<

Anasayfa

Sohbet

Üyelerimiz

İletişim


Subject İnformation
Author forumistan Replies 0
Share Views 444
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Aşk nedir
#1
Aşk nedir
 
Aşk nedir? Bu bir adet sorunun o kadar çok cevabı olabilir ki ve hatta her insanın yorumu o kadar farklı olabilir ki inanamazsınız kimine göre ihtiyaç kimine göre alışkanlık kimine göre yaratılışımızda var olan bir duygu ama ne olursa olsun gerçekten çok güzel bir duygu. Bir internet sitesinde bir yazı ile karşılaştım ve bunu da sizler ile paylaşmak istedim.
 
Buyurun;
 
 Niçin aşk? Nedir bu aşk denilen şey, elle tutulmaz gözle görülmez bir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar, güzellikler? Tek başına aşkı tanımlamak her şey den soyutlamak mümkün mü? Hayır! Aşk bugünlerde bazılarına göre plastikten bile yeniden yapıldı. Dünyada yaşanan suniliğe doğru gidiş aşkın etrafını sardı.
Nedir şu aşk… Aşk hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir. Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz. Aşk; en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adı kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur, “Aşık oldum” dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir.
Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik, aşkın sırrını da çözerdik herhalde. Ama o zaman da aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu.
Aşk hayata karşı işlenen en güzel ve en doğru suç ortaklığıdır, aşk hayatın bütün tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette yaşanılan aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak, inkar etmek de aşka yakışık kalmaz. Bu önce haksızlık, kendinize saygısızlık olur. İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını, karşılık görmese de, acı çekeceğini hissetse de, yarın terk edileceğini bilse de, ailesini karşısına alacağını bilse de taviz vermemeli aşkından, “Seni Seviyorum” diyebilmeli göğsünü gere gere. Aşk iste o zaman aşktır. Ve bunun dogrusu yanlışı yoktur, zaten aşkın kendisi doğrudur, kime karşı duyuluyorsa bu aşk, doğru insanda işte odur.
Aşkın zamanı yoktur, hep hazırlıksız yakalar insanı. Evli olmanız, sevgilinizin olması, bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya çalışmanız, bağlılıktan korkmanız, ailenizden çekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiç mi hiç umurunda değildir. İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelebilme yürekliliğidir, belki de yeni hayata geçebilme yolu…
Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir… Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savunun aşkınızı.
Biliyor musunuz, hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteliğin içinde gerçek ve doğru olan tek güzellik AŞK!!. Lütfen ona haksızlık etmeyelim.
 
Ünlü edebiyatçı Murathan Mungan;
 
“Aslında giden değil. Kalandır terk eden. Giden de bu yüzden gitmiştir zaten…” demiş o ünlü şiirinde.
 
Acaba gerçekten giden midir terk eden, yoksa kalan mıdır gideni gitmeye sevk eden?
 
En nihayetinde aslında giden kalanı da bir “giden” yapmaz mı?
 
Kalan, gidenin kararını kabullendiğinde, o da bir giden olmaya mahkumdur, kalacak başka bir yeri olmadığından…
 
Beklemek… O’na değil, özlemine aşık olmaktır.Hasretle sevdayı beslemek, gözyaşlarıyla sulamaktır.Yüreğ(in)e güven duymaktır.
Hayatı ince ince hesaplamak, insanın kendisini tanıması için fırsattır, yakalayabilene… Günü-geceye, geceyi-güne eklerken, eksiltir ömürden.
 
Beklemenin ömrü uzun
Arkada kalan olup
Hayatın bir yarısını kiralamak,
Perdelerin ardından yollara bakmak
O düş için;
“Hoş geldin sevgilim, yerin bembeyaz ve senin…”
Ölmek: uyumak; uyuyarak yürekteki sızıyı
 
Ve çekilen binlerce ıstırabı dindirebilmek.
 
Kim arzu etmez böyle bir sonu?
 
Ölmek, uyumak, uyurken şans eseri bir rüyaya dalmak;
 
Ahh, işte orada mesele, çünkü bilemez kimse,
 
Nasıl rüyalar görülür o uykuda… [Shakspeare ]
 
 
 
Bitme
Bitme! bak, içtim, yürüdüm, kederlendim
 
Denize girdim, üşüdüm, sana geldim
 
Düş bitmeden sen bitme,
 
Bitmeden sevgi gitme…
 
Bitme! bak, koştum,savruldum,hep örselendim
 
Cıgara ziftlendim, ille de seni sevdim
 
Uzaklarda öyle çok kederlendim
 
Günler bitmeden bitme,
 
Bitmeden hasret gitme…
 
Bu yangın geceler, bu intihar
 
Gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar
 
Bu dolunay gecenin göğsünü yarar
 
Benim göğsümde de sana geniş bir yer var
 
Düş bitmeden sen bitme,
 
Bitmeden sevgi gitme…
Bul
Cevapla




Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi