çevresinde bulunuyor. Bölgede yıllardır süren çarpık kentleşme giderek artıyor. Yaşananlara kendi ellerimizle zemin hazırladığımızı da görmemiz gerekiyor.”<br />
Şiddetli yağış nedeniyle Kağıthane Deresi de taştı. Dere kenarındaki tarihi tarihi Sadabat Camii’nin bahçesi ve içi suyla doldu. Eyüpsultan Bulvarı’nda da yol çöktü. Şile’de Gökmaslı, Soğullu ve Çataklı köyleri arasında ulaşımı sağlayan köprü sular altında kaldı. Başakşehir’de Atatürk Olimpiyat Stadı yakınında bulunan dere taştı.<br />
3 ölü, 6 kayıp<br />
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sel felaketine ilişkin, “İstanbul’da 1 vatandaşımız elektrik çarpması, 2 vatandaşımız ise boğulma sonucu olmak üzere toplam 3 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Sel neticesinde İstanbul’da 5, Kocaeli’de 1 olmak üzere toplam 6 vatandaşımız için de kayıp ihbarı yapılmıştır. İstanbul’da, mahsur kalan 3 bin 55 kişi kurtarıldı. Ülke genelinde 58 bin 85 personel görev yapıyor” dedi. Çevre Bakanı Murat Kurum da İstanbul’da metrekareye 273 kilogram yağış düştüğünü belirterek, “48 toprak kayması yaşandı, 53 istinat duvarı yıkıldı. Gelen 9 bin 755 ihbardan 7 bin 800’üne anında müdahale edildi. Sadece Ayazağa’da 300 iş yeri ile 200 araç hasar gördü” diye konuştu. İstanbul Valiliği ise dün Kağıthane Sadabat Parkı’nın yanında bir erkek cesedi bulunduğunu, cesedin 56 yaşındaki Ahmet Usta’ya ait olduğunu açıkladı. İstanbul Valisi Davut Gül de İstanbul’a düşen yağış miktarının 1942 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yağış miktarı olduğunu duyurdu.<br />
Altı ilde okullar tatil<br />
İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Zonguldak ve Düzce’de sağanak nedeniyle eğitime bugün ara verildi. İstanbul Valisi Davut Gül, kent genelinde tüm resmi ve özel eğitim kurumlarının dün tatil edildiğini hatırlattı. Vali Gül, okulların elektrik kaçağı gibi sorunlara karşı kontrol edildiğini belirterek “Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, velilerimizin güvenliği her şeyden önce geliyor” dedi.<br />
Bugün ve yarına dikkat!<br />
Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan, İstanbul’da bugün ve yarın için sarı kodlu yağış uyarısında bulundu. Yağan, “Yayımladığımız uyarı, cuma sabah 09.00’da başlıyor, cumartesi 23.59’a kadar devam ediyor. Cumartesi yağışlar kuvvetleniyor. Vatandaşlarımızın cumartesiye biraz daha dikkatli olmasını öneriyoruz” dedi.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ad15ad4ea5ea19fcfcdea2a.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ad15ad4ea5ea19fcfcdea2a.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Diğer kentler de sular altında<br />
■ Kocaeli’de heyelan nedeniyle yollar kapandı. Başiskele ve Karamürsel ilçelerinde evler sular altında kaldı. Valilik kentte kayıp ihbarı yapılan bir kişinin arandığını bildirdi.<br />
■ Sakarya’da da su baskınları yaşandı. Bazı bölgelerde köprü ve elektrik direkleri yıkıldı.<br />
■ Zonguldak’ta iş yerlerini su bastı, Karadeniz Ereğli’de yollar göle döndü.<br />
■ Adana’da bir okul çatısı fırtına nedeniyle yerinden söküldü. Kökünden sökülen ağaç, bir aracın üzerine devrildi.<br />
Yıldırım isabet etti<br />
■ Van’ın Özalp ilçesinde koyun otlatan Muhammet Mehdi Dinler (14) yıldırım isabet etmesiyle hayatını kaybetti.<br />
‘Akan suya asla girmeyin’<br />
TÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “ABD Ulusal Meteoroloji Servisi’nin (NWS) sel güvenliği rehberine göre yaklaşık 15 santim (6 inç) hızlı akan su, bir yetişkini sürükleyebilir; 30 santim (12 inç) akan su küçük bir otomobili; 45-60 santim akan su ise kamyonet ve arazi aracı gibi büyük araçları taşıyabilir” dedi. Kadıoğlu, “15 santimin altındaki durgun bir su birikintisi de ölümcül olabilir çünkü tehlike yalnızca suyun derinliğinde değil, suyun altında ve içinde olandadır: Açık bir rögar, çökmüş bir yol, kopmuş bir kablo ya da suya karışmış elektrik...” ifadelerini kullandı. Kadıoğlu, “Akan suya, derinliği ne olursa olsun girmeyin. Durgun bir su birikintisinin içinde neyin olduğunu göremiyorsanız, basmayın” dedi. Kadıoğlu ayrıca “Islak hâldeyken metal direklere, korkuluklara, trafik ışıklarına ve otobüs durağı direklerine dokunmayın, yaslanmayın” uyarısında bulundu. EREN KOCA Haber Merkezi<br />
<a href="https://egik.net/84-yilin-en-yuksek-yagisi-istanbulda-kabus-gibi-gece/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/84-yilin-en-yuksek-yagi...gibi-gece/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İstanbul’da iki gündür devam eden sağanak nedeniyle cadde ve sokaklar göle döndü, bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.<br />
Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin<br />
Ayazağa Meydanı’ndaki çok sayıda dükkân su ve çamurla dolarken, giriş katlardaki evler ile dere yatağının çevresindeki gecekondu tipi yapıları sular altında kaldı. Sel suları park halindeki çok sayıda aracı metrelerce sürükleyerek üst üste aynı noktada topladı. Bazı araçlar çamur yığınlarının altında kaldı. Bölgedeki mazgalların büyük bölümünün çamur ve atıklarla tıkandığı görüldü.<br />
Dereler taştı<br />
Ayazağa Meydanı’nda börekçi işleten Deniz Doğan’ın dükkânı da sel sularından etkilendi. Doğan “Su aniden bütün dükkânlara doldu. Suyun nasıl bu kadar kısa sürede yükseldiğini hâlâ anlamış değiliz” derken bölgede yaşayan Murat Alacan, dere yataklarının çevresindeki yapılaşmaya ve kentsel dönüşüm ihtiyacına dikkat çekerek şunları söyledi: “Buradaki evlerin çoğu dere yataklarının çevresinde bulunuyor. Bölgede yıllardır süren çarpık kentleşme giderek artıyor. Yaşananlara kendi ellerimizle zemin hazırladığımızı da görmemiz gerekiyor.”<br />
Şiddetli yağış nedeniyle Kağıthane Deresi de taştı. Dere kenarındaki tarihi tarihi Sadabat Camii’nin bahçesi ve içi suyla doldu. Eyüpsultan Bulvarı’nda da yol çöktü. Şile’de Gökmaslı, Soğullu ve Çataklı köyleri arasında ulaşımı sağlayan köprü sular altında kaldı. Başakşehir’de Atatürk Olimpiyat Stadı yakınında bulunan dere taştı.<br />
3 ölü, 6 kayıp<br />
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sel felaketine ilişkin, “İstanbul’da 1 vatandaşımız elektrik çarpması, 2 vatandaşımız ise boğulma sonucu olmak üzere toplam 3 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Sel neticesinde İstanbul’da 5, Kocaeli’de 1 olmak üzere toplam 6 vatandaşımız için de kayıp ihbarı yapılmıştır. İstanbul’da, mahsur kalan 3 bin 55 kişi kurtarıldı. Ülke genelinde 58 bin 85 personel görev yapıyor” dedi. Çevre Bakanı Murat Kurum da İstanbul’da metrekareye 273 kilogram yağış düştüğünü belirterek, “48 toprak kayması yaşandı, 53 istinat duvarı yıkıldı. Gelen 9 bin 755 ihbardan 7 bin 800’üne anında müdahale edildi. Sadece Ayazağa’da 300 iş yeri ile 200 araç hasar gördü” diye konuştu. İstanbul Valiliği ise dün Kağıthane Sadabat Parkı’nın yanında bir erkek cesedi bulunduğunu, cesedin 56 yaşındaki Ahmet Usta’ya ait olduğunu açıkladı. İstanbul Valisi Davut Gül de İstanbul’a düşen yağış miktarının 1942 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yağış miktarı olduğunu duyurdu.<br />
Altı ilde okullar tatil<br />
İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Zonguldak ve Düzce’de sağanak nedeniyle eğitime bugün ara verildi. İstanbul Valisi Davut Gül, kent genelinde tüm resmi ve özel eğitim kurumlarının dün tatil edildiğini hatırlattı. Vali Gül, okulların elektrik kaçağı gibi sorunlara karşı kontrol edildiğini belirterek “Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, velilerimizin güvenliği her şeyden önce geliyor” dedi.<br />
Bugün ve yarına dikkat!<br />
Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan, İstanbul’da bugün ve yarın için sarı kodlu yağış uyarısında bulundu. Yağan, “Yayımladığımız uyarı, cuma sabah 09.00’da başlıyor, cumartesi 23.59’a kadar devam ediyor. Cumartesi yağışlar kuvvetleniyor. Vatandaşlarımızın cumartesiye biraz daha dikkatli olmasını öneriyoruz” dedi.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ad15ad4ea5ea19fcfcdea2a.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ad15ad4ea5ea19fcfcdea2a.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Diğer kentler de sular altında<br />
■ Kocaeli’de heyelan nedeniyle yollar kapandı. Başiskele ve Karamürsel ilçelerinde evler sular altında kaldı. Valilik kentte kayıp ihbarı yapılan bir kişinin arandığını bildirdi.<br />
■ Sakarya’da da su baskınları yaşandı. Bazı bölgelerde köprü ve elektrik direkleri yıkıldı.<br />
■ Zonguldak’ta iş yerlerini su bastı, Karadeniz Ereğli’de yollar göle döndü.<br />
■ Adana’da bir okul çatısı fırtına nedeniyle yerinden söküldü. Kökünden sökülen ağaç, bir aracın üzerine devrildi.<br />
Yıldırım isabet etti<br />
■ Van’ın Özalp ilçesinde koyun otlatan Muhammet Mehdi Dinler (14) yıldırım isabet etmesiyle hayatını kaybetti.<br />
‘Akan suya asla girmeyin’<br />
TÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “ABD Ulusal Meteoroloji Servisi’nin (NWS) sel güvenliği rehberine göre yaklaşık 15 santim (6 inç) hızlı akan su, bir yetişkini sürükleyebilir; 30 santim (12 inç) akan su küçük bir otomobili; 45-60 santim akan su ise kamyonet ve arazi aracı gibi büyük araçları taşıyabilir” dedi. Kadıoğlu, “15 santimin altındaki durgun bir su birikintisi de ölümcül olabilir çünkü tehlike yalnızca suyun derinliğinde değil, suyun altında ve içinde olandadır: Açık bir rögar, çökmüş bir yol, kopmuş bir kablo ya da suya karışmış elektrik...” ifadelerini kullandı. Kadıoğlu, “Akan suya, derinliği ne olursa olsun girmeyin. Durgun bir su birikintisinin içinde neyin olduğunu göremiyorsanız, basmayın” dedi. Kadıoğlu ayrıca “Islak hâldeyken metal direklere, korkuluklara, trafik ışıklarına ve otobüs durağı direklerine dokunmayın, yaslanmayın” uyarısında bulundu. EREN KOCA Haber Merkezi<br />
<a href="https://egik.net/84-yilin-en-yuksek-yagisi-istanbulda-kabus-gibi-gece/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/84-yilin-en-yuksek-yagi...gibi-gece/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Antalya’da 13 aylık Gökçe bebeğin şüpheli ölümü! 'Sanki işkence görmüş gibi']]></title>
			<link>https://forumistan.net/konu-antalya%E2%80%99da-13-aylik-gokce-bebegin-s%C3%BCpheli-ol%C3%BCm%C3%BC-sanki-iskence-gorm%C3%BCs-gibi.html</link>
			<pubDate>Wed, 14 Oct 2026 09:39:07 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumistan.net/member.php?action=profile&uid=18">derya</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumistan.net/konu-antalya%E2%80%99da-13-aylik-gokce-bebegin-s%C3%BCpheli-ol%C3%BCm%C3%BC-sanki-iskence-gorm%C3%BCs-gibi.html</guid>
			<description><![CDATA[Antalya’nın Serik ilçesinde, diş çıkarma nedeniyle yüksek ateş şikâyetiyle hastaneye götürülen 13 aylık Gökçe Kaya, tedavisinin ardından evine gönderildi. Sabah saatlerinde bakıcısının fark ettiği morlukların ardından yeniden hastaneye götürülen bebek, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bebeğin ölümü şüpheli olarak kayıtlara geçerken, ailesi yanlış ilaç uygulandığı ve hastanede ihmal yaşandığı iddiasıyla şikayetçi oldu. Gökçe bebeğin kesin ölüm nedeni otopsi raporuyla belirlenecek.<br />
Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin<br />
Olay, geçtiğimiz günlerde Serik ilçesinde yaşandı. İddiaya göre diş çıkardığı için ateşi çıktığı belirtilen 13 aylık Gökçe bebek, ailesi tarafından Serik Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada tedavi sonrası tekrar evine gönderilen Gökçe bebek, gece saatlerinde tekrar ateşlenince annesi tarafından tampon yapıldı ve ateş düşürücü verildi. Sabah 07.00 sıralarında saatlerinde bebeklerini bakıcıya bırakan aile, evden çıktıktan 10 dakika sonrası bebeğin vücudunda morluklar oluştuğunun bilgisini aldı. Bakıcı, çocuğun durumunun kötü olduğunu ve aileyi bekleyemeyeceğini söyleyerek hastaneye götürdü. Hastaneye ulaştıklarında kalbi durduğu belirlenen bebeğe, yaklaşık 2,5 saat kalp masajı uygulanıp hayata döndürülmeye çalışılsa da başarılı olunamadı.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace1050e95045cf040f156c.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace1050e95045cf040f156c.jpg]" class="mycode_img" /><br />
ANTALYA’DA 13 AYLIK BEBEĞİN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ<br />
Bakıcısının kollarında hayatını kaybeden Gökçe bebek 10 Ekim Cumartesi günü gözyaşları içerisinde toprağa verildi. Bebeğin ani vefatı üzerine ailenin "yanlış ilaç ve ihmal" iddiaları üzerine karakola giderek hastane yönetiminden şikayetçi oldu. Bebeğin kesin ölüm nedeni, tamamlanacak olan otopsi raporunun ardından netlik kazanacak.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace1064e95045cf040f156f.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace1064e95045cf040f156f.jpg]" class="mycode_img" /><br />
AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU<br />
Yanlış ilaç verildiğini ve yer olmadığı gerekçesiyle bahçede bekletildiklerini iddia eden acılı anne ve baba, ihmali olan sağlık personeli hakkında şikayetçi oldu. Kaya ailesi, Gökçe bebeğin daha önce hiçbir kronik rahatsızlığı bulunmadığını, acile başvurmadan 45 dakika önce çekilen görüntülerinde son derece sağlıklı ve neşeli olduğunu belirterek yetkililerden otopsi raporunun sonuçlandırılmasını ve ihmali olanların cezalandırılmasını talep etti.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace106ee95045cf040f1571.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace106ee95045cf040f1571.jpg]" class="mycode_img" /><br />
"İLAÇ AĞIR KOKUYORDU, ÇOCUĞUM İÇMEK İSTEMEDİ"<br />
Hastanede usulsüz bir tedavi uygulandığını öne süren ve yaşadığı acıyı gözyaşları içerisinde anlatan anne Duygu Nur Kaya, "Bebeğimizi hastaneye götürmüştük; akşam 9.30-10 gibi dişten dolayı ateşlendiğini söylediler. Doktor ağzını açıp baktıktan sonra bizi tedavi için yönlendirdi. Bir ilaç verileceğini söylediler. Sonrasında bir görevli, evrakla kadın doktorun yanına gidip geri geldi. Ardından ilacı hazırladılar; şırınganın yarısına serum ilacı, yarısına da o dedikleri ilacı çektirip çocuğuma verdirdiler. Vermemizi bizden istediler ve çocuğu içirdik. Sonrasında bizi müşahedeye yönlendirdi. Müşahedeye gittiğimizde çocuğa tampon yapılacak yer olmadığını, dışarıda yapmamız gerektiğini söylediler. Biz de dışarıda, soğukta çocuğa tampon yaptık. Daha sonra içeri girdik ve bizi, 'Eğer ateşlenirse, diş için yapabileceğimiz başka bir şey yok; evde tamponla devam edeceksiniz, ılık suya sokacaksınız' diyerek gönderdiler" dedi.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace1088e95045cf040f1574.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace1088e95045cf040f1574.jpg]" class="mycode_img" /><br />
"BAKICIMIZ 10 DAKİKA SONRA BİZİ ARADI"<br />
Gece saatlerinde bebeğinin tekrar ateşlendiğini belirten anne Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Gece 03.00 sıralarında, tenine değdiğim sıcaktan uyarak uyandım. Çocuk çok kötü durumdaydı, ağlıyordu ve ateşliydi. Hemen tampon yapıp ateş düşürücü verdik; çünkü ondan başkasını kullanamıyorduk. Sabah saat 7.00'ye kadar sağına sola inleyerek uyudu. Saat 7 gibi çocuğu bakıcısına bıraktım. Bakıcım benden 10 dakika sonra arayarak, 'Çocuğun kaşının üzerinde morluklar var' dedi. Hatta bana bunun fotoğrafını atarak, 'Çocuk düştü mü?' diye sordu. Ben de, 'Biz çocuğu hiç düşürmedik, sabaha kadar başında bekledim, hiçbir sıkıntısı yoktu' dedim. Bunun üzerine, 'Bu çocuk normal değil' diyerek vücudundaki diğer morarmaları gösterdi; morluklar bir anda yayılmıştı. 'Hastaneye gidiyorum, ben sizi bekleyemem' dedi. Arabadayken çocuğumun nefesi kesilmiş. Hastaneye gittiğimde kalbinin durduğunu söylediler. Doktora sordum, kalbine 2 buçuk saat masaj yaparak hayata döndürmeye çalıştılar ancak çocuğum geri gelmedi. Gittiğimde çocuğumun ölüsünü gördüm. Sonrasında otopsiye yolladılar ve şüpheli ölüm dediler, çünkü verilen ilacın ne olduğunu bilmiyorum."<br />
Bebeğinin daha önce de ateşlendiğini ve yine hastaneye gittiklerini anlatan acılı anne, "Daha önceden de diş nedeniyle gitmiştik ve sadece ateş düşürücü vermişlerdi; içine hiçbir ilaç karıştırılmamıştı. Sadece ateş düşürücüyü şırıngayla çekip vermiştik ve sabahında hiçbir şeyi kalmamıştı. Bu ilk kez karşılaştığım, bilmediğim bir tedavi oldu. İlk defa farklı bir ilacın çekildiğini gördüm ve bu ilaç kokuyordu zaten. Çocuğum normalde önce ilacın tadına bakar sonra içerdi, ancak bunu içmek istemedi. Sabaha kadar hiç kusması olmadı. Sabah bıraktığımda nefes almıyordu ve kalbi durmuştu. Çocuğuma yanlış ilaç uygulandığını düşünüyorum. Alerjisi olabilir veya başka bir durumu olabilir. Bana, 'Bekleyin, alerjisi varsa ona göre bir işlem yapalım' denmedi. Eğer söylenseydi orada beklerdim. Bana sadece, 'Eve git, tampon yap, ılık duşa sok, yapabileceğimiz hiçbir şey yok' dediler. Müşahedeye gittiğimde, 'Burada yer yok, dışarı çıkartın' dediler. Çırılçıplak, ayağında beziyle rüzgarlı ve soğuk havada hastane bahçesinde tampon yapmak zorunda kaldım. Ben bunların hepsinden şikayetçiyim. Çocuğum geri gelmeyecek ama konunun araştırılmasını istiyorum. Otopsi raporunu bekliyorum, tam olarak ne olduğunu bilmiyorum" ifadesini kullandı.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace10c5e95045cf040f1578.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace10c5e95045cf040f1578.jpg]" class="mycode_img" /><br />
"SANKİ İŞKENCE GÖRMÜŞ GİBİ MOSMORDU"<br />
Çocuğunun hiçbir kronik rahatsızlığı bulunmadığını, hastaneye gitmeden kısa süre önce çekilen videolarda son derece neşeli ve enerjik olduğunu belirten baba Murat Bahtiyar Kaya ise şu açıklamalarda bulundu: "Çocuğum 13 aylıktı. Daha geçen ay doğum gününü kutlamıştık. Çocuğum sapa sağlamdı; kesinlikle kronik veya önceden süregelen hiçbir hastalığı yoktu. Olay akşamı, ateşlenmeden önce çok daha sağlıklıdır. Evde yapılması gerekenleri yaptık; ateş düşürücüsünü verdik, banyosunu yaptırdık. Ateşi düşmeyince acile gittik. Doktor çocuğumu muayene edip ağzına tahta çubuk soktu ve, 'Bu dişten kaynaklanan normal bir ateş' diyerek yan tarafa yönlendirdi. Eşim, müdahaleyi yapacak olan hemşirenin muayene kağıdını alıp tekrar doktorun yanına gittiğini fark etti. Ya doktor yanlış yazmıştı ve hemşire bunu düzeltmek istedi ya da doğru yazmıştı ama aralarında farklı bir konuşma geçti. Normalde damardan veya kas içinden iğne yoluyla verilmesi gereken bir ilacın cam tüpünü gözümüzün önünde kırıp şırıngaya çektiler, ardından arkasından ateş düşürücü şurup çektiler. Daha önce hiç yapılmayan bu yöntemi çocuğa ağızdan verdik. Çocuk kokusundan ve tadından iğrendi, içmek istemedi; ağzından akıta akıta zorla içirdik. Eve döndüğümüzde çocuğumuz sabaha kadar inim inim inledi. Müşahede için gittiğimizde yer olmadığını söyleyip bizi dışarıda rüzgarda bıraktılar. Sabah eve gelip taburcu edildikten sonra nöbetçi eczaneden ateş düşürücü aldık. Gece 3 gibi tekrar ateşlendiğinde soğuk tamponla ateşini düşürdük. Sabah 7.30 gibi işe gitmeden önce çocuğumuzu hazırladık. Vücudunu kontrol ettiğimizde hiçbir morluk ya da ezik yoktu. Bakıcısına bıraktıktan kısa süre sonra aldığımız telefonla yıkıldık. Bakıcı, çocuğun vücudunda morluklar başladığını söyleyince apar topar yola çıktık. Ancak bakıcı çocuk daha hastaneye varmadan kollarında vefat ettiğini bildirdi. Hastaneye ulaştığımızda müdahale edildi ancak kurtarılamadı. İçeri girdiğimizde çocuğum tanınmayacak şekilde mosmordu, sanki işkence görmüş gibi bir hali vardı. Bugüne kadar hiç böyle bir ölüm tablosu görmedik. Kesinlikle yanlış tedaviden şüpheleniyoruz. Doktor ve hemşirenin o anki şüpheli tavırları ve ilk defa uygulanan bu iğneli tedavi bizi bu şüpheye sürüklüyor. Çocuğumuzu aynı günün akşamı defnettik. Bu trajedi yaşanmadan sadece 45 dakika önce çekilen videosunda çocuğum sapa sağlam, neşeli ve son derece enerjikti" şeklinde konuştu.<br />
Hastane yönetimi, olayın adli vaka olarak kayıtlara geçtiğini ve emniyetin istemesi halinde evrakları telim edeceklerini söyledi.<br />
<a href="https://egik.net/antalyada-13-aylik-gokce-bebegin-supheli-olumu-sanki-iskence-gormus-gibi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/antalyada-13-aylik-gokc...rmus-gibi/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Antalya’nın Serik ilçesinde, diş çıkarma nedeniyle yüksek ateş şikâyetiyle hastaneye götürülen 13 aylık Gökçe Kaya, tedavisinin ardından evine gönderildi. Sabah saatlerinde bakıcısının fark ettiği morlukların ardından yeniden hastaneye götürülen bebek, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bebeğin ölümü şüpheli olarak kayıtlara geçerken, ailesi yanlış ilaç uygulandığı ve hastanede ihmal yaşandığı iddiasıyla şikayetçi oldu. Gökçe bebeğin kesin ölüm nedeni otopsi raporuyla belirlenecek.<br />
Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin<br />
Olay, geçtiğimiz günlerde Serik ilçesinde yaşandı. İddiaya göre diş çıkardığı için ateşi çıktığı belirtilen 13 aylık Gökçe bebek, ailesi tarafından Serik Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada tedavi sonrası tekrar evine gönderilen Gökçe bebek, gece saatlerinde tekrar ateşlenince annesi tarafından tampon yapıldı ve ateş düşürücü verildi. Sabah 07.00 sıralarında saatlerinde bebeklerini bakıcıya bırakan aile, evden çıktıktan 10 dakika sonrası bebeğin vücudunda morluklar oluştuğunun bilgisini aldı. Bakıcı, çocuğun durumunun kötü olduğunu ve aileyi bekleyemeyeceğini söyleyerek hastaneye götürdü. Hastaneye ulaştıklarında kalbi durduğu belirlenen bebeğe, yaklaşık 2,5 saat kalp masajı uygulanıp hayata döndürülmeye çalışılsa da başarılı olunamadı.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace1050e95045cf040f156c.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace1050e95045cf040f156c.jpg]" class="mycode_img" /><br />
ANTALYA’DA 13 AYLIK BEBEĞİN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ<br />
Bakıcısının kollarında hayatını kaybeden Gökçe bebek 10 Ekim Cumartesi günü gözyaşları içerisinde toprağa verildi. Bebeğin ani vefatı üzerine ailenin "yanlış ilaç ve ihmal" iddiaları üzerine karakola giderek hastane yönetiminden şikayetçi oldu. Bebeğin kesin ölüm nedeni, tamamlanacak olan otopsi raporunun ardından netlik kazanacak.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace1064e95045cf040f156f.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace1064e95045cf040f156f.jpg]" class="mycode_img" /><br />
AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU<br />
Yanlış ilaç verildiğini ve yer olmadığı gerekçesiyle bahçede bekletildiklerini iddia eden acılı anne ve baba, ihmali olan sağlık personeli hakkında şikayetçi oldu. Kaya ailesi, Gökçe bebeğin daha önce hiçbir kronik rahatsızlığı bulunmadığını, acile başvurmadan 45 dakika önce çekilen görüntülerinde son derece sağlıklı ve neşeli olduğunu belirterek yetkililerden otopsi raporunun sonuçlandırılmasını ve ihmali olanların cezalandırılmasını talep etti.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace106ee95045cf040f1571.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace106ee95045cf040f1571.jpg]" class="mycode_img" /><br />
"İLAÇ AĞIR KOKUYORDU, ÇOCUĞUM İÇMEK İSTEMEDİ"<br />
Hastanede usulsüz bir tedavi uygulandığını öne süren ve yaşadığı acıyı gözyaşları içerisinde anlatan anne Duygu Nur Kaya, "Bebeğimizi hastaneye götürmüştük; akşam 9.30-10 gibi dişten dolayı ateşlendiğini söylediler. Doktor ağzını açıp baktıktan sonra bizi tedavi için yönlendirdi. Bir ilaç verileceğini söylediler. Sonrasında bir görevli, evrakla kadın doktorun yanına gidip geri geldi. Ardından ilacı hazırladılar; şırınganın yarısına serum ilacı, yarısına da o dedikleri ilacı çektirip çocuğuma verdirdiler. Vermemizi bizden istediler ve çocuğu içirdik. Sonrasında bizi müşahedeye yönlendirdi. Müşahedeye gittiğimizde çocuğa tampon yapılacak yer olmadığını, dışarıda yapmamız gerektiğini söylediler. Biz de dışarıda, soğukta çocuğa tampon yaptık. Daha sonra içeri girdik ve bizi, 'Eğer ateşlenirse, diş için yapabileceğimiz başka bir şey yok; evde tamponla devam edeceksiniz, ılık suya sokacaksınız' diyerek gönderdiler" dedi.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace1088e95045cf040f1574.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace1088e95045cf040f1574.jpg]" class="mycode_img" /><br />
"BAKICIMIZ 10 DAKİKA SONRA BİZİ ARADI"<br />
Gece saatlerinde bebeğinin tekrar ateşlendiğini belirten anne Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Gece 03.00 sıralarında, tenine değdiğim sıcaktan uyarak uyandım. Çocuk çok kötü durumdaydı, ağlıyordu ve ateşliydi. Hemen tampon yapıp ateş düşürücü verdik; çünkü ondan başkasını kullanamıyorduk. Sabah saat 7.00'ye kadar sağına sola inleyerek uyudu. Saat 7 gibi çocuğu bakıcısına bıraktım. Bakıcım benden 10 dakika sonra arayarak, 'Çocuğun kaşının üzerinde morluklar var' dedi. Hatta bana bunun fotoğrafını atarak, 'Çocuk düştü mü?' diye sordu. Ben de, 'Biz çocuğu hiç düşürmedik, sabaha kadar başında bekledim, hiçbir sıkıntısı yoktu' dedim. Bunun üzerine, 'Bu çocuk normal değil' diyerek vücudundaki diğer morarmaları gösterdi; morluklar bir anda yayılmıştı. 'Hastaneye gidiyorum, ben sizi bekleyemem' dedi. Arabadayken çocuğumun nefesi kesilmiş. Hastaneye gittiğimde kalbinin durduğunu söylediler. Doktora sordum, kalbine 2 buçuk saat masaj yaparak hayata döndürmeye çalıştılar ancak çocuğum geri gelmedi. Gittiğimde çocuğumun ölüsünü gördüm. Sonrasında otopsiye yolladılar ve şüpheli ölüm dediler, çünkü verilen ilacın ne olduğunu bilmiyorum."<br />
Bebeğinin daha önce de ateşlendiğini ve yine hastaneye gittiklerini anlatan acılı anne, "Daha önceden de diş nedeniyle gitmiştik ve sadece ateş düşürücü vermişlerdi; içine hiçbir ilaç karıştırılmamıştı. Sadece ateş düşürücüyü şırıngayla çekip vermiştik ve sabahında hiçbir şeyi kalmamıştı. Bu ilk kez karşılaştığım, bilmediğim bir tedavi oldu. İlk defa farklı bir ilacın çekildiğini gördüm ve bu ilaç kokuyordu zaten. Çocuğum normalde önce ilacın tadına bakar sonra içerdi, ancak bunu içmek istemedi. Sabaha kadar hiç kusması olmadı. Sabah bıraktığımda nefes almıyordu ve kalbi durmuştu. Çocuğuma yanlış ilaç uygulandığını düşünüyorum. Alerjisi olabilir veya başka bir durumu olabilir. Bana, 'Bekleyin, alerjisi varsa ona göre bir işlem yapalım' denmedi. Eğer söylenseydi orada beklerdim. Bana sadece, 'Eve git, tampon yap, ılık duşa sok, yapabileceğimiz hiçbir şey yok' dediler. Müşahedeye gittiğimde, 'Burada yer yok, dışarı çıkartın' dediler. Çırılçıplak, ayağında beziyle rüzgarlı ve soğuk havada hastane bahçesinde tampon yapmak zorunda kaldım. Ben bunların hepsinden şikayetçiyim. Çocuğum geri gelmeyecek ama konunun araştırılmasını istiyorum. Otopsi raporunu bekliyorum, tam olarak ne olduğunu bilmiyorum" ifadesini kullandı.<br />
<img src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6ace10c5e95045cf040f1578.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6ace10c5e95045cf040f1578.jpg]" class="mycode_img" /><br />
"SANKİ İŞKENCE GÖRMÜŞ GİBİ MOSMORDU"<br />
Çocuğunun hiçbir kronik rahatsızlığı bulunmadığını, hastaneye gitmeden kısa süre önce çekilen videolarda son derece neşeli ve enerjik olduğunu belirten baba Murat Bahtiyar Kaya ise şu açıklamalarda bulundu: "Çocuğum 13 aylıktı. Daha geçen ay doğum gününü kutlamıştık. Çocuğum sapa sağlamdı; kesinlikle kronik veya önceden süregelen hiçbir hastalığı yoktu. Olay akşamı, ateşlenmeden önce çok daha sağlıklıdır. Evde yapılması gerekenleri yaptık; ateş düşürücüsünü verdik, banyosunu yaptırdık. Ateşi düşmeyince acile gittik. Doktor çocuğumu muayene edip ağzına tahta çubuk soktu ve, 'Bu dişten kaynaklanan normal bir ateş' diyerek yan tarafa yönlendirdi. Eşim, müdahaleyi yapacak olan hemşirenin muayene kağıdını alıp tekrar doktorun yanına gittiğini fark etti. Ya doktor yanlış yazmıştı ve hemşire bunu düzeltmek istedi ya da doğru yazmıştı ama aralarında farklı bir konuşma geçti. Normalde damardan veya kas içinden iğne yoluyla verilmesi gereken bir ilacın cam tüpünü gözümüzün önünde kırıp şırıngaya çektiler, ardından arkasından ateş düşürücü şurup çektiler. Daha önce hiç yapılmayan bu yöntemi çocuğa ağızdan verdik. Çocuk kokusundan ve tadından iğrendi, içmek istemedi; ağzından akıta akıta zorla içirdik. Eve döndüğümüzde çocuğumuz sabaha kadar inim inim inledi. Müşahede için gittiğimizde yer olmadığını söyleyip bizi dışarıda rüzgarda bıraktılar. Sabah eve gelip taburcu edildikten sonra nöbetçi eczaneden ateş düşürücü aldık. Gece 3 gibi tekrar ateşlendiğinde soğuk tamponla ateşini düşürdük. Sabah 7.30 gibi işe gitmeden önce çocuğumuzu hazırladık. Vücudunu kontrol ettiğimizde hiçbir morluk ya da ezik yoktu. Bakıcısına bıraktıktan kısa süre sonra aldığımız telefonla yıkıldık. Bakıcı, çocuğun vücudunda morluklar başladığını söyleyince apar topar yola çıktık. Ancak bakıcı çocuk daha hastaneye varmadan kollarında vefat ettiğini bildirdi. Hastaneye ulaştığımızda müdahale edildi ancak kurtarılamadı. İçeri girdiğimizde çocuğum tanınmayacak şekilde mosmordu, sanki işkence görmüş gibi bir hali vardı. Bugüne kadar hiç böyle bir ölüm tablosu görmedik. Kesinlikle yanlış tedaviden şüpheleniyoruz. Doktor ve hemşirenin o anki şüpheli tavırları ve ilk defa uygulanan bu iğneli tedavi bizi bu şüpheye sürüklüyor. Çocuğumuzu aynı günün akşamı defnettik. Bu trajedi yaşanmadan sadece 45 dakika önce çekilen videosunda çocuğum sapa sağlam, neşeli ve son derece enerjikti" şeklinde konuştu.<br />
Hastane yönetimi, olayın adli vaka olarak kayıtlara geçtiğini ve emniyetin istemesi halinde evrakları telim edeceklerini söyledi.<br />
<a href="https://egik.net/antalyada-13-aylik-gokce-bebegin-supheli-olumu-sanki-iskence-gormus-gibi/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://egik.net/antalyada-13-aylik-gokc...rmus-gibi/</a>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>